LawArch Kurucu Ortağı Alperen Ceyhun Mecit ile Söyleşi

Üstad: Bize kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?
ACM: Selamlar, ben Alperen Ceyhun Mecit. Hukuk girişimcisi ve hukukçuyum. The Law Archive (“LawArch”) adını verdiğimiz hukuk teknolojisi girişiminin kurucu ortağıyım. Avrupa Hukuk Teknolojileri Derneği (ELTA) Türkiye bölümünün kurucu üyelerindenim.
Lisans dönemimde Avrupa Genç Hukukçular Derneği (ELSA) bünyesinde birçok görev aldım. ELSA Ankara Başkanı olduğum dönemde, hem LawArch ekibinden hem de o dönem yönetim kurulu üyelerimizden Damla Çelen’in liderliğinde, ülkemizde hukuk teknolojisi alanında bir ilk olan “LegalTech/FinTech/RegTech Summit” etkinliğini İtalya, Almanya ve Türkiye üçlemesiyle birlikte gerçekleştirdik.
Üniversite yıllarından itibaren hem sos- yal hem de kariyer açısından hukuk teknolojilerine ilgi duyduğumu söyleyebilirim.
Üstad: Hukuk teknolojileri nedir? Siz bu alana ne zaman ilgi duymaya başladınız?
ACM: Hukuk teknolojileri; hukuki süreçlerin daha verimli işlemesini sağlayan teknolojilerdir. Hukuk teknolojileri sadece hukukçular için değildir. Hatta, hukuk teknolojisi müşterilerinin çoğu hukukçu değildir.
2020 yılında yasal stajyerken bu alana ilgi duymaya başladım. Aynı yılın ağustos ayında ise LawArch’ın temellerini attık diyebilirim.
Üstad: The Law Archive'ın serüvenini bize aktarabilir misiniz? Vizyonunuz ve misyonunuz nedir? ACM: LawArch olarak, aslında bu yola; güvenilir, doğru bilgiye hızlı ve ucuz erişimi sağlamayı amaçlayarak çıktık. Dijital çağın içine doğmuş ve şu anda ülkemizdeki mevcut avukat sayısının yarı- sından çoğunu oluşturan, 0-5 yıl kıdeme sahip avukatların hukuki bilgiye ulaşırken zorlandığını gördük, diyebilirim.
Yolun başındayken iş planı, gelir modeli, değer önerisi vb. terimlere uzak olduğumuz için iki yıl olmadan birçok kez yön değiştirdik. LawArch Asistan ve LawArch Kariyer olmak üzere iki farklı yola bölündüğümüz ve iki kat daha fazla çalıştığımız dönemler de oldu. Değişmeyen tek şey ise Türk Hukuk Teknolojisi Ekosistemini kurmaya, yükseltmeye ve geliştirmeye olan devamlı isteğimizdi.
LawArch olarak, her zaman, Türk hukukçuların hukuk inovasyonunu gerçekleştirerek; meslek hayatlarında zaman tasarrufu ve verimlilik sağlayan, yapay zekâ tabanlı hukuk teknolojileri geliştirmeyi amaçladık.
Üstad: Hukuk ve girişimciliğin pek bir arada ele alınmayan alanlar olduklarını biliyoruz. Hukuk teknolojileri alanında 2020 yılında kurulmuş bir girişimin kurucusu olarak, bu konuda ne düşünüyorsunuz? The Law Archive'ın kuruluş sürecinde ve sonrasında karşılaştığınız zorlukları ve piyasada gördüğünüz fırsatları bize aktarabilir misiniz?
ACM: Hukukta Girişimcilik aslında en kuvvetli olduğum ve anlatmayı en sevdiğim alanlardan bir tanesi.
Soru sorma ve kendini ifade edebilme yeteneği girişimciler için çok kritik bir öneme sahip. Çoğu zaman, 5 dakikadan kısa süreler içerisinde, tüm iş fikrinizi anlatmanız ve karşı tarafta ilgi uyandırmanız gerekiyor. Girişimciler iş fikirlerinin tüm detaylarına hâkim olsa da karşı tarafın “Girişiminizin çözdüğü problem nedir?” gibi temel bir sorusunda çatlamalar yaşana- biliyor.
Hukukçular olarak, bu yeteneklerimizin çok kuvvetli olduğunu düşünüyorum. Bu durum ise hukukçulara büyük bir girişimcilik potansiyeli yüklüyor. Şu anda sayıca çok az olmamıza rağmen girişimciliğin ülkemizdeki hızlı yükselişiyle birlikte, hukukçuların da farklı adımlar atacağına eminim. Eğer bu yazıyı okurken, girişimci olmaya dair şüpheleri olan bir hukukçu varsa; iş fikrin temel bir probleme sade bir çözüm getiriyorsa, denememek için hiçbir bahanen yok.
LawArch’ın kuruluş sürecinde karşılaştığımız en büyük zorluk, büyük ihtimalle uzman eksikliği ya da sektörün olmamasıydı. Hukuk teknolojisi sektörüne girmek için çok heyecanlıydık, ama sektörde bize yol gösterebilecek kişi sayısı çok kısıtlıydı. O dönemler, ilk adım olarak Ebru Metin ile görüştük. Ebru çok değerli bir arkadaşım ve o günlerde bu sektördeki ilk temasımızın Ebru ile olmasının bizim için çok büyük bir şans olduğunu, şu an görüyorum. Görüşmemizin sonunda, değerli büyüğüm Av. Burhan Uyan ile bir toplantı ayarlamak için bizleri tanıştırmıştı. Burhan Bey’den aldığımız o e-postayı halen saklarım, çünkü adeta tek bir e-posta ile önümüzdeki tüm engelleri önceden görmüştü. Şu cümlesini birebir olarak sizlerle paylaşmak istiyorum: “Geldiğimiz noktada, sizler gibi olağanüstü haklı ve yüksek standartlı bir gelişim beklentisi ile sahadaki, 1970'lerden kalma düşünce yapımız ve siyasi gerginliklerle, enerjisini sürekli kaybeden bir meslek icraatımız arasında bir yerlerde olduğumuzu söylemem gerek.”
LawArch artık düzenli olarak ekip toplantıları ve çalışmaları yaptığımız hale geldiğinde, çoğunluğu hukukçu olan büyük bir ekibe sahiptik.
Üstad: Türkiye'de hukuk teknolojileri alnındaki girişim ekosisteminden bize bahsedebilir misiniz? Bu süreçte kimlerle yollarınız kesişti ve sizin için dönüm noktaları neler oldu?ACM: Ülkemizdeki hukuk teknolojisi ekosistemi hayli geride. Balkanlarda bile hukuk teknolojisi 2017 yılında ele alınıp, üstüne tartışmalar yapılmışken ülkemizde bu alanda neredeyse çivi çakılmamış. Türkiye’de 90’lı yıllardan beri, dijital olarak bazı hukuk teknolojisi hizmetleri bulunduğu halde, yurt dışı ile temas tamamen göz ardı edilmiş. Avrupa ile bağlantılar kurulmamış ve teknolojiyi takip etme konusunda sınıfta kalmışız.
Seneler sonra, Türk Hukuk Teknolojisi Ekosistemini kurmak ve çatı bir kuruluş olarak yön gösterebilmek için Ebru Metin, Ata Meriç Tarhan, Deniz Mina Küpana, Fırat Barış Kavlak, Ahmet Atila ve ben bir araya gelerek Avrupa Hukuk Teknolojileri Derneği (ELTA) ağı ile Türkiye arasında bir köprü olacak ELTA Turkey Chapter’ı kurduk. ELTA Turkey olarak, Türk hukukçularının yarının dünyasında güncel kalması için:
1. Hukuk teknolojileri alanında bilimsel çalışmalar ile güvenilir bilgi sağlamak,
2. Hukuk öğrencilerini bu alanda çalışmaya ve üretmeye teşvik etmek,
3. Akademik çalışmalar başlatarak sektöre dair veriler oluşturmak,
4. Hukuk teknolojisi geliştiricileri ile kullanıcıları arasında köprü olmak,
5. Fikir maratonları ve zirveler ile hukuk teknolojisi alanına dikkat çekmek gibi temel hedefler belirledik.
Her ne kadar atılan adımlar geç olsa bile; Türkiye son iki yılda hem ekosistem üyeleri hem de destekçileri sayesinde, hukuk teknolojisi alanında dikey bir büyümeye sahip diyebilirim. Daha iyi günler bizi bekliyor!
Ekosistem ne kadar dar olsa bile LawArch Ekibi her zaman insan bakımından çok şanslıydı.
Projemizin başında, ortağım Ahmet Atila ile ekip oluştururken, makine öğrenimi ve doğal dil işleme alanında bize bilgi verebilecek bir arkadaşı sayesinde, ilk teknik danışmanımız Doç. Dr. Aykut Koç ile tanışma şansına sahip olduk. LawArch için büyük bir dönüm noktası olarak nitelendiriyorum bu anı, çünkü Aykut Koç hem hukukçu hem mühendis olmasıyla ve hukuk teknolojisi alanında yaptığı ilk niteliğinde olan akademik çalışmalarıyla, bizim için tam anlamıyla ihtiyacımız olan danışmandı.
Ar-Ge ekibimizden Feti Alper Alp ve yazılım ekibimizden Ahmet Ercan ise ekibe beraber geldiler diyebilirim. Çok hızlı bir biçimde adapte olduktan sonra özveriyle çalışmaya başladılar. Feti, ekosistemdeki en azimli araştırmacı olabilir. Ahmet ise daha önce herhangi bir hukuk teknolojisi girişimi tecrübesi olmamasına rağmen teknoloji kullanımı açısından, hukukçuları en iyi okuyabilen teknik insanlardan.
Üstad: İTÜ Çekirdek ve BİGG programlarını okuyucularımız için bize kısaca anlatabilir misiniz? Bu programlardan hukuk alanındaki girişimler de faydalanabiliyor mu?
ACM: LawArch olarak, İTÜ Çekirdek bünyesinde hem ön kuluçka hem de BİGG süreçlerini yürüttük. Ön kuluçka programında girişimciliğe dair yoğun bir eğitim ile başladık, çeşitli webinarlar ve sunum günleri, öncesinde ayrı eğitimler de aldık.
İTÜ Çekirdek aynı zamanda büyük bir mentor ağı da sağlıyor size. Böylelikle, iş fikrinize katkı sunabilecek uzmanlara ya da müşterilere erişim çok basit bir hale geliyor. Örnek vermek gerekirse; sisteme girdikten sonra mentor kategorisi, uzmanlık alanı ve hatta görüşme dilini bile seçerek, kendinize en uygun kişiyle görüşebiliyorsunuz.
Ön kuluçka programını tamamladıktan sonra, sizleri jüri aşamalarıyla birlikte Big Bang Start-Up Challenge adını verdikleri -Türkiye’nin en büyük girişim sahnesi- yarışmaya hazırlıyorlar. Girişimciliğe dair, çok yoğun öğrendiğim bir dönemdi. Tabii bunca operasyon karşılıksız değil, İTÜ Çekirdek, verdikleri karşısında, ileride kurulacak girişiminden belli bir yüzde payı, bedelsiz olarak alma opsiyonuna sahip oluyor. Herkes kendi değerlendirmesini yapmalı, ama ben ilk sefer kurucular için böyle programları kesinlikle öneriyorum.
TÜBİTAK 1512 – Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programı sürecini de İTÜ Çekirdek bünyesinde yürüttük. Kuluçka merkezleri, size kendi programları içerisinde çok daha çeşitli katkılarda bulunabilirken; BiGG Programında, sadece uygulayıcı kuruluş olarak mentorluk ve iş planına dair geri dönüşler sağlayabiliyorlar.
TÜBİTAK’ın belli bir puanlama sistemi var ve program danışmanları bu süreçlere hâkim olduğu için, sizleri belli bir yöne doğru yönlendirebiliyorlar. TÜBİTAK, iş fikrinize dair çok detaylı bir iş planı ha- zırlamanızı ve iş fikrinizi sunmanızı istiyor, eğer gerekli kriterlere uyarsanız 200.000-TL’ye kadar hibe ile faaliyetlerinizi destekliyor.
2022 yılı enflasyonu, döviz kuru derken maalesef TÜBİTAK’ın destek miktarı artık hiç yeterli değil. Ayrıca, hibe süresince belli süre aralıklarıyla vermeniz gereken raporlar var. Bunun dışında, hibenin hesaba geçişi belli yüzdelerle oluyor. Eklemeyi unutmayayım, proje sahibi olan kurucu ortaklar maaş alamıyorlar.
Bu programlarda bizden önce bulunan hukuk teknolojisi girişimleri vardı, onların izlediği yolu da detaylıca analiz etmiştik. Bu tür programlar, hukuk alanındaki girişimler için hem bilgi ve tecrübe açısından hem de hukuk teknolojisi alanının görünürlüğü açısından çok önemli.
Üstad: Hukuk teknolojileri alanında iş fırsatları nelerdir? Mezun olmak üzere olan ya da henüz mezun olmamış arkadaşlara ne önerirsiniz? Sizce kendilerini nasıl geliştirmeliler?
ACM: Günümüz itibariyle, ülkemizde hukuk teknolojileri alanında kitleleri harekete geçirebilecek düzeyde iş fırsatı olduğunu düşünmüyorum. Yatırım alan girişimler, halen bir ilk teşkil ettiği için belli bir süre hukukçulara yeni bir istihdam kapısı açamayacaktır. Buna ek olarak, hukuk teknolojisi girişimlerinde, hukukçu sayısının genellikle yeterli miktarda olduğunu görüyoruz. Yatırım alan ya da operasyonunu genişletmek isteyen girişimlerin, ellerindeki kaynakları teknik alanda harcaması da hukukçular için doğacak iş fırsatlarının daha vakti olduğunu gösteriyor.
Mezun olmak üzere olan ya da yeni mezun olmuş hukukçulara ise önerim; kesinlikle hukuk teknolojileri, girişimcilik ve teknoloji alanına dair temellendirilmiş bilgiye sahip olmaları. Çünkü Türkiye’de halen hukuk teknolojisi alanında, erken benimseyenlerden olabilirsiniz.
Temellendirilmiş bilgiden kastım ise: birkaç okumayla değil, üstünde tartışılan ya da farklı görüşler okunduktan sonra oluşan bilgiler, bu bilgilere sahip olmalısınız. Bugün geldiğimiz aşamada, böylesine içerikleri bulabileceğiniz kaynaklara sahip değiliz. Sürekli olarak çıkarılan raporlar dışında, Türkiye’de halen kaliteli içerik üretimini belli bir düzeyde sabitleyemedik. Hukuk teknolojisi alanında doğru bilgiye ulaşabileceğiniz, kendini yenileyen ve sürekli gelişen kaynak sayısı yok denecek kadar az. Erken benimseyenlerden olabilmenizin asıl nedeni de bu; hukuk teknolojisi alanında bilgi sahibi olmak hayli fazla mesai istiyor.
Ülkemizde sayısı hızla artan hukuk fakülteleri, sadece geleneksel hukuk eğitimine değil, teknoloji kullanımına da yönelmelidir. 2022 yılında temel teknolojik bilgilere sahip olmak, borçlar hukuku ve medeni hukuk gibi vazgeçilmemesi gereken meziyetler olması gerekirken fakültelerimiz müfredatlarını senelerdir değiştirmemektedirler.
Örneğin, ortalama bir hukuk fakültesi mezunu hayatında uluslararası hukuku çok sınırlı bir biçimde kullanırken, bu derse verilen önem ile temel teknoloji eğitimine verilen önem arasında büyük bir tezatlık bulunmaktadır.
Yük yine öğrencilere kalıyor, öğrenciler sunum hazırlama, kendini ifade etme, doğru soruları sorabilme gibi temel hukukçu kaslarını modern dünyaya uyarlamak için maalesef, yine tek başlarınalar.
Üstad: Peki, hukuk teknolojisi girişiminde çalışmak bir hukuk öğrencisine ya da yeni mezuna ne katabilir?
ACM: Bu soruya en güzel cevabı Feti Alper Alp verecektir. Keza kendisi aramıza son sınıf öğrencisiyken katıldı ve uzun süredir beraber çalışıyoruz. Ben, sözü kendisine veriyorum.
“LawArch ile hukuk fakültesinde son sınıf öğrencisiyken tanışmıştım. Daha önce, erken iş tecrübesine sahip olmama rağmen ilk kez gerçek bir iş tecrübesi edineceğim için çok heyecanlı ve tuhaf hissediyordum. Ekibe Ar-Ge ekip üyesi olarak başladım. Girişimde çalış- maya başlamadan önce programlama üzerine, Legal Tech üzerine ve hatta pratik hukuk üzerine bilgim oldukça azdı. Dolayısıyla özellikle bir Legal Tech girişiminde, yeni şeyler araştırmak ve geliştirmek üzerine en temel bilgilerden yoksundum, diyebilirim. Şayet bir yazılım şirketinde Ar-Ge ekibinde çalışıyorsanız, muhakkak algoritmik düşünmelisiniz. Başlangıç aşamasında verdiğim Ar-Ge fikirleri kesinlikle kötü değildi, ancak uygulanabilirlik açısından hep sınıfta kalıyordu. “Uçuk” olarak nitelendirebilir fikirlerdi. Daha önce proje yönetimi-üretimi üzerine çalışmıştım, ancak bir girişimde bir fikir öne sürüyorsanız, bunun tüm unsurlarını düşünmeniz gerekir. Çoğu verdiğim fikrin teknolojik altyapısını, maliyetini, potansiyel süresini, ikame fikirlerini bilmiyordum. LawArch ile edindiğim en önemli tecrübe, fikirlerimi artık çok daha farklı perspektiften, çok daha gerçekçi parametrelerle ele alabiliyorum. Hayatımın belki de en doğru kararını vererek katıldığım LawArch, beni çok yoğun bir şekilde dönüştürdü. Önce algoritmik düşünmeyi anlamak için programlamaya başladım. Daha sonra iş planı hazırlama, yatırım süreci, rakip analizi, pazarlama, grafik-tasarım, sunum hazırlama gibi fakültede asla öğretilmeyen, çok değerli bilgiler edindim."
Kapanış
Son sözlerim hukuk fakültesi öğrencilerine.
Girişimcilik büyük fedakarlıklar isteyen, psikolojik ve bedensel açıdan zorlu ve meyvelerini yavaş veren bir süreç. İkinci bir plana ya da uygun ekonomik şartlara sahip olmadan bu yola çıkmak, çevrenize çok da akıllıca görünmeyecektir. İşte tam bu yüzden, sorumluluklarınız daha artmadan, halen öğrenciyken bu yola girin ve ilk tecrübenizi daha mezun olmadan edinin.
Girişimcilik, vardığınız noktada değil, yürüdüğünüz yolda, sizlere başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz bilgiler verecek. Bu nedenle ilk girişiminizin başarılı olması ya da olmaması büyük ihtimalle size aynı şeyleri katacak.
Hukukta girişimcilik yoluna girerseniz, haftalık periyotlar içerisinde: pazarlama, finans, yönetim, teknik ve birçok diğer alanda, tüm kariyeriniz boyunca kullanacağınız tecrübeler edineceğinize de kefilim.
Bana mesaj gönderebileceğiniz her yerden ulaşabilirsiniz. Bu yola giren herkese, tüm tecrübe ve bilgilerimi aktarmaya hazırım. Görüşmek üzere!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




