Mahalle çetesinden Kafkasya ve Avrupa'ya uzanan 'yeni nesil mafya': Kim bu Daltonlar?

Gençlerin içine sürüklendiği yeni nesil mafya gruplarından Daltonlar hakkında 1.676 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianamede 78 müşteki, 69’u tutuklu, 9’u firari 105 kişi şüpheli yer alıyor ve bu 105 şüphelinin 72’si 2000 sonrası doğmuş. Peki Daltonlar bu gençleri örgüte nasıl dahil ediyor, hangi amaçlar için kullanıyorlar?
Mahalle çetesinden Kafkasya ve Avrupa'ya uzanan 'yeni nesil mafya': Kim bu Daltonlar?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Sosyal medyaya düşen bir video. Bir sokak röportajı sırasında, elindeki pompalı tüfekle havaya ateş açan bir genç. Sadece 15 yaşında… "Çek beni, çek beni" diye bağırarak saydırdığı kurşunlar… Tekirdağ Çorlu’da önceki gün yaşanan ve sosyal medyada paylaşıldıktan sonra 15 yaşındaki G. B.’nin gözaltına alınmasıyla sonuçlanan görüntüler elbette münferit değil. İstanbul’un kenar mahallelerinde, bir ara sokakta, bir caddede hemen her gün karşılaşılan olaylara benzer bir görüntü. 

Ya bir dükkanın basılma haberi, ya kavganın silahlı çatışmaya döndüğü bir video ya da bir yaralama, cinayet… Aslında yaşanan, “geleceksiz” kalan 15-24 yaş arası gençlerin kayboluşu, hayaller kurulamayan bir toplum ve şehrin sağından soluna tamamının çürüme hikayesi. Artan ekonomik krizle birlikte ne bir iş umudu olan ne de okuyunca bir iş sahibi olabileceğini, bir aile kurabileceğini düşünen milyonlarca genç. Öyle ki TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde tam 6,5 milyon genç ne istihdamda yer alıyor ne de eğitimine devam ediyor. Bu rakam bile korkunç tablonun boyutunu gözler önüne seriyor.

İşte gençlerin tereddüt etmeden içine girdiği “yeni nesil mafyalar” böyle bir bataklığın sonucu. Ellerinde Uzi, Kalaşnikof, el bombası olan 18-19 yaşındaki gençler, “sokak hakkı” dedikleri mefhumu kendileri sağlamaya çalışıyor.

105 şüphelinin 72’si 2000 sonrası doğmuş

Daltonlar, gençlerin içine sürüklendiği yeni nesil mafya gruplarının en bilinenlerinden. Bazen haraç için bir mekan kurşunluyorlar, bazen hasım olan diğer gruplarla çatışma görüntülerini Tiktok’tan yayımlıyorlar.  

Daltonlar suç örgütü için özenli bir takip ve inceleme sonucu 1.676 sayfalık bir iddianame hazırlandı. İddianamede 78 müşteki, 69’u tutuklu, 9’u firari 105 kişi şüpheli olarak yer alıyor. İddianamede yer alan 105 şüphelinin 72’si 2000 sonrası doğmuş. Bu verinin kendisi bile tehlikenin büyüklüğünün kanıtı gibi.

Toplam 63 silahlı eylemin tek tek açıklandığı iddianamede suç örgütünün lideri olarak kabul edilen Beratcan Gökdemir, Rusya’da firari. Nam-ı diğer Can Dalton. Bahçelievler’de hırsızlık yaparak başlayan suç hikayesi, yüzlerce gencin içine düştüğü bir suç örgütünün liderliğine kadar gelmiş durumda.

Önce irtibat sonra iştirak

Daltonlar, örgüt üyelerini 15-20’li yaşlardaki gençlerden seçiyor. Bilgisayar oyunlarıyla yetişen gençler, suç şebekelerini anlatan internet tabanlı dizilerden etkileniyor; özellikle Tiktok gibi sosyal medya platformlarında paylaşılan video ve fotoğraflarla örgüte sempati duyuyor. İlk aşama geçildi!

Sempati sonunda, ikinci aşama ise irtibat. Bu gençler ya bir sosyal medya platformundan ya da Esenyurt, Bahçelievler, Yenibosna gibi kenar mahallerde daha önce örgütle irtibat kurmuş kişiler aracılığıyla örgütün bir parçası oluyor.

  • İddianamede yer alan bilgilere göre ya işi bitiren bir “joker”, ya sadece motorsikleti kullanan bir “motorcu” ya da ilk silahı ateşleyen “atıcı” olabilirsiniz. Bir maske takıyorsunuz, bir motora atlıyorsunuz ve ismini bile bilmediğiniz bir kişiyi veya mekanı kurşunluyorsunuz. 

Silahlar, el bombaları, Airbnb ile başka kişiler adına tutulan evlerde saklanıyor. Konumu ve hedefi belirten bir mesaj geliyor ve hareket…

Geleneksel mafyayla farkları ne? 

Bazen haraç vermediği için bir eğlence mekanı bombalanıyor bazen ise Irak Konsolosluğu gibi Şişli’nin göbeğindeki bir kamu binası kurşunlanıyor.

Gazeteci-yazar Cengiz Erdinç, yeni nesil mafya gruplarının öncekilerden farkını şöyle anlatıyor:

“Geleneksel mafyadan farklılık birkaç noktada ortaya çıkıyor ve bu yanları dünyada, Balkanlarda ve Latin Amerika’dakilerle örtüşüyor. Bunlardan ilki bir ağ gibi hareket etmeleri, hiyerarşinin daha gevşek olduğu ama uzmanlığın arttığı, hızla biraraya gelip, hızla ayrışabilen gruplar.

İkincisi teknolojiyi, kripto haberleşme sistemlerinden sosyal medya videolarına, GPS takip cihazlarına kadar sonuna kadar kullanmaları. Ve bence en önemlisi ‘politikleşmeleri’. Yani faaliyetlerini, özellikle gayrimeşru olanları açık açık savunmaları. Silahı, uyuşturucuyu ya da haracı gizlememeleri. Kamuoyunun fark etmediği yanlardan biri bu. Aile, mahalle, ilçe, hatta ülke bazında gayrimeşruyu dışlamayan, yasal olmayanı meşru kabul edebilen bir dünya var ve o dünyada rahatlıkla hareket edebiliyorlar.” 

Olmazsa olmaz: Omerta sessizliği

Örgüte aidiyet her şeyden önemli. Katılan tüm gençler, iddianamede de yer alan ifadelerine göre “Görmedim”, “Bilmiyorum” diyor. Omerta, yani mafyanın sessizlik anlaşması burada da geçerli. Giren bir daha çıkamıyor. 

Örgüt adına silahlı eylemlere katılan bir genç bu durumu şöyle açıklıyor:

“Bana göre değil, çıkmak istiyorum dedim. Kendisi (örgüt yöneticisi) bana ‘Bir kere giren bir daha çıkamaz’ dedi ve ailemdeki herkesin ismini bana sayarak ölümle tehdit etti. Benden ev tutmamı istedi. Ben de korktuğum için ‘tamam’ dedim.”

Gençlerin kolayca bu suç örgütleriyle irtibat kurmasına neden olan ise ekonomik buhran. Ne okula devam eden ne de bir iş bulabilen gençler, bu örgütlerin doğal kaynağı. 

10 bin TL için işlenen cinayet

Bakın iddianamede şüpheli olarak yer alan bir genç, örgüte neden dahil olduğunu nasıl anlatıyor: 

“Benim aslında bir alakam yoktur. Sadece Baran’ın bana 10.000 TL para teklif etmesi ile Binbir Gece isimli işyerini 14.04.2024 günü kurşunladım. Bu olayı paraya ihtiyacımın olması sebebi ile yaptım. Diğer olaylar ile bir alakam yoktur.”

10 bin TL. Bir mekanı kurşunlanması için yeterli. Örgüt buradan belki yüz binlerce lira haraç elde ediyor. Örgüt hiyerarşisinde üste çıkanlar Porsche, Mercedes gibi milyonluk arabalara biniyor, pahalı kolye ve saatler takıyor. Açık bir mesaj: "Siz de devam ederseniz belki siz de bu arabalara binebilirsiniz." Çark böyle dönüyor.

Gazeteci Cengiz Erdinç, bu durumu şöyle açıklıyor: 

“Yoksulluk, eğitimsizlik, dışlanmışlık önemli birer faktör. Küçük yaşta suça bulaşan çocuklarla başlayan, o çocukların eğitim sisteminden, çalışma hayatından, toplumdan dışlanmasıyla oluşan, kendi kuralları olan, kendi çıkış yollarını yaratan bir süreç bu. Toplumdaki yaygın şiddet kültürünün, gelir eşitsizliğinin, rant ve yolsuzlukla oluşan zenginliğin gövde gösterisi yapmasının beslediği bir öfke.” 

'Gençler için bu bir tür çıkış yolu'

Örgüte nasıl eleman kazandırıldığına dair iddianamede yer alan bir örnek daha. 17 yaşındaki bir genç aktarıyor:

“Telegram uygulamasında üye olduğum bahis içerikli bir gruptan biri numaramı bularak bana özelden ‘Para kazanmak ister misin?’ diye mesaj attı. Ben de kendisine soru işaretiyle cevap verince beni görüntülü aradı. Konuşma içeriğinde ‘Neredesin, ne iş yapıyorsun?’ gibi sorular sormaya başladı. Sonrasında ‘Para kazanmak ister misin, sadece motor kullanarak?’ dedi.” 

Cengiz Erdinç, bu tip durumlar için “Kaybedecek bir şeyi olmayan, gelecekle ilgili bir beklentisi olamayan gençler için çeteleşmenin bir tür dayanışma, aidiyet ve istihdam biçimi olduğunu görmek gerek” diyor: 

“Bu bir tür ‘çıkış’ yolu. Bedeli yaralanma, hayatını kaybetme ya da uzun yıllar parmaklıklar ardına kapatılma olan bir kumar. Bu çocuklar masaya hiç düşünmeden kendi hayatlarını sürüyor. Organize suçun klasik yapısının kabuk değiştirmesine yol açacak kadar güçlü bir damardan söz ediyoruz.”

Tribün grupları da yeni nesil mafya gruplarının beslendikleri yerlerden. İddianamede Fenerbahçe tribününe özellikle çaba harcadıkları, Genç Fenerbahçeliler (GFB) gibi taraftar grupları içerisinde yer edinerek kendi örgütleri adına yaptırmış oldukları atkıları tribünlerde açtırmak suretiyle örgütün adını tüm Türkiye’ye duyurmaya çalıştıkları belirtiliyor.

Öte yandan Daltonlar, yeni nesil mafya gruplarından sadece bir tanesi. Casperlar, Redkitler, Anucurlar, Çirkinler gibi daha birçok grup, İstanbul’un sokaklarında suç işlemeye devam ediyor. 

Gazeteci Cengiz Erdinç, “Kolluk güçlerinden başlayarak adalet mekanizmasının bu durumu algılayacak ve dönüştürecek araçları, kapasitesi ve en önemlisi niyeti yok” diyor. 

Peki bunun önüne geçilebilir mi?

Ne yazık ki mevcut durum ve gelecek zannedilenden daha karanlık. Cengiz Erdinç, Bu çeteler en azından bir dönem klasik mafya grupları için cinayet gibi çeşitli hizmetler de verdiler. Fakat sonra kendi yapılarını kuracak kadar karmaşıklaştılar, geliştiler" diyor.

"Ancak yine de bu gruplar arasındaki çatışmaların, klasik mafya grupları arasındaki çatışmanın ‘vekaletle sürdürülen’ bir biçimi olup olmadığı net değil. Bunun emareleri de var. Birkaç yıl öncesinin mahalle çetelerinin bugün Kafkasya’dan Avrupa şehirlerine kadar yayılması, buralarda adam gezdirecek ve çatışacak kadar gelişmesi de işin ulus ötesinde boyutları olduğunu gösteriyor.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Fırat Fıstık

11 yıldır Türkiye'de farklı televizyon kanalları, gazete ve uluslararası medya organlarında gazetecilik yapıyor. Sözcü TV ve Halk TV'de özel haberler birimi ve istihbarat birimlerinde çalıştı. Bunun dışında belli aralıklarla VOA Türkçe, Bianet, Medyascope, Cumhuriyet gibi gazete ve internet sitelerinde görev yaptı. Lisans eğitimimi İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümünde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi'nde Gazetecilik bölümünde yüksek lisans yaptı.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR