Martin Beck Serisi

Modern Bir Klasik
Martin Beck Serisi

Polisiye okumaya yeni başlayacaksanız ya da polisiye edebiyata yön veren bir klasik okumak istiyorsanız Martin Beck serisiyle buluşmanın tam zamanı!

Romanları, dizileriyle tüm dünyayı kasıp kavuran “Nordik Noir” diğer adıyla “Kuzey polisiyelerinin” temeli sayılan Martin Beck serisi, İsveçli iki yazar tarafından yazıldı. 1926 doğumlu Per Wahlöö ve 1935 doğumlu Maj Sjöwall. İkili, 1961’de aynı yayın şirketine bağlı bir dergide çalışırken tanışır. Tanıştıklarında Wahlöö, Komünist Parti üyesi, saygın bir gazetecidir. Sjöwall ise editör ve sanat yönetmeni. Âşık olduktan bir yıl sonra birlikte yaşamaya başlarlar.  Birlikte polisiye bir seri yazmaya karar verirler, çünkü kapitalist sistemin, birey ve toplum üzerindeki etkisini, suçun ekonomik, sosyolojik ve bireysel nedenlerini en iyi yansıtabilecek türün polisiye olduğunu düşünürler. Bir refah devleti olduğu iddia edilen İsveç’in soğuk ve insanlık dışı kapitalizme gittiğini göstermek isterler. Martin Beck serisini yazmaya işte bu hedeflerle başlarlar, biçim ve yapı üzerine uzun süre kafa yorarlar. Hedefleri, her eğitim seviyesinden, her entelektüel düzeyden okurun rahatça okuyabileceği bir dil ve yapı kurmaktır. Bunu ilk romandan itibaren çok iyi başardıklarını söyleyebiliriz.


Martin Beck serisi 10 kitaptan oluşuyor. Türkçede Ayrıksı Kitap tarafından yayımlanan 10 kitap şöyle: Kanaldaki Kadın, Duman Olan Adam, Balkondaki Adam, Gülen Polis, Kayıp İtfaiye Arabası, Savoy Cinayeti, Pis Adam, Kilitli Oda, Polis Katili ve Teröristler

10 kitap, 300 bölüm. 1965-1975 yılları arasında her yıl bir romanı birlikte yazan bir çift... Her romanda dönemin İsveç’inin, dönemin Avrupa’sının ve dünyasının sorunlarına eğilen; bunu doğal, gerçekçi ve etkileyici bir biçimde yapmayı başaran bir iki yazar..

Serinin ilk kitabı Kanaldaki Kadın’da, Martin Beck, 42 yaşında, evli ve iki çocuk sahibi, 8 yıldır Stockholm Cinayet Masası’nda görevli bir adamdır. Komiser olduğu yıl evlendiği karısı Inga’nın cimriliğinden, sürekli aynı şeylerden şikâyet etmesinden mutsuz ama bu durumu değiştirmek için bir şey yapmaz. Martin Beck, araştırdığı dosyayı kapatmadan uyuyamayan bir görev adamıdır. Sezgilerini dinleyip bazen işi uzatacak bile olsa her şeyi araştırmak isteyen titiz polislerden… Çoğunlukla yemek yemeyi unutur, bazen midesini bulandıracak kadar çok kahve içer, bırakmaya çalışırken her gün daha fazla sigara içmeye başlar. Çok az uyur, bazen dinlenmeyi unutur… En rahat uykularını evinde değil, genelde iş-ev arasındaki uzun tren yolculuklarında çeker…


Martin Beck, şehirdeki en iyi sorgu uzmanı, karşısındakini iyice tarttıktan sonra sakince ve genelde nezaketi elden bırakmadan sorularını sorar, hızlı düşünmek zorunda hissetmeden, zaman vererek ama çoğu zaman bağlantısız olduğu düşünülen tüm detayların peşine düşerek. Herhalde hiçbir polisiye romanda bu kadar sakin ve iyi bir sorgu uzmanı yazılamazdı. Cep telefonlarının, mobese kameralarının  hatta DNA çalışmalarının bile henüz olmadığı bir dönemde, zor cinayetlerin peşine düşen Martin Beck ve ekibi, haftalarca süren titiz araştırmalar yürütür. Bugün için oldukça ağır ve eski yöntemlerle belki ama çok daha derinlikli ve tüm nesnel koşulları inceleyecek şekilde. Pek çok popüler polisiyenin “zekice” yöntemlere, en teknolojik araştırmalara odaklanıp ıskaladığı birey, suç, suçlu ve toplum ilişkisini gerçek karakterler üzerinden sorgulayarak aktarır.

Defalarca dizi ve sinemaya da uyarlanan bu kült karakterin maceralarını mutlaka okuyun.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

221B #2

Hayatın her alanındaki gizem, suç ve ceza kavramlarını içeren eserleri gastronomi, müzik gibi farklı bağlamlarla irdeleyen polisiye kültür bülteni.

13 Kas 2021

221B DERGİ

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR