Martin Greve ile Kısaca

Berlin’de yaşıyordum, komşularımın hepsi Türk’tü. Yakın komşuların çocuklarıyla ilişki kurdum. Onlar da “Bu Alman ne yapıyor?” diye merak ettiler. Onlara blok flüt çaldım, sonra da birer flüt hediye ettim. Karşılığında onlar da bana iki kaset hediye etti. Kasetlerin biri Ajda Pekkan ve diğeri Küçük Emrah’ındı. O zamanlar Emrah küçüktü. Her şey böyle başladı.
Biliyorsunuz 1983-84 yılında Alman hükümeti Türkiye’ye dönen ailelere 10 bin Mark veriyordu. Komşularım da bu destekten yararlanarak gitti. Taşınmalarına yardım ederken, beni Türkiye’ye davet ettiler.
Ben Alman gibi düşündüğüm için bunu lafzi almadım, ayıp olmasın diye davete icabet ettim. Böylece ilk defa Türkiye’ye geldim. Önce babamla birlikte Leningrad’a gittim, oradan Türkiye’ye geçtim, epey uzun bir yolculuktu. Tiflis’ten geçip Kars’a gelmemle şok oldum. Sonra güneye devam ettim, Marmaris’e gelince de şok oldum. Kars ile Marmaris aynı ülkede mi? Bir müzik kursuna katıldım. Orada Hafız Burhan gibi eski sanat müziği taş plak kayıtları dinledik. Sonra komşularımdan aldığım kasetlere baktım kasette de sanat müziği yazıyor.
Hafız Burhan ile Ajda Pekkan aynı olur mu? Hayat boyu araştırsam da hiçbir şeyi tam anlamayacağım ama bunun verdiği keyifle de devam ediyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cem Karaca'nın Almanya macerası, Kabus Kerim ve Başak Yavuz ile söyleşi, Martin Greve ile "Hayali Türkiye'nin Müziği" istanbulberlin Hattı'nın bu sayısında!
12 Kas 2021

YAZARLAR

istanbulberlin Hattı
istanbulberlin Hattı, istanbulberlin'in hazırladığı içeriklerle, kültür sanat alanında karşılaşmalara, ayda iki defa yinelenen bir davet.
İLGİLİ OKUMALAR


