Mecliste Bu Hafta #2

Bu sayıda Türkiye Büyük Millet Meclisinin kalabalık bir gündemle geçen ikinci haftasına ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin Ekim ayı gündemine mercek tutacağız. Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclislerini ise komisyon raporlarının güncel olduğu önümüzdeki sayılarda inceleyeceğiz.
Mecliste Bu Hafta #2

TBMM 

Geçtiğimiz hafta mesaisine dönen Meclis, bu hafta da çok çalıştı. Önümüzdeki yasama yılının hızı üzerine tahmin yapmak için henüz erken olsa da geçtiğimiz hafta devam eden yoğun gündem, hükümetin seçime ilerleyen süreçte yoğun bir tempoda yasama çalışmaları yapacağını gösteriyor.. Bunu da haftanın son oturumu olan perşembe günkü birleşimde dezenformasyon yasası olarak anılan teklifin kabulüyle anlayabiliriz.

49 maddeden oluşan teklif, kısa bir sürede TBMM'nin uzun saatler mesai yapması sonucunda kabul edildi. Bununla birlikte gerek iki haftada da yapılan çarşamba günü oturumlarıyla gerek de perşembe günkü oturumda kabul edilen teklifin görüşülmesinin bitmemesi halinde cuma günü de oturum yapılmasına yönelik önergenin kabulünden olabildiğince hızlı olmasına özen gösterildiği görülüyor. 

Dezenformasyon yasası gerek mecliste gerek Büyükşehir Belediye Meclisi gündemlerinde önemli bir yer işgal etti farklı mecralarda önemli tartışmalara yaşandı. Teklifin kabul süreci uzun yıllar unutulmayacak cinsten oldu. 

Her zaman olduğu gibi bu haftaki oturumlarda da birçok araştırma önergesi gündeme geldi ve reddedildi.  


Dezenformasyon 102 

Geçtiğimiz sayımızda dezenformasyon yasasının görüşmelerine başlandığından bahsedip sizinle birlikte teklifle alakalı genel görüşmelerdeki konuşmaları incelemiştik. 13 Ekim tarihli oturumun sonunda teklif kanunlaştı. Görüşmelerde iktidar ve muhalefet arasında sık sık tartışmalar yaşandı hatta çarşamba günkü birleşim 29. madde üzerindeki tartışmalar yüzünden kapatıldı. Birleşim kapandığında ise saat 02.15’i gösteriyordu. Tartışmaların durulduğu bir ortamda birleşimin saat kaçta kapanacağını düşünürsek meclisin tempo ve acelesiyle alakalı bir fikrimiz de olabilir. 

Bu sayımızda ise teklifin hangi düzenlemeleri öngördüğünü inceleyeceğiz.. 

Teklifin en dikkat çekici maddesi olan 29. maddeyle başlıyoruz. Öyle ki kamuoyunda teklifin adı haline gelen “dezenformasyon” kelimesi de bu maddenin içeriğinden geliyor.  

ENGİN ALTAY (İstanbul) – “Türkiye, dünyada tek başına bir ülke değildir; Türkiye, dünya milletler ailesinin bir üyesidir ve Türkiye'nin dünya milletler ailesi içindeki itibarı, demokrasi ligindeki pozisyonu, biraz sonra görüşülecek olan 29’uncu maddenin yasalaşması hâlinde, hiçbirimizin, AK PARTİ’nin de MHP’nin de istemeyeceği bir hâle dönüşecek endişesini taşıyoruz. Muhalefet yasadan korkacak, cezaevinden korkacak olsa muhalefet olmazdı zaten; bu konularda hodri meydanız ama Türk demokrasisine bu 29’uncu maddeyle sürülecek leke bizi dünyaya da rezil edecek bir lekedir.

Bu yüzden, hiç şüphesiz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin İç Tüzük, Anayasa çerçevesinde çalışmalarını sabote etmek niyetinde değiliz ancak kanun teklifini hazırlayanların on dakika daha düşünmeleri için protestomuzu, demokratik, barışçıl protestomuzu ayakta alkışlarla sürdürmeye devam devam etmek istiyoruz.”

(CHP ve HDP sıralarından “Sansüre hayır!” “29’a hayır!” sesleri, ayakta alkışlar; HDP sıralarından bir grup milletvekilinin pankart açması)

Bu maddeyle Türk Ceza Kanunu’na yeni bir suç tanımı ekleniyor. 

Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma :

MADDE 217/A- (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 

(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.

İlgili madde ceza hukukunun en önemli ilkelerinden olan belirlilik ilkesine aykırı bir şekilde hazırlanmış. Şöyle ki kanun maddesinde geçen “gerçeğe aykırı bilgi” ve  “kamu barışını bozmaya elverişli şekilde” ifadeleri fazlasıyla yoruma açık ve bu haliyle ceza hukuku ilkelerine aykırılık gösteriyor. Örneğin geleceğe yönelik spekülatif bir tahminde bulunmak gerçeğe aykırı bilgi olarak sayılacak mı  ya da bir tweeti retweet yapmak elverişli şekilde yaymak olarak kabul edilecek mi? Bu şekilde hazırlanmış bir eylemi suç kabul etmek ve 1 yıldan 3 yıla kadar cezaya öngörülmesi sakıncalı sonuçlara yol açabilir. 

AYHAN EREL (Devamla) – “Erteleme yok, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması yok, hükmün infazla başlaması…” denilecek, yapmayın böyle. Bakın, hesap döner, sap döner, keser döner, bir gün bu kanunlar size döner. 

Kanun teklifinde yer alan konulardan bir diğeri de basın kartları. Teklifin ilk kısmında ele alınan basın kartı konusuyla alakalı birçok düzenleme mevcut. Bunlardan ilki Basın Kanunu’na “enformasyon görevlisi” ünvanıyla yeni bir meslek tanımı eklenmesi ve enformasyon görevlilerinin de basın kartı alma hakkının olması. “Kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttükleri Devlet enformasyon hizmetlerinde çalışan kamu personeli” şeklinde tanımlanan bu yeni unvana sahip kişilerin basın kartı talep edebilmesi muhalefet tarafından gazetecilik mesleğine uygun olmayan kişilere basın kartı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hem komisyonda hem de mecliste maddeyle alakalı konuşmalarda eleştirildi. 

Yeni düzenlemeye göre kimlik kartlarından sayılacak basın kartlarının başvurularını Basın Kartı Komisyonu değerlendirecek. Bu komisyonla alakalı problem ise İletişim Başkanlığını temsilen veya Başkanlıkça seçilen üye sayısının gereğinden fazla olmasıydı. Bu da komisyonu olması gereken tarafsız düzlemden uzaklaştırarak siyasi bir yapı haline getiriyordu. Basın kartına sahip olma şartlarını kaybedenler için eksikler tamamlansa dahi bir yıllık bekleme süresi öngörülürken, basın ahlak esaslarına aykırılıktan dolayı kaybedenler için ise bu süre beş yıl olarak belirlenmişti.   

Teklifte süreli yayın yapmak isteyenlerin verdiği beyannamelerle alakalı değişiklikler de mevcut . Teklifin kanunlaşmasından önce bu beyannameler yayının yönetim yerinin bulunduğu yer Cumhuriyet Başsavcılığına verilip burda incelenirken değişikliklerle birlikte “Basın-İlân Kurumu” Cumhuriyet Başsavcılığının yerini alıyor. Muhalefetin buradaki eleştirisi ise bir nevi yargılama görevi olan faaliyetlerin iktidarla arasında çeşitli bağlar olan Basın İlan Kurumuna yüklenmesi. Komisyon raporundaki üç muhalefet şerhinde de bu kısımların teklif metninden çıkarılması öneriliyor. Bu arada teklifte Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nun 36 kişiden 42 kişiye çıkarılmasıyla da alakalı bir madde de var. 

Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, İstanbul Milletvekili Feti Yıldız ve 64 Milletvekilinin Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/4471) ile Dijital Mecralar Komisyonu ve Adalet Komisyonu Raporları (S. Sayısı: 340) 

BAŞKAN – Teklifin görüşmeleri tamamlanmıştır.

Teklifin tümünü oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Teklif kabul edilmiş ve kanunlaşmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, HDP sıralarından sıra kapaklarına vurmalar)

Gündemimizdeki konular tamamlanmıştır. (HDP sıralarından “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!” sesleri)


Haftanın Araştırma Önergeleri  

Her hafta olduğu gibi bu hafta da birçok araştırma önergesi gündeme geldi. Normalden farklı olarak bu haftanın gündeminde bir genel görüşme önergesi de vardı. Geçtiğimiz hafta görüşülen önergelerin tam listesi ise şu şekildeydi:

1- Yabancıların gerçek dışı adreslere yapılan ikamet kayıtlarının oluşturabileceği güvenlik açıklarının tespiti ve alınabilecek önlemlerin belirlenmesine yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta tarafından verilen önerge 11 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

2- 10 Ekim Gar katliamının bütün boyutlarının araştırılmasına yönelik verilen genel görüşme önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık tarafından verilen önerge 11 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

3- Borsa İstanbulda yapılan manipülatif işlemlerde kamu görevlilerinin ve kamu kurum ve kuruluşlarının rolü ve sorumluluklarının belirlenmesi, küçük yatırımcıların uğratıldığı zararın tespiti, bu tür işlemlerin tekrarlanmaması, sermaye piyasalarının rüşvet ve yolsuzluklardan arındırılarak güvenilir bir alana dönüştürülmesine  yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç tarafından verilen önerge 11 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

4- Ülkemizdeki gençlerin karşılaştığı sorunların tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesine yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. İYİ Parti Aksaray Milletvekili Ayhan Erel tarafından verilen önerge 12 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

5- Güvenlik güçlerinin yol açtığı insan hakları ihlalleri ve cezasızlık politikalarının araştırılmasına yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki tarafından verilen önerge 12 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

6- Kişilerin bilgisi olmaksızın hanelerine yabancı kişilerin eklenmesi konusunun bir an evvel aydınlatılması, ortada teknik bir ihmal ya da hata var ise bunun bir an evvel giderilmesi ve kamuoyunda dile getirilen şüphe ve endişelerin giderilmesine yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi.  CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ve CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel tarafından verilen önerge 12 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

7- Diyanet İşleri Başkanlığı personelinin kadro, özlük hakkı ile ekonomik ve sosyal sorunların tespiti, alım güçlerinin artırılmasına dair alınacak tedbirler ile maaş banka promosyonlarında yaşanan sıkıntıların araştırılmasına yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi.  İYİ Parti Ankara Milletvekili İbrahim Halil Oral tarafından verilen önerge 13 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

8- EYT’de hakkaniyetli bir çözüm üretilmesi için yürütülecek  çalışmaların belirlenmesine yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. HDP  Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan tarafından verilen önerge 13 Ekim’de TBMM Gündemine geldi. 

9- Asgari ücretin altında emekli aylığı almakta olan yurttaşlarımızın sayılarının tespit edilmesi, yaşadığı ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunların saptanması, bunların çözümü için oluşturulması gereken politikaların hayata geçirilmesi ve alınacak önlemlerin belirlenmesine yönelik verilen araştırma önergesi TBMM Genel Kurulunda reddedildi. CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ve CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel tarafından verilen önerge 13 Ekim’de TBMM Gündemine geldi.  


Büyükşehir Belediye Meclisleri 

İstanbul 

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Ekim Ayı 3.Oturumunda ne yazık ki bir belediye meclisi toplantısına yakışmayacak çirkinlikte olaylar yaşandı. Gündem dışı konuşma yapmak üzere kürsüye çıkan İYİ Parti üyesi Taylan Yıldız’ın kürsüye koyduğu #SansürYasasınaHayır yazılı kartonaja karşı AK Parti Grup Sözcüsü Faruk Gökkuş’un tepkileriyle başlayan tartışmalar sebebiyle oturuma ara verildi. Taylan Yıldız’ın instagram hesabında yaptığı paylaşımda ara sırasında başka bir meclis üyesinin mikrofonla Yıldız’ın bilgisayarına vurması sonucu bilgisayarın ekranının çatladığı görüldü. İYİ Parti Sözcüsü Suat Sarı’nın ifadelerine göre Yıldız’a küfür de edildi. Olaylardan sonra İYİ Parti Grubu’nun beklediği özür dilenmeden gündem dışı konuşmalara devam edilmesi üzerine İYİ Partili meclis üyeleri oturumu terk etti. 

Türkiye’nin en büyük ikinci meclisinde böyle bir olayın yaşanmasından dolayı derin üzüntü duyuyor, basit bir kartonu dert edip kavga çıkarılmasını ve fiziki müdahalelere varan tepkileri kınıyorum. Bu ve buna benzer olayların Türkiye’nin hiçbir yerinde, herhangi bir meclis olmasına gerek olmamakla birlikte, benzer olayların yaşanmamasını ümit ediyorum.


Komisyon Raporları 
İstanbul’da çıkan tartışmalar haricinde yerel düzeyde Meclis çalışmaları devam ediyordu. Bu süreçler içerisinde göze çarpan gelişmeler ise komisyon raporları çevresinde oluşmuştu. Ekim ayı içerisinde görüşülen komisyon raporlarının dikkat çekenleri ise şu şekilde:

1- Kadıköy Belediyesinin 392.772.000,00 TL tutarında ek ödenek kullanma talebine  ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi. 

2-  Fatih Belediyesinin 670.000.000,00 TL tutarında ek ödenek kullanma talebine  ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi. 

3- İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 1885 yılında kurulmuş olan ve amacı şehirlerde toplu taşıma entegrasyonunu optimum düzeye çıkarma amacında olan Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliğine (UITP) katılmasına  ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi. 

4- Toptancı halleri ve pazar yerlerindeki biyobozunur atıkların Büyükşehir Belediyesi tarafından özellikle park ve bahçelerde kullanılmak üzere ilçe belediyelerine gönderilmesine ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi. 

5- İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin %97,5’una iştirak ettiği BELTUR A.Ş’nin 81.000.000,00 TL olan sermayesinin 142.000.000,00 TL çıkarılmasına ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi.

6- “Rejeneratif Şehirler için Sistematik Kentsel Gelişmeyi Göstermek” konu başlığıyla Horizon 2020 Projesi kapsamında Selanik şehrinde gerçekleştirilecek olan etkinliğe İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bir heyetin katılmasına ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi.

7- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun Kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yetkilendirildiği alanlarda, Belediye’nin uygulamalarından etkilenecek hak sahiplerine mevzuatın izin verdiği en üst seviyeden ve en uzun süre kira yardımı yapılmasına ilişkin komisyon raporu İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde kabul edildi.


Kapanış

Seçime ilerleyen günlerde siyaset sahnesi yoğunlaşmalara şahit olmaya devam edecek, yerel ve genel bazda Meclisler yoğun bir tempo ile çalışmaya girişecekler. Yasama süreçlerini yakından takip edebilmek için bir sonraki yazımızı kaçırmayın!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

ParlamentoParlamento

BÜLTEN SAYISI

Mecliste Bu Hafta #2

Bu sayıda Türkiye Büyük Millet Meclisinin kalabalık bir gündemle geçen ikinci haftasına ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin Ekim ayı gündemine mercek tutacağız.

16 Eki 2022

Mecliste Bu Hafta #2

YAZARLAR

Parlamento

TBMM ile büyükşehir belediye meclislerindeki gelişmeler, meclislere dair araştırma raporları ve siyasete dair daha fazlası her hafta bu yayında!

İLGİLİ OKUMALAR