
Kadının toplumdaki yeri egemen ideolojiler ve araçları vasıtasıyla yeniden üretilip ataerkil ve geleneksel kalıplar topluma benimsetilmeye çalışılıyor. Medya içerikleri toplumsal değerlerle yakından ilişkili ve haber üretim sürecinde toplumsal cinsiyet algıları ve kadına yönelik bakış açıları egemen oluyor. Cinsiyetçi ve eril söylem, haber metinlerinde kendisini gösteriyor. Ataerkil yapılar içinde kadının bastırılmışlığının yeniden üretilerek kadının sadece bir bedene indirgenerek metalaştırılmasında, medya önemli rol oynuyor.

- Cinsiyet ayrımcılığının oluşmasında ve sürdürülmesinde kalıp yargıların önemi büyüktür. Bu kalıp yargılar ataerkil bir bakış açısıyla oluşturulur ve medyada, sohbetlerde hatta atasözlerinde bile pekiştirilerek her alanda karşımıza çıkar. Medyanın gündem belirleme, kitleleri etkileme ve yönlendirme gücünün büyüklüğü düşünüldüğünde her gün haberleştirilen kadın cinayetleri ve kadına şiddet haberlerinin yazılı basında ne şekilde sunulduğu büyük önem teşkil eder.
- Neden? Dil bir toplumun düşüncesinin sınırlarını çizen en önemli aygıttır. Toplum dilinin ölçüsünde düşünür. Çünkü dilin karmaşıklığı o dilin kelime dağarcığıyla doğru orantılıdır. Dolayısıyla bir toplum, dilinin kelime dağarının izin verdiği ölçüde düşünebilir. Bu kelime dağarcığı da ilgili olduğu toplumun hayat tarzı, kültürü hakkında bilgi verir. “Nietzsche’nin dili bir hapishaneye benzetmesi gibi, kadınlar ve LGBTİ bireyleri için dil bir F tipidir.”
- Bilinç düzeyinin bir yansıması olarak dil, ayrımcı tutumların ilk olarak dışa vurulduğu yerdir. Türkiye toplumunda da bu farklı değildir; gündelik dilin ayrımcı ve kadına şiddet içeren öğeler taşıdığı söylenebilir. Cinsiyet belirlenimlerinin tarafsız olduğu Türkçe, dil bilgisi açısından sorun yaratmasa da sosyolojik bir yansıma olarak eril toplumun taraflı bakış açısı, dil kullanımında bazı problemlere sebep olmaktadır.
- Veriler ne diyor? “Medyada cinsiyetçiliğin tespit ve teşhiri” amacıyla 2008'de hazırlanan Medyada Kadınların Temsil Biçimleri Araştırması verilerine göre; medyada kadınlar çoğunlukla melodramatik öge olarak yani ya eş, anne, fedakâr kadın temsilleriyle ya da üçüncü sayfa haberlerinde cani, suçlu ve daha çok mağdur kimliğiyle karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte kadınların cinsel nesne biçiminde temsil edildiği ve bir haberi görselleştirmede sıklıkla kullanıldığı ortaya konmuştur. Ayrıca aynı araştırmada cinsiyetçi kalıp ve yargıların haber başlıklarında kullanıldığı ve bu cinsiyetçi söylemin kadınlar tarafından bile içselleştirildiği ifade edilmektedir. İçerik üretiminde kadın çalışanların azınlıkta olması da medya içeriklerindeki eril söylemin erkekler aracılığıyla üretilmesinin önünü açmaktadır. Haberlerde çoğunlukla ataerkil toplum yapısının izleri görülmektedir.
- Ülkemizde gazetecilik meslek örgütlerinin son yıllarda artan şiddete karşı özellikle kadın örgütlerinin gündeme getirdiği mücadele çerçevesinde farkındalığın arttığı söylenebilir. Bu anlamda toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun haber dili kullanılması için çaba gösterenlerin sayısının arttığından da söz edilebilir. Ancak sorun o kadar büyüktür ki, daha organize ve büyük bir çaba gerektiği de aşikârdır.
- Ne yapılmalı? Kadınların her şeyden önce eğitim ve yaşam haklarına saygı duyularak, toplumsal hayatın bir parçası oldukları gerçeğinin göz önüne alınarak, gerçekçi politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Kitle iletişim araçları; yayınlarında cinsiyetçi ifadelere yer vermemeli, ataerkil kalıplar üretecek söylemlerden kaçınmalıdır. Medyada çağdaş kadın imgesinin yaygınlaştırılarak, kadının medyada eşit temsil olanağına kavuşması konusunda sorunun çözümüne yönelik stratejiler geliştirilmelidir. Medya çalışanları, kadınlara karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğine yol açan temsiller karşısında etik değerlere sahip çıkmalı, yayın politikalarını bu bağlamda oluşturmaya özen göstermelidir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Libya'da işlenen bir aktivist cinayetine, medyada kullanılan cinsiyetçi dile ve geçen haftaki yasama faaliyetlerine ayırıyoruz.
19 Kas 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


