Mihenk #1: Blackburn Rovers 1994/95

14 Mayıs 1995 Pazar günü, Kenny Dalglish için çok özel bir gündü. 14 yıl boyunca forma giydiği Anfield’a Blackburn Rovers teknik direktörü olarak çdönen Dalglish için güne heyecan katan ana etken yuvasına dönmek değildi, Blackburn bu maçı kazandığı takdirde Premier Lig kurulduğundan beri hiçbir takıma şampiyonluk yaşatmayan Alex Ferguson Manchester United’ının serisini bitirip şampiyon olacaktı.
Balonların sahanın içinde uçuştuğu maçta açılışı o sezonki 34. golünü atan Alan Shearer yaptı. Maçın 20. dakikasında sağ bek Henning Berg’in uzun topunu tek dokunuşla sağ kanat Stuart Ripley’in önüne bırakan Shearer, hemen ceza sahasına doğru koşu atmış ve Ripley’in yerden ayağına gönderdiği topu uzak direğe sert bir vuruşla göndererek skoru Blackburn lehine 1-0’a taşımıştı. Golden yaklaşık 3 dakika önce Liverpoollu Nigel Clough’un altıpastan vurduğu vole Kenny Dalglish ve deplasman tribünündeki binlerce Blackburnlü taraftarın yüreğini ağzına getirmişti. Kaptan Tim Sherwood’un direk dibinde yaptığı müdahale ile rahat bir nefes alan Dalglish ve taraftarlar pozisyondan 3 dakika sonra yarınlar yokmuşçasına seviniyorlardı.
64. dakikada John Barnes’la eşitliği sağlayan Liverpool, 90. dakikada Steve McManaman’ın kıvrak hareketleri sonucunda kazanılan frikiği gole çeviren Jaime Redknapp’la maçı 2-1 kazandı. 90. dakikada gelen golün santrası yapılmadı ve son düdükle birlikte Anfield’da bulunan herkes kutlama yapmaya başladı. West Ham deplasmanında 1-1 berabere kalan United 88 puanda kalması, 89 puanlı Blackburn’ün şampiyonluğu anlamına gelmekteydi.
Liverpool taraftarları ezeli rakiplerinin şampiyonluğu kaybetmesinden ve kulüp efsanesi Kenny Dalglish’in takımının şampiyon olmasından, Blackburn taraftarları ise peri masallarının şampiyonlukla bitmesinden ötürü Anfield’dan mutlu ayrıldı. Herkesin hoşnut tamamladığı maçın ardından o gün stadyumdan en mutlu ayrılan isim hiç şüphesiz sezon başında Blackburn’den ayrılıp Liverpool’un başına geçmek isteyen Kenny Dalglish’ti. Klüpten ayrılmayarak futbol tarihinin en büyük peri masallarından birinin üç başrolünden biri olmuştu.
Görsel: rovers.co.uk
Futbol dünyasında modern dönemin ilk peri masalı 14 Mayıs 1995’te sona erdi, masalın başlangıcı ise Blackburn Rovers’ın Premier Lig kupasını kaldırmasından tam 4 yıl önce 1991 yılının Ocak ayında ikinci ligde başlıyordu.
1990/91 sezonunda bugünkü adıyla Championship’te küme düşmemek için mücadele veren Blackburn Rovers’ta yönetim değişikliği yaşandı. 1988 yılından beri kulübe hiç durmadan yatırım yapan Jack Walker artık idareyi tamamen ele almıştı. İlk olarak devre arasında kulübün küme düşmemesi için birkaç oyuncu transfer eden yeni başkan, aynı yılın Eylül ayında Liverpool’un başında oyuncu-menajer olarak 3 yıl üst üste birinci ligde şampiyonluk yaşayan Kenny Dalglish’i takımın başına getirdi ve böylelikle hikayenin fitilini ateşledi.
Yıllar sonra Blackburn’e gitme sebebini, “Yanlarında kendimi iyi hissediyordum, o yüzden gittim” şeklinde açıklayan Dalglish, bir önceki sezonu 19. Sırada bitiren Blackburn’ü 6. sıradan play-off’lara sokmayı başardı.
İlk eşleşmede Derby County’yi toplamda 5-4’lük skorla geçen Rovers, finalde Leicester City’yi 45. dakikada Mike Newell’ın penaltıdan attığı golle 1-0 devirerek yeni kurulan Premier Lig’in ilk sezonunda bulunmaya hak kazanmış oldu.
Henüz 13 yaşında iş hayatına atılan ve babasının ölümüyle devraldığı hurdacı dükkanını ülkenin en büyük demir-çelik şirketlerinden birine çeviren başkan Jack Walker’ın tek hayali Blackburn’ü zirvede görmekti ve bu doğrultuda yatırım yapmaya devam etti. Ewood Park 20 milyon sterlin değerinde bir restorasyondan geçti ve kapasitesi 30.000’e çıkartıldı. Premier Lig’e çıkmak için 1.5 milyon sterlin harcayan hevesli başkan, yeni meydan okumada rekabetçi olabilmek için İngiltere rekorunu kırarak 3.6 milyon sterlin karşılığında Soton’un formda golcüsü Alan Shearer’ı Blackburn’e getirdi.
United ve Liverpool’un da talip olduğu Alan Shearer, Blackburn tercihini Blackburn’ün diğer iki kulüpten daha fazla ilgili ve ısrarcı olmalarına bağladı. O yaz yapılan tek yatırım Shearer değildi, 1992/93 sezonunda Patrick Andersson, Graeme Le Saux ve Ian Pearce için toplamda 1.8 milyon sterlin daha harcadı. İlk sezonunu sakatlıkların gölgesi altında geçiren ‘rekor transfer’ 21 maça çıkabildi ve 16 gol attı. Shearer’dan çok yararlanamamanın da etkisiyle Blackburn sezonu 4. bitirdi.
Kulübün sahibi Jack Walker dördüncülükle tatmin olacak bir karaktere sahip değildi. 1993 yazında yatırımlar ve rekorlar devam etti. Blackburn, bu kez de İngiltere tarihinin en pahalı kaleci transferini yapmıştı. Çalınan kapı yine aynıydı, Southampton’ın ‘1’ numarası Tim Flowers 2.4 milyon sterlin karşılığında Blackburn’ün yolunu tuttu. Artık Riversiders’ın hem armasında hem de kalesinde bir ‘çiçek’ vardı.
1993/94 sezonu başlarken rakip ve hedef yine aynıydı; United ve şampiyonluk. Takımın parçaları geçen sezona oranla daha da oturmuştu ve Alan Shearer sağlıklı kalmayı başarabilip 40 maçta 31 gol 4 asistlik bir resital sunmuştu. Sezon sonunda Blackburn’ün yükselişi devam etti ve ligi United’ın 8 puan arkasında 84 puanla ikinci bitirdiler. Shearer’ın intikamı olarak sezon başında Blackburn’ün de istediği Roy Keane’i ve Premier Lig şampiyonluğunu alan United’ın karizmasındaki tek çizik, ligde oynadıkları iki maçta da Blackburn’ü mağlup edememiş olmasıydı.
Yaz aylarındaki yeni hedef; takımın ön alan baskısı temelli oyununa uyacak, aynı zamanda Alan Shearer dışında gol opsiyonu olabilecek bir forvet transfer etmekti. Zira takımda Shearer dışında skor üretiminde çift hanelere ulaşan bir oyuncu yoktu. Norwich City’de forma giyen Chris Sutton aradıkları isimdi. 5 milyon sterlin ödeyerek bir transfer rekoru daha kıran Jack Walker artık şampiyonluk vaktinin geldiğini hissediyordu.

Görsel: Blackburn Rovers'ın Şampiyon Kadrosu, 4-4-2.
Ligin ilk 7 haftasında Arsenal, Aston Villa ve Everton gibi zorlu rakiplere karşı oynamasına rağmen sahadan puansız ayrılmayan Blackburn, ilk mağlubiyetini 8. haftada Norwich deplasmanında aldı. 11. haftada Ewood Park’ta United’a 4-2 kaybetmesinin ardıdan oynanan 12 maçta 11 galibiyet ve 1 beraberlik alan Blackburn, lig dördüncüsü olarak başladığı seride liderliğe kadar yükseldi. Old Trafford deplasmanında alınan 1-0’lık mağlubiyet serinin bitmesi anlamına gelse de liderlik unvanı kaybedilmemişti. 27. haftada gelen Spurs mağlubiyetiyle ikinciliğe düştüler lakin ikinci sırada geçirecekleri süre sadece iki haftaydı. Geriye kalan 14 maçta 9 galibiyet 3 beraberlik ve 2 mağlubiyet alan Rovers, Anfield deplasmanına 89 puanla lider olarak çıktı. Manchester United’ın West Ham deplasmanında berabere kalmış olması son hafta alınan 2-1’lik mağlubiyeti bir şampiyonluk kutlamasına çevirdi.
Yazının başlarında da belirttiğim gibi bu peri masalının üç ana kahramanı vardı; takım ikinci ligde küme düşmeme mücadelesi verirken Blackburn’ü satın alıp 4 yılda 50 milyon sterline yakın para harcayan Jack Walker, Liverpool’la 3 yıl üst üste şampiyonluk yaşadıktan sonra Blackburn’ün başına geçen Kenny Dalglish ve United, Liverpool gibi devler onu isterken lige yeni çıkmış olan Blackburn’ü tercih eden Alan Shearer…

Görsel: premierleague.com
Şampiyonluğun ardından işler tepe taklak gitmeye başladı. İlk olarak Kenny Dalglish teknik direktörlük koltuğunu yardımcısı Ray Horford’a devretti ve yönetimde görev aldı. Yönetimdeki görevi bir yıl sürdü ve ardından Newcastle’ın başına geçti. İkinci büyük hasarsa Alan Shearer’ın Kenny Dalglish’i takip ederek çocukluğundan beri taraftarı olduğu Newcastle’a transfer olmasıydı.
Başkan Jack Walker’ın da transferdeki iç güdüleri bir anda yerle bir olmuştu. Önce Bourdeaux’da parlayan genç Fransız Zinedine Zidane’ın transferini “elimizde Tim Sherwood var” diyerek veto etmesi, ardından Alan Shearer’dan gelen 21 milyon sterlini iyi değerlendirememesi başkanın artık eskisi gibi bir transfer simsarı olmadığını gösteriyordu.
Başroldeki üç adamın dağılmasının ardından hikaye dönencesini tamamladı ve Blackburn başladığı yer olan ikinci lige 1999 yılında geri döndü. Efsane başkan Walker 2000 yılında kansere yenik düştü ve hikaye bu şekilde son buldu. Kenny Dalglish ‘Sir’, Alan Shearer ‘Kral’ oldu. Jack Walker’ın da heykeli Ewood Park’a dikildi…

Görsel: BBC
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gündem: Eddie Howe, Wolverhampton'ın Yükselişi, Blackburn 94/95!
05 Kas 2021

YAZARLAR

Enes Yılmaz
Author @This is England.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR



