Dört Koldan Şehir

#1 Güvenpark - Kuğulu Park
Dört Koldan Şehir

Ankara’da her yol Kızılay’a çıkar, öyle olmak zorundadır. Bu yüzden ulaşım biraz sıkıntılıdır. Kent merkezinde bu sıkıntı yerini mecburen uzun yürüyüşlere bırakır. Zira sarsak dolmuşlarla kısa yolların uzadığı yorucu bir yolculuk yerine böyle mesafeler yürüyerek aşılır. Güvenpark ise dolmuşların, Ankaray’ın ve genellikle metronun son, yürüyüşlerin ise başlangıç durağıdır. Buradan dört farklı yöne, dört farklı Ankara’ya doğru yol alabilirsiniz. 

Güvenpark'tan çıkıp Kuğulu, Bahçeli, Kurtuluş ve Ulus'a olmak üzere dört yöne kısa yürüyüşler gerçekleştireceğiniz Mini Rota’lar kenti tanıma ve onunla bağ kurma sürecinizin kolaylaştırıcılarından biri olacak. 

Kulaklığınızı takın, hep aynı listeyi dinlemenin müptelası değilseniz keşif listeniz buradan, başlıyoruz.

Görsel Tasarım: Hilal Güneş, Aysu Kaynak


1. Güvenpark

Ankara bir plan üzerine inşa edilmiş bir başkent, Güvenpark ise bu planın bir parçası olarak hayata geçirilmiş 92 yıllık bir park. Kuşları, köpekleri, yaşlı ağaçları; evine dönmeden önce soluklanmak isteyenleri veya sabah kahvaltısını simitle yapanları ağırladığı bankları; çiçekçileri, çaycıları ve simitçileriyle kentin merkezinde sakinlikle telaşın iç içe geçtiği bir yeşil alan. 

Güne, kahvaltı için bir simit ve çay alarak başlayın. Mümkünse dolmuşlara giden yolun civarında bir bank seçin kendinize, böylece Ankaralının gündelik telaşını izleyebilirsiniz: Mesaiye yetişen memurlar, kampüse giden öğrenciler, aniden havlayan köpeklerden korkanlar, bir buluşma heyecanıyla sağa sola sallanarak dikilenler, az ötede otobüse binmek için sıra bekleyenler… Evet, Ankara’da otobüse binmek için sıraya girilir.

Güvenpark'tan Atatürk Bulvarı'na doğru baktığınızda sağa, Tunalı’ya doğru çıkacaksınız. Yine sağınızda birtakım resmi binalar akıyor olacak, Milli Eğitim Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, TBMM… Hepsini geçip resmi bir de parka varacaksınız. Sonra yeniden gelmek için cebinize atın Meclis Parkı'nı çünkü burası göçmen ağaçların ve kaykaycıların mekanı. 


çağdaş sanatlar merkezi don kişot heykeliDon Kişot, Aykut Öz (Fotoğraf: Beliz Güçbilmez)

2. Çağdaş Sanatlar Merkezi

Senin içgüdün sana en doğru yolu gösteriyor.

Don Kişot

Yürümek bir rota dahilinde planlı olduğu ölçüde heyecanlı, plansız bir akışa bırakıldığı ölçüde ise merak uyandırıcı. Don Kişot’un tavsiyesiyle içgüdünüze kulak vererek rotadan sapmakta özgürsünüz. Aksi durumda bir sonraki durağınız sezon boyunca sergilere, oyunlara, konserlere ve filmlere geleceğiniz Çağdaş Sanatlar Merkezi. Gelmişken Duygular Coğrafyası Ankara sergisine uğrayın, 16 Ekim'e kadar açık.

ÇSM’nin karşısında, yapıldığı dönemde Ankara’nın en uzun binası olan Türkiye İş Bankası Genel Müdürlük binası yer alır. Genel Müdürlüğün bir ilk binası vardır ki Ulus’ta, izlemeye ayrı gezmeye ayrı doyamazsınız. Bir sonraki rotaya kalsın, şimdi kahve molası vermenin tam zamanı!

Tunus Caddesi’nden Bülten Sokak’a doğru çıkın. Buranın gayriresmi adı “Kahveciler Sokağı”. Tıka basa, dip dibe dükkanlar hayal ediyorsanız yanılırsınız. Burası, sıcak mahalle havasıyla, eski apartmanları ve sakinleriyle size huzur verecek bir sokak. Ve çocukluğunuzla karşılaşmak için Ankara’da yaşamış olmanıza gerek yok çünkü Cin Ali Evi de bu sokakta. Ziyarete açık, hikayesini merak edenler içinse buradan.


3. Pasajlar, eskiler, yeniler ve sürprizler

Yeni bir Ankaralısınız ya da uzun bir zaman sonra şehre geri döndünüz, bir önceki tavsiyemize uyup soluğu Tunalı’da aldınız. Sokak alışverişi Tunalı’nın ayırıcı bir özelliği, yukarı doğru çıkarken karşılaşacağınız pasajlarda binbir çeşit dükkan sizi bekliyor. Jim Carrey’nin aradığı plağı bulduğu rivayet edilen Shades Süleyman ya da her çeşit çizgi romanın tek adresi Devr-i Alem Sahaf bu pasajlarda gizli, ipucu bizden, keşfetmesi sizden. Sonrasında merak ederseniz eğer Shades Süleyman’ın hikayesini dinlemek için Nilay Örnek size kendi podcast yayınında aracılık edebilir, buradan.

Uzun soluklu pasaj ve dükkan turunun ardından Ziraat Bankası’nın yanından Tunus Caddesi’nin bitişine yürüyün. Şinasi ve Akün sahneleri sırt sırta burada. Devlet Tiyatroları sezonu henüz açılmadı ama bilet satışı başladı. Sezonun gideceğiniz ilk oyununa gişeden bilet alabilirsiniz. Şinasi'deyseniz Hamiye Çolakoğlu'nun, Akün'deyseniz Attila Galatalı'nın seramik duvar panolarını izleyin. 

Şinasi Sahnesi’nin solundaki merdivenleri kullanarak yeniden Atatürk Bulvarı’na çıkın ve yukarı yürümeye devam edin. Artık acıktınız, ayaklarınızdan sonra çalışma sırası midenizde. 


1980'lerin sonunda Kuğulu Park

1980'lerin sonunda Kuğulu Park, Kaynak: Antoloji Ankara

4. “Martıya simit atmaz, kuğuya simit uzatırız!”

Karşınızda rengarenk merdivenleriyle Yazanlar Sokak size cazibeli bir bakış atıyor olabilir ama içgüdünüze kulak vermediyseniz bugünlük aldanmayın, çünkü son durağımız Kuğulu Park. Bir Ankara efsanesi Kıtır’a uğrayarak kendinize yiyecek bir şeyler alıp parka geçin. Kıtır'ın meşhur lambalarının sarı ışığının altında yemek için mevsim henüz erken, zira bu rotada havaların güzelliğinden faydalanıyoruz. 

Bu bölge adını, bugün asfaltın altında akan dereden, dere ise bir zamanlar etrafını süsleyen kavak ağaçlarından alır. Parkın ilk adı da dereden gelir: Kavaklıdere. Tesadüf değil, karşınızda yükselen Sheraton Oteli’nin bulunduğu yer de çok eskiden Kavaklıdere şaraplarına ait üzüm bağıydı, otel de şarap şişesi şeklinde zaten. Kavaklıdere şaraplarının sahini Cenap And'ın 1955'te yaptırdığı evi ise parkın köşesinde hala duruyor. 

1977 yılında Viyana Belediyesi Ankara’ya iki adet kuğu hediye edip, kuğular parka getirilince park da zamanla Kuğulu olarak anılır. Hikayesini ise en güzel Doruk Erdal anlatır, buradan.

Önemli bir not: Kuğuların beslenmesi sakıncalı ve yasak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

YAZARLAR

Seren Erciyas

Kültür-sanat editörü

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.

İLGİLİ OKUMALAR