
Aralık sonunda tam kapanmaya giden Hollanda’da, Ocak ortası gibi kuaförler açılıp da kültür mekânları açılmayınca, buraların naifliğinde bir tepkiyle şehrin önemli bir iki konser mekânında canlı müzik eşliğinde rezervasyonlu saç kesimleri gerçekleşti. Bu “kimsenin keyfini kaçırmak istemeyen, yalnızca tepkisini ortaya koyan eylem” canlı olarak mekânların web sitelerinden izlenilebildi. Zira aynı sıralarda belediyeler de gidiş hattan korkmaya başlamış, bazı mekânlara kapılarını açabileceklerini ceza yazmayacaklarını salık vermişti. Anlayacağınız herkesin sıkışık hissetmenin doruğuna geçtiği günlerdi… Neyse ki, geçtiğimiz günlerde, bar ve restoranlar yeniden açıldı! Benim için de İstanbul’dan sonra tam bir şehre geri dönüş oldu.

(Görsel: njo.nl)
Hâlâ saat kısıtlaması olsa da güzide Eindhoven’ımızın barlar sokağını ziyaret etmek, kendimizi İstanbul deneyimlerimizi özledikçe attığımız rock/metal bar Cafe The Jack’e atmak, bizi biz yapan şeylerin altını daha çok çizdi. Zira, İstanbul’da tiyatro, sinema ve konser izledikten sonra nefes aldığımı hissederken eşim Barış telefonda Sezercik gibi “bir gün ben de yicem!” diye dinlemişti neşemi. Beraber bir bara gidip oturmayalı tam iki yıl geçmiş… Bunu düşünmek hiç istemeden henüz boşken kapısından girdiğimiz mekânın an be an doluşunu izleyip çocuk gibi sevindik. Motörhead’den Offspring’e Metallica’dan Red Hor Chili Peppers’a ordan oraya zıplayan çalma listesiyle yine hem özlemler giderdik hem de bir yerde oturup müziği, çalanı konuşmayı hatırladık. Müziğe göbekten bağlı, bizi biz yapanlardan umarım hiç mahrum kalmaz, en kısa zamanda da arayı kaparız…
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Tuğçe Hakarar
Müzikli Mevzular

Müzikli Mevzular
Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR




