Mutluluğun Bilimi

Mutluluğu anlatmak, tanımlamak çok kolay olmuyor. Onu deneyimliyoruz, hissediyoruz ve sonrasında sevdiklerimizle paylaşmaya bayılıyoruz!
Mutluluğun Bilimi

Bazen sürekli çabalıyor ve mutluluğa bir türlü ulaşamıyor gibi hissediyor musunuz? Birçok kez kendinize neden mutlu olmak zorunda olduğunuzu sorup cevap alamadığınız oluyor mu? Yalnız değilsiniz. Birçoğumuz mutluluğu mükemmeliyete ulaştığımızda elde edeceğimizi sanıyor ve neden mutlu olmamız gerektiğini bile bilmiyoruz. Bazılarımız da basitçe mutlu olamamaktan yakınıp bu yüzden kendimizi veya çevremizdekileri suçluyoruz. O yüzden gelin, beraber mutluluğun önemine ve mutluluğumuza nasıl katkı sağlayabileceğimize bakalım.

Mutlu Olmak Neden Önemli?

Günümüzde statü, başarı, güç ve varlık mutluluğu çağrıştıran güçlü semboller olarak düşünülüyor. Çok başarılı olunca, beklediğimiz terfiyi alınca, hayalimizdeki tatili yapınca ya da aklımızdaki o şeyi satın alınca mutluluğa ulaştığımızı sanıyoruz. Acaba mutluluğu yanlış yerlerde mi arıyoruz? 

O zaman öncelikle üzerine yıllardır konuşulup yazılan bu kavramı tanımlamaya çalışarak başlayalım. Bu sorular farklı alanlardaki uzmanlar tarafından uzun yıllardır yanıtlanmaya çalışılıyor. Aristoteles’in da iki bin üç yüz yıl önce keşfettiği şey, insanların her şeyden öte mutluluğu arıyor olmalarıydı.

Öte yandan, sürekli mutlu olma çabası içerisine girip bunu bir dayatma olarak içselleştiren kişilerin tersine daha da mutsuzlaştıkları görülüyor. Yani mutlu olmayı bir takıntı haline getirmek bizi mutluluk ulaşmak konusunda olumlu etkilemiyor.

Peki Ne Demek Mutluluk?

Mihaly Csikszentmihalyi, mutluluğun direkt olarak deneyimlediğimiz durumlara ya da şansımıza bağlı olmadığını, günümüzde mutluluğun birer sembol haline gelmiş olan varlık, statü veya başarı gibi bir şey olmadığını, bunların yerine mutluluğun başımıza gelen olayları nasıl yorumladığımızla ilgili olduğunu söylüyor. 

Araştırmacılar, mutluluğun büyük oranda hayattaki temel değerlerimizle alakalı olduğunu savunuyorlar. Yaşamına anlam ve amaç veren hedefler, değerler bulup bu doğrultuda hayatını sürdürebilen insanların daha mutlu oldukları görülüyor. Yani yaşamda kendi değerlerini bulup buna göre seçimler yapabilmek mutlulukta kilit bir önem taşıyor.

Mutlu olmak sağlığımızı olumlu yönde etkiliyor. Araştırmalar gösteriyor ki iyi oluşla beraber insanların yaşam süresi artıyor ve hastaneye gitme oranlarında azalma meydana geliyor. 


Mutluluğa Ulaşmak Mümkün mü? 

Birçok insan etrafındaki bazı insanları yeterince mutlu olamadıkları için suçlamaya yatkın olsa da tüm bireylerin endişeden uzak, ekonomik refah içinde, ırkçılık ve cinsiyetçiliğe maruz kalmadıkları bir çevrede yaşamadıklarını hatırlamakta fayda görülüyor. Araştırmalar mutluluğun sadece bireyin kendisiyle olan ilişkisinin değil, aynı zamanda dünyayla ve içinde yaşadığı toplumla kurduğu bağlantının da ürünü olabildiğini savunuyor. Aile desteği görmeyen, ekonomik olarak kötü koşullarda yaşayan veya cinsiyetçilik, ırkçılık gibi sebeplerle toplumdan dışlanan insanların mutlu olmaya olan yatkınlıkları da azalıyor.

Araştırmalara göre mutluluğu neyin sağlayacağı konusu hala çok karışık ve tek bir bağlamda toplanabilmesi mümkün değil. O yüzden araştırmalar, öncelikle insanların yaşam koşullarına bakılması ve orada stres yaratan etkenlerin çözülmesi gerektiğini gösteriyor. Fakat gündelik hayatımızda büyük ve değiştirilmesi zor meseler dışında da mutluluğumuza katkı sağlayacak birçok durum bulabiliyoruz. Çoğumuzun mutluluğunu beslemesine yardımcı olacak 4 durum ise şöyle:

1. Deneyimlerimizin bilinçli bir şekilde farkında olmak

Yirmi beş yıl süren bir çalışmaya göre insanlar mutlu oldukları anları tarif  ederken benzer bir mutluluk ifadesini kullanıyorlar – akışta hissetme hali. Bir diğer deyişle o an yaptığımız her ne ise o deneyimle bütünleşmek. En yakın arkadaşlarımızla konuştuğumuz, hobilerimizle uğraştığımız, bitkilerle ilgilendiğimiz, doğa yürüyüşüne çıktığımız anlarda deneyimimizle bütünleşmemiz daha kolay oluyor. Kişilerin ne yaptığının en çok farkında oldukları anların ise cinsel birliktelik, egzersiz veya karşılıklı konuşma gerçekleştirirken olduğu bulunuyor. Yani bu aktiviteler mutluluk getirirken dalgın bir şekilde yaptığımız aktivitelerde mutluluğumuzda azalma meydana geliyor. 

2. Zinde hissettiren aktiviteler yapmak

Yaptığımız aktiviteyi farkında olarak yapmamız dışında yaptığımız aktivitenin ne olduğu da mutluluğumuz üzerinde önemli bir etkiye sahip. Fiziksel olarak zinde hissetmemizi sağlayan aktiviteler bizi daha çok mutlu ediyor. Örneğin; dans ettiğimizde, koştuğumuzda, bisiklete bindiğimizde veya başka bir bedensel egzersiz yaptığımızda fiziksel olarak zinde hissediyor, mutlu oluyoruz. Yani, yalnızca açık havada yapacağımız kısa bir yürüyüş bile bizi mutlu etmeye yetiyor.

3. Çevremizi mutlu insanlarla kuşatmak

Çevresinde mutlu insanlar olan bireyler mutlu olmaya daha yatkın oluyorlar. Yani, üçüncü dereceden tanıdıklarımıza kadar (arkadaşımızın arkadaşının arkadaşı) etrafımızdaki insanların mutlulukları bizi etkiliyor. Sosyal ağımızı oluşturan çevremizdeki insanların coğrafi açıdan bize yakın oluşu da bu konuda büyük bir önem taşıyor. Onlara ne kadar yakınsak mutluluğumuzu birbirimize o kadar bulaştırıyoruz. 

4. Başkalarına iyilik dilemek

Yapılan bir çalışmada, katılımcılardan 12 dakikalık yürüyüş süresince karşılaştıkları insanlar için iyilik dilemeleri isteniyor. Araştırma sonucunda bu insanlar, kendilerini karşılaştıkları kişiyle kıyaslayan insanlara göre daha iyi ve mutlu hissediyorlar. Yani başka insanlar için iyi düşüncelere sahip olup mutluluk dilemek bizi de mutlu kılıyor!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Yakın İlişkilerYakın İlişkiler

BÜLTEN SAYISI

Mutluluk: Bir Hedef Mi Yoksa Yolculuk Mu?

Mutluluk, psikolojik iyi oluşun bir tezahürü olarak ele alınıyor ve anlam duygusu, derin bir yaşam sürme, hayattan tatmin olma, pozitif oluş gibi halleri kapsıyor.

28 Eki 2021

Wassily Kandinsky - Several Circles (1926)

YAZARLAR

Yakın İlişkiler

İlişkilere bilimsel bir bakış açısı!

İLGİLİ OKUMALAR