Müzik Terapi Panellerinde Neler Konuşuldu?

1 Mart Dünya Müzik Terapi Günü Etkinlikleri
Müzik Terapi Panellerinde Neler Konuşuldu?

Şubat ayı, müziğin etrafını saran mevzularda oldukça yoğun ve verimli bir ay oldu. Çıkan albümler, yazı çizi alanı ve akademi derken düşünmeye, bakmaya alan açmalık çok konu birikti. Bunlardan bir tanesi, ilk bültenimizde de söz arasında geçirmeye çalıştığım, müzik terapi çalışmaları. Bu çalışma sahası; daha evvel etrafımda alan üzerinde uzmanlaşmak isteyen arkadaşlar ya da denk geldiğim makalelerle sınırlıyken, şimdi pandeminin çevrimiçi buluşmaları eve daha çok sızdırmasıyla benim için biraz daha görünür oldu. Meğer alanda çalışan ne çok kurum ve uzman varmış. Malum, 1 Mart Dünya Müzik Terapi Günü… 26 Şubat’ta Ondokuz Mayıs Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölümü, benim yakalayabildiğim ikinci, naklen gerçekleştirdikleri panelde bu alanı tartışmış, tanıtmışlarken alandan ve konudan haberdar olmak hepimize iyi gelebilir diye düşündüm. 

İlkini, geçtiğimiz Kasım ayında izleme şansı bulduğum, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölüm Başkanı Doç. Muzaffer Özgü Bulut’un başkanlık ettiği Geçmişten Geleceğe Müzik Terapi paneli gerçekleşmişti. Panele Müzik Terapi Derneği Kurucu Başkanı ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Müzikoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz, Giovanni Ferrari Müzik Terapi Okulu öğretim elemanı Prof. Dr. Alessio Surian ve Müzik Terapi Akademisi Kurucusu ve Avrupa Müzik Terapi Konfederasyonu Türkiye Temsilcisi Özgür Salur oldukça aydınlatıcı ve bilgilendirici sunumlar yapmışlardı. 

Müzik terapinin tarihsel süreci, kapsamına neleri aldığı, bu alandaki çalışmaların karakteristiği ve en önemlisi de müzik terapinin ne olup ne olmadığı konuşulmuştu. Açıkçası hepimizin “terapi” kelimesini gündelik hayatında sıkça kullandığı ve psikoloji / tıp dünyasının iyileştirici faktörler olarak gördüğü alanların gittikçe genişlemesi, bazı hastalıklarla başa çıkmakta kolaylık sağlayan diziler/makamsal ilişkiler hâlâ iyi bir kazı alanıyken, Müzik Terapi ile ilgili belli yanılgılara düşürebileceğimizden bu sunumlar oldukça aydınlatıcı ve öğretici oldu. Özellikle, müzikolojiyi de içine katarak, çok disiplinli / disiplinler arası alanlarda bu yanılgılara daha kolay düştüğümüzü düşünenlerdenim. O yüzden, Kasım ayındaki panelde Özgür Salur’un sunumuna “Müzik Terapi Ne Değildir?” sorusu üzerinden biz dinleyenlerin yanlış bildiklerinin üstünü çizerek başlamasını çok kıymetli buldum. Salur, sunumunda oldukça yalın hâliyle müziği bu alan üzerinden yeniden tanımladı ve müzik terapinin odağını, müziğe sınırlar çizmeden (kendi bedenimizden, enstrümanla kurduğumuz ilişkiye, mekâna dair duyumsadıklarımızla…) deneyimlediklerimize ve bizde uyandırdıklarına bakmak noktasında tuttu. Eminim bu üslup, benim gibi izleyen ve dinleyen herkes için konuyu netleştirici oldu. 

İki gün önce (26 Şubat) gerçekleşen panelde ise aynı ekibe bu defa Dünya Müzik Terapi Federasyonu (WMTF) Önceki Başkanı Müzik Terapist Prof. Dr. Melissa Mercadal- Brotos ve Müzik Terapist Danny Lundmark konuşmacı olarak eşlik etti. Bu panel, müzik terapi alanında farklı ülkelerdeki eğitim uygulamaları hakkında bilgilendirici olurken, yine eğitim ve çalışma alanlarındaki beklentilere dair tartışmalar getirdi. Ayrıca bilgi için...

Prof.Dr. Burçin Uçaner Çifdalöz, geçen oturumda olduğu gibi, müzik terapinin tarihsel süreci üzerinden hareketle ülkemizde bu alanda neler geliştirilebilir, neler yapılabilir üzerine odaklandı. Sağlık Bakanlığı’nın Geleneksel, Tamamlayıcı ve Fonksiyonel Tıp Uygulamaları kapsamına müzik terapiyi de almasının bir şans olduğunu, ancak kullanım alanlarının, disiplinler arası işbirliği modellerinin gelişmeye, yeniden gözden geçmeye ihtiyaç duyduğunun da üzerinde durdu.  Danny Lundmark ise, Kuzey Amerika özelinde Müzik Terapi alanında yapılan çalışmalardan ve gelen sorular çerçevesinde nelere daha fazla ihtiyaç duyulduğundan söz açtı. “Engelli çocukların bedenleri müzikle nasıl buluşturulabilir?”e çok güzel teknolojik örnekler verdi. İspanya, Barselona’da alzaymır ve demans hastalarıyla uzun yıllardır çalışan Prof. Dr. Melissa Mercadal- Brotos’un sunumu da yine tarihsel bir çerçeve çizerek müzik terapi alanında yapılan, lisans ve yüksek lisans eğitimlerini, çalışma alanlarındaki gelişmeleri, ihtiyaç alanlarını ve kapsamlarını dile getirdi. Özgür Salur’un sunumu ise, Finlandiya’da Müzik Terapi yüksek lisans seviyesinde eğitimi, bu alan Müzikoloji ile kurum içinde nasıl ilişkilendirilmiş, çalışma alanları neler, gibi başlıkları anlattı. 

Sunumların ortak noktası; eğitim uygulamalarına odaklanarak, bu alanda çalışan uzmanların / çalışma alanlarının çok disiplinli bir dengeyi nasıl oturtulabileceği de ayrıca tartışıldı. Ulusal ve uluslararası düzenlenen bu panellerin amacının ise, sunum sırasında sıkça dile geldiği gibi Türkiye’de de bu alanın lisans ve yüksek lisans seviyesinde eğitim programına ihtiyaç duyduğu yönünde oldu. Üstelik bu sunumlara katılan hocaların hepsi de elini taşın altına sokmaya hazır olduklarını üstüne basa basa dile getirdiler. 

Ben de bu iki panelin haberini yazma bahanesiyle; hem disiplinleri buluşturmak hem bu alanı elinden geldiğince görünür kılmak hem de yeni adımlar atmak anlamında bunca çalışan hocalarımızın Dünya Müzik Terapi Gününü içtenlikle kutlamak istedim. Sizleri de meraklandıracağını düşündüğümden, bu iki paneli izlemeyi / dinlemeyi tavsiye ederim.  Kim bilir belki çalışmak isteyen çıkar… 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Müzikli MevzularMüzikli Mevzular

BÜLTEN SAYISI

Müzik Terapi, Gırtlak Müziği, Şubat Ayı Albümleri

Beş çayında buluşalım!

28 Şub 2021

2009.S.Yundenbat unesco

YAZARLAR

Tuğçe Hakarar

Müzikli Mevzular

Müzikli Mevzular

Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR