Myanmar'da darbe ve protestolar

Askerî darbe yaşanan Myanmar'da darbe karşıtı sivillerin protestoları devam ediyor.
Myanmar'da darbe ve protestolar

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Kapak görseli: Ece Tugay
 

Myanmar’da askerî darbe ve seçilmiş hükümet yetkililerinin tutuklanması sonrası başlayan protestolar gün geçtikçe büyüyor. Protestoların, 2007 yılındaki Safran Devrimi'nden bu yana ülkede görülen en büyük ayaklanma olduğu dile getiriliyor.

  • Ne olmuştu? Bengal Körfezi kıyısında; Bangladeş, Çin, Hindistan, Laos ve Tayland arasında yer alan 53 milyon nüfuslu Myanmar'da 1 Şubat sabahı, silahlı kuvvetlere ait televizyon kanalında iktidarın Genelkurmay Başkanı Min Ang Hlaing'e devredildiği ve askerî yönetimin bir yıl süreceği ilan edilmişti. Olayın ayrıntılı bir özeti için geçtiğimiz hafta yayımlanan yazımıza göz atabilirsiniz.
     
  • İnternete erişim: Ordunun yönetimi devralması sonrası 6 Şubat'ta ülke genelinde başlayan protestolar çığ gibi büyüdü. Organize protestoları engellemek isteyen askerî yönetim ise tüm ülkede internete erişimi engelledi. Ülkede hizmet veren telekomünikasyon şirketi Telenor; yetkililerin bütün mobil operatörlere veri akışının geçici olarak kesilmesi talimatı verdiğini, sadece telefon ve kısa mesaj yoluyla iletişime izin verildiğini duyurdu. Telenor'un açıklamasına göre askerî yönetim bu kararı, "yanlış haberlerin yayılmasının" engellenmesi ve "ülkede istikrarın" sağlanması için aldı.
     
  • Resmî açıklamalar: Myanmar'da seçim hilesi iddiasıyla Ulusal Demokrasi Birliği hükümetini deviren Genelkurmay Başkanı Min Ang Hlaing, darbeden bir hafta sonra ilk kez kameraların karşısına geçti. Ülke çapında protestolar artarak devam ederken cunta lideri, ulusa sesleniş konuşmasında hem darbeyi hem de hukukun üstünlüğünü savundu. Yönetime el koymalarının sebebini ise serbest ve adil seçim kampanyasına izin verilmemesi ve yetkililerin görevlerini yerine getirmemesiyle açıkladı. Ayrıca seçim düzenleneceğini ve yönetimin sandıktan zaferle çıkana devredileceğini de belirtti. Konuşmasında kasımdaki seçimi kazanan devrik lider Ang San Su Çii'yi anmaması ise halktan tepki topladı ve protestoları alevlendirdi.
     
  • Genel grev: Protestolar büyümeye devam ederken halkın farklı kesimleri sivil itaatsizlik eylemleri düzenledi. Eylemler başta sadece rahipler ve hemşirelerle başlasa da sonrasında üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin katılımıyla büyük çapta ses getirdi. AFP haber ajansına konuşan öğretim görevlisi Win Win Maw, "Diktatörlüğe direnmek zorundayız. Tüm devlet çalışanları bu harekete katılırsa bu hükümet sistemini yürütmek zorlaşır," dedi. Su Çii'nin partisi Ulusal Demokrasi Birliği'ni (NLD) simgeleyen kırmızı balonlar taşıyan kalabalık, "Askerî diktatörlük değil, demokrasi istiyoruz," şeklinde slogan attı.
     
  • Polis gücü ve tutuklamalar: Askerî yönetim, protestoları dağıtmak amacıyla ülkenin en büyük şehirleri Yangon ve Mandalay'ın 7 ilçesinde sıkıyönetim kararı aldı. Buna göre 20.00-04.00 saatlerinde uygulanacak sıkıyönetim kapsamında, gösteri düzenlenmesi ve beşten fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklandı. Başkent Nepido ve Yangon'un kuzeydoğusunda ise polis, göstericilere tazyikli suyla müdahale etti. Reuters ajansı da Mandalay'da da biri gazeteci en az 27 kişinin gözaltına alındığını yazdı. Görgü tanıkları Nepido'da polisin kalabalığı dağıtmak için havaya ateş açtığını ve 3 kişinin plastik mermiyle yaralandığını aktardı.
     
  • Dış politika: Birleşmiş Milletler (BM) Myanmar İnsani Yardım Koordinatörü Ola Almgren, ülkedeki protestolara ilişkin yazılı açıklama yaptı. "Güvenlik güçlerini, barışçıl toplanma hakkı ve ifade özgürlüğü dâhil olmak üzere insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı göstermeye çağırıyorum," ifadesini kullanan Almgren, göstericilere karşı orantısız güç kullanılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. BM İnsan Hakları Konseyi yarın, "Myanmar'daki krizin insan haklarıyla ilgili sonuçları" başlığıyla bir "özel oturum" düzenleyecek. Şimdiye kadar 47 ülkenin destek verdiği "özel oturum" talebi Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği'nden geldi. Konseyde gözlemci sıfatıyla yer alan Türkiye de oturuma destek veren ülkeler arasında yer aldı. BM İnsan Hakları Konseyi'nde şimdiye kadar 28 özel oturum yapılmıştı. Sivil yöneticilerin serbest bırakılması çağrısında bulunan ABD Başkanı Joe Biden da yönetime el koyan askerlere karşı yaptırım uygulanacağını açıkladı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Myanmar'da darbe protestoları, internet hakkı, Clubhouse ve Boğaziçi

Bu hafta hikâyelerimizde Myanmar'daki darbeye yönelik protestolara, “internet hakkına” ve Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör atanmasına yönelik protestolarda Clubhouse uygulamasının rolüne odaklanıyoruz.

11 Şub 2021

Myanmar - Ece Tugay

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Batur Ozan Togay

·

21 Tem 2026

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Birol Oğuz

·

20 Tem 2026

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

Melisa Gülbaş

·

20 Tem 2026

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Faik Bulut

·

20 Tem 2026

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?