Nasıl Göründüğümüz Sorunsalı

Nasıl Göründüğümüz Sorunsalı

Modern olimpiyatların kurucusu Coubertin’in kadınların olimpiyatlarda “estetik” olmayacağını söylediği günlerden kadınların nasıl gözüktüğünü tartıştığımız bu günlere geldik (iç ses: ne kadar da yol kat etmişiz (!)).

Nitekim sosyal medyada kadın sporcuların, özellikle filenin sultanlarının*, nasıl gözüktüğünü konuşur olduk. Mesela biri voleybol maçında “Allah’ın razı olmadığı uygunsuz kıyafetler” giyildiğini söyleyerek musibetleri buna bağladı. Başka biri “oyun alanlarının” kızı olunmaması gerektiğini kıyafet üzerinden açıklamaya kalktı. Bazı gazeteler ise voleybolcularımızın başarısını duyururken yalnızca el fotoğrafı paylaşmayı tercih etti (iç ses: onca güzel fotoğraf arasından olacak iş değil). Peki erkek sporcuların kıyafetlerinin konuşulduğunu duydunuz mu? Ben duymadım. Duyan varsa haber etsin.

Sporda nasıl daha ileri giderizi sorgulamamız gerekirken kalkıp ülkemizi temsil için emek veren ve sonucunda gurur duyduğumuz kadınların görünüşünü sorgulamamız bence hiçbirimizin haddine değil. Hiçbir sporcumuza neden saçını boyattın, neden makyaj yapıp sahaya çıktın, neden oje sürdün gibi bir grup insanın sosyal medyada sorduğu şeyleri soramayız. Ülkemizin sporcularının kıyafetlerine yönelik hiçbir şey mi soramayız peki gerçekten? Bence sorulabilecek tek soru var: siz size verilen kıyafetlerle rahat mısınız? Cevap evetse, gerisi bizi hiç ilgilendirmez.

Fakat eğer sporcularımız çıkar da biz kıyafetlerden rahatsız oluyoruz derse, işte o zaman değişim için yanlarında durabiliriz. Örneğin, Alman jimnastik takımı, jimnastik kıyafetlerinin kadınları objeleştirdiği gerekçesiyle olimpiyatlarda normalde giyilen kıyafetlerden farklı olarak uzun kıyafet giymeyi tercih etti. Takım üyesi Voss ise bu durumu çok iyi açıklıyor, fazla söze gerek yok: “herkesin rahat hissetmesini ve istedikleri herhangi bir şeyi giyebileceklerini ve kısa veya uzun kıyafet fark etmeksizin mükemmel gözüküp mükemmel hissedebileceklerini göstermek istedik.”

*Filenin sultanları kavramını Türkçe dersinde dolaylama örneği olarak öğrendiğimiz andan beri çok sevmişimdir. Fakat bu sene bu kavramın cinsiyetçi olduğu yönünde birkaç tweet okuyunca üzerine düşünmeye başladım. Sultan kelimesi hem kadınlar hem erkekler için kullanıldığı için filenin sultanları ifadesi bana cinsiyetçi gelmiyor. Twitter’da anket yapıp takipçilerime sorduğumda da %80’inin bu ifadeyi cinsiyetçi bulmadığını fark ettim. Bu soruyu özel olarak kadın takipçilerime yönelttiğimde (sadece kadınların cevapladığını varsayıyorum) ise bu ifadenin cinsiyetçi olmadığı görüşünde olanların oranı %77’ydi. Tabii ilk anketime 157 ikinci anketime ise 110 kişinin katıldığı düşünüldüğünde benim yaptığım anket ne kadar dikkate alınmalı emin değilim. Bunun yanı sıra, dikkate alınsa da çoğunluğun dediğinin hele de cinsiyetçilik söz konusu olduğunda mutlak doğru kabul edilmesini de destekleyen biri değilim. Peki bir anlam yüklemeyeceksem neden anket yaptım? Sanırım sadece filenin sultanları ifadesinin cinsiyetçi olmadığını bir tek ben mi düşünüyorum sorusunu merak ettim ve beki siz de merak ediyorsunuzdur diye bu oranları sizlerle de paylaşmak istedim. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

GünebakanGünebakan

BÜLTEN SAYISI

Olimpiyatlar ve Kadın

Gelin bu ay güne olimpiyatlarda kadın konusu üzerinden bakalım. Bu arada, bu sene olimpiyatlarda madalya alan sporculara günebakan buketi verildiğini fark ettiniz mi? Evet, her yerdeyiz!

10 Eyl 2021

https://roadtotheolympicsblog.wordpress.com/2016/06/03/gender-in-the-olympic-games/

YAZARLAR

Günebakan

Hadi gelin, güne bakalım.

İLGİLİ OKUMALAR