NBA'de Sezonun İlk Yarısına Bakış: Bölüm 2

Geçen hafta favorilere bir bakış attığımız NBA değerlendirmemizde bu hafta plase veya sürpriz olarak nitelendirilebilecek takımları ele alıyoruz. Bu takımlardan bazıları bir veya iki hamleyle seviye atlayabilecek durumdayken, bazılarının daha fazlasına ihtiyacı var.
NBA'de Sezonun İlk Yarısına Bakış: Bölüm 2

Milwaukee Bucks

  • Giannis’in Kullanımı: Yunan süperstar, son iki sezonda MVP ödülünü kazanırken, normal sezonda gösterdiği etkiyi playoff’lara tam anlamıyla yansıtamamıştı. Bunun önemli bir nedeni, şutunun zayıflığı olsa da, esas sorun oyuncunun kullanımıyla alakalıydı. Giannis’in top elindeyken tepeden hücum ettiğinde yıkıcı bir etkiye sahip olduğu yadsınamaz. Ne var ki, playoff zamanı geldiğinde takımların Milwaukee’ye karşı ortayı kalabalık tutarak oyuncuya alan bırakmaması, süperstar forvetin etkinliğini son iki playoff’ta bir hayli azalttı. Böylece, Bucks her iki playoff’ta da hayal kırıklığı yaşadı. Bu sezona gelindiğinde, Coach Budenholzer’ın Giannis’in kullanımında bazı değişiklikler yaptığı görülüyor. Antetokounmpo, artık sadece tepeden hücum etmiyor. Topsuz katlar, devrilen oyuncu olarak oynadığı ikili oyunlar ve sırtı dönük oynadığı oyunlar da Giannis’in bu sezon cephaneliğine eklediği önemli silahlar haline geldi. Bu silahların normal sezonda çok da büyük bir önemli yok, zira Milwaukee geçtiğimiz iki sezon da çok iyi bir normal sezon takımıydı. Playoff zamanı geldiğinde ise, bu silahların etkin şekilde kullanımı Bucks’ın bir adım ileri atmasını sağlayabilir. Bunun yanında, bu sezon daha fazla beş numarada kullanılması, Giannis’in hem hücum hem de savunmadaki etkinliğini arttırıyor. PJ Tucker’ın Houston’dan takas edilmesi de, Giannis’in bu pozisyonda daha fazla oynayacağını işaret ediyor.


  • İkincil Oyuncuların Performansı: Milwaukee’nin geçtiğimiz iki sezonda yaşadığı hayal kırıklığının sebeplerinden bir tanesi de, yardımcı oyuncuların istikrarsız performansı olmuştu. Bucks bu oyuncuların en istikrarsızı, ya da istikrarlı olarak kötü olanından, yani Eric Bledsoe’dan Jrue Holiday takasında kurtuldu. Holiday, Bledsoe’dan çok daha güvenilir bir oyuncu olsa da, o da bu takımla henüz bir playoff deneyimi yaşamadı. Diğer taraftan, Milwaukee’nin en iyi ikinci oyuncusu konumundaki Khris Middleton’ın da playoff’ta zaman zaman sorun yaşadığını gördük. Ayrıca, kritik anlarda sorumluluk almaktan çekinmeyen George Hill gibi bir veteranla da sezon başında yolları ayırmışlardı. Geçtiğimiz iki sezonun kötü anıları, takımın üstündeki şüpheleri devam ettiriyor; fakat bu durum Bucks’ın şampiyonluk yolunda bir kenara atılması gerektiğini göstermiyor.

Phoenix Suns

  • Düzen: Suns, bu sezon gerçek bir düzen takımı haline geldi. Maç başına yaptıkları 27 asistle, Warriors’ın ardından bu istatistikle lig ikincisi durumundalar. Chris Paul gibi kontrol delisi bir guard’a sahipseniz, bunun olmasını beklemeniz gerekir. Paul’ün takıma katılması, sadece oyun düzenini değil, takımın rol dağılımını da tamamen yerine oturtmuş durumda. CP3 ana top yönlendirici konumundayken, Devin Booker bu takımın ana skoreri. Bu sezon önemli çıkış yakalayan Mikal Bridges ve Cam Johnson, tecrübeli Jae Crowder ile birlikte hem güvenilir şutörler hem de birkaç pozisyonu savunabilen kanat oyuncuları. Bu üç oyuncuyla benzer özelliklere sahip Torrey Craig de Milwaukee Bucks’tan kadroya dahil edildi. Deandre Ayton ve Dario Saric ise hem yan yana hem de birbirlerinin yerine oynayabilen, oyuna farklı şekillerde katkı sağlayabilen uzunlar. Cameron Payne de yedek oyun kurucu olarak beklentilerin çok üzerinde bir performans sergiliyor. Suns, her anlamda oldukça dengeli bir ekip. Hücum ve savunma istatistikleri de bunu doğrular nitelikte. 100 pozisyon başına 116 sayı atan ekip, 109 sayı yiyor ve bu iki alanda sırasıyla NBA genelinde sekizinci ve beşinci sırada bulunuyorlar.

Fotoğraf: 12News.com/AP Photo


  • Tavan: Suns’ı normal sezonda başarıya ulaştıran dengeli ve düzenli oyunu, oyunculardan maksimum verimi almalarını sağlıyor. Bununla beraber, playoff’ta en üst seviyeye ulaşmaları için mevcut oyunlarının üstüne koymaları gerekiyor. Phoenix ile ilgili sorun da tam burada ortaya çıkıyor: Mevcut performanslarının kısa vadede üstüne koyabilecek potansiyelleri var mı? Suns iyi bir kadro olsa da, eksikleri de olan bir kadro. Chris Paul’un sağlıklı kalıp kalamayacağı, Devin Booker’ın savunmada yarattığı zaafın onlara ne kadar problem yaratacağı, Paul ve Booker dışında kendi şutunu yaratabilen oyuncularının olmayışının onları hücumda ne kadar sınırlandıracağı gibi belirsizlikler mevcut. Bu belirsizlikler yüzünden playoff’ta üst turları kovalamaları bu sezon için zor olacak gibi görünüyor. Suns, zirvedeki diğer takımlara kıyasla belki daha yüksek tabana sahip bir ekip; fakat yine bu rakiplerinin pek çoğuna göre tavanı düşük kalıyor.

Portland Trail Blazers 

  • Dame Time: NBA, maçların son beş dakikasında sayı farkının beş veya daha az olduğu durumlara “Clutch Time” adını veriyor. Kariyeri boyunca bu anlarda yaptığı kahramanlıklarla tanınan Damian Lillard, bu sezon seviyeyi akıl almaz bir noktaya taşıdı. All-Star guard sezonun bu bölümüne kadar clutch time’da %60 saha içi, %53 üçlük ve %100 serbest atış isabetiyle tam 124 sayı attı. Portland’ın bu sezon şu ana kadar oynadığı 41 maçın 24’ünde “clutch” durumu yaşandı. Bu 24 maçta Blazers tam 18 galibiyet aldı ve takımın derecesi şu an 25-17. CJ McCollum ve Jusuf Nurkic’in de uzun süren sakatlıklarını eklersek, Lillard’ın bu takımı tek başına iddialı konumda tuttuğu çok daha net anlaşılıyor. McCollum’un sahalara dönmesiyle Lillard’ın üstündeki yük biraz hafifleyecek. Nurkic’in de birkaç hafta içinde takıma dönmesi bekleniyor.

Görsel: sportco.io

  • Savunma: Sezon başında Robert Covington ve Derrick Jones Jr.’ı takıma katan Blazers, kağıt üstünde daha iyi bir savunma takımı olacağı izlenimini veriyordu. Ne var ki, sahadaki gerçekler her zaman kağıttakiyle uyumlu olmuyor. Portland, 100 pozisyon başına yediği 117 sayıyla şu an NBA’in bu istatistikte en kötü ikinci takımı konumunda. Bunda, Jusuf Nurkic’in sezon başında sakatlanarak uzun süredir oynayamaması önemli olsa da, onun yerine oynayan Enes Kanter’in savunmada pozisyonunun en kötü oyuncularından biri olması daha da büyük bir etken. Nurkic sakatlıktan döndükten sonra Portland savunmasını yeniden değerlendirmek gerekir; ancak bu takımın ortalama bir savunma takımı olma ihtimali bile yok denecek kadar az. Özellikle maç sonlarında Lillard, McCollum ve Carmelo Anthony beraber oynadığında hücumda kazandıklarının önemli bir bölümünü savunmada kaybediyorlar.

Dallas Mavericks

  • Luka Doncic: Mavericks sezona hayal kırıklığı yaratan bir başlangıç yaptı ve Batı Konferansı’nda şu ana kadar ancak sekizinci sırada kendilerine yer bulabildi. 22-19’luk dereceyle %50 galibiyet yüzdesinin çok az bir farkla üstündeler. Yine de Dallas Mavericks ile ilgili umutlu olmak için bazı nedenler var ve Luka Doncic’e sahip olmaları tabii ki bu nedenlerin en başında geliyor. Doncic, ligdeki üçüncü sezonunda da muhteşem performansına devam ediyor. Sloven guard, 28,8 sayı, 8,4 ribaund ve 9,3 asist ortalamalarıyla oynarken, bu takım için ne denli önemli olduğunu anlatan iki istatistik daha var: Doncic, Mavericks hücumlarının %36’sını kendisi kullanırken, takım arkadaşlarının bulduğu isabetlerin %47’sinin de asistini yapıyor.

Fotoğraf: nbaanalysis.net/USA Today Sports

  • Kadro Kalitesi: Luka Doncic dışında bu takımda fark yaratması beklenen ikinci oyuncu konumundaki Kristaps Porzingis, sakatlıkların da etkisiyle bir türlü ritim yakalayamadı. Sezon başında takıma katılan Josh Richardson’ın da hem dış savunmasıyla hem de hücumda şut ve dripling tehdidi ile Mavericks’e çok uygun bir parça olacağı düşünülüyordu. Ne var ki, Richardson da tıpkı Porzingis gibi bir türlü istenilen formu yakalayamadı. Tim Hardaway Jr., Jalen Brunson, Maxi Kleber ve Dorian Finney-Smith gibi bu takmın diğer önemli oyuncuları ise çok faydalı özellikleri olmasına rağmen, son derece sınırlı oyuncular. Playoff’ta bu tip oyuncuların hem hücumda hem de savunmada hedeflendiğini yıllardır görüyoruz. Bu dezavantajına rağmen, Mavericks’in geçtiğimiz sezon ilk turda Clippers’a ne denli zor anlar yaşattığı da unutulmamalı. Ligin ikinci yarısında formunu yükselten bir Porzingis ve Richardson ile yine rakiplerin eşleşmek istemeyeceği bir takım olacaklar.  

Miami Heat

  • Sertlik: Sezona 11 galibiyet ve 17 mağlubiyetle başlayan Heat, Şubat ortasından itibaren çıkışa geçerek son 15 maçta 11 galibiyet elde etti ve yeniden playoff potasına girmeyi başardı. All-Star arasından sonra üst üste dört maçla seriyi sürdürseler de, son üç maçlarını kaybettiler. Açıkçası, şu anki istikrarsız görüntüsüyle Heat’i bu listeye yazmak biraz abartılı görünebilir; ancak bu takımın sahaya koyduğu savunma sertliği, onları her zaman korkulan bir rakip haline getiriyor. Sezon boyunca inişli çıkışlı bir performans gösterseler de, savunmaları yine ligin en iyileri arasında. Heat, 100 pozisyon başına yediği 109 sayıyla ligde bu alanda beşinci sırada. Rakibe verdiği üç ve iki sayılık isabet oranlarında da Miami yine ligin üst sıralarında yer alıyor. Sağlıklı girdiği bir playoff’ta Heat doğudaki her takıma zorluk çıkarabilecek savunma sertliği ve uzmanlığına sahip.

  • Hücum Sıkışıklığı: Miami bu sezon temel oyuncularını sağlıklı tutma konusunda büyük sorun yaşadı. Takımın dört temel parçasından Goran Dragic 15, Jimmy Butler 14, Bam Adebayo 6 ve Tyler Herro 11 maçta forma giyemediler. Goran Dragic, sahip olduğu tehditlerle bu takımın en önemli hücumcusu. Butler ise hücumun sıkıştığı anlardaki en önemli sorun çözücü konumunda. Sakatlıkların da etkisiyle sezon boyunca hücumda büyük problem yaşayan ekip uzun süre Adebayo’nun sırtında gitmek zorunda kaldı. Bam Adebayo muhteşem bir oyuncu olsa da, hücumu tek başına taşıyabilecek niteliklere sahip bir oyuncu değil. Nitekim, Heat 100 pozisyon başına attığı 108 sayıyla hücum verimliliğinde lig 25.’si. Miami’nin ortalama bir hücum takımı olmasının tek yolu oyuncularının, özellikle de Goran Dragic’in, sağlıklı kalabilmesi. Dragic’in sakatlığa yatkın bir oyuncu olması, bu konudaki soru işaretlerini arttırıyor. O olmadığında da, Heat’in hücum sıkışıklığı bir hayli artıyor. 

(Portland clutch istatistikleri nba.com’dan, diğer istatistikler basketball-reference.com’dan alınmıştır)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Tematik #4

NBA Sezonuna Bakış, Elgin Baylor'ın Irkçılığa Karşı Mücadelesi

23 Mar 2021

Los Angeles Daily News

YAZARLAR

Berkhan Günaydın

Yazar @ Punto

İLGİLİ OKUMALAR