New Orleans Pelicans-San Antonio Spurs

New Orleans Pelicans-San Antonio Spurs

Batı Play-In’inin alt tarafındaysa Pelicans ve Spurs yer alıyor. Bu eşleşmeyi kaybedecek ekip evine dönecekken, kazanan 7-8 eşleşmesinin mağlubuyla sekizinci sırayı almak için mücadele verecek.

New Orleans Pelicans sezona Zion Williamson belirsizliğiyle başladı. Sezona sakat gireceği açıklanan Williamson bunun yanında yönetimle de sorunlar yaşadı. En iyi oyuncusunun sezonun bir noktasında geri döneceğini uman Pelicans’ın umudu maalesef gerçeğe dönüşmedi. Williamson’ın yanında takımın en iyi ikinci oyuncusu Brandon Ingram da sezonun ilk birkaç maçında oynadıktan sonra sakatlık sebebiyle uzun süre forma giyemedi ve sezon boyunca sadece 55 maça çıktı. Bu ortamda New Orleans doğal olarak sezona çok kötü bir başlangıç yaptı ve ilk 20 maçta sadece dört galibiyet elde edebildi.

Ingram’ın Kasım ayının ortalarında takıma dönmesi ve koç Willie Green’in rotasyonu yavaş yavaş oturtmasıyla Pelicans çok daha iyi bir takım görüntüsü çizmeye başladı. Aralık ayından itibaren galibiyetler de geldi. Sezon sonuna kadar çok istikrarlı olduklarını söylemek mümkün olmasa da, en azından sezon başındaki uzun mağlubiyet serileri ortadan kalktı. Takas döneminin son günlerinde Portland Trail Blazers’tan takıma katılan CJ McCollum ile Pelicans hücumda çok becerikli bir opsiyona daha sahip oldu ve daha tehlikeli bir takım haline geldi. Sezonu savunmada maç başına 112 reytingle 18. Sırada tamamlayan ekip, hücumdaysa 111,2 reytingle 19. Sırada yer aldı. Ingram ve McCollum’un daha fazla beraber oynadığı son 15 maçtaysa hücum verimliliği 117,5’e kadar yükseldi.

San Antonio Spurs için Play-In potasının sezon başı hedeflerinin bir hayli üstünde olduğu rahatlıkla söylenebilir. Takımın iki tecrübeli oyuncusundan LaMarcus Aldridge’i geçen sezonun son bölümünde serbest bırakan, DeMar DeRozan’ı da sezon başında sign & trade ile Chicago Bulls’a gönderen ekip bu sezonu genç oyuncularının gelişimi için kullanacağının, yani Playoff’un öncelikli hedef olmadığının işaretini vermişti.

Sezon boyunca öncelikli hedefini gerçekleştiren Spurs, bu yolda yine beklendiği şekilde çok rekabetçi bir performans gösteremedi. Şaşırtıcı olansa, bu takımın elindeki oyuncu grubuyla savunma temelli bir takım olması ve hücumda çok zorlanması beklenirken, işlerin tam olarak böyle gelişmemesiydi. Spurs, savunmada 111,7 reytingle 16. Sırada sezonu tamamlayarak ortalama bir performans sergiledi. Hücumdaysa 111,9 reytingle 17. Sırada sezonu yine ortalama bir noktada tamamladı. Takımın hücumda beklentileri aşmasının bir numaralı sebebi ligin en hızlı oynayan takımlarından biri olması. PACE istatistiğinde maç başına 100,51 hücumla sezonu altıncı tamamlayan ekip, oyun yarı sahaya kalınca hala bir hayli zorlanıyor.

Sezonun büyük bölümünde Play-In potasının dışında kalan ekip son bölümde fikstür avantajını iyi kullanarak gaza bastı ve üstündeki Los Angeles Lakers’ın saç baş yolduran performansının da etkisiyle 10. Sıraya yerleşmeyi başardı. Sıralamadaki pozisyonu kesinleştikten sonra kaybettiği üç maçın öncesindeki 10 maçta Spurs sekiz galibiyet aldı.

Ingram ve McCollum’un varlığıyla yarı saha basketbolunu tercih eden Pelicans’a karşı hızlı hücum etmeyi seven Spurs’ün karşılaşması oldukça eğlenceli ve çekişmeli bir maç vadediyor. Pelicans iyi hücum edip rakibini yarı sahaya mahkûm ederse avantajı alan taraf olacak. Aksi takdirde Spurs atletik oyuncularıyla oyunun kontrolünü eline alabilir. Normal sezonda oynanan dört maçın üçünü San Antonio kazandı. Tahmin yapmanın çok zor olduğu maçta ev sahibi avantajı ve kadro kalitesiyle Pelicans küçük bir farkla favori.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş