New York’ta nikah kıyabilmek, 2. Dünya Savaşı ve Tinder

Geçtiğimiz ay, boş boş oturduğum bir Pazar günü New York Eyaletinde nikah kıyma sertifikası aldım. Bu da demek oluyor ki, New York’ta gerçekleşecek nikahlarınız için bana mail atabilirsiniz. Cidden. Bu da beni evlenme, hayat, aşk üzerine düşündürdü tabii. En tuhafı da aklım bir anda 2. Dünya Savaşı döneminde savaşa gitmeden evlenen askerleri düşündürdü. Steven Mintz ve Susan Kellogg’un 1988’de ‘Domestic revolutions: a social history of American family life’ kitabında paylaştığı üzere, 1917 yılında Amerika’da erkeklerin zorunlu olarak askerliğe çağrılması ile evlilik oranları %250 artmış ve yükselmeye devam etmiş. Bu say Pearl Harbour ile %60 daha yükselmiş.
Savaşa gitmeden insanların evlenmesinin birçok nedeni varmış; sabırsızlık, devletten para alma, savaşa gitmeyi geciktirme. Ama bana en ilgi çekici gelen savaşta ölme ihtimalleri olduğu için evlenmeleri oldu. Bu neden bana çok mantıklı geldi, savaş gibi belirsiz ve her an her şeyin olabileceği bir karanlıkta evlilik adeta geri dönüşün bir garantisi gibi bir kesinlik veriyor. Savaşan askerlerin, evde bekleyenleri olduğunu, hayata tutunmaları için bir neden olduğunu hatırlatıyor. Bir açıdan da yalnızlık korkusuna karşı bir panzehir. Yalnız ve korku dolu günlerde sevdiği kişinin resmine bakmak, ondan mektuplar almak o korkunç günlerde bir umut ışığı gibi parlıyor.
‘Eee Yasmin bundan bize ne?’ diyorsunuz değil mi? Haklısınız. Açıklayayım. Pandemiyi savaşa, bizleri de askere benzetmek gibi olmasın ama biz de bir yandan belirsizlik bir yandan sosyal hayatlarımızın neredeyse sıfıra indiği bir dönemden geçiyoruz. Tanımadığımız biri ile çıkmayı bırakın, arkadaşlarımızla zar zor buluşuyoruz. Zaten nereye çıkacağız, her yer kapalı. Acaba diyorum, Tinder ve Bumble gibi uygulamalar üzerinden yabancılarla konuşup sevgi tohumları ekmek bir açıdan bizim bu belirsizliğe tutunma yöntemimiz mi? İlgi ve sevgi arayışında buralara mı geldik?
Bu soruları yazarken kendimi Upper East Side’da camından bakarak ilişkileri ile ilgili makale yazan Carrie Bradshaw gibi hissediyorum. Ama bilemiyorum, sanki askerleri normal hayatlarına bağlayan geride bıraktıkları eşleri gibi, bizi de normal sosyal hayatımıza bağlayan bu ilgi için konuştuğumuz kişiler ve kullandığımız uygulamalar.
Bu yazı 20liğin "nikah kıyabilme, herkes için aşk ve ötelabel+" adlı bülteninde yayımlandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR



