
Çok severek giydiğim bir pantolonum var, o kadar seviyorum ki anneannem bana başka kumaşlardan farklı versiyonlarını yaptı. Elinizde tuttuğunuzda ucunda ince ipler olan masa örtüsü gibi bir şey. Ama çeşitli yöntemlerle bağladığınızda bol paça bir pantolona dönüşüyor. Hani Asya/Avustralya’da backpackerların giydiği, fil motifli bol pantolonlar vardır ya, onun gibi bir şey.
Neyse, kısaca bu pantolonu ben hep arkadan bağlarım. Tabii bu da demek oluyor ki, o fiyongun ucunu çektiğiniz an tüm pantolon çözülerek yere düşüyor. Bu bende anlamsız bir korku yarattı. Sanki sokakta yürürken biri gelip arkadan bağladığım pantolonumu çözecek sonra da “hihi” diye gülerek kaçacak. Bu korkuyu başka arkadan bağlanan kıyafetler için de hissediyorum. Tabii yine de ‘korkunun ecele faydası yok’ diyerek arkadan bağlamalı şeyler giymeye devam ediyorum. Ama bilin ki tetikteyim. İplerime yaklaşırsanız sizi KESERİM!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




