Neden yaz hâlini konuşuyoruz?

Görsel betimleme: Görselde Guim Tio'nun çizimiyle suyun içinde duran kırmızı mayolu bir insan yer alıyor. Yüzü suya, sırtı bize dönük duruyor.
Okul, çocukların bireysel ve kolektif hafızasında önemli bir yer tutsa da okulun eğitim ortamının tek yeri olmadığını -özellikle pandemi sürecindeki deneyimlerimizle- anlamış olduk. Yazın okulların kapanmasıyla birlikte eğitim ortamlarının ortadan kalktığını ya da bittiğini düşünmek de eğitimi yalnızca “okul” içine sığdıran bir yargıya dönüştürüyor.
Yaz, şüphesiz tatili, denizi ve birçok başka şeyiyle hafızamızda yer ediyor. Ancak kimilerimiz yaz deyince çalışmayı, işçi olmayı, okula ve arkadaşlıklara duyulan büyük özlemi hatırlıyor.
“Çocukluğu benim gibi taşrada geçenler için en iyi sosyalleşme alanı okuldu. Bu yüzden, o zamanlar 3 aylık kesintisiz süren aradan pek hoşlanmaz, bir müddet sonra sıkılacağımı bilirdim. Zorunlu eğitimimi tamamladığım okul, geniş imkanları olmayan, taşımalı sistemle birbirine yakın köy ve lokasyonlardan topladığı öğrencileri bünyesinde barındıran bir okuldu. Genelde mesleğinin ilk yıllarında olan öğretmenler buraya atanırdı. Dolayısıyla öğretmen sirkülasyonu fazlaydı. O yıl dersimize giren öğretmenin seneye olmama ihtimali biraz huzursuz ediciydi. Öte yandan, mevsimlik tarım işçisi olan çok fazla arkadaşım vardı. Bazen başka bir yere göçüp, birkaç sene sonra geliyorlardı. Üçüncü sınıfı beraber okuduğum arkadaşımı, bir daha beşinci sınıfta gördüğüm olurdu. O iki seneyi başka bir yerde geçirirdi. Bazıları ise gitti, bir daha gelmedi. Onlardan birine, çalışmaktan kolları ağaç gövdesi gibi kalınlaşmış, boyu hep aynı kalmış Sait’e selam ederim. Bu bülteni okuyamayacak olsa da.” - Yakup Yıldırım, Operasyon ve Bütçe Sorumlusu & Podcast Yapımcısı
Mevsimlik tarım işçisi çocuklar, her yıl yaz aylarında aileleriyle birlikte ya alışık oldukları ya da hiç bilmedikleri bir bölgeye gidiyor. Mevsimlik tarım işçisi olan çocuklar, çocuk işçiliğine zorlanan çocuklar ve yazın kendisine alan yaratıl(a)mamış çocuklarda öğrenme kaybı ortaya çıkıyor. Yazın verilen ara, kimi çocuklar için olumlu olsa da kimi çocuklar için olumsuz bir durum. Uzun olan yaz tatilleri okullarda öğrenilen bilgilerin öğrenme ritmini sekteye uğratsa da bu ritmi bozan sebeplerin altına bakmak, işin en önemli kısmı. Bu noktada doğru ve sürdürülebilir çocuk koruma politikaları üretmek, geliştirmek ve bakım verenlerin çocuklara destekleri özellikle önemli noktalar. Bu noktalar sağlandığında, okulda öğrenilen bilgi ve beceriler, yazın arkadaşlarıyla kurulan bir diyalogda veya hayalde, görülen bir yerde, okunan bir cümlede, izlenen bir filmde, dinlenen bir müzikte açığa çıkacak ve kalıcı öğrenme sağlanacaktır.
“Etrafta onu yap, bunu yapçıların olmadığı, geride kalan dönemin iyi ve güzel taraflarının hatırlandığı, yeni uğraşlarla haşır neşir olunan, doğayla ve arkadaşlarla bolca zaman geçirilen, bol bol kitap okunan, film izlenen ve oyun oynanan bir yaz dönemi bana hep cazip gelmiştir.” - Yakup yıldırım, Operasyon ve Bütçe Sorumlusu & Podcast Yapımcısı
“Yazın dersten ziyade bütün çocuklar okullarında çeşitli aktivitelere, atölyelere, oyun gruplarına gitmeliler, sosyalleşmeliler, sosyal sorumluluk projeleri hazırlayıp onları uygulamalılar belki. Evet okul dönemi stresli, yoğun bir süreç belki ama yaz döneminde bir anda her şeyden koptuktan sonra yeni döneme okula gitmek istemeyen, eğitim hayatından kopan birçok öğrenci oluyor.” - Cansu Oluk, Okul Öncesi Öğretmeni
“Yaz, eğitimi tamamen bir kenara bırakalım diyeceğimiz bir dönem değil ve olmamalı da bence. Biten eğitim öğretim dönemi ile ilgili kişisel değerlendirmelerimizi yapacağımız ve varsa üzerine koyabileceğimiz çalışmaları planlamak için ayırabileceğimiz bir zaman. Sene içinde pek çok farklı şey ile aynı anda ilgilenmek zorunda kalıyoruz ve kendimizi geliştirmeye ayıracağımız zamanı çoğunlukla anlık müdahale etmemiz gereken olaylara aktarabiliyoruz. Tatil döneminde en önemli şey dinlenmek ve kendine dönmek, “Ben ne istiyorum, nasıl hissediyorum, neye ihtiyacım var?” sorularını kendimize yönelterek bunu yapabileceğimizi düşünüyorum.” - Ceren Karabıyık, Psikolojik Danışman
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş


