Ürdün'de neler oluyor?


Pandemide e-ticaret: Hepsiburada Etki Analizi Pandemi döneminde değişen müşteri beklentileriyle durdurulamaz bir ivme kazanan e-ticaret, hem tüketicilerin hem de işletmelerin hayatında vazgeçilmez oldu. Bu büyüme ivmesinin önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenirken Hepsiburada’nın bağımsız danışmanlık şirketi Deloitte ile yürüttüğü araştırma, Hepsiburada’nın bu dönemde aldığı aksiyonların ve hayata geçirdiği hizmetlerin sonuçlarını somut şekilde ortaya koyuyor. Bu dönemde işletmelerin %82’si için de baskın satış kanalına dönüşen e-ticaret siteleri arasında Hepsiburada üzerinden satış yapan işletmelerin %64’ü pandemi sonrası dönemde de e-ticaretin satışları içindeki payının artacağını öngörüyor. E-ticaret değer zincirinin tamamı için sağladığı çözümlerle ekosistemin gelişmesine ve ticaretin dijitalleşmesine öncülük eden çalışmalarını sürdüren Hepsiburada, pandemi döneminde 30’dan fazla kategoride 50 milyondan fazla ürün seçeneğiyle müşterilerine kesintisiz ve güvenli bir şekilde hizmet sağlamaya devam etti. Kullanıcılar: Ürün çeşitliliği, güvenilirliği, alışveriş deneyimini iyileştiren ve kolaylaştıran yenilikleriyle Hepsiburada; her 5 müşterisinden 4’ünün en sık tercih ettiği e-ticaret platformu oldu. Hepsiburada’nın lojistik çözümü Hepsijet, pandemide müşterilerinin %94’üne zaman kazandırdı; Hepsiburada müşterilerinin %87’si HepsiJet ile teslimat seçeneğinin alışveriş kararlarını olumlu yönde etkilediğini ifade etti. Ayrıca Hepsiburada müşteri memnuniyeti bu dönemde %17 arttı. İşletmeler: Pandemi döneminde Türkiye’nin tüm bölgelerinde 2 kat daha fazla işletme ile hizmet vermeye başlayan Hepsiburada, her 10 işletmeden 7’si için fiziksel mağaza satışlarının azaldığı bu dönemde işletmelerin e-ticaret satışlarına can suyu oldu ve platformdan satış yapan işletmelerin e-ticaret satışları %40 artış gösterdi. Geçtiğimiz bir yılda en fazla büyüme Giresun, Samsun, Isparta, Kırklareli ve Çorum'da görüldü. Her 4 işletmeden 3’ü diğer kargo şirketleri yerine Hepsijet’i tercih ederek müşteri memnuniyetlerini en üst düzeye çıkardı; Hepsiburada’nın Hepsiglobal hizmetiyle ihracat yapan işletmelerin %85’i daha önce satış yapmadıkları ülkelere ulaştı. Platform üzerinden satış yapan her 3 işletmeden 1’inin e-ticarete başladığı ilk e-ticaret sitesi olarak Türkiye e-ticaret ekosisteminin büyümesinde öncü rol üstlenen Hepsiburada’nın ekosistemindeki işletmeler, 1,6 milyonu doğrudan olmak üzere toplam 3,5 milyon kişinin geçimine katkı sağlıyor. Dahası: Hepsiburada; ayda 200 milyonun üzerinde ziyaret sayısıyla işletmelerin görünürlüğünü artırmanın yanı sıra sunduğu pazar içgörüleri, eğitimler, e-ticaret lojistiği, kargo hizmetleri ve teknolojik altyapı ile işletmelerin Türkiye’nin tüm şehirlerinde yeni müşterilerle buluşmalarını kolaylaştırdı. Hepsiburada, pandemi döneminde Gebze'deki Akıllı Operasyon Merkezi’ne ek olarak Ankara, İzmir, Erzurum, Diyarbakır ve Adana olmak üzere beş ilde açtığı yeni lojistik merkezleriyle ilgili ürünlerin 24 saat gibi kısa bir süre içinde müşterilerine ulaşmasına imkân sağladı. Pandemi döneminde; bakanlıkların ve valiliklerin iş birliğiyle toplam 1 milyon sağlık malzemesinin sağlık çalışanlarına ulaştırılması, müşterilerinin de katılımıyla ihtiyaç sahiplerine Ramazan Kolisi sağlanması, ek istihdam paketi, Birleşmiş Markalar Derneği üyesi tekstil firmalarına ticari teşvikler gibi desteklerin olduğu birçok uygulama ve programı hayata geçirdi. Kadın girişimcilere e-ticaret ile iş kurma veya işlerini büyütme fırsatı sunma amacıyla oluşturduğu teşvik programı “Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü” ile bünyesindeki kadın girişimcilerin işlerini 98 kat büyütmelerine destek olan ve 19 bini aşkın kadın girişimciye ulaşan Hepsiburada; platformundaki kadın girişimcilerin tüm işletmeler içindeki oranı %23’e yükseltmeyi başardı.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Orta Doğu coğrafyasındaki tüm karışıklığa rağmen sükûnet içinde yaşamaya çalışan Ürdün halkı, geçtiğimiz haftalarda darbe girişimi iddiasıyla sarsıldı. 3 Nisan’da, aralarında eski Maliye Bakanı Besim Avadallah ve eski Veliaht Prens Hamza El-Hüseyin’in de bulunduğu 20 kişinin ülke istikrarına tehdit oluşturdukları gerekçesiyle gözaltına alındığı açıklandı.
- Konuyla ilgili açıklama yapan Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Prens Hamza’nın “bazı kişilerle birlikte ülkeyi istikrarsızlaştırmayı amaçladığını ve kendisine dış güçlerin de yardım ettiğini” söyledi. Bu ithamlar karşısında Prens Hamza, geçtiğimiz cumartesi BBC kanalına bir video mesaj ulaştırarak suçlamaları kabul etmediğini ve ev hapsinde tutulduğunu açıkladı.
- Prens Hamza kimdir? Birleşik Krallık'taki eğitiminden sonra orduda görev yapan Hamza, Kral Hüseyin’in göz bebeğiydi. Kral Hüseyin, 1999 yılında Veliaht Prens olarak Hamza’yı seçti. Ancak Kral öldüğünde Hamza çok küçük ve deneyimsiz olduğu için tahta üvey kardeşi Abdullah geçti. Kral Abdullah, Veliaht unvanını üvey kardeşinden alarak kendi oğluna verdi. Tüm bunlara rağmen babasıyla ciddi bir benzerlik taşıyan Hamza, kraliyet ailesinin en popüler figürü olmaya devam etti. Video mesajında aleyhindeki suçlamaları reddeden Hamza, hükümeti beceriksizlikle suçlayarak “halkın refahının otoriter, yozlaşmış ve kişisel çıkarlarını ön planda tutan bir yönetim tarafından ikinci plana atıldığını” söyledi.
- Bu açıklamalardan üç gün sonra Hamza beklenmedik bir şekilde Kral’a olan bağlılığını açıklayan bir mektup imzaladı. Mektupta Hamza’nın “kendisini Kral’ın ellerine bıraktığını, anayasaya, Kral’a ve Veliaht Prens’e her zaman bağlı kalacağı” ifadelerine yer verildi. Sonrasında yaşanan olaylara ilişkin yayın yasağı getirildi. Her ne kadar soruşturmayı gizli tutabilmek için olduğu söylense de kararın, Genelkurmay Başkanı’nın yalanlamış olduğu ev hapsi iddialarının hafta başında basına sızan bir ses kaydında kanıtlanması üzerine alındığı düşünülüyor.
- Dış müdahale mi? Hükümet darbe girişimi olarak adlandırdığı olayın arkasında başka ülkelerin olabileceği iddiasında bulundu. Akla ilk başta İsrail gelse de Prens Hamza ile birlikte tutuklanan eski Maliye Bakanı, şimdiki Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ekonomi danışmanı Besim Avadallah okları Suudi Arabistan’a yöneltti. İddiaları reddeden Suudi Arabistan, Ürdün hükümetini desteklediğini ifade etse de İsrail merkezli Yediot Ahronot gazetesi, isimsiz Ürdün kaynaklarına atıfta bulunarak Suudi Arabistan ve bazı Körfez ülkelerinin Ürdün’de yaşanan darbe teşebbüsünden haberdar oldukları iddiasında bulundu.
- Halk: Covid-19’un yarattığı ekonomik kriz ülkede işsizliği rekor seviyelere çıkararak yoksulluğun derinleşmesine sebep oldu. Nüfusunun %70’ini Filistinlilerin oluşturduğu Ürdün, ayrıca binlerce Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. İnsan hakları odağında çalışan ABD merkezli sivil toplum örgütü Freedom House, geçtiğimiz günlerde Ürdün’ü “özgür olmayan” ülke olarak sınıflandırdığı bir rapor yayımladı. Kraliyet ailesinde çıkan yolsuzluk iddiaları sebebiyle ülkede zaman zaman protestoların meydana geldiği biliniyor.
- Uluslararası yansımalar: Orta Doğu’daki istikrarın devamlılığı için önemli bir role sahip olan Ürdün’e yaşanan kriz sonrası müttefiklerinden destek mesajları geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, “müttefikimiz Kral Abdullah’ın liderliğinin ABD ve bölge için öneminin farkındayız, bu sebeple Ürdün ABD’nin tam desteğine sahiptir” açıklamalarında bulundu. Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada “Orta Doğu’da barışın kilit ülkesi olan Ürdün’ün istikrar ve huzurunu Türkiye’nin istikrar ve huzurundan ayrı görmüyor, gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz,” ifadelerine yer verildi.
- Ne olacak? Kraliyet içindeki çatlak Ürdün’ün “istikrarlı müttefik” itibarını sarstı. Hâlihazırda Irak ve Suriye’de yaşanan savaşlar sebebiyle bu durumun kısa vadede krize sebebiyet vermeyeceği düşünülse de kalıcı zararlar ortaya çıkabileceği öngörülüyor. Analistler, bu krizin Hamza’nın popülaritesini güçlendirerek muhalefetin desteğini alabileceğine dair yorumlar yaptı ve Kral’ın belirsiz komplo iddialarını bir “darbe” imajıyla kamuoyuna sunmasını sahte gündemler yaratarak tahtını koruma çabası olarak nitelendirdi. Ülkede yaşanan ekonomik krizle başa çıkmaya çalışan Kral’ın bu tarz gündemlerle asıl sorunların üstünü örtme çabasını “büyük bir krizin başlangıcı” olarak yorumlayan uzmanlar, Ürdün’ün Orta Doğu’daki ara buluculuk ve Batı müttefiki rollerini sürdürmesinin zorlaştığını söylüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
CDU/CSU'da başbakanlık yarışı, Ürdün'de darbe girişimi, TBMM gündemi, son raporlar ve araştırmalar
15 Nis 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



