Osman Kavala çıkmazı

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Gezi Parkı eylemlerine ilişkin yargılandığı davada geçtiğimiz şubat ayında beraatine ve tahliyesine karar verilen fakat cezaevinden çıkmadan yeniden tutuklanan iş insanı Osman Kavala hakkında ikinci bir iddianame düzenlendi.
- Kimdir? 1990'ların başından bu yana birçok sivil toplum kuruluşuna destek olduğu bilinen Mehmet Osman Kavala, 2002'den bu yana kâr amacı gütmeyen bir kültür kurumu olan Anadolu Kültür'ün kurucusu ve yönetim kurulu başkanıdır.
- Gezi Parkı davası: Osman Kavala, 18 Ekim 2017’de İstanbul’da gözaltına alındı. Kendisine Türk Ceza Kanunu’nun 312'nci maddesinde düzenlenen “Cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” ve 309'uncu maddesinde düzenlenen “Cebir ve şiddet kullanarak Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçlamaları yöneltildi. Kavala, aynı suçlamalarla tutuklandı. Soruşturmayla ilgili iddianame 19 Şubat 2019’da tamamlandı. İddianame açıklandığında Kavala 490 gündür tutukluydu. İddianamede, 16 kişinin Gezi Parkı eylemleriyle ilgili olarak “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti devirmeye teşebbüs”, “kamu malına zarar verme” gibi suçlarla ağırlaştırılmış müebbet ve 2.970 yıl hapisle cezalandırılmaları talep edildi. 18 Şubat 2020’de mahkeme, oy birliğiyle yurt dışında bulunan sanıkların haricinde bütün sanıkların beraatine, Kavala’nın da tahliyesine karar verdi.
- Kavala tutuklandıktan iki ay sonra Anayasa Mahkemesi’ne, sekiz ay sonra ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu.
- Anayasa Mahkemesi: Kavala’nın bireysel başvuruda bulunduğu AYM, 22 Mayıs 2019’da başvuruyu dosyada hak ihlali görmediği gerekçesiyle 5'e karşı 10 üyenin oyuyla reddetti. Yüksek mahkeme Kavala'nın tutuklama kararında; Gezi olaylarının yöneticisi ve organizatörü olduğu, eyleme katılan kişilere maddi yardımda bulunduğu, ayrıca 15 Temmuz darbe teşebbüsüne katıldığı yönünde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunun ileri sürüldüğünü belirtti. Karara muhalefet eden beş üyenin arasında AYM Başkanı Zühtü Arslan da yer alıyordu. Arslan, şerhinde Kavala’nın Gezi olaylarına katılmış ve bu olayları desteklemiş olmasının tek başına bir suç işlediğini göstermeyeceğini belirtmişti.
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: AİHM, 10 Aralık 2019’da Kavala’nın başvurusuyla Türkiye'nin Kavala davasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5'inci ve haklara getirilecek kısıtlamaların sınırlanmasıyla ilgili 18'inci maddelerini ihlal ettiğine karar verdi. Kararda, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklandığı belirtilerek derhal serbest bırakılması gerektiği kaydedildi.
- FETÖ davası: Şubat ayında beraatine ve tahliyesine karar verilen, ancak başka bir soruşturma kapsamında cezaevinden çıkmadan yeniden tutuklanan iş insanı Osman Kavala hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ikinci bir iddianame hazırlandı. İddianamede Kavala ve aynı dosyada şüpheli sıfatıyla yer alan Orta Doğu uzmanı Henri Jak Barkey'nin "FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle hareket ettikleri" ve "15 Temmuz darbe girişiminde rol aldıkları" ileri sürülerek TCK'nın 309 ve 328'inci maddeleri kapsamında "anayasal düzeni değiştirme" ve "casusluk" suçlamaları yöneltildi. Kavala ve Barkey hakkında TCK'nın 328'inci maddesi uyarınca 20 yıla kadar ve 309'uncu maddesi uyarınca da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
- İç politika: Kavala hakkında Gezi davasında henüz bir karar verilmeden önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısında “bu (Gezi eylemlerini kastederek) masum bir ayaklanma hadisesi değildir. Ciddi anlamda perde arkasında Soros türü bazı ülkeleri ayaklandırmak suretiyle oraları karıştıran tiplerdir. Bunun malum Türkiye ayağı (Osman Kavala’yı kastederek) hapisteydi. Onu bir manevrayla beraat ettirmeye kalktılar” ifadesini kullandı. Gezi davasında Kavala’nın beraat ettiği günün akşam saatlerine doğru ise HSK, dava kapsamında beraat kararı veren üç hakim için inceleme ve soruşturma izni verdi.
- HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, bu durumu “Demirtaş için de aynısı yapılmıştı, dolayısıyla bu devletin içinde farklı kanatların çok sert bir mücadelesinin ya da kavgasının devam ettiğini gösteriyor” şeklinde yorumladı.
- Dış politika: ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Cale Brown, 27 Temmuz 2020’de Osman Kavala'nın tutukluluğunun 1000'inci gününe girdiğini hatırlatmış ve açıklamasında, "ABD, uluslararası yükümlülükler ve taahhütlere saygı duyulmasının öneminin altını çizmişti. Türkiye'yi, adalet ve hukukun üstünlüğüne yönelik kendi taahhüdünü yerine getirmeye ve Osman Kavala'yı serbest bırakmaya, Kavala'nın davasının adil, şeffaf ve hızlı şekilde çözüme kavuşturulması için gayret göstermeye çağırıyoruz" demişti. Avrupa Birliği Sözcüsü ise Kavala'nın tutukluluğuyla ilgili açıklamasında Türkiye'de “temel hak alanlarında yaşanan gerilemenin kaygı verici olduğunu” belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftaki hikâyelerimizde KKTC'de gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimine, Osman Kavala davasına ve Sayıştay raporlarına odaklanıyoruz.
15 Eki 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



