Osmanlı Basınında Yüz Yıl Önce: Ekim 1921

Ekim 1921
Osmanlı Basınında Yüz Yıl Önce: Ekim 1921

Hazırlayan: Emel Seyhan


Tramvay Amelesinin Grevi Devam Ediyor

1 EKİM 1921 İKDAM

Dünkü nüshamızda tramvay şirketi amelesinin acemi vatmanların kumpanya tarafından alınmasına karşı beş saat kadar grev yaptığı ve Sıyanet Cemiyeti’ne mensup amelenin sosyalistlerin bu hareketine itbâ etmeyerek (uymayarak) on bir arabayı işlettiklerini yazmıştık. Amele arabaları depolara sevk eyledikten sonra zabıta işe müdahale ile çalışmak isteyenleri işleri başına davet eylemiş ise de on bir arabada çalışanlardan maada bütün amele çalışamayacağını bildirdiğinden dün sabah halk tramvaylardan istifade edemeyerek yağmur altında işleri başına gitmeye mecbur kalmışlardır. Evvela tramvay kumpanyası müstahdemini işlemek isteyen Sıyanet Cemiyeti mensuplarına fiilen mümanaatta bulunmak (engel olmak) için geçen grevde yapılmış olduğu gibi çoluk çocuklarını depoların önüne yığarak arabaları dışarı çıkartmamayı kararlaştırmışlar ise de öteden beri grev hareketini takip etmekte olan Türkiye Sosyalist Fırkası şubelerine telefonla evvelki günkü hareketin bir grevden fazla bir protesto mahiyetinde olduğunu bildirmiş ve işleri başlarında bulunmaları lüzumunu ameleye tavsiye eylemişlerdir. Bu rücu karşısında kendisini kuvvetli zanneden tramvay kumpanyası amelenin iş istemelerine mukabil derhal cereyanı keserek arabaların dışarıya çıkmasına mümanaat eylemiş ve müşevvik olanlar hakkında tahkikata başladığını bunların azledileceğini beyan eylemiştir. Bu beklenilmeyen vaziyet karşısında kalan Sosyalist Fırkası Reisi Hilmi Bey icap eden mahallere müracaatla amelenin her zaman işe hazır bulunduklarını ancak evvelce şirkete karşı serdettikleri metalibatın müzakeresi için bir zaman tayininin lazım geldiğini bildirmiş ve dünkü hareketi de umumi grev ilan edileceğini göstermek üzere tehdit mahiyetinde bir hareket olmak üzere icra eylediklerini arz eylemiştir. Şirket nezdinde yapmış olduğumuz tahkikata nazaran şirket amelenin bu hareketini kanuna ve nizamata mugayir serkeşane bir hareket addetmekte ve mütecasirlerinin her halde işlerinden çıkarılmak suretiyle tecziyesi cihetine gidileceğini beyan eylemektedir.


Tramvay İşliyor

2 EKİM 1921 İLERİ

Tramvay amelesi aldıkları talimat mucibince dün sabahtan beri tekrar işlerine başlamışlardır. Evvelki gün Kuva-yı İşgaliye Vekili General Monbelli’nin taht-ı riyasetinde bir heyet-i mahsusa teşkil edilmiş ve amele ihtilafı hakkında müzakeratta bulunmuştur. Sosyalist Fırkası Reisi Hilmi Bey heyetinin huzurunda amelenin nokta-i nazarlarını izah etmiş ve daha ziyade mağduriyetlerine meydan verilmemesini heyetinden bilhassa talep etmiştir. Bunu müteakip şirket müdürünün izahatı istimâ edilmiştir. İcra ettiğimiz tahkikata göre hükümet ile şirket arasında mün’akid mukavelenamede Osmanlı tebaasından olmayan eşhasın şirkette istihdam edilemeyeceği hakkında bir sarahat mevcuttur. Binaenaleyh tramvay amelesi Rus vatmanların şirkete kabullerini istikballeri nokta-i nazarından muvafık görmediklerinden bir protesto mahiyetinde olmak üzere Perşembe ve Cuma günleri çalışmamışlardır.


Sevr Tetkik ve Tadil Edilmelidir

3 EKİM 1921 YENİ GÜN

Ankara 30 Eylül- Tan gazetesi mühim bir başmakalesinde âtideki mütalaayı serdediyor. Atina Hükümeti iki maksatla faaliyet-i askeriyeye başlamıştı: Ankara’nın zaptı, Anadolu ordusunun imhası. Halbuki Ankara zapt edilemediği gibi Kuva-yı Milliye o kadar az hasara uğramıştır ki hal-i ricatta bulunan Yunan ordusunu hırpalanmaktan hali kalmıyor. Türk Yunan ihtilafının hal ve tesviyesi için Sevr Muahedesi’nin makûlat (akla uygun) ve adalet esasına ibtinaen (dayanarak) tetkik ve tadilinden başka çare yoktur.


Times’in Mühim Bir Makalesi

6 EKİM 1921 YENİ GÜN

Ankara 3 Teşrinievvel- Times gazetesi bu makalesinde diyor ki: Mustafa Kemal Paşa Yunanlıların say ve gayretlerini tamamıyla akim bırakmıştır. Kral Konstantin’in ordusu Sakarya Nehri’nde on sekiz bin kişi kaybederek çekilmeye mecbur kalmıştır. Bu suretle muharebe Yunanlıların ricatıyla nihayet bulmuş, Anadolu’da Türk muzafferiyeti tahakkuk etmiştir. Türk ordusu kış esnasında tensik ve takviye edilebilecektir. Müttefiklerin iştigal edeceği meseleler bundan ibarettir. Artık Şarkta şimdiye kadar takip edilen hatt-ı harekete nihayet verilecek ve muhariplerin vasıl olamadıkları suret-i hal müttefikler tarafından ihzar edilecektir. Madem ki Şark sulhunu tesis edebilecek bir suret-i hal Sakarya Muharebesi’yle hasıl olmamıştır. Paris veya Londra’da taharri edilmelidir. İtilaf hükümetleri Yunanlıların iktihama (göğüs germeye) muktedir olamadıkları müşekkel bir meselenin hallini deruhte için daha fazla cüret ve cesaret göstermelidirler.


Mustafa Paşa’ya Tebrik

7 EKİM 192 İKDAM

Bosfor’dan: Lenin Mustafa Kemal Paşa’ya müşirliğe terfiinden dolayı bir telgrafname göndermiş ve Türk ordusunu tebrikten sonra Anadolu’nun sebat ve gayreti sayesinde muzaffer olduğunu beyan eylemiştir. 

Müteaddit Müslüman memleketleri hükümetleri tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya aynı mealde telgraflar gönderilmiştir.


Yunan İlhak Kararına Ankara’nın Mukabelesi

7 EKİM 1921 İKDAM

Ankara 20 Eylül Anadolu Ajansı- Büyük Millet Meclisi’nin dünkü içtimaında Sakarya Muharebesi’nde ateş altında hizmet-i fevkaladesi mesbuk olan Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi ve Garp Cephesi Kumandanı İsmet paşalarla Garp Cephesi’nde cereyan eden muharebeler esnasında ateş altında fedakarlık göstermiş olan 129 zatın Büyük Millet Meclisi takdirnamesiyle ve 234 zatın İstiklal Madalyası ile taltifleri takarrür etmiştir.


Büyük Millet Meclisi Sakarya Harbi’nin Kahramanlarının Takdirname ve Madalyalarla Taltifi

16 EKİM 1921 İLERİ

Londra 9- Ankara mehafili, Yunan Hükümeti’nin şimdiden mevaki-i meşgûlenin (işgal edilmiş mevkilerin) ilhakını ilan etmeleri hasebiyle, hiçbir uzlaşmaya yanaşmayacaklarını ve sulh ve müsalemet husulü için hiçbir tavassutu kabul etmeyeceklerini nim resmi surette tebliğ etmişlerdir. Müzakerat-ı sulhiye için Yunanistan’ın Anadolu’dan çekilmesi şartı esas olarak ileri sürülüyor.

Kuva-yı Milliye son derece mükemmel mevad-ı harbiye ile mücehhez edilmiştir. Mustafa Kemal Paşa ahz-ı asker teşkilatına devam suretiyle Yunan mukavemetini kesr ve imha edeceğini ümit ediyor.


Amerika Sermayesi: İstanbul ve Ankara

14 EKİM 1921 İKDAM

Memleketimizin imarı için bazı Amerika sermayedarları Hükümet-i Seniyye’ye müracaat etmişlerdir. Diğer taraftan bu husus hakkında görüşmek Amerika müessesat-ı maliyesi namına iki mümessil de Ankara’ya gitmiştir.

Anadolu, memleketin imarı için fevkaladede münasebat-ı ticariyede bulunacaklarını vaat etmiştir. Fakat sulh akt olunmadıkça kati işe başlanılmayacağını da ilave etmiştir.

Şehrimizde bulunmakta olan Amerika milyarderlerinden Vanderlip Sadrazam, Hariciye ve Ticaret nazırlarıyla temas ederek Hükümet-i Seniyye’nin, harpten sonra ne gibi bir siyaset takip edeceğini, memleketin imarı için ne yapacağımızı, Avrupa’dan sermaye isteyip istemeyeceğimizi, Amerika sermayesi hakkındaki nokta-i nazarımızı öğrenmek istemektedir.


Emlakimizin Kıymetini Bilelim Başkalarına Satmayalım

19 EKİM 1921 İLERİ

Buhranlara rağmen daima bir Türk ve Müslüman şehri kalacak olan sevgili İstanbul’umuzun Müslüman halkı bilhassa son senelerin hayat pahalılığı ve iktisadi felaketi yüzünden kıymettar mülklerimizi birer birer elden çıkarmaktadır. Bu vaziyetten istifade etmek isteyen düşmanlarımızın tertibatına meydan vermemek, şehrimizdeki Atina Bankası’nın yardımlarıyla Müslüman emlakine konmak isteyenlere malını ve mülkünü satmamak her Müslüman için bir vazife-i milliyedir. İktisadi ve milli mücadelemizin bu cephesinde kuvvetli bir müdafaa halinde kalmak hepimiz için borçtur.

Emlak satışı yapan her Müslüman’ın müşterisini intihap ederken duyması ve düşünmesi lazım gelen pek çok vazifeler vardır. Emlak sahiplerinin bu cihete bilhassa nazar-ı dikkatlerini celp için her ay defter-i hakani idarelerinin alım ve satım istatistiklerini ve Müslümanların kaybettikleri emlakin kıymetini neşrediyoruz.


Şimendifer Amelesi Grevi

14 EKİM 1921 İKDAM

Şimendifer Amelesi Sendikası evvelki gece Sinekli- Edirne hattında tekrar işbaşına avdeti kararlaştırmıştır. Bu kısmın tulu 43 kilometre olup İstanbul- Sinekli’nin ise 100 kilometreden ibarettir.

Bu karar, grevcilerin 21 maddelik mutalebatının 14 maddesi kumpanya idaresi tarafından kabul edildikten sonra ittihaz olunmuştur. Tekaüt Sandığı hakkındaki en mühim maddeye gelince, bu hususa idarenin Paris merkeziyle muhaberede bulunarak meselenin müstahdeminin arzusuna tevfikan hallini temin etmesi için kendisine altı haftalık bir mühlet verilmiştir. Bu mühletin hitamında muvafık bir cevap verilmediği takdirde, sendika umumi grev ilan edecektir.


Kafkas Devletleriyle Türkler Arasında

20 EKİM 1921 İKDAM

Ankara 16 Teşrinievvel Anadolu Ajansı- Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti murahhasları ile Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan hükümetleri murahhasları arasında akdedilen Kars Muahedenamesi Kars’ta 13 Teşrinievvel Perşembe günü öğleden sonra saat ikide merasim-i mahsusa ile imza edilmiştir. Muahedenameye Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti namına Kazım Karabekir Paşa, Burdur Mebusu Veli Memduh Şevket ve Mümtaz beyler, Azerbaycan Hükümeti namına Adliye Komiseri Behbud Şahtahtinski, Gürcistan namına Harbiye Komiseri Eliava ve Hariciye Komiseri Roja, Ermenistan namına Hariciye Komiseri Kozuyan vaz-ı imza eylemiştir.


Liranın Sukutu

22 EKİM 1921 İKDAM

Osmanlı lirasının sukutu dün dahi devam etmiş ve borsada bir panik yaşanmıştır. Bu nageh-zuhur (ansızın) sukuta bu aralık ne mali ne siyasi sebeb-i makul mutasavver değildir. Geçen günler Yunan mehafiliyle temasta bulunan spekülasyoncular Anadolu’da yeni evrak-ı nakdi çıkarılacağı şayiasını ortaya atmışlar ve Osmanlı parasının düşmesine sebebiyet vermişlerdi. Bu şayiayı Anadolu Ajansı tekzip etti. Vakıa İstanbul ihracatının hemen tamamıyla hal-i tevakkufta bulunması ve buna mukabil bütün ihtiyacatımızın hariçten tedarik edilmesi kambiyomuzun tedennisine (düşmesine) bir sebep olabilirse de İzmir işgalinden beri devam eden ve Anadolu meselesinin hitamına kadar devamı zaruri bulunan bu halin şu bir iki gün zarfında paramızda yüzde kırk elli derecesinde nagehani bir tenezzüle bahis olası mantıki ve tabii bir hal gibi telakki edilemez. Bu tenezzülün herhalde göze görünmeyen sebepleri mevcut olmak icap eder. Yunanlıların işgali altındaki yerlerden Osmanlı parasını toplayıp bununla ecnebi kambiyosu mubayaa eyledikleri muhakkaktır.


Türk – Fransız İtilafı İmza Edildi

23 EKİM 1921 VAKİT

Türkiye ile Fransa arasında itilaf akdi için cereyan eden müzakeratın hüsn-i suretle neticelendiği ve tarafeyn beyninde tam bir itilaf husule geldiği geçende yazılmıştı. Dün Ankara’dan gelen bir telgrafnameye nazaran itilafname Teşrinievvelin yirminci günü sabahı Ankara’da Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey ve Fransız Murahhası Mösyö Franklin tarafından imza edilmiştir.

Türk- Fransız İtilafının imzası iki devletin münasebatında yeni bir devre açmaktadır. Asırlarca yekdiğerine karşı samimi bir dostluk beslemiş olan Türk ve Fransız milletleri bu suretle muvakkat bir fasıladan sonra tekrar eski muhadenet devresine avdet etmiş oluyorlar. Tekrar teessüs eden dostluğun iki devlet için de feyzli semereler vereceği şüphesizdir. Bu sebeple Ankara’da imza edilen itilafı bütün kalbimizle takdir ve bu itilafı kuvveden fiile çıkarmaya muvaffak olan zevatı tebrik ederiz.


Tahrip Edilen Yerlerimizin İmarı

22 EKİM 1921 VAKİT

Birkaç günden beri gelen haberler Yunanistan’ın artık askeri bir muvaffakiyet ihrazından tamamıyla ümidini keserek siyasi faaliyete başladığını ve müttefiklerin tavassutunu temin için uğraşmakta bulunduğu bildirilmektedir.

Yunanistan tazminat vermemek ve İzmir’de bir komiseri bulunmak şartıyla Anadolu’yu tahliye etmeyi şimdiden kabul etmektedir. Fakat Anadolu’nun bu şartı kabul etmesine imkân yoktur. Bilhassa harekât-ı harbiye vesilesiyle tahrip edilmiş mıntıkamızın tamir ve ihyası için muktezi parayı Yunanistan vermedikçe suret-i katiyyede sulh akdedilemeyecektir

Harb-i Umumi esnasında Almanlar şimali Fransa’da işgal ettikleri mahalleri bila lüzum tahrip etmişlerdi. Bugün bu harap olan mahaller alem-i medeniyete karşı Alman barbarlığının bir timsali şeklinde gösterilmekte ve Almanya bu mıntıkaların tamiri için milyarlarca tazminat vermektedir. Almanların Fransa’da tahrip ettikleri mahaller 30-40 bin kilometre murabbadır. Halbuki Yunanlılar güzel Anadolu’muzun tamam 130-140 bin kilometrelik bir sahasını tahrip etmişler, yani barbarlıkta Almanları fersah fersah geçmişlerdir. Bugün bu saha dahilinde ne bir köy ne de yıkılmamış bir duvar kalmamıştır. Muharip ordular tarafından şimendifer hududunun, yol ve köprülerin tahribi bir lüzum-ı askeri mülahazasına binaen kabul edilebilir. Fakat harp sahasından uzaktaki küçük köylere varıncaya kadar her tarafın bir enkaz yığını haline getirilmesi tahripkarlıktan başka bir şey değildir. Yunanistan sulh için uğraşırken bittabi kendisinden bu hususta hesap sorulacak ve harap olan mahallerimizin imarı talep edilecektir.


Gazi Anadolu Kadınları

27 EKİM 1921 İLERİ

İstiklal ve namus-ı milliyemizi muhafaza uğrunda cansiperane çarpışan ordumuza cephe arkasında her suretle bezl-i hidemattan geri kalmayan Anadolu kadınları yalnız bununla iktifa etmiyorlar. Bizzat harbe gitmek için şimdiye kadar Anadolu ahz-ı asker şubelerine fedakâr kadınlarımızdan müracaatta bulunanların ve bu maksatlarına nail olarak cephedeki kardeşlerinin yanına gidenlerin ve meşhur Kara Fatma’nın namını ihya eden bu kahramanlarımızın adedi günden güne artmaktadır. Ahiren Ankara’nın fedakâr gazi kadınlarımızı taltifine karar vermiş olduğunu dün gelen Anadolu Ajansı ber-vech-i ati tebliğ etmiştir.


Ankara Fransa’dan Sonra Diğer Devletlerle de Anlaşmak İstiyor

27 EKİM 1921 VAKİT

Dün şehrimize gelen haberlere göre Ankara Büyük Millet Meclisi Türk-Fransız itilafını müteakip diğer devletlerle de anlaşmaya karar vermiş ve bu husustaki şartlarını tespit etmiştir. Bu şartlar resmi bir menbadan bildirilmemekle beraber hakikate muvafık gibi görünmektedir. İtilaf akdi için takarrür ettirilen şartlar şunlardır: 1- Türk-Yunan harbinde kati bitaraflık, 2- Türk milletinin tamami-i mülkisinin tasdiki, 3- Kapitülasyonların tadili, 4- Bitaraf ilan edilen Boğazlardan Yunan sefain-i harbiyesinin uzaklaştırılması.


İtalyanlarla Ankara Müzakerata Başladı

27 EKİM 1921 VAKİT

Fransa Hükümeti ile akdedilen itilaf üzerine, Ankara Hükümeti şark-ı karibde sulhu tesis etmek için diğer hükümetlerle de muallakta bulunan meselelerin halli hususunda teşebbüsat-ı siyasiyede bulunmaya başlamıştır.

Haber aldığımıza göre Türkiye ile İtalya arasında bir itilafname akdi için müzakerata girişilmek üzeredir. Bu hususta lazım gelen teşebbüsat, Roma’da bulunan Cami Bey tarafından icra edilmiş ve İtalyan Hükümeti tarafından memur edilen murahhas Ankara’ya vasıl olmuştur.

İtalyan Hükümeti, Mütarekenin ibtidasında Türkiye hakkında hayr-hahane emeller perverde ettiğini müteaddit kereler ihsas etmiş ve hatta Anadolu’da işgal ettiği mıntıkayı tahliye etmekle bu emelini fiili bir surette izhar etmişti. İtalya ile başlayan müzakerat-ı siyasiyede Misak-ı Milli’de gösterilen şartların dermeyan olunacağına şüphe yoktur. Bu müzakeratın yakında ikmal edilerek her iki memleket arasında sulhu tesis edeceği ümit edilmektedir.


Halide Hanım Onbaşı Oldu

29 EKİM 1921 İKDAM

Anadolu’daki cihada kalemiyle olduğu gibi bizzat teşvikatta bulunmaktan bir saniye hali kalmayan muhterem Halide Edip Hanım’ın onbaşılığa terfi edildiğini haber aldık. Bize cephede bir kahramanımızdan gelen mektupta Halide Edip Hanım hakkında deniliyor ki: “Duatepe’nin cehennemi muharebesinde Halide Edip Hanım- bu gün Halide Edip Onbaşıdır-bizzat bu mevziye geliyor, saflar arasına karışıyor, ölümle pençeleşen kahramanların biperva hücumlarını seyrediyor. Dün İstanbul salonlarının muazzez ve muhterem hanımı olan Halide Hanım bugün vatan aşkıyla harbin her türlü mahrumiyet ve müşkülatına şekvasız (şikayetsiz) karışarak ateş ve ölüm kokan çıplak dağların kayalıkları arasında mukaddes milletin beşaret-i istiklal ve itilasına muttali olmak istiyor. [...]”


Sosyalist Reisinin Başına Gelenler

30 EKİM 1921 VAKİT

Sosyalist Parti Reisi Hilmi Efendi evvelki akşam Arnavutköy’de Hilal-i Ahmer menfaatine verilen müsamereden avdet ederken yolda Şirket-i Hayriye amelesi tarafından şiddetle darp edilmiştir. Vaka şu suretle cereyan etmiştir: Malum olduğu üzere Seyr-i Sefain ve Şirket-i Hayriye müstahdeminden olup da Sosyalist Partisi’ne intisap etmiş olanlara bundan birkaç zaman evvel Sosyalist Partisi’nin kendilerince mucib-i memnuniyet olmayan faaliyetinden şikayet ederek partiden iftirak arzusunu izhar etmişler o ana kadar merkez-i umumiye tevdi edilmiş olan ücretlerin tekrar kendilerine iade edilmesini talep eylemişlerdi. Halbuki Sosyalist Partisi nizamnamesinin mevadına istinat ederek bu mevduatın kendilerine iade edilmeyeceğinden başka, şubelerinde mevcut bulunan eşyanın da ellerinden alınacağını kendilerine tebliğ ve kanuna müracaatla iddiasını fiilen teyit etmişti.

Şubenin temhir olunduğu (mühürlendiği) sırada bazı evrakın kaybedilmiş olması, Sosyalist Partisi’ni bu fiilden bazı ameleyi ithama sevk etmiş ve Hilmi Efendi haklarında beyan-ı şikayet eylemişti. Hilmi Efendi evvelki akşam müsamereden dönerken vapur tayfaları arasında Şirket-i Hayriye şubesinin evrakını ortadan yok ettiğinden şüphelendiği adamı görmüş ve vapurda bulunan bir polise hitaben “Bu adamdan ben şikayetçiyim hüviyetini tahkik ve adresini alınız. Ben de merkeze ayrıca şikayet edeceğim.” demiştir. O sırada amelenin de karıştığı bu hadisede zabıta memuru müşkülatla kendisinden talep edilen faaliyeti gösterebilmiş ve tarafeynden teati edilen galiz ve müstekreh (iğrenç) sözler arasında şiddetli bir muharebe başlamıştır. Hadisenin kesb-i vüsat etmesinden korkan yolcular istimdada ve “Polis yok mu!” diyerek feryada başlamışlardır. Halk bir taraftan korka ve bağıra dursun, diğer taraftan Sosyalist Reisi amele tarafından şiddetli tokat ve tekmeler altında bir hayli hırpalanmış, yüzü gözü çizik ve bere içinde kalmıştır. Yolcuların azimkarane müdahalesi üzerine Hilmi Efendi amelenin elinden kurtarılabilmiştir. Yolculardan bazıları Hilmi Efendi’nin amele tarafından denize atılmak istenildiğini söylemekte ise de amele böyle bir ithamı kemal-i şiddetle reddetmekte ve sırf arkadaşlarından birinin uğradığı iftiradan dolayı ahz-i sâra (öç almaya) kıyam etmiş olduklarını beyan etmektedirler. Meseleyi haber alan şirket, vakaya sebebiyet veren memurlara işten el çektirmek istemişse de memurlar şirketi grev ilanı ile tehdit etmişlerdir. Bilahare zabıtanın müdahalesiyle hadise müsebbiplerinden sekiz kişi derdest edilmiştir.


Hindistan Müslümanlarının Muaveneti

31 EKİM 1921 İLERİ

İstanbul’dan son posta ile gelen 26 Teşrinievvel tarihli Tan gazetesine iş’ar olunuyor. Hint Müslümanları İstanbul ve Anadolu’daki muhtaç dindaşlarına tevzi edilmek üzere vasi miktarda muavenet-i nakdiye temin etmişlerdir.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Toplumsal TarihToplumsal Tarih

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Karagöz ve Ortaoyununda Siyasi Taşlama

Toplumsal Tarih'in 334. sayısından Karagöz ve Ortaoyununda Siyasi Taşlama ve Osmanlı Basınında 100 yıl önce: Ekim

07 Nis 2023

Karagöz ve Ortaoyununda Siyasi Taşlama

YAZARLAR

Toplumsal Tarih

Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.

İLGİLİ OKUMALAR