
Ukrayna Muhâdenet Muahedenamesi
1 Ocak 1922 Vakit
Ankara- Şehrimizde bulunan Ukrayna Heyeti Reisi General Frunze şerefine Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey tarafından dün gece Şark Lokantasında büyük bir ziyafet verilmiştir. Ziyafette Mustafa Kemal Paşa, Heyet-i Vekile Reisi Fevzi Paşa, Heyet-i Vekile erkanı, bilumum süfera, Hariciye Vekaleti ve sefaretler erkan-ı memurini, Ukrayna heyeti, Büyük Millet Meclisi Hariciye Encümeni azası hazır bulunmuştur. Paşa’nın sağında General Frunze, solunda Azerbaycan Sefiri İbrahim Abilov hazretleri, karşısında Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey ahz-ı mevki etmişti. Mustafa Kemal ziyafette müşir elbisesini giymişti. Tam listesi: Sebze çorbası, hindi dolması, püreli rosto, Nemse böreği ve baklava, yumurtalı ıspanak, meyve ve salatadan ibaretti. Yemek büyük bir samimiyet içinde yenmiş ve İstiklal Marşı’nın çalınmasını müteakip Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey bir nutuk irat etmiştir. Nutkun başlıca aksamı şu dur: Ukrayna ile Muhadenet Ahidnamesi akdi için dört gün evvel başlayan müzakerat hitam bulmuştur. Dört gün zarfında iki devlet arasındaki münasebeti tayin edecek kaideler vaz’ı belki heyetinizi mütehayyir eder (hayrete düşürür). Fakat şurasını hatırdan çıkartmayınız ki iki milleti birbirine bağlamak için uzun müzakerata lüzum yoktu, Ukraynalılar Türklere karşı nasıl dostluk hisleri besliyor ise, biz de Ukraynalılar hakkında aynı dostane hissiyat ile mütehassisiz. Müzakere esnasında iki taraf da itilâfkarane hareket etti. İki millet arasında düşünce itibarıyla tam bir mutabakat vardır. Milletlerin kendi mukadderatlarına sahip olmaları, memleketlerinde hür ve müstakil yaşaması, herkesin kendi ocağına sahip olması ilan ettiğimiz esaslardır. İki millet bu prensiplerden ayrılmadıkça muahede akdi için uzun müzakereler lüzumsuzdur. Hükümetimiz bütün dünyaya karşı bu hislerle mütehassisdir. Milletlerin haklarına riayet edenlerle kolayca anlaşacağız. Bize muhabbet, samimiyet hisleri getirdiniz. Aynı hisleri memleketinize götüreceğinize eminim. Memleketlerimizin refah ve saadete malikiyetini temenni ederim.
Yusuf Kemal Bey’in nutkuna General Frunze şu suretle mukabele etmiştir: Müşterek emel ve arzularımız bizi birbirimize yaklaştırdı. Türkiye halkı hayatını kurtarmak için kalktı, sesini çıkardı. Ve bunun için çalışıyor. Bizim yegâne emelimiz birlikte çalışmak, milletlerimizi yükseltmektir. Bu hususta size lazım gelen her türlü muavenette bulunacağız. Aramızdaki dostluğun samimiyetini bütün cihan öğrenecektir. Ukrayna’ya karşı gösterdiğiniz dostluk hislerine aynı suretle mukabele ederim. Derin teveccühlerinizi daima kalbimde saklayarak ayrılacağım, memleketi me gidince bizim için dost kardeş bir halk var ise o da Türkiye’de yaşayan Türkler olduğunu söyleyeceğim. Ba’dehû Azerbaycan Sefiri Abilov hazretleri bir nutuk irad ederek demiştir ki: Bizim gibi kalpleri bir olan milletler muahedelerini işte böyle dört gün zarfında bitirirler. Bilumum Şark hükümetleri yaşamak harbinde Türkler ile beraberdir. Akdedilen kardeşlik itilâfını tebrik ederim.
Mustafa Kemal Paşa irad ettiği nutukta şu beyanatta bulunmuştur: Türkiye halkı istiklalini, mevcudiyetini imhaya matuf elim tasavvurlar karşısında kaldığı gün teşebbüs ettiği mücadelede hiçbir nokta-i istinada malik değildi. Ancak vicdanındaki azim ve imanın metanetine güvenerek ya istiklale sahip olarak yaşamaya, yahut ölmeye karar verdi. Bu kararın icabı olarak bu gün devam eden mücahede (savaş) esnasında hem-derd (dert ortağı) olacak millet aradı ve buldu. Rusya ile samimi bir itilâf tesis etti. Akdedilen Muhadenet Muahedesinin tesis ettiği samimiyet her fırsatta kuvvet buldu. Yeni akdedilen Ukrayna Muhadenet Muahedenamesi Ruslar ile samimiyetimizi tarsin edecektir (sağlamlaştıracaktır). Yakında düşmanlarımızı memleketimizden tarda azmettik. Bu husustaki emniyetimiz bakidir. Meşru davamızın tahakkuk zamanı yaklaştı. Rusya ile Türkiye arasında bazı sû-i tefehhümler tahlil ediliyor. Hakikatte böyle bir şey yoktur. General Frunze’nin avdetinde samimi hislerimize tercüman olacağına kaniim. Akdedilen muahededen dolayı Meclis namına memnuniyetimi, teşekkürlerimi arz ederim
General Frunze bu nutku müteakip ayağa kalkarak: Yaşasın Türk ordusu, yaşasın muhadenet muahedenamesi, yaşasın Mustafa Kemal Paşa diye bağırdı. Ukraynalılar üç defa “hurra, yaşa” diye bu temenniyata iştirak ettiler, Mustafa Kemal Paşa da “Yaşasın Rusya, yaşasın Ukrayna, yaşasın Frunze” diye mukabele etti ve alkışlar bir dakika devam etti. Ziyafet sekizden on buçuğa kader devam etmiş ve taam esnasında Başkumandanlık Muzıkası terennüm-saz olmuştur.
Amerika Ticaret Mümessili ile Mülakat
1 Ocak 1922 Yeni Gün
Birkaç gün evvel şehrimize muvasalatını bildirdiğimiz Mister Gillespie’ye evvelki gün bir muhabirimiz mülaki olmuştur. Mister Gillespie muhabirimizle görüşürken ezcümle demiştir ki: “Anadolu’ya seyahat maksadım doğrudan doğruya Amerika’nın Anadolu’da müstakbel iktisadi menafii hakkında tetkikatta bulunmaktan ibarettir. Amerika menafi-i nokta-i nazarından memleketinizde yapacağım tetkikat daha ziyade şimendiferler, kamyon ve otomobil ile nakliyat, limanlar tesisi antrepolar ve sanayi-i mutelifenin işletilmesi gibi hususattır. Bu hususatın ne dereceye kadar icrasına imkân olduğunu anlamak, Anadolu’da vaziyet-i hazıranın derce-i selameti hakkında da tam bir kanaat hasıl eylemek isterim. Amerika’nın Anadolu’ya vaz’ eyleyeceği sermayeye ve sermayedarlara hükümetinizin itimat bahş olacak ne gibi teminat ibraz edeceğini bittabi tetkik edeceğim. İstanbul’da mevcut bazı Amerikalı şirketler vardır. Bunlar Anadolu’ya gelerek iş yapmak arzusundadırlar. Bilhassa bunlardan biri şimendifer nakliyat vesaiti ile meşgul ve bu hususta yüz milyon dolar sermaye ile işe başlamak fikrindedirler. Diğer iki büyük şirket daha vardır ki bunlar da Anadolu’da büyük işlerle meşgul olmak fikrindedirler.”
Dörtyol ve Gaziantep’in Teslimi
3 Ocak 1922 Vakit
Ankara, 2 Kanunusani- Dün Dörtyol Kasabası Fransızlardan teslim alınmış ve idare-i mülkiyemiz teessüs etmiştir. Ahali askerlerimizi büyük bir şevk ve meserretle karşılamış, Hükümet Konağı’na bayrak keşidesi resminde binlerce ahali hazır bulunmuştur. Bugün de Gaziantep tahliye edilmiş ve askerlerimiz şehre dahil olmuştur. Bu münasebetle Antepliler tarafından emsalsiz nümayişler ve şenlikler yapılmıştır. İdare-i mülkiyenin teessüsünü müteakip bilumum Antep ahalisi, başlarında eşraf ve muteberan ve ulema bulunduğu halde bilumum mektep talebesinin iştirakiyle Hükümet Konağı önüne gelmiş ve burada nutuklar irad edilmiş, dualar okunmuştur. Antep’ten gelen telgraflar bu gece şehrin donatılacağını bildirmektedir.
Ukrayna Muahedesinin Başlıca Mevadı
3 Ocak 1922 Vakit
Ankara- Ukrayna heyeti Reisi General Frunze ve rüfekası vekaletleri ziyaret ederek Heyet-i Vekile erkanı ile görüşmüş ve teşkilatımızı tetkik etmiştir. Muhadenet Muahedenamesinin bu gün öğleden sonra imzası mukarrerdir. Muahedenin başlıca mevadı şudur:
1-Ukrayna Cumhuriyeti hududu Misak-i Milli ile tayin edilmiş olan Türkiye Hükümetini ve Türkiye de müstakil Ukrayna Cumhuriyeti’ni mütekabilen tanırlar.
2- Cidallerinde aynı gayeyi takip eden iki hükümet rızaları olmaksızın yekdiğeri hakkında ittihaz ve tatbiki talep edilecek olan mukarrerat ve mukavelat-ı hariciyeyi tanımayacaklardır. 3- İki hükümet diğer devletlerle akdedecekleri muahedat ve mukavelattan yekdiğerini evvelce haberdar edecektir.
Anadolu’da Sanayi-i Mahalliyenin Terakkisi
7 Ocak 1922 İleri
İktisat Vekaleti tarafından Anadolu’da sanayi-i mahalliyenin terakki ve tealisi için bir komisyon-ı mahsus teşkil olunduğu ve mezkûr komisyonun vilayetleri ziyaretle teşkilat-ı lazımede bulunacağı haber alınmıştır.
Sıhhiye Vekaletinin Mesaisine Veche Tayini
8 Ocak 1922 İleri
Sıhhiye Encümeni dün Bursa Mebusu Operatör Emin Bey’in riyaseti altında içtima ederek Sıhhiye Vekaleti’nin mesaisi hususunda atideki mevadı takrir ve tespit etmiştir:
1- Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile mütevazi bir tarzda inkişaf etmek üzere gerek muayene ve gerek müdavatın meccani olmasını temin için hastane ve dispanserlerin tezyit ve ıslahı.
2- Memlekette doktor ihtiyacının fazlalığına binaen Anadolu’nun münasip bir mahallinde leyli bir tıbbiye mektebinin tesis ve küşadı.
3- Tevfik Rüştü ve Mazhar beylerin teklifi vechile ispirto ve mevad-ı küûliyenin (alkollü maddelerin) inhisar altına alınarak evkaf, idare-i hususiye ve belediyelerin dahi hidemat-ı masarife mecburi bir surette iştirak ettirilmeleri esbabının istikmali.
4- Memlekette imali mümkün olan ecza ve malzeme-i sıhhiyenin imalini temin edecek bir fabrikanın küşadı.
Mösyö Briand’ın Gayet Mühim Bir Nutku
9 Ocak 1922 Yeni Gün
Ankara 8- Mösyö Briand’ın Fransız Ayan Meclisinde Ankara İtilâfnamesi’ne dair irad ettiği nutuk bervech-i zirdir: Ankara İtilâfnamesi İngiltere ile Fransa arasında mucib-i müşkülat oldu. En müttehid aileler arasında olduğu gibi müttefikler arasında dahi bazen geçirilecek fena zamanlar vardır. Fakat bunlar geçicidir. Harekât-ı harbiye mevzubahis olduğu vakit her memleketin serbesti-i tammını muhafaza etmesi fikrindeyiz. Muahedeyi müteakip düşman sıfatıyla Türkiye’nin silahtan tecridi lazım gelirdi. Sevr Muahedesi ağır şartları muhtevi bulunduğundan hareket-i milliye zuhur etti. İngiltere, Fransa ve İtal-ya arasında sabık Osmanlı İmparatorluğu’na ait bir kısım arazinin işgali ile bu kısımda sakin ekalliyetleri muhafaza-i hukuku zımnında bir itilâf-ı misak vücuda getirilmiştir. Fakat müttefikler bu itilâfnamenin aylarca muallakta kalacağını düşünmemişlerdi.
Türkiye’de bir ihtilal çıkacağını ve Kilikya’da muharebenin devam edeceğini düşünemezlerdi. O zamana nispetle her şey değişti. Fransa Şark’ta seksen bin kişilik bir ordu bırakmaya mecbur kaldı. Binlerce Fransız terk-i hayat etti. Fransa dahilinde ise (Fransızlar ilelebet orada mı kalacaklar?) denildi. Meclis-i Ali içtimalarında dedik ki “umum namına büyük mesai sarf edeceğiz”. Fakat Fransa yalnız başına Şark’ta yoktur, bize muavenet lazım. Şark’ta büyük bir ordu bulunduramayız, bunun üzerine Ankara Meclisi ile müzakerat başladı. Murahhaslarımız evvela fena karşılandılar. Fakat Türklerle konuşmak, muhasamanın (iki taraf arasında ki düşmanlığın) kesilmesi gibi mühim bir faide temin etti.
Efendiler, Fransa’nın Anadolu’da bu günkü vaziyeti ne olurdu? Düşününüz: Mustafa Kemal Paşa’nın ordusu kuvvetlendi, Yunanlıları mağlup etti. Şimdi bize dönecek hesap görecekti.
Mösyö Dolae- Bu imkânsız bir ihtimaldir.
Mösyö Briand Dolae hitaben- Oturduğunuz yer-den muharebeleri tanzim etmek size çok kolaydır, Mösyö Dolae. (kahkahalar) Briand General Grau’yu göstererek devamla:
İşte bir zat ki nutukla harp etmemiştir. (şiddetli alkışlar) İşte bir general ki vücudunun bir kısmını harp meydanında bırakmıştır. (alkışlar) O zat Fransız askerinin kanını esirgemek fikrinde bulundu. Ben de onun gibi düşündüm. (şiddetli alkışlar) Ankara İtilâfnamesi’nin bütün dünya Müslümanları üzerinde icra ettiği ve edeceği manevi tesiri ihmal etmemelidir. Bütün Müslüman memleketlerinde Fransa’ya karşı hakiki bir hüsn-i teveccüh vardır. Kilikya’daki Ermenileri aleyhimize kıyam ettirmeye çalıştılar, halbuki onları yalnız biz kabul ettik. Fazla olarak Kilikya’da şayan-ı teessüf hiçbir vaka olmadı. Papalık murahhası Adana’ya gitti ve terk etmekte olduğumuz bu memlekette sükûnet hükümferma olduğunu gördü. Ayan Meclisi Mösyö Briand’ın bu nutkunu ekseriyetle tasvip ve bütçeyi kabul etmiştir.
Birinci İnönü Zaferinin Sene-i Devriyesi
10 Ocak 1922 İleri
Bu gün Türk milleti için şerefli ve mesut bir hadisenin sene-i devriyesini yaşıyoruz. Geçen sen tam bu gün, Birinci İnönü Harbi ordumuzun ilk zaferiyle ve Yunan sürülerinin rezilane ricatıyla neticelenmişti. Karilerimiz hatırlarlar ki acayip tebliğleriyle Yunan mizaç edebiyatını zenginleştirmeye çalışan Papulas, Yunan sürülerinin bu yüz geri dönüşüne ”mağrurane ricat!” ismini vermiş, dostları kadar düşmanlarını da kahkahalarla güldürmüştü. Papulas ordusunun bu mağrurane ricatları İnönü’nde bir kere daha ve Sakarya’da sonuncu defa tekerrür etti. Şüphesiz bu üç büyük ricat üzerine Papulas’ın kolları kabardı ağzı kulaklarına vardı. İşte bu gün Anadolu ve Ankara yanık yüreklerimize su serpen Birinci İnönü zaferimizin sene-i devriyesini tes’id ediyor. Bu kutlu gün şerefine bu gün Ankara’da öğleden sonra kıtaat-ı askeriye bütün şehri dolaşacak ve saat üçte Büyük Millet Meclisi önünde bir resmi geçit yapılacaktır.
Dostlarımız İçin
12 Ocak 1922 Yeni Gün
İstanbul 11 Kanunusani- Milli davamız hakkında kıymetli neşriyat ve tetkikatta bulunan ve milletimiz için öteden beri hayr-hahlıkları meşhud olan dostlarımız Pierre Loti ve Klodfarer’i İstanbul’da yad ve tahattur ettirmek için iki caddenin bu isimlerle tevsim edileceği malumdur. Cemiyet-i Umumiye-i Belediye dünkü içtimaında bu isimlerle tevsim edilecek caddeleri kararlaştırmış, Şehremaneti’nin önündeki cadde Pierre Loti ve altındaki cadde Klodfarer diye tevsim olunmuştur. 23 Kanunusani’de merasim-i mahsus icra edilecektir.
Sevr Muahedesi Mutlaka Değişecektir
15 Ocak 1922 İleri
Paris 13- Londra’dan alınan haberlere göre Britanya Hükümeti Sevr Muahedesi’ni tamamen tadil etmek arzusunda bulunuyor. Gunaris ile Baltacis’in muahede-i mezkurenin ahkam-ı esasiyesini halelden masun bulundurmak hususunda sarf ettikleri mesaiye rağmen Paris, Londra ve Roma muhafil-i siyasiyesi bu fikre muarız bulunuyorlar.
Paris 14- Gunaris ve Baltacis’in tesviye-i ihtilaf için bir esas ve zemin bulmak hususunda sarf ettikleri mesai intizar olunan neticeye iktiran etmemiştir.
Büyük Kalpli Dostlarımız
16 Ocak 1922 İleri
Muhterem Edip Klodfarer’in Bir Mektubu
Millet ve memleketimiz hakkında hissiyat-ı meveddetkaranesiyle (sevgi hissiyle) maruf olan Fransız Edip Klodfarer’in bizi her vesile ile düşman propagandalarına karşı müdafaaya devam ettiği malumdur. Klodfarer her şeyden evvel hak ve hakikati sever. Onun içindir ki Türk milletinin hakkı gasp edilirken sükût edemez. Geçenlerde tanıdığımız bir zat tarafından kendisine yazılan bir mektuba cevaben gönderdiği ve aşağıya derc eylediğimiz mektubu Klodfarer’in bize karşı beslediği hissiyatı gayet veciz bir surette anlatıyor. “Aziz beyim” hitabıyla başlayan bu güzel mektubun aynen tercümesini nakletmekle müftehiriz.
“Mektubunuz beni Paris’e kadar takip etmiş… Fakat bana neden dolayı teşekkür ediliyor? Bilakis ta kalp-gahıma kadar nüfuz eden hürmet ve riayetiniz için ben size arz-ı teşekkür etmeliyim. Mademki Türk davası muhiktir (haklıdır); ben bu davayı müdafaa etmemek hakkına malik değilim. Burada tam manasıyla mevzubahis olan bir haysiyet meselesi vardır ve ekseriya da vicdan azabı içinde kalarak kâfi derecede çalışmadığımdan dolayı kendi kendimi tahtie ettiğime itimat ediniz…
Memleketinizi seviyorum. Çünkü o necip memleketlerin en necibi ve en namuslusudur. Türk olan her şeye karşı kalbimde beslediğim takdir ve hürmete terdifen arz-ı muhadenet ederim efendim.”
Klodfarer
Viyana’da Komünist Partisinin Mitingleri
27 Ocak 1922 Yeni Gün
Ankara 26- Moskova’dan bildiriliyor Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg’un katledilmelerinin sene-i devriyesine müsadif günde Viyana’da Komünist Partisinin tertibatıyla büyük mitingler yapılmıştır.
İzdivaç ve Yaş Nispeti Meselesi
27 Ocak 1922 Vakit
Ankara Sıhhiye Vekaleti’nin, izdivaçta kadın ile erkek arasında gözetilmesi lazım gelen sin nispeti hakkında bir kanun tanzim etmekte olduğunu telgraf haberi olarak yazmıştık. İzdivaçta sin meselesi, yani erkek ve kadının hangi yaştan itibaren izdivaç ehliyetine haiz oldukları ve zevç ile zevce arasındaki yaş nispeti bahsi sıhhi ve içtimai nokta-i nazardan ehemmiyetle tetkik edilmeye lâyık bir meseledir.
Avrupa’da neşredilen kanunlarla bu hususta birçok takyidat (kısıntılar) vaz’ edilmiş, kadın ve erkeklerin hangi yaştan itibaren teehhül edebilecekleri (evlenebilecekleri) fennen tespit edilmiş olduğu halde memleketimizde bu hususta hiçbir esas vaz’ edilmemiştir. Binaenaleyh Ankara Sıhhiye Vekaleti’nin izdivaçta tahdid-i sin hakkında bir kanun tanzim etmesi, memleketimizde mühim bir boşluğu dolduracaktır. Böyle bir kanun tanzim edilmezden önce erkeğin ve kadının hangi yaştan itibaren izdivaç ehliyetini iktisap etmiş olduklarının fenni ve sıhhi nokta-i nazardan tetkiki icap eder. Gazetemiz memleketimizde tanınmış etibbanın reylerini istifsar ederek bu mesele hakkında bir anket yapmayı muvafık görmüştür. İzdivaçta tahdid-i sin bahsinde rey ve saibesi, umum tarafından şayan-ı itimat ve hürmet olan zevatın mütalaalarını birer birer neşredeceğiz.
Safahat Vergisi
27 Ocak 1922 Vakit
Safahat vergisi isminden de anlaşılacağı üzere umumhane, bar, kafe, konser dans mahalleri gibi eğlence mahalleriyle, birahane ve gazino gibi safahat yerlerinden alınacak vergilerdir. Safahat mahallerinin derecesine göre, safahat vergisi de üç dereceye tefrik olunmuştur. Vergi için bulunduğu binanın irad-ı gayrı safinisi miktarı esas ittihaz edilmiştir. Umumhane gibi safahat mahallerinden irad-ı gayrı safinin yüzde yüz derecesinde, bar, kafe, dans mahalli gibi yerlerden yüzde otuz, birahane, gazino, muhallebici ve tatlıcı dükkanları gibi yerlerden yüzde on beş miktarı vergi alınacaktır. Tiyatro, sinema mahallerinden de bu yolda vergi alınması takarrür etmiş ise de bunlardan alınacak vergiler, safahat vergisine ithal edilmemiştir. Bu hususta Maliye Nezareti’nce yine irad-ı gayrı safi esas ittihaz edilmek üzere yeni bir kanun tanzim edilerek muhtelit komisyona gönderilmiştir.
Tramvay Grevi
27 Ocak 1922 Vakit
Tramvay Kumpanyası ile amele arasında tahaddüs eden ihtilâf üzerine tramvay amelesi dün sabahtan itibaren grev ilan etmiş ve bütün payitaht halkı mevsimin bu pek soğuk zamanında kilometrelerce yollarda meşy-i cebri (mecburi yürüyüş) yaparken herhalde fena dakikalar yaşamışlardır. Bu hadisenin tetkikine memur ettiğimiz bir muharririmizin topladığı malumatı karilerimize arz ediyoruz: geçen defa ihtilaflı olup bi’n-netice şirketin kabul ettiği maddeleri müessese-i mezkurenin yok farz etmesi ve haksız muamelelerinde daha büyük bir unf (şiddet) ve temerrütle (direnmeyle) hareket etmesi bu neticeyi davet etmiştir.
Mütekabil vaziyet bundan ibarettir. Amele evvelce yirmi sekiz maddelik bir mutalebat listesi tertip etmiş ve murahhasları vasıtasıyla kumpanyaya iblağ eylemişti. Kumpanya evvela meseleyi bahanelerle geçiştirmek istemiş ve amelenin ısrarı üzerine iş Nafia Nezaretine aksetmişti. Nafia Nezareti amele murahhaslarını davet ederek liste münderecatını beraberce tetkik etmişlerdir. Amele, bu yirmi sekiz maddeden yalnız üçüne rıza gösterdiği halde emeline nail olamamıştır. Üç madde ber-vech-i âtidir:
1- Mesai saatinin her memlekette oluğu gibi sekize tenzili.
2-Her sene verilen ikramiyenin bu defa da aynen itası.
3- Haksız olarak işten çıkarılan altı kişinin tekrar memuriyetlerine getirilmesi.
Kumpanya, mesai saatinin tenkisine hiç yanaşmadığı gibi ikramiye meselesini de karmakarışık bir hale getirmiştir. Mesela kumpanyadaki müdürler şundan bundan yarı cebir yarı iğfal suretiyle ikramiye yerine verdikleri birkaç lira için teşekkürnameler almıştır ve bunları diğer talepkarlara göstererek iskata (ağız kapamaya) çalışmışlardır.
Tramvay Grevi
30 Ocak 1922 İleri
Kumpanyanın ittihaz ettiği tedbirlerle yavaş yavaş grevden mütevellit durgunluk zail olmaya başlamıştır. Dört günden beri grev yapan amelenin ısrarına rağmen kumpanya grevcilere muarız bulunan işçi guruplarından amele tedarik ederek her tarafta birkaç araba işletmeye başlamıştır. Kumpanya grevcileri beş güne kadar vazifelerine başlamadıkları takdirde vazifelerine tekrar kabul etmeyeceğini bildirmiş ise de henüz amele bu tehdide kulak vermemektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Emel Seyhan
Yazar @ Toplumsal Tarih

Toplumsal Tarih
Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR




