Sözde kâşifler.

Yeni Dünya, Eski Dünya ve Yıldızlararası.
Sözde kâşifler.

Paket servis. bölümünde her hafta, sizden gelen bir temada üç film önerisinde bulunuyorum. Önerdiğiniz temanın ne olduğunda hiçbir sınır yok: Somut ya da soyut herhangi bir sözcük, bir kavram ya da bir his, bir ülke ya da bir mekan, bir yönetmen ya da oyuncu... Bu e-postaya cevap vererek, siz de tema önerinizi paylaşabilirsiniz. 

Ozan Keçecioğlu'nun siparişi, bu bölümün duyurusunu yaptığım ilk hafta gelenler arasında beni en çok heyecanlandıran yanıt oldu ve yer vermek için özellikle bu sayıyı bekledim:

Ya, Portekizli ve İspanyol sözde kâşifler yeni dünyaya ayak bastıklarında kendilerinden çok daha gelişmiş bir ırkla karşılaşsalardı? Düşünsene, çekmişler 35 toplu yelkenliyi Peru kıyılarına, indirmişler ilk kâşif grubunun kayıklarını suya, ellerinde dandik silahları ve tek mercekli aptal dürbünleri, kıyıya bir çıkıyorlar, çılgın bir müzik ve dans eden acayip bir topluluk ve onları koruyan tam teçhizatlı ama barışçıl kişiler. Dünyayı hiç keşfe çıkma ihtiyacı duymamışlar, kendi yerlerinde mutlu ve sağlıklılar ama gelenlerin de farkındalar. Vali Cortez, fedaileri ve din tüccarları ne yaparlardı? Kafayı mı yerlerdi yoksa secde mi ederlerdi?

Bu oyuncaklı bölümün konsepti için oldukça detaylı ve uzun olsa da, başlı başına bir kısa hikâye heyecanı yaratan bu öneri karşısında ne yapacağımı şaşırdım önce. Amerika'nın sözde keşfi üzerine mi, gelişmiş uygarlıklarla karşılaşmalar üzerine mi düşünmeliydim? Aklıma ilk gelen tabii ki, gelişmiş uygarlıklarını dünyanın geri kalanından saklayan Wakanda'sıyla Black Panther (2018) oldu - fakat geçtiğimiz hafta olduğu ve muhtemelen bundan sonra da olacağı gibi, çok kolaya kaçmamak için bunu eledim.

Yeni Dünya, Eski Dünya ve Yıldızlararası. Mel Gibson'ın Maya dilinde çektiği, toplu yelkenliler ve silahlarıyla Yeni Dünya'ya gelen işgalcilerin hemen öncesindeki uygarlığa götüren Apocalypto (2006) ilk önerim olacak. Çöküşünün arifesindeki bu uygarlığın gelenlerden daha ileride olup olmadığı tartışılabilir fakat çok da farklı olmadıklarını görmek bu filmle mümkün. Roland Emmerich'in Stargate'i (1994) ise Eski Dünya'yı keşfe çıkan insanların, aslında o tarih öncesi uygarlığın ne kadar ileride olduğunu (biraz ürkütücü bir şekilde) fark ettiği, küçükken izlediğimde Eski Mısır uygarlığına dair her şeye halihazırda ölüp biten beni mest eden bir film olmuştu - iyi ya da kötü bir film olup olmadığı tartışılır ama benim için büyüsünü asla yitirmeyecek. Ve son olarak Neill Blomkamp'in kendi kısa filminden (Alive in Joburg (2005)) uyarladığı bilim kurgu District 9 (2009); bu filmin kâşifleri, farklı bir galaksiden geliyor. 1980'lerde dünyaya gelip geri dönemeyen bir uzaylı ırkı, 2000'lerin sonuna gelindiğinde Johannesburg'daki mülteci kamplarında sefil bir yaşam süren bir azınlığa dönüşüyor. Ezberimizdeki uzaylı ziyareti ya da uzaylı istilası filmlerinden oldukça farklı, değil mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🙃 Ya farklı olsaydı?

Varsayımlar, farz edelimler, iki film arası sohbetler ve kısa filmler.

11 Nis 2021

🙃 Ya farklı olsaydı?

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR