Pazarlamacılar iklim krizi ile nasıl mücadele edebilir?

Pazarlamacılar iklim krizi ile nasıl mücadele edebilir?

Geçtiğimiz iki hafta öyle sanıyorum ki hepimiz için oldukça yıpratıcı oldu. Ormanlarımızın yanmasını izlemek beni önce derin bir çaresizlik ve depresyona sürükledi sonrasında ise “ben ne yapabilirim?” sorusuyla baş başa bıraktı. Yangınların ne sebeple çıktığı ya da çıkarıldığı ayrı bir tartışma konusu olsa da “iklim değişikliği” ihtimaller arasında ilk kez bu kadar somut olarak yer aldı. Ülkemizde sadece ihtimal olarak geçse de uzmanlar iklim değişikliğinin tüm dünyada en önemli gündem maddesi olması gerektiğini söylüyor. İklim değişikliği çok yönlü ve derin bir konu ve bu konuda tüketicilerden, hükümetlere ve şirketlere dek herkesin üzerine düşen pek çok görev var. Peki ya pazarlamacılar iklim değişikliği ile mücadelede nasıl bir rol oynayabilir, neler yapabilir?

1. Tüketicileri eğitmek

Günümüzde tüketiciler “şirketler, sektörler ve vatandaşların yani kendilerinin sorunu çözmek için daha fazlasını yapması gerektiğine” inanıyor. Pek çok pazarlamacı, tüketicilere, satın alma alışkanlıklarını değiştirirlerse, iklim değişikliğini durdurmak için üzerlerine düşeni yapacaklarını söylüyor. Evet kişisel adımlar çok önemli ancak yeterli değil. İklim krizi ile mücadele edebilmek çok daha büyük eylemler gerektiriyor. Ancak ne hükümetler ne de iş dünyasının önde gelen şirketleri yeni politikalar ya da farklı iş modelleri oluşturmak gibi büyük eylemleri halktan önemli bir baskı olmadan yapmıyorlar. Tüketiciler bu baskıyı pekala kurabilir ama önce ne isteyeceklerini bilmeleri gerekiyor. İşte burada pazarlamacılar devreye giriyor.

Pazarlamacılar en iyi hikaye anlatıcılar ve ikna ediciler olarak tüketicilere iklim krizini buzulların erimesi, kutup ayılarının neslinin tükenmesi gibi kendi hayatlarına neredeyse hiç bağlantı kuramadıkları örneklerden ziyade hayatlarına dokunan somut olaylarla anlatabilirler. Çünkü insanlar ancak kendilerinin veya ailelerinin hayatları tehlikede olduğunda harekete geçerler.

Bu noktada da harekete geçen tüketicileri markalardan sadece bir kerelik bir alışveriş deneyimi değil iklim krizi ile mücadelede sürdürülebilir adımlar ve uzun vadeli yol haritaları talep etmeye ve satın alma kararlarında buna dikkat etmeye yönlendirebilirler.

2. İklim değişikliği ile mücadeleyi sosyal sorumluluk projesi yerine marka amacı olarak ele almak 

İklim değişikliği ve sürdürülebilirlik sadece bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi olarak kalmamalı. Tabii ki bu projeler çok kıymetli ancak sadece belirli bir dönemde belirli bir kitleye hitap edecek bir projeden ziyade markanın temel amacının ve değer önermesinin içinde yer alması tüketici nezdinde farklılaşmak açısından çok daha anlamlı. Bir otomotiv şirketinin sadece harika arabalar yapması mı yoksa bunun yanında verdiği sıfır karbon emisyonu taahhüdü mü daha etkili?

3. Düşük karbon ayak izine sahip ürünler ve hizmetler geliştirmek

Pazarlama ürün ve hizmetlerin düşük karbon ayak izine sahip olmasında önemli bir rol oynayabilir. Çoğu zaman bu daha fazla maliyetli anlamına geliyor evet ancak tüketiciler bilinçlendikçe daha düşük karbon ayak izine sahip ürünlere daha yüksek bir fiyat ödeme eğilimini artıyor. Bu iklim endişeleriyle başa çıkmak, pazardaki işletmelerin hayatta kalması ve nihayetinde gezegenin hayatta kalması için anahtardır.

4. Müşterilerinize sürdürülebilirlik çerçevesinde deneyimler sunmak

Bir gıda markasıysanız israfı önlemek adına paketlere artabilecek malzemelere yönelik tarifler eklemek, bir moda markasıysanız tüketicilerinizi gereksiz alışveriş konusunda uyarmak, bir ambalaj firması iseniz atıkların farklı alanlardaki tekrar kullanım senaryoları (mobilya kutularından kedi evi yapmak vb.) için bilgilendirmeler eklemek, hızlı tüketim ürünlerinde ambalajların tekrar kullanımına (tekrar doldurulabilir deterjan şişeleri gibi) yönelik deneyimler sunmak markanızı ve dahası dünyamızı kurtarabilecek adımlar olabilir.

5. Yaptıklarınızı yüksek sesle dile getirmek

İklim değişikliğine karşı yaptığınız çalışmaları geri planda tutmak yerine çok daha ses getirecek şekilde duyurmak, hem tüketicilere hem de başka markalara ve sektörünüze ilham vermek açısından önemli olabilir. Böylece yapacağınız pazarlama iletişimi çalışmaları daha sürdürülebilir tüketici davranışlarının yerleştirilmesine öncülük edebilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

The Marketeer The Marketeer

BÜLTEN SAYISI

Pazarlamacılar iklim krizi ile nasıl mücadele edebilir?

Markaların güçlü konumlarıyla etki yaratmaları için 5 yol

10 Ağu 2021

Getty Images

YAZARLAR

The Marketeer

Güncel pazarlama stratejileri, ilginç marka örnekleri ve az bilinenleriyle pazarlama dünyasını masaya yatırıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR