Popülizm, Fraksiyonlar ve Kamusal Tartışma

Sizi bilmiyoruz ama bizce popülizm gerçekten, en ama en tehlikeli şeylerden biri. Hani o takipçi sayısı var ya, o takipçi sayısı. İnsanın psikolojik evrimi; tek bir sözün, tek bir fotoğrafın anında on binlerce, yüz binlerce veya milyonlarca kişiye ulaşması ve ulaşır ulaşmaz da linçlenmesi ya da göklere çıkartılması için henüz hazır değil. Greta’ya da bu yüzden de hayranız.
Koca koca insanlar tarafından delice eleştirilse; her lafı, her giydiği, her eşyası, her anı mikroskop altında incelense de – en azından görünürde – şu şekilde yaklaşıyor:

İklim grevinde de böyleydi. Herkes onun fotoğrafını çekmek istiyordu. O ise inanılmaz sakin bir şekilde yürüdü bütün yolu. Dürüst olun, hanginiz yapabilirdi bunu?
E zaten herkes yapamıyor.
Buradan spesifik tweet koymak yakışık almaz; ancak gerçekten bazı görüşleri, bazı fikirleri okurken çok şaşırıyoruz. Bunların bazılarına COP26’dan yaptığımız canlı yayında da yer verdik.
Neyse bu biraz AMC’nin Met Gala’ya tax the rich diye gitmesine benziyor gibi. Popülizmin çok büyük bir tehlikesi var, o da şu; insan, görüşlerine genel olarak yakınlık duyduğu politik akımların yaptığı popülizme ve onun yıkıcı etkisine kör olabiliyor. ‘Karşı taraftakilere’ ise gözlerini fal taşı gibi açıyor.
Taraf demişken. COP26’daki iklim grevinde hafiften tehlikeli duran bir olay da vardı. Gezi Parkı’nın birinci haftasından sonrasını biraz çağrıştırıyordu. Kimsenin adını bile duymadığı, büyük ihtimalle de hiç duymayacağı garip fraksiyonlar iklim grevi yürüyüşünün bittiği meydanı resmen kilitlemişti. ‘Garip’ fraksiyonlar dedik, çünkü hepsi bir sürü broşür dağıtıyor ve bas bas bağırıyordu. Bunlardan 5 tanesi ile gidip konuştuk. Tek bir tanesinin bile iklim hakkında ne bir ajandası, ne bir planı veya aldığı bir aksiyon vardı. Hiçbiri broşürlerini geri dönüştürmüyor veya geri dönüştürülmüş malzemeden üretmiyordu (bu sembolik bir hareket olarak bizce önemli). Toplanma ve ifade özgürlüğüne saygımız yüzde 100. Ancak ‘karşı taraf’tan bir popülist çıkıp; ‘bakınız zaten iklim hareketi onların yaptığı bir yaygara, bunlar yalan dolan işler’ diyemez mi?
Diyemez, diyorsanız yanılıyorsunuz.
Bunu, Covid-19 için diyen popülist liderler oldu arkadaşlar. Her gün binlerce insan ölürken, ‘bu bir tür grip, ne olacak, bize bir şey olmaz’ diyenler oldu. Görünen köy kılavuz istemez. Ancak bir kılavuz çıkıp da insanlara; ‘O köyde yaşayanlar bizden değil, onlar böyle düşünüyorlar. Onların başına gelecekler bizi ilgilendirmez. Biz kendi köyümüze bakalım” diyebilir. Diyor da zaten.
Bu yüzden iklim krizi hareketinin, mümkün olduğunca kapsayıcı ve bütüncül olması; iletişiminin de hassas ve dikkatli olması gerekiyor. Bunun yolu da düzgün bir kamusal tartışma ortamı sağlamaktan geçiyor.
Biz en azından bu konularda, alanlarının en önde gelen uzmanlarını bulup, aklımızdaki soruları açıklıkla soracağız. Kaygılarımızı giderme konusunda onlara bir şans vereceğiz. Sonra onlardan öğrendiklerimizi başka kişilere soracağız, karşıt görüşlü uzmanlara danışacağız. Bu kişileri ortak bir noktada buluşturup, müzakere ortamı yaratmaya çalışacağız. Deneyeceğiz en azından.
Esmiyor olarak yapabileceğimiz en büyük katkı bu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Aman efendim, yüz lider söz verdi, 2050’de şu olacak, 2053’de bu olacak 2070’de şu olacak; “sana yemin sana söz, kör olayım yalansa”. Yazının konusu bu değil. Sizinle, COP26’da bohçamıza doldurduklarımızı paylaşacağız.
11 Kas 2021

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

