Popülizm: Türkiye’nin son yirmi yılı

(Görsel: iStock Photo)
Popülizm, karizmatik bir figürün kendisini (ve dolayısıyla takipçilerini) belirsiz bir şekilde tanımlanmış bir seçkinler grubuyla karşı karşıya getirdiği bir siyaset tarzıdır. Popülizmin sol görüşlü çeşitlemelerinde, seçkin olarak hedef tahtasına konulan genellikle zengin sınıflardır. Sağ tandanslı popülizmde ise, dışlanan seçkinler genellikle entelektüeller, kozmopolitler, yazarlar, sanatçılar gibi kültürel seçkinlerdir. Akademik yazın açısından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2003 yılında Türkiye'nin laik devlet yönetimine daha fazla İslamî ton getirme vaadiyle iktidara gelen kültürel bir popülisttir; meşruiyetinin önemli bir bölümünü döneminde gerçekleşen ekonomik büyümeye dayandırmıştır. Türkiye'yi gelişmekte olan ülkeler arasında ekonomik büyüme açısından lider ülkelerden birisi yapan çok sayıda altyapı ve kalkınma projesine öncülük ederek ilk on yılında başardığı özetle buydu.
Ancak 2013'te yeni gelişen sermaye sınıfına rant aktarımına dayalı imar planlarının insanları yerinden etmeye başlamasıyla (ve devamında Gezi Parkı protestolarına neden olacak şekilde) bir dönüm noktası yaşandı. Zira özel inşaat projesi üreticileri, yabancı yatırımcıların Türk lirasının enflasyonu nezdindeki endişeleri yüzünden döviz cinsinden borçlanıyordu. Ancak 2018'de enflasyon yükselmeye başladığında; çok sayıda üretici mevcut borçlarını ödeyemedi ve iflas etti. Sonuçta, geliştirilmekte olan birçok projenin aslında ekonomik açıdan mantıklı olmadığı ve çevre tahribatına yol açtığı ortaya çıktı.
Söz konusu dönemde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) enflasyonu düşürmek için faiz oranlarını arttırmıştı. Fakat bu gelişme popülist söylemlerini desteklemek üzere inşaat harcamalarını, turizmi ve ihracatı canlandırmak için düşük faiz oranları isteyen Erdoğan'ın öfkesini çekti. Takip eden üç yıl boyunca, Erdoğan faiz oranlarını düşürmesi için merkez bankasına epey baskı uygular ve bunu yapmayanları görevden alırken; TCMB dört başkan değiştirdi. Bu süre zarfında merkez bankası tamamen Erdoğan'ın parasal tercihlerine tabi hale geldi. Merkez bankasının mevcut başkanı Şahap Kavcıoğlu ise Mart 2021'den beri görevde. O tarihten bu yana, enflasyon hızla tırmanırken; TCMB politika faizi önce yüzde 19'dan yüzde 14'e, ardından yüzde 12'ye ve nihayetinde yüzde 9’a düşürüldü. Resmi enflasyon ise 2022 sonu itibarıyla, yüzde 64'ün biraz üzerinde. Resmi rakamların güvenilirliğini sorgulayan bağımsız akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) da bu oranı yüzde 137,55 olarak hesapladı. Özetle, 2022'nin sonu itibarıyla Türkiye, enflasyon etkisiyle birlikte hesaplandığında dünyadaki en derin negatif faiz oranlarına sahip durumda. Türk lirası ise, gelişmekte olan piyasalarda dolara kıyasla en kötü performans gösteren para birimi oldu. Sonuç olarak Türkiye, G20 ülkeleri arasında açık ara en yüksek enflasyona sahip ve yaşanan hayat pahalılığı Erdoğan'ı 14 Mayıs 2023 seçimleri açısından ciddi bir tehlikeye sokuyor.
Ekonomik çalkantılara rağmen, Erdoğan'ın kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hala milletvekili seçimlerine yönelik anketleri önde götürüyor. Erdoğan’ın bizzat yarışacağı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise net bir rakip henüz ortaya çıkmadı. Muhalefetteki çeşitli partilerin koalisyonu ile ortaya çıkan Altılı Masa üyeleri, kazandıkları takdirde 2017’den beri yürürlükte olan Başkanlık Sistemi yerine Parlamenter Demokrasiyi yeniden tesis edeceklerine dair söz veriyorlar. Öte yandan, Erdoğan karşıtı cephedeki tüm partiler birleşmiş değil. Zira altı partili koalisyona, HDP ve onun solcu müttefikleri dâhil değil. Yirmi yıldır ülkeyi yöneten Erdoğan'ın karşısına geçmek üzere tek bir adayı destekleme isteği ise toplumda geniş karşılık bulmuş durumda. Son tahlilde, yine popülist liderler tarafından yönetilen İtalya ve İsrail seçimlerinde muhalefetin yakın geçmişte başına gelenlerden sakınmak adına, aralarındaki mevcut farklılıkları aşmanın bir yolunu bulmaları gerekebilir.
Bu seçim, popülizme karşı iktisadi kalkınma ve toplumsal adaleti önceleyen demokrasi cephesinin en zorlu seçimi olacak. Washington Post, 2023 yılında dünyadaki en önemli seçimin Türkiye’de gerçekleşeceğini savunuyor. Mevcut popülist liderler arasında Erdoğan, seçimleri kendi lehine manipüle etmeye en istekli olanlardan birisi olduğunu da ortaya koyuyor. Bayrak etrafında toplanma (Rally around the flag) etkisi, siyaset biliminde uluslararası kriz veya savaş dönemlerinde bir ülkenin hükümetine veya siyasi liderlerine verilen (genellikle kısa vadeli) halk desteğini açıklamak üzere kullanılan bir kavramdır. Bu minvalde Erdoğan, Türkiye’nin Yunanistan ile uzun süredir devam eden düşmanlığını yeniden alevlendirmeye istekli olduğunu gösterdi. Akdeniz’deki enerji arama faaliyetleri yüzünden çatışma çıkma riski de cabası. Uzun yıllardır Avrupa Birliği (AB) üyeliği bekleyen Türkiye’yi, Suriye iç savaşına paralel şekilde bu ajandadan tümüyle uzaklaştıran Erdoğan; ülkenin barındırdığı milyonlarca mülteci nedeniyle açığa çıkan toplumsal psikolojiyi ise görmezden gelmeye meyilli. Öte yandan, faiz oranlarını baskılamanın yanı sıra; yeni inşa edilecek evlerin ipoteklerini yoğun bir şekilde sübvanse etmesi için Toplu Konut İdaresi'ne (TOKİ) talimat vererek, çeşitli projelerle ev sahipliği hayali teşvik edilmeye çalışılıyor. Seri üretime geçilmediği için henüz fiyatı belli olmayan yerli otomobil projesi TOGG da, benzer şekilde Erdoğan’ın başarısı olarak parlatılıyor.
Popülist bir siyasetçi, bir seçkinler grubunu hedef olarak tanımladıktan sonra; takipçilerini, yaşanan tüm sorunların kaynağında bu seçkinlerin olduğuna ikna eder. Çoğu zaman, halkın iradesini yalnızca kendisinin temsil ettiğini savunur. Toplumsal kurumların yine seçkinler tarafından yozlaştırıldığını ve bazılarının aşılması gerektiğini savunarak, demokratik mekanizmalara (yasama organları, mahkemeler, bürokrasi, medya vb.) saldırır. Özetle popülizm, siyasal rejimi dengeleyecek her türlü kurumu yok ederek, nihayetinde diktatörlük veya otokrasi şeklinde tezahür eder.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Etik ve Uyum Gündemi #58
03 Şub 2023

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

