Puzzle'ın Son Parçası

Transfer yasağının gölgesinde tamamlanan 19/20 sezonunun ardından geçtiğimiz sezona kasada biriken bütçeyi hoyratça kullanarak başlayan Chelsea, Premier League’in zorlayıcı temposunun arasında istikrarsız sonuçlarıyla sürüklenirken Frank Lampard – Thomas Tuchel değişikliğiyle beraber vitesi yükseltmiş ve sezonu Şampiyonlar Ligi kupasıyla tamamlamıştı.
‘Beklenmedik’ şekilde gelen kupanın belirlediği seviye, pandeminin ekonomik buhranından etkilenen kulüplerin harcamadan kaçınması ve Premier League’in rekabetçi takım sayısındaki düşüş Chelsea’yi bir anda City’nin önündeki en büyük rakip haline getirdi ve bu seviyede yarışmak için Timo Werner’den daha iyi bir santrafora ihtiyaçları vardı; uzun süre Haaland için mesai harcayan Londra ekibi Norveçli oyuncu için belirlenen bonservis 175 milyon euro olduğundan transferi başarılı sonuçlandıramadı. Mali krizden dolayı yıldızlarını elinden bir an önce çıkarmayı hedefleyen Inter’e yapılan, Haaland’a nazaran ekonomik Lukaku teklifi ise kabul gördü. Uzun vadede Haaland daha tercih edilebilir gibi gözükse de, kısa vadede Lukaku’dan daha iyi bir isim düşünülemez.
Chelsea’nin ilk aşamada sunduğu 100 milyon euro + Marcos Alonso teklifini geri çeviren Beppe Marotta, Londra temsilcisinin bonservis bedelini arttırmasıyla beraber transferin önündeki engel olmaktan kalktı. Fabrizio Romano’nun haberine göre Lukaku’nun geri dönüşünün bedeli 120 ila 130 milyon euro civarında olacak.

Romelu Lukaku ve Jose Mourinho, 2014, Goal.com
Drogba’nın yaşlandığı ve vedaya hazırlandığı dönemde atletik yapısıyla, sırtı dönük oyunuyla, fiziksel özellikleriyle ve en önemlisi golcülüğüyle Fildişili yıldızı anımsatan Romelu Lukaku, Terry-Lampard-Drogba dönemi sonrası ‘bayrağı devralması muhtemel’ bir potansiyel olarak 18 yaşında transfer edilse de Chelsea ile olan hikayesi biraz daha eskiye dayanıyor. Anderlecht genç takımındayken Stamford Bridge’e düzenledikleri bir tur sırasında Romelu arkadaşlarına dönüp, “Beni ağlarken göreceğiniz tek gün, bu stadyumda oynadığım gün olacak. Çok başarılı olacağım” der. Hikaye tam o zaman başlar.
18 yaşında Villas-Boas’ın Chelsea’sine adım attığında önünde Didier Drogba, Fernando Torres, Daniel Sturridge gibi oyuncular bulunduğundan kariyerinin en az dakika aldığı sezonlarından birini geçirdi. Sezon Şampiyonlar Ligi kupasıyla tamamlandığında kendisini bu başarının bir ferdi olarak görmeyip kupaya temas bile etmeden evine dönüyordu.
Ligde kalıcı olmak adına eşyalarını toplayıp evinden uzaklaşan Lukaku, West Brom ve Everton’da geçirdiği başarılı sezonların ardından 2017’de tekrar Chelsea ile anılmaya başlandı. Sezonu Premier League şampiyonluğuyla tamamlamış Conte, eksik parça olarak gördüğü santrafor bölgesi için kendisinde ısrar etse de Belçikalı yıldızın tercihi Manchester United oldu; Chelsea de Alvaro Morata’yla anlaşarak büyük bir kumardan kaybederek ayrılıyordu.

Antonio Conte ve Alvaro Morata, Goal.com
Günümüzde Lewandowski, Haaland, Mbappe ve Kane gibi birinci sınıf santraforların yanında ismini sıklıkla telaffuz ettiğimiz Lukaku, profil bakımından Timo Werner ile tamamen zıt bir görüntüde. Rakip savunmacılar için en büyük tehdidi sürati ve dripling yeteneği olan Werner, saf bir 9 numara olmadığı için bu yetenek setini bitiricilikle süsleyemeyip genellikle eleştiri oklarının hedefinde oluyor. Buna nazaran Lukaku’nun bitiricilik, pas kalitesi ve hava hakimiyeti bakımından Werner ile mukayese kabul etmeyecek üstünlüğü Tuchel için de büyük bir iştah sebebi.
Geçtiğimiz sezon Şampiyonlar Ligi’nde topu çoğu maçta domine eden Chelsea, set oyununda pivot bir santrafor eksikliğinden yeteri kadar etkili olamıyordu. Eleme maçlarının birçoğunda goller hızlı hücumlardan geldi. Lukaku’nun denkleme dahli hem kontra hem de set oyunun da büyük fark yaratacak.
20/21 sezonu istatistiklerini karşılaştırdığımızda Lukaku, oyun kurma bakımından Werner’e bütün ana başlıklarda fark atmış durumda: 0,36’lık oranda tehlikeli pozisyon pası veren Lukaku, gol hazırlama oranını da 3.65’e çıkarmayı başardı. Lautaro Martinez’in de geçtiğimiz sezonu ‘kariyer sezonu’ haline getirmesinde Belçikalı yıldızın payı yadsınamayacak derecede yüksek. Pulisic, Havertz, Mount gibi skorer oyuncuların Lukaku’yla kuracakları ortaklıklar Chelsea’nin sezonunu belirleyecek. Lukaku transferi Werner için de kapıları tamamen kapatmıyor, zira oyuncu orjinal mevkiisi olan sol açıkta da Tuchel’in epey tercih edeceği bir seçenek olacak.
Giroud ile yolları ayıran ve Batshuayi’den de çıkması muhtemel olan Chelsea’nin önümüzdeki sene forvet rotasyonu Lukaku-Werner-Abraham şeklinde olacak. Lampard’ın ilk sezonunda gösterdiği umut veren performansın meyvesini yiyememesinden dolayı Abraham için üzülsek de, kağıt üzerinde ligin en iyi hücum rotasyonu Thomas Tuchel’in elinde.
PSG, Man City, Man Utd gibi pandemiden ekonomik olarak diğer devler kadar etkilenmemesi Chelsea için hedefleri iyice arttırıyor. Liverpool’un durgun geçirdiği transfer döneminin ardından bu sezon City’nin tahtı için en büyük rakip Tuchel ve Chelsea olacak. Lukaku da yarım bıraktığı hikayeyi tamamlamak için her şeyi yapmaya hazır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Umut Öztürk
Premiercast.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR





