
Vizontele izlemiş miydin? Yılmaz Erdoğan’ın canlandırdığı Deli Emin karakteri elektronik aletlere oldukça meraklıdır ve köye televizyon geleceğini duyduğundaki tepkisi süperdir: “Radyonun resimlisi! Şerefsizim benim aklıma gelmişti!”
Son zamanlarda kullandığım pek çok yeni ürün ve hizmette ben de aynı hissi yaşıyorum; “Şerefsizim benim aklıma gelmişti!”.
Genellikle şu olsa ne iyi olur, ya bunu yapan olsa keşke dediğim işlerin hayata geçtiğini görüp söylüyorum bunu. Son zamanlarda ise o güne dek üstüne pek düşmediğim ya da içten içe bir çözüm istediğim ama ihtiyacımı tam tanımlayamadığım ürünler için de söylediğimi farkettim. Hani ilk görünce aşırı heyecanlandığımız, meğerse yıllardır beklediğimiz oymuş gibi hissettiğimiz ürünler. Mesela en son Trendyol’da pilav demeleme örtüsü görünce bu heyecanı hissettim :) Görene kadar böyle bir ihtiyacım yoktu ama artık onsuz yapamıyorum. Öyle bir ürün mü varmış dediğinizi duyuyor ve görselini aşağıya bırakıyorum ki pilava gönül verenler ne dediğimi anlasın 🍚

Neyse pilavı bir kenara bırakıp konumuza dönersek, örnekteki gibi aslında çoğunluğun ihtiyaç duymadığı ya da ihtiyacının farkında bile olmadığı benzersiz ve alanında ilk ürünleri pazarda tutundurabilmek, insanlara “vay anasını” hissini verebilmek pazarlamacıların fark yarattığı alanların başında geliyor.
İyi bir fikrinin olması herkesin o fikri satın alacağı anlamına gelmiyor. İnsanların o fikre olan ihtiyaçlarının farkına varmalarını ve bu ihtiyaçlarını gidermek için belli bir bedel ödemeye hazır hale gelmelerini sağlamak, onları ikna etmek gerek.
İşte benim en sevdiğim bölüm burada başlıyor; talep yaratmak! 🧡
Benzersiz bir ürün ortaya çıkarmak, heyecan verici olduğu kadar oldukça zor bir durum da olabilir. Sana büyük başarı getirebileceği gibi dev bir başarısızlık örneği olarak akıllara kazınabilir.
Bunun en önemli sebebi çoğu zaman insanların ihtiyaçlarını karşılamak için aynı ürünleri tekrar tekrar alma eğilimde olmaları, dolayısıyla kitlelerin satın alma davranışlarını değiştirmenin ve onları yeniliklere alıştırmanın zorluğu. Ama hiçbir şey imkansız değil tabii. Hedef müşterinin radarına girmek için yaratıcı pazarlama tekniklerine ihtiyacın var. Neler mi?
The Marketeer tabii ki senin için özetledi!
Eğitim şart 🎓
Benzersiz bir ürünü pazara sunarken, kitlenin onu benimsemesi için önce ona ihtiyacını çözebileceğin öğretmelisin. Bazen insanlar hayatlarında karşılaştıkları bir sorunu çözmek için yapılabilecek bir şey olduğunun farkında bile olmazlar. Bakınız benim pilav demleme örtüm :) Hedef kitleni açık ve uygun bir şekilde eğitmek için bir strateji tasarlamasın.
Dertler derya olmuş sen de bir sandal 🎶🎶
Tabii ki şarkının kalanında olduğu gibi devrilip batıp boğulmayacak hedef kitleni dertlerinden çekip alacaksın. (Şarkıyı bilmiyorsan seni şöyle alalım yalnız efkarlanıp amaçtan şaşma bültenin gerisi var daha 😊)

Tüketici için kalıcı bir sorunu çözmeyi başarabilirsen, benzersiz ürünün için çılgınca talep yaratabilirsin. İnsanların dertlerine dair bir çıkış noktası sağlamak, ürünleriniz için büyük talep yaratmanın kesin yoludur. Hedef kitlenin, ürünün çözüm sunduğu en büyük problemini bul ve bu sorunu nasıl çözdüğüne dair bir değer önerisi oluştur.
İçeriklerinle ortalığın tozunu attır 🌪
Hedef kitlenin karşı karşıya olduğu önemli sorunu belirledin, ürününün bu soruna çare olduğuna emin oldun. Şimdi sıra kapsamlı bir içerik pazarlama stratejisi ile ortalığın tozunu attırmaya geldi. İşe kitlenin sorununa yönelik sayfalarca faydalı içerik oluşturarak başlamalısın. Sonrasında ise bu içerikleri, aramalara dayalı bir strateji ile potansiyel olabilecek her kanalda paylaşmaya başlayacaksın. Bunu yapmak hedef kitlenle markan arasında bir güven ilişkisi oluşturacak ve bir sonraki adımda ürününle bağlantı kurmalarını kolaylaştıracak.
Bu arada kendi oluşturduğun içeriklerden daha iyi birşey varsa o da müşterilerin senin için içerik oluşturmasıdır. Bunu nasıl yapabileceğine dair kapsamlı bilgileri ise “Abartılı Reklamların Panzehiri: Kullanıcı Kaynaklı İçerikler” başlıklı yazımda bulabilirsin.
İçlerine korku sal 😱
Müşterilerinizin içine ürününüzü, sunduğunuz fırsatları kaçırma korkusu salmak, aciliyet duygusu yaratmak çağımızın altın kuralı. Çünkü hiçbirimiz hiçbir şeyi kaçırmak, hiçbir şeyden geri kalmak istemiyoruz.

Henüz yepyeni, hiç görülmemiş bir ürün olsa dahi bu korkudan faydalanabilirsin. Aciliyet duygusu yaratmak ve kıtlıktan yararlanmak için günlük fırsatlar, miktar sınırlamaları veya tek seferlik promosyonlar gibi sınırlı süreli teklifler kullanabilirsin.
Ona kendini özel hissettir 😎
Bu benzersiz ürüne sahip olmanın getireceği faydaların altınız çizebilir, bir ürünü ilk kullananlardan olmanın cazibesini öne çıkarabilirsin. Müşterine bu benzersiz ürüne sahip olmanın ayrıcalığını yaşayacaklarını vaat edebilir ve sadece ona özel teklifler sunabilirsin. Duygulara hitap etmek için burada uzun uzun anlattığım duygusal pazarlama taktiklerini okumak işini kolaylaştırabilir.
Bülteni bitirmeden önce farklı bir örnekle biraz gülmeye ne dersin? Hadi gel çocukluğumuza dönelim, Susam Sokağı’nı, Edi ile Büdü’yü hatırlarsın değil mi? Yaratılan talebe ikna olup bir avuç dolusu “hava“ satın alan koca yürekli Edi’nin hikayesini izle lütfen. Hem eğlenecek hem de ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın…

Tabii ki biz boş vaatlerle kimseye hava pazarlamayacağız ama örnekteki arkadaşın talep yaratma taktiklerini de tebrik etmeden geçemeyeceğim; kimseler yokken teklifini kişiye özel bir gizlilikle yapması, müşterisinin ürüne olan ihtiyacını belirleyip farklı açılardan ele alarak onu eğitmesi, daha en baştan ürünün fiyatını çok cazipmiş gibi konumlandırması adeta ders niteliğinde...
Bu arada düşündüm de hiç birbirimizi kandırmayalım, hava şişeleyip satmak baya iyi fikir. Şerefsizim benim aklıma gelmişti! 😂
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeni ürünler için talep yaratma taktikleri
15 Mar 2022

YAZARLAR

The Marketeer
Güncel pazarlama stratejileri, ilginç marka örnekleri ve az bilinenleriyle pazarlama dünyasını masaya yatırıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


