Sahne tozunu ayağına sürüp stüdyolara doğru bir yürüyüş

Sahne tozunu yutmak, podcast dinleyerek yapılan uzun yürüyüşler, organik, esnek ve özgür bir stüdyo.
Sahne tozunu ayağına sürüp stüdyolara doğru bir yürüyüş

Sahne tozunu yutmak, podcast dinleyerek yapılan uzun yürüyüşlerden organik, esnek ve özgür bir stüdyo hayaline.


                                         Nisan Ceren Özerten


  • Nisan ile ilgili ilk merakım, tiyatroda bir üreten olmadan evvel diğer disiplinlerle bir bağının olup olmadığıydı. İlk sorum bu merakın peşine düştüğüm bir soru oldu. Nisan, tiyatroda yapımcılık konusunun bıçak sırtı bir konu olduğu düşüncesine gülümsemesini de ekleyerek cevap vermeye başlıyor. Ankara'da doğan ve büyüyen Nisan, üniversite eğitimini de aynı şehirde Mimarlık ve Kentsel Tasarım üzerine alıyor. Tasarıma olan ilgisiyle aslında yavaş yavaş tiyatroya çekildiğini söylemek mümkün. Ailede sinemaya ilgili bireyler olduğunu da dile getiren Nisan, kimse üreten konumunda değildi, hep izleyici konumundaydık diyerek ekliyor.
  • Nisan'ın tiyatroda yapımcı olarak hikâyesi Krek Tiyatro'da Berkun Oya ile yol arkadaşı olmasıyla başlıyor. Yapımcı olarak yer aldığı ilk oyun eski AKM'de gösterilen, Devlet Tiyatroları'nın da adının geçtiği "Yangın Duası" isimli oyunmuş. Belki aranızda izleyenler vardır👀 Varsa bize yazsa ne kadar güzel olur.💌
  • Podacto'nun kurulma hikâyesini ondan dinlemeden evvel şunu sormadan edemiyorum.
    -Bu projeyi fikir olarak ateşleyen şey; radyo tiyatrosuna duyduğun bir özlem miydi? Yoksa podcast dinlemenin getirdiği bir fikir miydi?

    Nisan, bu soruma podcast ve sesli kitap dinlemenin önemli bir etkisi olduğunu söyleyerek cevap vermeye başlıyor. Uzun orman yürüyüşlerinde dinlediği sesli içerikler bu oluşumun tohumlarını atmış. İyi ki de atmış!

"Podcast ve sesli kitap dinlemekle başladı. Eş zamanlı zaten biz ekip olarak da tiyatro metinleri okumaya başlamıştık, kendimizce böyle küçük bir havuz oluşturuyorduk, okuyorduk ve üstüne konuşuyorduk. Sahneler açılınca neler yapabiliriz diye düşünüyorduk. Bir yandan da üretimden ve hayal kurmaktan kopmamak adına devam ediyorduk. Acaba biz bu oyunları podcast formatında kaydetsek nasıl olur? dedik. Tabii bu bir yandan radyo tiyatrosu gibi ama "arkası yarın" olmayan bir radyo tiyatrosu, derken. Kaç dakikalık metinler olacak? sorununun yanı sıra hem klasik hem de çağdaş metinlere alan açmalı düşüncesiyle bu oluşumun adımları attık."

  • Pandeminin ilk kapanma dönemlerinde başladıkları bu kayıtların ne gibi süreçlerle, zorluklarla üretildiğinin peşine düşüyorum. Dolapta yapılan kayıtlar, kapıya bırakılan ekipmanlar, sınırlı olsa da stüdyo buluşmaları o aylardan bu aylara kayıtlara geçenler oluyor. Tabii anı fotoğraflarıyla. Podacto'nun oluşturmaya başladığı metin kitaplığının bir yandan ülkemizin kültür mirasını büyük bir katkı sağlayacağını burada kayıtlara geçirmek isterim.


                      (Yağız Can Konyalı Podacto için kayıt yaparken)



"Podacto bugün bizim de beklediğimizden daha geniş bir şeye dönüştü, organik, esnek, özgür bir oluşum bugün. İçinde yer alan metni ile oyunculuğuyla, teknik tarafıyla herkese ait bir oluşum diyebiliriz."





  • Sesle üretim yapmak zor süreçlere sahip, Podacto Stüdyo'ya baktığımızda sesle üretimin her aşamasını görebiliyoruz. Foley seslerin üretimi, bir oyuncunun kayıt yaparken ki performansı ve çok kanallı ses yerleştirmesinin teknik zorlukları. Nisan'a bu proje için ilk sorum üretimin bu aşamalarını kayda almak gibi bir motivasyonla ve fikirle mi yola çıktıları üzerine oluyor.

"Podacto Stüdyo diye adlandırdığımız, Podacto'nun bu sekmesi çok sonradan gelişti kafamızda. Bizim baştan beri istediğimiz bir yere hapsetmeyelim çok net sınırlar çizmeyelim idi. Bir sürü şey üretebilen bir yer olsun diye yola çıktık. Pek çok mecrada üretim yaptık ama aklımızda hep bunu nasıl görselleştirebiliriz sorusu ve bir gün bunu sahnede canlı yapmak hayali vardı. Halen de var."

Nisanlar bunu düşünürken yolları BluTV' den Deniz ile keşişmiş ve birlikte bu projenin adımlarını atmaya başlamışlar. Nisan burada, başta sahnede bunu yapmanın tek başına yetmediğini ve sesi görselleştirmenin peşinde çok heyecanlandıklarını söyledi.
Bu noktada da devreye işin mutfağını biraz daha görünür kılma motivasyonu ve foley üretimlerini görsel dünyanın içine katma fikri, projeyle birleşmiş. Ben, Nisan'dan süreci dinlerken iç sesim "bu tam da Üretim Kaydı'nın konusu 👀" diyordu ki Nisan iç sesimi kelimelere döktü.

" Süreç, senin programın adıyla da harika örtüştü. Üretimin kaydı olsa o anı çeksek stüdyo gibi derken. O nokta da bunu kimle en iyi yaparız? diye düşündük. Mihranlar (Tomasyan) Çıplak Ayaklar Kumpanyası'nda  yıllardır sesin görselleştirilmesine dair çalışıyorlardı. Yazarlar ve oyuncular içinde yer almayı çok istedi. Ferit de yönetmenliği üstlendi."


Üretim Sözlüğü: Foley nedir?

"Film yapımında Foley, ses kalitesini artırmak için post prodüksiyonda filmlere, videolara ve diğer medyaya eklenen günlük ses efektlerinin yeniden üretimidir."


(Podacto Stüdyo henüz fikir aşamasındayken yönetmen Ferit Katipoğlu'nun çizdiği stüdyo tasarım skeci.)

📌Oyunlar, sahnelendiği mekâna 360 derece olarak yerleştirilen 14 kamera ve 32 mikrofonla kaydedildi.


  • Konu, buradan projenin çağdaş oyun yazarlarına alan açmasına geliyor. Ben bunun ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu ekleyerek Nisan'ın fikrini merak etmeden duramıyorum ve soruyorum. 
    -Bence, tiyatronun her zaman çağına hızlı ayak uydurma gibi bir özelliği var sen bu konuda neler söylemek istersin.

"Kesinlikle var! Tiyatro eski bir anlatım biçimi olarak görülüyor. Buna katılmıyorum. Çok hızlı ve rahatlıkla şekil alabilen, zamanın ruhunu yakalayabilen bir disiplin tiyatro. İzlediğimiz bu on dakikalık çekimler hiç kesilmeden çekildi, canlı bir üretimi kaydettik aslında. Ayrıca sahne sanatlarının dijitalleşmesinin tartışılmasını da sağlıklı buluyorum."



     (Podacto Stüdyo'da çekim günü/stüdyo Babylon'a kurulmuştu👀)



  • Nisan' a son sorum;  "Tiyatroda önemli dinamiklerden biri ışık, sence sesle üretilen bu biçimde ışığın yerini ne alıyor?" oluyor. Nisan sorunun zorlayıcı ve düşündüren yanını sevdiğini söyleyerek cümlesine başlayınca vereceği cevabı iyice merak ediyorum, çünkü soruyu soran olsam da o dakikalarda ben de soruya bir cevap bulabilmiş değildim.

"Atmosfer diyebilirim. Her oyunun kendine ait bir atmosferi ve ritmi oldu metinle de birleşen aslında, galiba ışığın yerini biraz o tempo aldı gibi hissediyorum."

Atmosfer, sesin ritmi ve oyunların temposu... Evet, ışık bu!
Nisan sayesinde ben de cevabımı buluyorum, dış sesin yarattığı atmosfer benim ışığım.☀️
🔴Kaydı bitirirken başladığım yere geri dönmüş gibiydim, bir arabadayız, ben yine arka koltuktayım ama yaşım radyoda tiyatro dinlediğim o yaşlarda değil, buna hayıflanmıyorum ve eve varmaktan korkmuyorum çünkü dinlediğim cümleler çok tanıdık, duyduğum seslerse çok yakın.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Üretim Kaydı Üretim Kaydı

BÜLTEN SAYISI

Sesle derin bir bağ kurmak ve sesi görselleştirmek

Bu sayıda podcast konuğum Nisan Ceren Özerten ile tiyatroda yapımcı konumunda olmayı, Podacto'nun kurulma hikâyesini ve BluTV'de yayınlanan son projeleri Podacto Stüdyo'yu konuştuk.

21 Ara 2021

Nisan Ceren Özerten

YAZARLAR

Esra Ece Kuleci

Üreten insanların, süreçlerini kayıt altına almaya merak sarmış biri 👀

Üretim Kaydı

Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.

İLGİLİ OKUMALAR