Salda Gölü neden yok oluyor?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
"Son yaptığımız araştırmalarda göldeki mikroorganizmalar ve bakterilerin değişime uğradığı belirlendi. Su içinde insani, tarımsal, egzoz gazları ve benzeri dış etkenli atıkların su kalitesi ve rengini değiştirdiği bilinmektedir. Çevresel kirlilik nedeniyle yağışlarla gelen atıklar da gölü kirletiyor."
Türkiye Tabiatını Koruma Derneği bilim danışmanı Dr. Erol Kesici'nin Salda Gölü konusunda yaptığı açıklamalar, gölün son durumuyla ilgili endişe verici durumu gözler önüne seriyor. Buna karşın Salda Gölü, son dönemde sadece yerli turizm için değil, uluslararası bilim araştırmaları için de kullanılması muhtemel bir alan olarak karşımıza çıkıyor.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün kapatılması
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP), Türkiye'deki doğal zenginliğin korunması için 45'i milli park, 30'u tabiat koruma alanı, 81'i yaban hayatı geliştirme sahası olmak üzere toplam alanı 3,2 milyon hektarı aşan 598 koruma alanı yöneten önemli birimlerden biriydi.
Türkiye coğrafyası ve taşıdığı riskler göz önünde bulundurulduğunda, diğer iki önemli birimin de Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü olduğu söylenebilir. 2019’da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile bu üç kurumun kapatılıp görevlerinin Orman Genel Müdürlüğü’ne devredilmesi söz konusuydu. Önceden Orman ve Tarım Bakanlığı’na bağlı çalışan bu iki kurumun görevlerinin üçüncü bir genel müdürlük birimiyle birleştirilmesine büyük tepki gösterilmişti.
CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca kararnameye tepki göstererek "Doğal varlıkları sömürmek amacıyla, doğayı korumakla mükellef kamu kurumları, başka kamu kurumlarının hiyerarşisi içerisinde eritilmek isteniyor. Yapılmak istenen değişiklik, korunması gereken alanların daha fazla denetimsizleştirilmesinden başka bir sonuç getirmeyecektir. Buradan ilgililere sesleniyoruz, bu taslağı geri çekiniz" demişti.
DKMP’nin kapatılmaması için 123 sivil toplum kuruluşu yayınladıkları ortak bildiride tepkilerini belirtmişlerdi: "Yıllardır, doğa korumayla ilgili daha güçlü bir yapının oluşturulması beklenirken daha önce denenen ve doğa koruma adına çok başarısız olan yapıya yeniden dönülmesi ülkemiz doğasına yapılabilecek en büyük kötülük olacaktır."
Zıt menfaatler aynı çatıda: Şehircilik ve doğal hayatı koruma
Tüm çabalara rağmen birimlerin kapatılması engellenemedi. 2021 yılında Resmî Gazete’de yayımlanan yeni bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın adı "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı" şeklinde değiştirilerek Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesindeki Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlandı.
Böylece doğal hayatı koruma ve doğal afetlerle ilgili çalışmalardan sorumlu birimlerle şehircilik çalışmalarından sorumlu birimler tek çatı altında toplanmış oldu. Birbirine zıt iki menfaati temel alan birimlerin bir arada çalışmasıyla ortaya çıkan menfaat çatışmasında doğal hayatı koruma amacının aleyhine gerçekleşen bir dizi olayı gözlemledik. Salda Gölü ajandası bu vakalar içinde en güncel olanı.
“Göle girmek tamamen yasaklansın”
Salda Gölü, Burdur, Yeşilova’da bulunan ve 45 kilometrekareye yayılan tektonik bir göl. 2019 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilirken etrafına Millet Bahçesi yapılacağı da açıklandı.
Bakanlığın gösterdiği gerekçeye göre göl sulak alan olması nedeniyle biyolojik çeşitliliğin yüksek olduğu bir alan ve bölgede 61 familyaya ait 301 sucul ve karasal bitki türü ile bu türler içinde tehlike sınıfı ve endemizm açısından 20 tür bulunmakta. Fakat barındırdığı doğal zenginlikten ötürü korunması gerekirken, 2018’de 500 bin olan ziyaretçi sayısı 2019'da 1 milyon 400 bine çıktı.
Havzada yapılaşma ve "son şans turizmi"
Millet Bahçesi projesi, havzada yapılaşmanın önünü açmak demekti. Yerel halk ve sivil toplumdan itirazlar yağdı. Tepkiler arasında Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin 2020 yılında yayımlanan detaylı raporu bulunuyor.
Rapora göre bölgenin yapılaşmaya açılması, doğal bütünlüğün korunmasını imkânsız kılacak ve geçmişte birçok kez karşılaştığımız doğal yaşam tahribatının bir yenisi olacak.
14 Nisan 2020’de başlayan inşaat, tepkilerle durdurulamadı, Çevre ve Şehircilik Bakanı ve TOKİ Başkanı'nın özür mesajlarıyla devam etti. Proje dahilinde göl etrafına inşa edilen bungalovlar, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından CNN Türk yayınında gösterildi. Bakanın açıklamasına göre bungalovlar, önceki tenteli ve çadırlı kötü görüntüyü düzenlemesi açısından önemliydi. Diğer yandan, korunması elzem olan havza bölgesinde kirliliğin önüne geçilecek bir uygulamadan bahsedilmedi.
Yaz aylarının ve tatillerin gelmesiyle bu yılın yeni turist dalgası gelirken Salda Koruma Derneği, göle girmenin tamamen yasaklanması yönündeki gerekliliği dile getirdi. Salda Gölü'nün kapalı bir havza olduğunu belirten uzmanlar, göle girmenin yasaklanmasını ve kumullara dahi basılmaması gerektiğini söylüyor.
Dr. Mert Gürlek ise "son şans turizmi" denilen paradokstan bahsediyor ve tehlike altında olmasının, aslında Salda Gölü’ne olan turist akımını artırdığını ve havzanın her gün daha da kirlendiğini belirtiyor.
Salda’da “Bilim Üssü” projesi
Öte yandan, Salda Gölü’ne ilgi duyanlar arasında sadece yerel uzmanlar yok. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, 2020 yılında Twitter paylaşımında Salda Gölü etrafı ve tabanındaki jeolojik özelliklerin Mars’ın yüzeyindeki Jezero Krateri’ne benzerliğini duyurmuştu.
Salda Gölü’ne bilimsel araştırmalar için de artan ilgi doğrultusunda Boğaziçi Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı başlattıkları projede gölün mineral yapısı ve ekolojik özellikleri tespit edildi. Proje bu yıl tamamlandı ve veriler Mars araştırmalarında kullanılmak üzere NASA ile paylaşıldı. Ayrıca, Bakanlıktan edinilen bilgilere göre, uluslararası iş birlikleriyle disiplinler arası araştırmalar yapabilmek için Salda Gölü havzasında bilim araştırma merkezi kurulması söz konusu. Bir yandan ziyaretçiler tarafından kirletilen gölün, diğer yandan bilimsel araştırmalar başladığı takdirde ne kadar zarar göreceği ise henüz tartışma konusu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Salda Gölü'nün yok edilişi, Akbelen'de zeytinin kömüre direnişi, doğa tahribatının önünü açan kararnameler
23 Haz 2022

YAZARLAR

Deniz Kaptan
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



