Sanat ve Tasarımın Döngüsel Ekonomideki Yeri

Geçtiğimiz aylarda yayınlanan 1.5 Derece İklim Raporu sonrası ve hatta senelerdir hissettiğimiz çaresizliğimizi, alabileceğimiz aksiyonlarla tartışırken içimizdeki duyguları anlatmak ve sesimizi dünyaya daha çok duyurmak için; sanat, bizimle.
Rönesans dönemi ile birlikte zamanında zanaat üreten loncaların yerini alan atölyeler, romantizm akımından etkilenerek “Sanat sanat içindir.” yaklaşımı ile bağımsız sanat kavramını doğurdu. Böylelikle sanatın işlevselliği ve tasarım ile olan bağlantısında ayrı bir noktaya gelindi.

Sanatın kendisi için üretildiği dönemde tasarımı anlayabilmek için ilk olarak ikisini ayırmamızda fayda var. Tasarımın sanat ile olan farkına odaklandığımızda karşımıza çıkan cevap; tasarımın karşı tarafı harekete geçirmek için bir başlangıç noktası olmasıdır. Sanatta daha çok soyut kavramlar üzerinden sıfırdan bir şey üretilerek duygu ve düşünce ön plandayken, tasarımda olan bir şeyin işlevselliği ve karşı tarafın bir eylemi gerçekleştirmesi üzerine kuruludur.

Peki yukarıdaki görsele de bakarak, sanat bizim şu anda içinde bulunduğumuz küresel problemleri sorgulayarak bizim düşünce yapımızı değiştiriyorsa, tasarım bu sorulara cevap buluyor olabilir mi?
Bu soruyu örnek ile cevaplamamız gerekirse;

Yukarıdaki görsel bizlere sahil kenarında sürdürülebilir bir yaşam için sanatın, dünyanın şu anki durumunu nasıl protesto ettiğini gösteriyor. Çöpe atılan plastik şişelerden oluşturulan bu dev heykel yanından geçen kişiye yeni bir ufuk açmış gibi gözüküyor. Peki sizlere bir soru : Bu sanat örneği, döngüsel ekonomiye örnek midir? Ve hatta içerisinde tasarım bulunur mu?
Siz bunu düşünürken, belki de cevap için size yol gösterebilecek diğer örneğe geçelim. Guardian tarafından yayınlanan haberde insanlık tarihinin maddeler ile olan ilişkisi çok güzel bir şekilde özetlenmiş. Yontma taş devri, bakır devri diye adlandırdığımız o dönemler, zamanın en çok kullanılan maddeleri ile sınıflandırılırken ne yazık ki içinde bulunduğumuz yüzyıl Plastik Çağ olarak tarihe geçiyor. Bugün hepimizin bildiği 2050’de okyanusların balıklardan daha çok plastik barındıracağı gerçeği tam olarak bunun sonucu.
Bu konuya dikkat çekmek isteyen tasarımcıların, döngüsel ekonomi alanına da örnek olacak tasarımlarını link üzerinden inceleyebilirsiniz. Tobias Juretzek’in “Atığa hiç bir zaman atık olarak bakmadım ve ondan yeni bir şey üretmeye çalıştım.” diyerek anlattığı yaklaşımını ve istenmeyen kıyafetler ile tasarladığı sandalyeyi evde gördüğümüzde içimiz rahat edecek mi, yoksa daha çok mu sorgulayacağız?

Döngüsel ekonominin uygulama alanları düşünüldüğünde, tasarımın süreçlerin en ortasında olduğunu söylemek yanlış olmaz. En baştan bir ürünün veya bir hizmetin sisteme en verimli bir şekilde dahil edilerek tasarlandığı noktaya geldiğimizde kaynak kullanımı adına başarıya ulaşmış olacağız.
Yazının son kısmını ise, sanat ve tasarım ikilisinde ayrım gözetmeyen ve günümüze kadar aktif bir şekilde üretmiş zanaatkarlara ayırmak istiyoruz. Tasarım, süreci baştan sona ele alsa da döngüsel ekonomi aksiyonlarında tamir&onarım alanlarında ne yazık ki endüstrileşme ile alanları iyice kısıtlanan zanaatkarlara ihtiyacımız her zamankinden daha fazla.
İyi haftalar,
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Yaratıcı sorular soran sanat mı, yoksa yaratıcı çözümler bulan tasarım mı?
21 Eki 2021

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


