Sanayi Bölgelerinde Döngüsel Dönüşüm

Döngüsel ekonomi ile ilgili çalışmalar hem ülkemizde hem de dünyada çoğunlukla farklı endüstriler üzerinden yürütülüyor. Akademi veya iş dünyasındaki araştırmalar özellikle tekstil, gıda ve tüketici elektroniği sektörleri üzerinde yoğunlaşıyor. Bunun temel sebeplerinden biri özellikle inşaat ve sağlık sektörü gibi geleneksel iş yapış şekillerinden kolayca uzaklaşamayacak olan, diğer sektörlere göre daha “hantal” bir yapıya sahip olan sektörlerin mevcut yapısı.
Geleneksel süreçlere sahip sektörlerin döngüsel ekonomiye geçişleri beklenildiği kadar hızlı olmayacak olsa da özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı ile gündeme gelen çimento, alüminyum, gübre, elektrik, demir-çelik sektörleri için dönüşüm yasal bir zorunluluk hâline geliyor. Peki özellikle bu sektörde faaliyet gösteren firmaların yer aldığı, ülkemizde de son verilere göre toplam 375 adet bulunan Organize Sanayi Bölgeleri bu sektörlerin döngüsel dönüşümüne katkı sağlayabilir mi?
Bu haftaki tartışmamız döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde farklı sektörlerin dönüşüm sürecini kolaylaştırabilme ve endüstriyel simbiyoz oluşumuna destek olabilme potansiyeline sahip olan Organize Sanayi Bölgelerinin izleyebilecekleri adımları içeriyor.
Organize Sanayi Bölgesi (OSB) nedir?
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, OSB'leri şu şekilde tanımlıyor:
“Sanayinin uygun görülen alanlarda yapılanmasını sağlamak, çarpık sanayileşme ve çevre sorunlarını önlemek, kentleşmeyi yönlendirmek, kaynakları rasyonel kullanmak, bilgi ve bilişim teknolojilerinden yararlanmak, sanayi türlerinin belirli bir plan dâhilinde yerleştirilmesi ve geliştirilmesi amacıyla, sınırları tasdik edilmiş arazi parçalarının imar planlarındaki oranlar dâhilinde gerekli ortak kullanım alanları, hizmet ve destek alanları ve teknoloji geliştirme bölgeleri ile donatılıp planlı bir şekilde ve belirli sistemler dâhilinde sanayi için tahsis edilmesiyle oluşturulan ve bu Kanun hükümlerine göre kurulan, planlanan ve işletilen, kaynak kullanımında verimliliği hedefleyen mal ve hizmet üretim bölgeleri.”
OSB’lerin tanımı sanayi odaklı faaliyetlerin düzenli bir şekilde yürütülmesini içeriyor olsa da içeride dikkat çekici bir nokta daha var. Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) olarak geçen, bizlerin ise daha çok “teknopark” olarak bildiğimiz bölgeler de çoğunlukla üniversiteler ve OSB’ler içerisinde yer alıyor. Türkiye’de yer alan birçok TGB’nin üniversite-sanayi iş birliğini artırmak adına çalışmalar yürüttüğünü de görüyoruz.
Bu kapsamda bakıldığında OSB’ler sadece sanayi odaklı faaliyetlerin düzenlendiği bölgeler değil, aynı zamanda teknolojik gelişimin de yürütüldüğü yerler.

🔎 Temel Stratejiler
Dünya Bankası’nın (World Bank) 2021 yılında yayımladığı rapora göre OSB’ler özellikle son zamanlarda iyice artan “yeşil dönüşüm” terimini benimseyerek sanayi odaklı faaliyetler kaynaklı çevresel etkileri azaltmakla kalmayıp, ekonomik büyümenin de öncüsü olma potansiyeline sahip.
OSB’lerde yer alan sektörler için döngüsel ekonomiye geçiş süreci tamamen farklı yürütülmeli. Bunun temel sebebi elbette her sektörün kendi dinamikleri çerçevesinde bütünsel bir sistem dönüşümü yürütmesi zorunluluğu. Bu kapsamda bakıldığında OSB’lerin bünyelerinde bulundurdukları sektörler için spesifik adımlar atması oldukça zor olabilir. Fakat OSB’lerin bünyelerinde faaliyet gösteren firmalara verecekleri altyapı çalışmaları ve teknik destekler sayesinde her sektörün kendi içindeki dönüşüm sürecinin kolaylaştırılması sağlanabilir.
OSB’lerde hayata geçirilecek döngüsel dönüşüm stratejileri ile bu potansiyelin açığa çıkması ve hem sanayinin hem de teknolojinin gelişimi açısından kritik olan stratejik adımlara hep birlikte göz atalım:
➡️ Genellikle sanayi bölgelerinin ilk ve en önemli çevresel etkisi enerji kaynaklarının kullanımı ile ilgili. Üretim faaliyetleri için gereken enerji kaynakları bugün çoğunlukla fosil yakıtlarla sağlanıyor. Fosil yakıtlar dolayısıyla ortaya çıkan karbon salımı da iklim değişikliğinin temel nedenlerinden bir tanesi. Buradan yola çıkarak OSB’lerin bünyesinde faaliyet gösteren şirketlere yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanabilecekleri imkânı sağlaması karbonsuzlaşma adına en kritik adım olarak karşımıza çıkıyor.
➡️ Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile yakından bağlantılı olan bir diğer adım ise özellikle kaynakların verimli kullanımına ve mümkünse farklı şekillerde tekrar tekrar kullanımına olanak tanıyacak ortak altyapı sistemlerinin OSB’lerde yer alması. Örnek olarak ortak buhar şebekelerinin kurulması ya da karbondioksit (CO2) geri kazanım tesisleri veya biyoyakıt kullanım olanaklarının artırılması gibi altyapı çalışmaları düşünülebilir.
➡️ Döngüsel ekonominin ilk prensibi olan kaynakların döngü içinde kalmasını sağlamak amacıyla özellikle OSB içinde oluşturulacak ağ sistemleri ile firmaların kullandıkları her kaynağı farklı şekillerde diğer firmalarla da paylaşmalarına olanak tanımak üçüncü adım olarak değerlendirilebilir. Örnek olarak bir gıda firmasının üretim süreçleri sonucunda ortaya çıkan atıklarının biyoyakıt üreten başka bir firma tarafından değerlendirilerek döngüsel ekonominin en önemli prensibi olan ileri dönüşümün teşvik edilmesi düşünülebilir. Çok tercih edilmese de yine aynı örnek üzerinden gidilerek ortaya çıkan gıda atıklarının hayvan yemi olarak değerlendirilmesi de bu adımda düşünülebilir. Kaynağın değerini düşüren bir uygulama olsa da OSB içerisinde kurulabilecek bu endüstriyel simbiyoz kaynakların döngü içinde tutulması açısından kritik öneme sahip.
➡️ Bir diğer kritik strateji ise belki de ilk başta düşünülmesi gereken, OSB’lerde yer alan şirketlerin döngüsel ekonomi prensiplerini anlaması ve döngüsel iş modellerini benimsemesi. Ürün ve hizmetlerini döngüsel ekonomi prensiplerine göre yeniden tasarlayabilmeleri için firmalara verilecek teknik ve teorik destekler özellikle atık oluşumu önlemek başta olmak üzere sektörel dönüşümün hızlanması adına kritik öneme sahip olur. Bu kapsamda genellikle akıllara basit bir “döngüsel ekonomi prensipleri” eğitimi gelse de firmaların bu teorik eğitimlerle sınırlı kalmayacak teknik desteğe de ihtiyaç duyduğu, özellikle ülkemizdeki bilinç ve farkındalık seviyesi düşünülünce kritik öneme sahip olabilir.
➡️ Geri dönüşüm her ne kadar döngüsel ekonominin en son adımı olsa da özellikle sanayi bölgelerinde döngülerin kapatılması (close the gap) için fazlasıyla önemli bir adım. Bu nedenle özellikle OSB’lerde faaliyet gösteren firmaların direkt olarak faydalanabilecekleri geri dönüşüm ve ayrıştırma tesislerinin bu bölgelerde aktif faaliyet göstermesini sağlamak döngülerin kapanması adına gerekli. Burada elbette dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sırf döngülerin kapanması için ilk olarak bu geri dönüşüm tesislerinin tercih edilmemesi. Döngüsel ekonomi prensiplerinin ve özellikle sanayi için kritik öneme sahip olan teknik döngülerin sırasıyla takip edilmesi, son tercih olarak atıkların geri dönüşüm ve ayrıştırma tesislerine iletilmesi döngüsel dönüşümün doğru yürütülmesi adına belki de en önemli stratejik adım diyebiliriz.
➡️ Son olarak da OSB’ler içerisinde faaliyet gösteren firmaların en başta enerji, su ve atık süreçlerini doğru bir şekilde yönetebilmeleri adına yenilikçi döngüsel iş modellerini hayata geçirmek için desteklenmesi kritik stratejik adımlar arasında yer alıyor. Bu adımın bir diğer önemli kısmı ise geleneksel iş yapış şekillerinin dönüşümünü hızlandırarak dijitalleşme süreçlerinde firmalara destek olunması. Dijitalizasyon sadece modern sanayiye geçiş için değil, aynı zamanda kaynakların ve ham maddelerin veri bilimi ile çok daha efektif şekilde yönetilmesine olanak tanır. Bu nedenle OSB’lerin döngüsel dönüşüm sürecinde bünyesinde barındırdığı firmalara yenilikçi iş modellerine geçiş desteği yanında dijitalizayon süreçlerinde de destek olması gerekir.
Yukarıda paylaştığımız stratejik adımlara bakıldığında döngüsel dönüşümde aslında sadece üreticilerin ya da tüketicilerin değil, OSB’ler gibi hem altyapı hem de regülasyon değişiklikleri ile döngüsel dönüşüme katkı sağlayabilecek paydaşların görev ve sorumluluklarını görmek mümkün. Bu görev ve sorumluluklar sadece çevresel etkilerin azaltılmasına değil, aynı zamanda ekonomik büyümenin de devamlılığının sağlanmasına olanak tanıyabilir.
🔎 Döngüsel Ekonomi 101'in yorumu: Nasıl ki biz tüketiciler sadece kendi evimizde uyguladığımız temel döngüsel tüketici davranışları ile tek başımıza döngüsel birey olamıyorsak, üreticiler, yasa yapıcılar ve bu yazımızda gördüğümüz gibi OSB’ler de kendi başlarına döngüsel ekonomiye uygun hareket edemiyorlar. Döngüsel ekonomi, iş birliğinin en üst seviyede uygulanması gereken bir düşünce ve iş yapış sistemi ve tüm paydaşlara önemli görev ve sorumluluklar veriyor. Yapılması gereken tek şey ise her paydaşın kendi görev ve sorumluluğunu doğru şekilde analiz edip anlayarak en doğru şekilde hayata geçirmeye başlaması.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
🌀 Organize Sanayi Bölgeleri kaynak kullanımında ve iş modellerinde hangi adımları atmalı?
25 Ağu 2022

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi
Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!
İLGİLİ OKUMALAR


