
Bu kısımda psikoloji, sosyoloji gibi alanlardan çeşitli konulara ilişkin, Nedir? sorusunu soruyoruz. Bu sayıda Sandviç Nesil Nedir? sorusuna cevap arayacağız.
Bu kavramı görünce gülümsemiş olabilirsiniz. Benim aklıma çok lezzetli sandviçler geliyor hemen ama, işin aslı çok da lezzetli ve keyifli olmayabilir. En geniş anlamıyla “sandviç nesil”, yaşayan ebeveynleri ve çocukları olan (hatta belki torunları), ve bu kuşakların ortasında kalan kuşak anlamına geliyor. Daha spesifik olarak, bu kavram genellikle hem ebeveynlerini hem de çocuklarını, ya da onların da çocuklarını maddi, fiziksel veya duygusal olarak destekleyen orta yaşlı insanları ifade ediyor. Bu anlamda ülkemiz açısından baktığımızda bu desteklerde bulunan, 50-60 yaşlarında insanları tanımladığını söylemek mümkün (yurt dışı kaynaklarda 40lı yaşlar da bu kapsama dahil edilebiliyor ülkesine göre.).
BBC’de yer alan bir yazıya göre, destekledikleri insanlarla birlikte yaşayan ya da yaşamayan sandviç bireyler, dünya çapında biraz farklı görünüyor. Filipinler'de, sandviç bireyler (genellikle kadınlardan bahsedilmiş) 30 ila 35 yaşları arasındayken, İngiltere ve Galler'de tipik olarak 45 ila 54 arasında. Ayrıca "üç katlı sandviç" veya "çift sandviç" bireyler de görülüyor. Bu durumlar, örneğin 60'lı yaşlardaki insanların torunlarının bakımına yardım etmesi ve bu sayede yetişkin çocuklarının çalışmasına izin vermesi ve aynı zamanda kendi yaşlı ebeveynlerini desteklemesi hallerinde ortaya çıkıyor.
Özellikle pandemi döneminin sandviç nesil olarak nitelendirilen insanların sayısını daha da arttırdığı belirtiliyor. Yetişkin çocukların yaşam koşulları sebebiyle ebeveyn evlerine dönmesi, yaşlı kuşağın yeni bakım çeşitlerine ihtiyaç duyması gibi konular, arada kalan kuşağı hem maddi hem de manevi açıdan daha fazla bakım vermeye yönlendiriyor. Sandviç nesil, kendi yetişkin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya tekrar başlarken ya da devam ederken, bir yandan da ebeveynleri yaş aldıkça, onlara da bakmaktan sorumlu konuma gelebiliyorlar.
Şu an 50-70 yaş aralığında bulunan annelerimizin nesli, genellikle çocuklarını yalnız büyütmüş bir nesil belki de, ancak günümüzde kariyer beklentisinin artması, üst kuşaklardan fedakarlık beklentisini de arttırıyor. Bakıcı bulmanın güçlüğü ve ekonomik zorluklarına bir de güven sorunları eklenince tüm bu durumlar, bir üst kuşağı çocuk bakımına dahil olmaya yönlendiriyor.
Sandviç nesilde daha çok kadınlar var gibi gözükse de, erkeklerin de bu arada halde kalmış olduğu gözlemlenebiliyor. Sandviç neslin giderek arttığı bir gerçek. Bazen bu durumun kişilerde bir haksızlık hissi uyandırabildiğinden de bahsediliyor. Bu kişiler belki çalışacağı kadar çalışmış, emeklilik zamanı gelmiş ve farklı hobilerine yöneleceklerken, bir anda hem ebeveyn bakımı, hem de çocukları ya da torunlarına verdikleri bakım ile kendilerini sıkışmış hissedebiliyorlar. Kişisel hayatlarından bir nevi feragat etmiş oluyorlar. Çeşitli araştırmalarda bu kişilerde bakım veren tükenmişliği, depresyon, suçluluk ve izolasyon duyguları görülebildiği belirtiliyor. Aynı anda iyi bir eş, iyi bir anne/baba, iyi bir çocuk ve hatta iyi bir büyükanne/büyükbaba olmaya çalışmak gerçekten kolay olmasa gerek.
Kafamızda bu nesle ilişkin az çok bir şeyler oluştuğunu düşünüyorum. Sizin de yakınınızda bu kuşağa dahil olanlar varsa, belki de onlara farklı bir gözle bakarak, ihtiyaçlarını sormak ve bir şekilde desteklendiklerini hissettirmek harika olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İçimdeki Dünya
İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



