Sara sara sarmaya sarmak

Tencerede duvar gibi sıra sıra dizilmiş sıcacık et sarmaları ve üstündeki küçük salça damlalarını görünce duramayan ben, bir baktım tencerenin yanına, elimde küçük bir tatlı çatalıyla oturmuş, leblebi gibi etli sarma yiyorum. Daldım gittim, düşünüyorum. Etli yerine zeytinyağlı sarma tercih edenlerden, ülke içindeki kutuplaşmaya kadar giden bir düşünce yolculuğundan dönüp dünyaya geri ayak bastığımda bir baktım, ilk sıra bitmiş.
Sarma yerken neden duramıyorum? Aslında sanırım buradaki daha önemli soru beynim sarma yerken nasıl bir anda bu ülkenin durumu ne olacak, ‘ben ne yapıyorum ya?’ gibi sorulara sarıyor. Cevabı bu bültende; 20’lerimdeyim. Hayat benim için açılmamış kapılar, cevaplanmayan sorular, çok fazla potansiyel ama bir o kadar da bilinmeyenler ile dolu. Diyebilirsiniz ki, ‘e Yasmin bu sadece 20’li yaşların problemi değil, herkes böyle.’
Tamam belki de haklısınız ama şimdi şöyle bir düşünürsek; 30’luk rakı var mı? Yok. 60’lık var mı? O da yok. Benim kesinlikle doğru (!) ve karşı gelinemez teorime göre rakı boyları ile insanların varoluşsal krize girdikleri yaşları tutuyor.
20’lik — Evlenip çocuk sahibi olmanın da normal, aile evinde işsiz bir şekilde oturmanın da normal olduğu, tuhaf bir geçiş dönemi 20’li yaşlar. Üniversiteden ayrılınca, ‘şimdi ne yapacağım?’ sorusunun kafamızı kurcalaya kurcalaya bozduğu enteresan ve varoluşçuluğun yapı taşlarının oluştuğu bir yaştayız. Belki bu yüzden Nietzsche, Sartre, Kierkegaard ve Kafka gibi varoluşçuluk ile damgalanan düşünür ve yazarlar 30-40’lı yaşlarında en ünlü varoluşçuluk eserlerini çıkarıyorlar.
35’lik — ‘yaş 35 yolun yarısı’ diyen Cahit Sıtkı Tarancı orta yaş bunalımındaydı belki de. Eskiden 35 olduğu düşünülen orta yaş günümüzde 45-60 yaşa kadar çıktı. Belki rakı boyları dönemimizde belirlenseydi 35’lik dediğimiz 45’lik olacaktı kim bilir?
50’lik — Hayatta neleri yapıp yapamadığının bilançosunun çıkarıldığı ama umudun da olasılıkların da tükenmediği bir dönem.
75’lik —Artık camın yanında belirlenmiş rahat bir koltuktan keyif alınan ve yapılanlar ile yapılamayanlar ile uzlaşmanın önemli olduğu bir dönem.
100’lük — 100’lük rakıyı varoluşsal bir boy olmaktansa bir kutlama boyu olarak görüyorum — tabii Kenan Doğulu’nun (ya da Ajda Pekkan’ın) da dediği gibi her yaşın bir güzelliği var ve hepsinin değerini bilerek kutlamamız lazım. Ama 100 yaşına geldiysen bırak kederi, sorgulamayı, aç o rakıyı kutlamak için. Dök dublelerce, buzlu buzsuz ve hayata iç!
Neyse biz kendi yaşımıza dönelim… 20’lik deyip geçmeyin, alın işte bu haftanın örneği Amanda Gorman. 46. ABD Başkanı Joe Biden'nın yemin töreninde şiir okuyan ve en genç şair olarak tarihe geçen Gorman. 23 yaşında olduğunu duyduktan sonra ‘neyse benim de bunun kadar havalı ve başarılı bir şey yapmak için 1 senem var diye düşündüğüm’ ama sonra 98’ doğumlu olduğunu gördüğüm, harika, yetenekli şair. Amerika’yı bırakın, tüm dünyayı sarstı ve herkese ilham verdi. Şimdi ise IMG Models ile bir modellik kontratı var. Ne mutlu ona, bize, hepimize!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Etli sarma, aşı savaşları ve absürt uyum. 20'liğin ilk bülteni hazır!
29 Oca 2021

YAZARLAR

Yasmin Güleç
Anthony Bourdain'in #1 numaralı hayranı olmak dışında zamanımı genelde yazarak, yürüyerek, kahve içerek ve derin politik tartışmalara girerek harcıyorum.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR



