Savaşın ortasında ticaret: Şirketler neden Rusya'yı terk etmiyor?


Yüzyılın koşusu: Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu Cumhuriyetimizin 100. yılında bize coşkuyla koşmak yakışır. Ne oluyor? Dünyada iki kıta arasında koşulan tek maraton olan Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu , Cumhuriyetimizin 100. yılının coşkusuyla ve “Yüzyılın Koşusu” sloganıyla koşulacak. Ne zaman? İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor İstanbul tarafından düzenlenen Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu ’na 5 Kasım Pazar günü izleyici olarak katılabilir, parkurdaki koşucuları yerinde destekleyebilir, atletlerin mücadelesine yakından ortak olabilirsiniz. Kısacası, maraton coşkusunu tüm İstanbul’la birlikte kutlayabilirsiniz. Neden önemli? İki kıta arasında gerçekleşen, dünyada benzeri olmayan bu etkinlikte kazanılacak madalyalar önümüzde bizi bekleyen olimpiyat heyecanını körükleyecek; önemli sporcularla ve Türk bayrağını olimpiyatlarda dalgalandıracak atletlerle bugünü paylaşmak da pek çok genci profesyonel olarak spora yönelmeye teşvik edecek. Sporu daha erişilebilir ve eğlenceli hâle getirerek gelecek nesillere seslenen ve Cumhuriyetin izinden giden gençlere ilham olan bu koşu, sadece iki kıtayı değil tüm insanları birleştirmeyi temsil ediyor. Türkiye İş Bankası İstanbul Maratonu ’nun detaylı programına buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Yüzlerce uluslararası şirket, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Rusya'dan çekilme kararı aldı. Öte yandan bir çoğu ise, Batı bloğunun uyguladığı onca yaptırım ve baskıya rağmen kalmayı tercih etti. Kalan şirketlerden bazıları, Kremlin'in ellerini bağladığını iddia ederken, diğerleri ise gelir endişelerini - hatta insanseverliklerini- kalma nedenleri olarak gösteriyor.
Şubat 2022'de Ukrayna'ya ilk bombalar düşmeye başladığında, Rusya'da operasyonları olan küresel şirketler bir taraf seçmek zorunda kaldı: Gitmek veya kalmak. On binlerce sivilin hayatını kaybettiği, Rusya'ya yönelik uluslararası yaptırım ve kınamanın giderek arttığı ağır bir savaşın ortasında, şirketler, yerlerinde kalarak ciddi bir itibar kaybı riskiyle karşı karşıya kaldı.
Kimi hemen çekilme kararı aldı; kimi acele etmedi; kimi ise kalmaya karar verdi.
Soğuk savaş sonrası Batı kültürünün Rusya'ya girmesini sembolize eden McDonald's, 32 yıl sonra dükkanı kapattı. Petrol devi BP, savaş başladıktan üç gün sonra ülkeden çekilme kararı aldı. Bununla birlikte, Apple, Netflix, H&M, Airbnb ve PayPal gibi çeşitli sektörlerden büyük markalar Rusya'nın işgalini boykot ederek ülke pazarından çekildi.
Öte yandan, Hollanda merkezli bira üreticisi Heineken'in Rusya’daki faaliyetlerini sembolik olarak 1 avro karşılığında Rusya merkezli Arnest Group'a sattı. Fransız otomobil üreticisi Renault, fabrikalarını yine sembolik olarak bir ruble bedelle sattı.
Ancak, savaşın başlamasından bir buçuk yıl sonra, yüzlerce şirket hâlâ Rusya'da iş yapmaya devam ediyor. Ukrayna'daki savaşı finanse etmeye yardımcı oldukları suçlamalarıyla karşı karşıya kalan bazı şirketler, müşterilerinin onlara ihtiyacı olduğu için kaldıklarını belirtiyor.
Bunlar arasında, Rusya'daki 200'ün üzerinde mağazasını açık tutmaya devam eden Fransa'nın en büyük süpermarket zincirlerinden Auchan var. Auchan, savaşı finanse etme gibi iddiaları reddetmekle birlikte "sivil halkın temel gıda ihtiyaçlarını karşılamak" için mağazalarının bulunduğu Rusya ve Ukrayna'da kalmaya devam edeceklerini söylüyor.
Kiev Ekonomi Okulu Enstitüsü, savaş başladığından bu yana yaklaşık 300 şirketin Rusya'yı terk ettiğini tahmin ederken, 1400 şirketin ise hâlâ ülke içinde "birtakım" iş yapmaya devam ettiğini belirtiyor. Ancak, kurumlar tam olarak kaç şirketin Rusya'dan ayrıldığı ve neyin "tam ayrılma" anlamında geldiği konusunda hemfikir değil.
Örneğin, Rusya'ya içecek üretimini durduran PepsiCo, Ukrayna'nın yolsuzluk denetleme kurumu tarafından içecek dışında gıda üretimini devam ettiriyor olmasından dolayı suçlandı.
Çin merkezli Alibaba'nın da aralarında bulunduğu teknoloji ve finans devleri Rusya'da iş yapmaya devam ediyor. İngiltere-İsviçre merkezli ilaç firması AstraZeneca ise, hastalara gerekli ilacı sağlamak gibi ahlaki ve insancıl gereçelerden dolayı Rusya'da kalmanın gereklik olduğunu savunuyor. Öte yandan, Emirates, China Eastern ve Air Serbia gibi havayolları da hâlâ Rusya uçuşlarının reklamını yapıyor.
Birçok şirket içinse, Rusya pazarından çıkış beklenenden daha zor oldu. Kremlin'in ülkeden çıkmak isteyen firmaları kamulaştırma tehdidi gibi engellerle ellerinin ve kollarının bağlandığını söylüyor. Batı merkezli şirketlerin yöneticileri, milyarlarca dolarlık varlıkları Moskova'ya teslim etmek yerine, onlara değer katacak alıcılar bulmak istediklerini söylüyor. Bu tür endişeler, dünyanın en büyük tütün şirketlerinden biri olan Philip Morris'in Rusya'daki işlerini satmaya yönelik çabalarına rağmen belki de "asla" satmayacağını söylemesine sebep oldu.
Bazıları ise pazar paylarını, hükümetleri yaptırım rejiminin bir parçası olmayan Türkiye, Çin, Hindistan gibi ülkelerin şirketlerine kaptırma riskini almak istemiyor. Yaptırımlardan etkilenmeyen bu ülkeler, Batı merkezli şirketlerin terk ettiği mülklere ve hisselere odaklanıyor.
Örneğin, Hindistan merkezli rafineri şirketi Chennai Petroleum, tam aksine Rusya pazarında vites yükseltiyor; işgal nedeniyle Rusya'daki hizmetlerini genişletiyor.
Bu konuyu, Rusya pazarına girmek veya bu pazarı genişletmek isteyen Türk ihracatçılarının ihtiyaçlarına göre lojistik, gümrük, depolama ve paketleme hizmetleri sağlayan iç ve dış ticaret şirketi Asentor'un sahibi Orhan Güngör ile konuştuk.
Batı yaptırımlarının Rusya pazarında uzun süredir var olan şirketler için ne ifade ettiğini sorduğumuzda Güngör, "Yaptırımlar Rusya’da opera etmekte olan şirketler için yeni bir şey değil, yaklaşık 10 yıldır uygulanıyor. Dolayısıyla, bu yaptırımlardan doğrudan veya gelecekte etkilenebileceğini hisseden şirketler, stratejilerini bu riski göz önünde bulundurarak oluşturuyorlar. Mesela, gelir stratejilerini, yaptırım uygulanma olasılığı düşük olan ülkelerle çeşitlendirmek bir alternatif olabilir" ifadelerini kullandı.
Rusya’ya uygulanan yaptırımların Türkiye-Rusya arasındaki ticareti nasıl etkilediğini sorduğumuzda, Güngör, Batı merkezli şirketlerin Rusya pazarından çekilmesi sonucunda tüketici taleplerinin karşılanamadığını ve bu boşluğun Türkiye merkezli şirketler tarafından doldurulduğunda dikkat çekiyor:
“Türkiye'de 290, yurtdışında 110 mağazası bulunan Türk firması English Home, bizim desteğimizle Rusya pazarına girdi. English Home zaten büyümekte olan bir markaydı, ancak Avrupalı rakiplerinin çekilmesiyle, rekabetin azaldığı Rusya pazarındaki rekabet azaldı ve bu firmayı pazara girmeye teşvik etti."
Yaptırımların işletmeleri ne ölçüde etkilediği konusuna genel bir yanıt vermenin mümkün olmadığını not düşen Güngör, “Gelir modellerini Batı pazarına kim daha az bağımlı hâle getirirse, yaptırımlardan da en az etkilenecekler onlardır. Batı’ya ne kadar çok bağımlıysa, risk de o kadar yükselir” yorumunu yapıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de Cumhuriyet'in 100. yılı coşkuyla kutlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın İsrail'i savaş suçlusu olarak ilan edeceklerini söylemesinin ardından İsrail tüm diplomatlarını Türkiye'den geri çağırdığını açıkladı.
30 Eki 2023

YAZARLAR

Tanem Zaman
Haber Editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR



