SEC'in tarihî Bitcoin kararı ne anlama geliyor?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
2023, Bitcoin ve kripto paralar için oldukça çalkantılı bir sene oldu. Dünyanın en büyük kripto para alım-satım platformu FTX’in açılan davalar sonucu yok olması ve şirketin kurucusu ve "kriptonun prensi" olarak adlandırılan Sam Bankman-Fried’ın tutuklanması, bu senenin en çok konuşulan olaylarındandı. Bir başka büyük kripto platformu olan Binance’in ABD’de açılan para aklama davalarında ceza alması ve şirketin CEO’su Changpeng Zhao’nun koltuğundan olması da sektör için çanların çaldığının işaretiydi. Bu olaylara bakıldığında 2023 senesinin kripto varlıklar için kötü bir yıl olduğu algısı oluşabilir, ancak bu doğru değil. Bitcoin 2023’e 16.000 dolarlık bir seviyeyle başlayıp yılı 42.000 doların üzerinde kapattı. Peki kripto dünyasındaki bütün fırtınalara ve giderek yükselen güvensizliğe rağmen Bitcoin nasıl oldu da bir senede %160’a yakın değer kazandı?
Bu sorunun cevabı ABD’de ve finansın kalbinin attığı Wall Street’de yatıyor. Büyük Wall Street bankaları ve portföy şirketleri, uzun yıllardır kripto paralara karşı olduklarını açıkça dile getiriyorlardı. Hatta JPMorgan’ın CEO’su Jamie Dimon, 2021 yılında verdiği bir röportajda hükümetlerin yerinde olsa kripto paraları yasaklayacağını dile getirmişti. Jamie Dimon hâlâ kripto paraların değersiz olduğunu düşünüyor, ancak geleneksel finansın diğer büyük oyuncularının fikri değişmişe benziyor.
2023 yılı içinde Blackrock, Vanguard ve Ark Capital başta olmak üzere 13 büyük yatırım fonu, ABD Menkul Kıymetler Borsa Komisyonu SEC’e bir Bitcoin borsa yatırım fonu, yani Bitcoin ETF’i oluşturabilmek için talepte bulundu. Bitcoin’in bütün yaşananlara rağmen 2023 yılında yükselmesinin arkasındaki nedenlerden biri de bu talepti.
Sahte paylaşım ve gerçek onay
Kripto dünyası, bir haftadır Bitcoin ETF’lerinin onaylanacağı söylentileriyle adeta yanıp tutuşuyordu. Beklenen haber 9 Ocak Salı günü SEC’nin resmî X hesabından geldi. Paylaşımda ETF’in onaylandığı söyleniyordu. Bu tweet ile birlikte Bitcoin’in fiyatı 47 bin 900 dolara yükselirken kısa bir süre sonra SEC’den açıklama geldi. Açıklamada sosyal medya hesaplarının hacklendiği, paylaşımın gerçek olmadığı belirtiliyordu. SEC’nin açıklaması sonrası Bitcoin fiyatı yaklaşık 45.000 dolar seviyesine düştü.
Spot Bitcoin ETF hisselerinin listelenmesi ve alım-satımına resmî onay 11 Ocak Perşembe günü gerçekten gelse de SEC Başkanı Gary Gensler, Bitcoin'in spekülatif, değişken bir varlık olduğunu ve aynı zamanda fidye yazılımı, kara para aklama, yaptırımlardan kaçınma ve terörün finansmanı gibi yasa dışı faaliyetler için de kullanıldığını belirterek, "Bugün belirli spot Bitcoin ETF hisselerinin listelenmesini ve alım satımını onaylamış olsak da Bitcoin'i onaylamadık veya uygun bulmuyoruz" dedi.
Yine de yeni düzenleme, Bitcoin’e yatırım yapmak isteyenlere kripto dünyasının risklerini törpüleyebilmek adına yeni bir alternatif sunuyor. Bunun nasıl mümkün olduğunu kavrayabilmek için önce borsa yatırım fonlarını, yani ETF’leri ve nasıl bir çalışma prensipleri olduğunu anlamak gerekiyor.
Yatırım uzmanı ve Finansal Okuryazarlık Derneği Başkanı Attila Köksal, ETF’leri şu şekilde özetliyor:
"İngilizce açılımı Exchange-Traded Fund olan ETF, Türkçede Borsa Yatırım Fonu olarak biliniyor. İlk borsa yatırım fonu, ABD'de 1993 yılında ihraç edildi ve bu, yatırım araçları alanında yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Borsa yatırım fonları, aynı hisse senetleri gibi borsalarda işlem gören bir yatırım fonu türüdür. Bunlar genellikle hisse senedi, emtia, tahvil ve para birimlerine dayalı varlık sınıflarını takip ederler. Artık kripto para da bunların arasına girdi. Geleneksel yatırım fonlarından farklı olarak, ETF'ler işlem günü boyunca piyasa fiyatından alınıp satılabilir. Bu da yatırımcılara bireysel hisse senetlerinin sağladığı esneklik ve likiditeyle birlikte portföylerini çeşitlendirme imkanı sunar."
ETF kararı, Bitcoin'e bir meşruiyet damgası vuruyor ve yatırımcıların geleneksel ürünlerdekine benzer korumalara sahip olmasını sağlıyor. Kararla birlikte kamuya açık beyanların ve periyodik mali dosyaların sunulması da zorunlu hâle geliyor. Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi ve BlockchainIST direktörü Bora Erdamar, ETF onayının neden önemli olduğunu şu sözlerle yorumluyor:
"Bitcoin ile kripto paralar, finansal sisteme alternatif bir sistem tasarımı olduğu için hep bu dünyadan daha kopuk şekilde ilerliyordu. Geleneksel finans dünyası bu anlamda Bitcoin ve kripto paralara karşı hep mesafeliydi. Spot Bitcoin ETF'si ise artık Bitcoin'in geleneksel finans dünyasının en prestijli pazar yeri sayılabilecek borsalarıyla yanyana yer alması demek. Bu beraberinde neyi getirecek? Dünyanın en büyük fonlarının müşterilerine sundukları yatırım araçları arasında Bitcoin'in de yer almasını ve böylece Bitcoin'in prestij kazanmasını... Geleneksel finans oyuncularının hâlihazırda tanıdıkları ve müşterisi oldukları portföy yönetim şirketlerinin yatırım fonlarında Bitcoin seçeneğiyle de karşılaşması, müşterilerin de buna daha kolaylıkla, güvenle yatırım yapılabilmesini beraberinde getirecek. Geleceğe baktığımızda da geleneksel finans dünyasıyla kripto para ekosistemi arasındaki boşluğun kapanmaya başlayacağını, bu iki dünyanın birbirlerine yaklaşacağını, ETF'in tabiri caizse bu iki dünya arasında bir köprü görevi göreceğini söyleyebiliriz."
Bora Erdamar’ın da belirttiği gibi Bitcoin ETF’i geleneksel finans ile kripto ekosistemi arasında bir köprü görevi görüyor. Bu kripto paralar için oldukça önemli bir adım çünkü uzun yıllardır eleştirilere maruz kalan kripto paralara kısmi de olsa bir yasal statü getiriyor. Yeni düzenleme birçoklarına göre kripto para alanında güven tesis ediyor ve bu alana yapılacak yeni yatırımların önünü açıyor. Attila Köksal da bu görüşlere şu sözleri ile katılıyor:
"11 Ocak günü ABD'de sermaye piyasalarını düzenleyen ve gözeten kurum olan SEC, 11 farklı Bitcoin ETF'inin kuruluşuna onay verdi. Kripto para piyasası için çok önemli olan bu gelişme, hâlihazırda kripto paralara yatırım yapmak isteyen ama nasıl yapacaklarını bilmeyen bireysel yatırımcıların önünü açıyor. Doğal olarak bu, kripto paralara olan talebi de artıracaktır."
ABD merkezli yatırım yönetimi şirketi VanEck, onaylanan ETF ile birlikte iki yıl içinde Bitcoin pazarına 40 milyar doların üzerinde bir yatırım gelebileceğini ve spot Bitcoin’in altından daha büyük bir pazar payına sahip olabileceğini belirtiyor. Bir başka yatırım yönetimi şirketi olan Grayscale’in CEO’su Michael Sonnenshein ise onayla birlikte Bitcoin pazarının toplamı 30 trilyon doları bulacak bir varlık grubuna erişim kazandıracağını dile getiriyor. Oluşması beklenen bu devasa talep de Bitcoin’in fiyatında ciddi bir artış beklentisi yaratıyor.
Analistler bu olası fiyat artışını açıklamak için 20 yıl önce oluşturulan altın ETF’lerini örnek gösteriyor. Altın fiyatları altın ETF'lerinin piyasaya sürüldüğü 2004'ten 2011’e kadarki 7 yılda dört katına kadar çıkmıştı. Analistler benzer bir ivmeyi Bitcoin için de beklediklerini belirtirken fiyat artışlarının altına oranla çok daha hızlı olacağını öngörüyorlar.
ETF onayı kripto çevrelerince çoğunlukla pozitif karşılansa da karşıt görüşler de mevcut. Geleneksel finans kurumlarını ve işleyişini kötü niyetli bulan bazı kişiler, kripto ekosisteminin bu sistemin dışında hareket etmesi gerektiğini savunuyor. Diğer yandan beklenen yeni talep ve Bitcoin’in ETF onayı ile daha güvenilir bir yatırım aracına dönüşmesi, kripto dünyasındaki çoğu insan tarafından coşkuyla karşılanıyor. Bora Erdamar da bu gelişmenin kripto paraların geleceğini, özellikle çokça tartışılan regülasyon çerçevesini nasıl şekillendirebileceğini şu sözler ile dile getiriyor:
"Genellikle yeni teknolojilere bilinmezliğin yarattığı endişeler nedeniyle hep mesafeli yaklaşılır. Burada işin içine bir de finans dünyası giriyor. Finansın oturmuş bir düzeni, bu düzenin oturmuş oyuncuları ve dahası regülatör kurumları var. Bitcoin ve kripto paralar, tüm bunlardan azade, farklı bir dünyada, farklı bir araç.
Tüm dünyada kripto paralarla ilgili düzenlemeler, bundan birkaç sene önce başladı. Ve başta daha topyekun, hatta yasaklayıcı bir yaklaşım benimsenmişti. Ancak zaman içinde, kripto varlıklar daha doğru anlaşıldıkça, tehdit olmaktan ziyade alternatif bir finansal enstrüman olabileceği fark edildikçe, risk iştahı yüksek yatırımcılar tarafından makul bir araç olarak tercih edilebileceği kabullenildikçe, konu giderek kripto paralara karşı yasaklayıcı tavırdan bu ekosistemde faaliyet gösteren hizmet sağlayıcıların düzenlenmesine doğru evrildi. Akabinde de Türkiye'de de dünyada da çeşitli lisanslama kriterlerinin getirilmesi, sorumluluk yerinin belli olması gibi yükümlülükler geldi. Gene de temkinli davranılıyordu. ETF onayı bir anda Bitcoin'e ve kripto paralara bir statü, güven ve saygınlık getirdi. Yani bunun sembolik bir anlamı var. Regülasyonlar risk yönetimi, yatırımcıların korunması gibi maddeleri yine içerecek ve içermeli de zaten, ama konunun inovatif yönünü de desteklemek, ekosistemi küçültmekten ziyade, işini iyi yapanların önünü açmak da önem kazandı."
İlk izlenim ve yorumlara göre bu onay, hem geleneksel finans hem de kripto ekosistemini memnun eden bir kazan-kazan durumuna işaret ediyor. Yeni yeni inşa edilen güven bunun temelini oluştururken kripto para borsalarına olan ilginin nasıl etkileneceği bir tartışma konusu. Burada borsa yatırım fonları, yönetim giderlerinin düşük olmasıyla da öne çıkıyor. Attila Köksal yönetim giderleriyle ilgili şunları anlatıyor:
"Aktif yönetilen yatırım fonlarının yıllık yönetim giderleri, binde 6 ila yüzde 2 arasındayken, borsa yatırım fonlarının yönetim giderleri ortalamada binde 2'nin altında. Hatta bazı ETF'lerde bu gider, on binde 2'ye kadar düşüyor. Türkiye'de borsa yatırım fonları oldukça yeni. Borsa İstanbul'da hâlihazırda Ziraat Portföy, AK Portföy, QNB Finans ve Osmanlı Portföy tarafından ihraç edilmiş olan ETF'ler işlem görüyor."
Attila Köksal’ın belirttiği üzere ETF’ler oldukça düşük yönetim giderlerine sahip, bu da onları en cazip kılan özelliklerinden biri. Büyük yatırım kuruluşları müşterileri çekebilmek için düşük maliyet savaşına girecek gibi gözüküyor. Bloomberg’de çıkan haberlere göre bu alanın en büyük isimlerinden Blackrock ve Grayscale, hazırladıkları yeni fonlarda yatırımcı maliyetlerini piyasa ortalamasının altına indirmeye çalışıyor. 11 Ocak'a kadar Bitcoin’e yatırım yapmak isteyenlerin adresi Binance ve FTX gibi kripto para pazar yerleriyken son dönemde bu büyük kuruluşlarda çıkan skandallar güvensizliği artırdı. Kripto pazar yerlerindeki yüksek komisyon ve maliyetler de mevcut Bitcoin yatırımcılarının, yatırımlarını geleneksel finans kuruluşlarına taşıma ihtimalini doğuruyor.
Gelecekte bizi neler bekliyor?
Finans kuruluşları yeni gelişmelerle birlikte 2024 yılı için Bitcoin fiyat tahminlerini güncelledi. VanEck gibi kurumlar 2024 yılında Bitcoin fiyatında tarihî yükselişler görülebileceğini belirtiyor. Ayrıca Mayıs ayı sonuna kadar aralarında VanEck, Ark 21Shares ve Hashdex'in de bulunduğu çok sayıda Ethereum spot ETF başvurusu hakkında da karar çıkması, beklentiler arasında. Kripto para ekosistemi ise ETF’in kripto paralar ile finans dünyası arasında başlayan ilişkinin ilk perdesi olacağını düşünüyor. Bora Erdamar geleceğe dair öngörülerini şu şekilde paylaşıyor.
"Stabil coin'ler dediğimiz, başta dolar olmak üzere itibari para birimlerine endeksli kripto paralar var. Bunlara Avrupa'da avro açısından, ABD'de dolar açısından finansal istikrarı tehlikeye atar mı endişesiyle yaklaşılırken, şu anda stabil coin'ler bir proje olarak değerlendirilmeye başlanmıştır diye düşünüyorum. ETF'ler sonrasında bu stabil coin'ler ikinci bir köprü olabilir. Üçüncü aşamada da şu anda dünyada pek çok ülkede merkez bankaları tarafından üzerinde çalışılan Merkez Bankası Dijital Para Birimleri (CBDC'ler) de üçüncü bir köprü proje olabilir.
Dolayısıyla biz regülasyonların artık geleneksel finans dünyası oyuncularıyla kripto para ekosistemindeki oyuncuların birlikte iş yapmasına ve proje geliştirmesine olanak sağlayacak şekilde ilerleyeceğini söyleyebiliriz. ETF onayıyla beraber, düzenlemeler daha ılımlı, işin inovatif yönünü vurgulayacak şekilde tasarlanabilir. Bu da geleneksel finans kuruluşlarının hem ETF'ler üzerinden hem de algının iyileşmesi sayesinde kendi projelerini bu ekosistem içinde yer almalarını kolaylaştıracak şekilde tasarlamasının önünü açabilir.
Geçen haftalarda, Türkiye'de iki banka, kripto paralarla ilgili projelerini duyurdu. Bunlardan biri özel bir kripto projesi platformuydu, diğeri ise bir kripto alım-satım platformunu satın aldı. Diğer bankalarda da rafta buna benzer projeler bekliyor. Regülasyonlarda bankaların bu tip projelerinin önünün açık olacağı, hatta destekleneceği vurgusu olursa, ekosistemin gelişeceği; geleneksel finansla yeni nesil finansın birbirlerine yaklaşacağı öngörülebilir."
Finans dünyasındaki beklentiler heyecan ve umut verici olsa da kripto paraların geleceğine dair soru işaretleri hâlâ yüzde yüz giderilmiş değil. Geçmişte yaşanan skandallar ve olumsuzlukların etkileri hâlâ kendini hissettiriyor. Ancak ortada kesin olan bir şey var ki o da kripto paraların gündemdeki yerini kolay kolay kaptırmayacağı.
Bu yazıyı podcast kanalımız Aposto Altı Otuz’un podcast serisi Aposto Mercek’ten de dinleyebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Erim Bolel
Aposto Radyo Koordinatörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





