Sıra dışı bir yükseliş hikayesi: Zohran Mamdani nasıl New York Belediye Başkanı oldu?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Geçen Haziran ayındaki ABD Başkanlık seçimlerinde Donald Trump’ın ezici bir zafer kazanmasının ardından ABD’de sürpriz olarak nitelenen beklenmedik bir isim siyaset sahnesine çıktı: 33 yaşındaki Müslüman ve demokratik sosyalist Zohran Mamdani.
- Demokrat Parti’nin New York belediye başkanlığı adaylığı ön seçimlerinde eski vali Andrew Cuomo'ya karşı %43'e %36 oranıyla zafer kazanan Mamdani, 4 Kasım’daki seçimlerde Demokrat Parti'nin New York Belediye Başkan adayı oldu.
Mamdani, halktan topladığı rekor bağışlarla, kampanyasını 33 milyon dolar harcayan rakibine kıyasla yalnızca 8 milyon dolarlık bir bütçeyle yürüttü ancak sosyal medyada dinamik bir iletişim kurarak kendine özgü bir estetik yarattı ve ABD siyasetinde büyük bir kırılmaya yol açtı.
Öte yandan: Büyük zaferinin hemen ardından Trump’ın hakaretlerine maruz kaldı ve karşısında rakibinin kampanyasına milyon dolarlar akıtma sözü veren bir "milyarderler koalisyonu" buldu.
Başkanlığa doğru
Demokrat Parti’nin resmî olarak adayı olduktan sonra belediye başkanlığı için çalışmalarına devam eden Mamdani, karşısında Demokrat Parti ön seçimlerinde yendiği eski vali Andrew Cuomo'yu yeniden buldu. İkisinin karşısında ise Cumhuriyetçi aday Curtis Sliwa bulunuyordu. Ancak Donald Trump, Sliwa'ya verilen her oyun Mamdani’ye gideceğini söyleyerek Cumhuriyetçi adayın seçimlerdeki şansına ciddi bir gölge düşürdü.

Mamdani, seçim gününe kadar mesajlarının ana odağını, yaşam maliyetlerinin artmasında tuttu. Tüm çocuklar için ücretsiz bakım hizmeti, sübvansiyonlu konutlarda kira dondurma, ücretsiz toplu taşıma ve belediyenin işlettiği marketler gibi vaatleri, yüksek giderlerle boğuşan New Yorkluların ilgisini çekti.
Mamdani, bu vaatlerin finansmanında şirketler ve yüksek gelir gruplarına yeni vergiler getirilmesini önerdi ve bu yolla 9 milyar dolar ek gelir hedeflediğini söyledi. Yıllık geliri 1 milyon doların üzerinde olan New Yorklular için ek %2 vergi talebi ise güçlü bir muhalefeti tetikledi.
Vergilere karşı milyarderler koalisyonu
ABD’de seçim bağışları “dev para makinesi” olarak anılan PAC adındaki siyasi eylem komitelerinde toplanıyor. Mamdani’nin rakibi Andrew Cuomo’nun kampanyasını finanse eden ve New York dışından da bağış kabul eden Fix the City ise kısa sürede milyarderlerin yüksek meblağlar aktardığı bir merkez hâline geldi.
- Seçimden önceki son rakamlara göre büyük bir kısmı Mamdani’nin Haziran ayındaki ön seçim zaferinden sonra olmak üzere Fix the City, 32 milyon dolardan fazla bağış topladı. Mamdani karşıtı diğer iki komiteden Defend NYC 2,5 milyon dolar ve New Yorkers for a Better Future ise 1,5 milyon dolar topladı.
Seçim kayıtlarına göre, New Yorklu milyarderler Bill Ackman, Ronald Lauder, William Lauder, Barry Diller ve Dan Loeb, bağımsız aday Andrew Cuomo’yu destekleyen Fix the City komitesine büyük bağışlar yaptı. Gruba bağış yapan New York dışındaki isimler arasında ise kumarhane patronu Steve Wynn ve dünyanın en zengin kadını Alice Walton bulunuyor.
Ayrıca Mamdani’yi destekleyen New Yorkers for Lower Costs adlı siyasi eylem komitesi yaklaşık 2 milyon dolar topladı. Mamdani ise çıktığı bir televizyon programında rakibinin kampanyası için bağış yapan milyonerlere yönelik şu ifadeleri kullandı:
“Onlardan vergi olarak alacağım paradan fazlasını harcıyorlar.”
Öte yandan Mamdani’nin vaatlerini finanse etmek için eleştirdiği milyarderlere ihtiyacı olduğunu düşünenler de var. The Economist hazırladığı haberde büyük şirketlerin yüksek vergiler nedeniyle pandemiden beri New York’tan çekildiğini ve Mamdani’nin zaferiyle beraber milyarderlerin de aynı politikayı uygulayabileceğini belirtiyor.
Trump'ın tehdidi
Seçim sabahı Donald Trump, sosyal medya hesabında Mamdani’ye yönelik yeni bir tehdit paylaştı. Mamdani'nin New York Belediye Başkanı olması hâlinde federal fonları ciddi şekilde "kısacağını" belirten Trump, şunları söyledi:
"Komünist aday Mamdani, New York Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanırsa gerekli olan asgari miktar dışında federal fon sağlama ihtimalim çok düşük, çünkü komünist bir yönetim altında bu bir zamanlar muhteşem olan şehrin başarı şansı, hatta hayatta kalma şansı sıfır! Komünist bir yönetimle durum daha da kötüye gidebilir."
Ancak Trump’ın bu tehdidine ve karşısındaki milyarderler koalisyonuna rağmen Mamdani, henüz resmî olmayan sonuçlara göre New York Belediyesi’nin Başkanı olmayı başardı. Hükümetle arasındaki bu büyük anlaşmazlık önümüzdeki günlerde ABD’nin başlıca gündem maddelerinden birisi olacak.
Yeni bir siyasete doğru
Mamdani, klasik ideolojik kalıpları aşan söylemleriyle popülaritesini Haziran’dan bu yana her geçen gün artırdı. Sosyal medyadaki güçlü varlığının yanında yaklaşık 20 bin kişilik ekibiyle New York’un bütün sokaklarına girmeyi başardı. Bir yandan Cuma namazlarına gidip bir yandan New York gece kulüplerinde DJ'lik yaparak çok geniş bir politik spektruma aynı anda hitap etmeyi başardı.
Biden döneminde ABD'nin İsrail’e yaptığı yardımları protesto etmek için açlık grevine giden ve 6 Ekim’den çok önce Filistin mücadelesine dahil olan Mamdani, Filistin’de yaşananları net bir şekilde “soykırım” olarak tanımlayarak New York’ta büyük bir grup olan İsrail karşıtı solcu Yahudiler ve Müslümanlardan oluşan geniş bir topluluğun desteğini arkasına aldı.
- Bu süreçteki tavrı Amerika’daki sağcı medya tarafından “cihatçı” olarak etiketlenmeye çalışılsa da ABD’nin İsrail’e desteğinden rahatsız olan önemli bir kesim tarafından takdir gördü.
Sosyal medyada kullandığı dil ve kampanyası boyunca yarattığı estetik de Zohran’ı klasik siyasetçilerden ayırdı. Amerikan sağının Hint kökenli bir Müslüman olmasına yönelik negatif kampanyasına karşı bu kimliğini sürekli öne çıkaran ve kampanyasındaki tipografi ve renklere kadar bunun arkasında duran bir pozisyon benimsedi.

Forge adlı küçük bir tasarım kooperatifinin ürünü olan Mamdani kampanyasının görsel kimliği, tasarımcı Aneesh Bhoopathy’nin eseri. Bhoopathy, kampanya ilhamını şöyle anlatıyor:
“İlham panomuz kesinlikle New York ikonografisinden oluşuyordu: Taksi sarısı, MetroCard’ın ana renkleri, bodega tenteleri… Yani New York sokaklarından insanların aşina olduğu şeyler.”
Kampanyanın ilham kaynakları arasında Bollywood afişlerinin ciddi bir etkisi olduğu da ifade ediliyor.
Sonuç olarak: Mamdani’nin 118 milyar dolarlık devasa bir bütçeye sahip New York'un Belediye Başkanı olmasını sağlayan zaferi, hem ABD'de hem de dünyada yeni bir soluğa işaret ediyor.
Kamu harcamaları, vergilendirme ve barınma gibi temel sınıfsal vurguların yanında çoğulculuk üzerine kurulu kapsayıcı bir dille kimlik siyasetini de dikkate alan bu politik cephe, günümüzdeki yoğun politik atmosferde küresel bir niteliğe sahip olabilir.
Bu açıdan gözler daha uzun bir süre Trump’ın baskısı altındaki New York’ta olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



