Siyah poşetten çıkan kadınlar: Menopozun altın çağı

Dişil enerjimiz yeterli mi? Östrojenimiz? Annelik makamına eriştik mi? Doğurabiliyor muyuz? Fit miyiz? Yaşımızı gösteriyor muyuz? Mihrap yerinde mi? Yaş almış ama yaşlanmamış mıyız? Yeterince kadın mıyız? Az mı kadınız? Artık yumurtlamasak da kadın sayılır mıyız? Menopoza girmişsek... Hâlâ kadın mıyız?
Siyah poşetten çıkan kadınlar: Menopozun altın çağı

22 Aralık - Tefal - Gündem
Tefal ile birlikte

Tefal’den yılbaşı sofralarına şık ve pratik dokunuş Fonksiyonel ve geniş ürün yelpazesiyle mutfaklarınızın vazgeçilmezi hâline gelen Tefal , yeni yıl hazırlıklarında da bir numaralı yardımcınız olmaya devam ediyor. Yılbaşı sofralarınızı süsleyecek tarifler, yine Tefal ile pişiyor. Tefal’in zaman kazandırırken lezzet katan modern mutfak ürünlerine göz atın: Sert malzemeleri zahmetsizce kesmenizi sağlayan Ice Force Bıçak Seti , dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sağlar, her zaman keskin kalır. Ergonomik sapıyla güvenli ve rahat kullanım sunar. Az yağla pişirme teknolojisine sahip Easy Fry Grill Steam+ ile en sevilen atıştırmalıklar daha sağlıklı ve daha hafif. Akıllı sensör teknolojisiyle OptiGrill+ Akıllı Izgara, et, sebze ve balık çeşitleri için en uygun pişirme programını otomatik olarak seçerek evde ızgara keyfini kolaylaştırıyor. Aile boyu ziyafetlerin olmazsa olmazı Ingenio Serisi , iç içe geçen tasarımı ve takıp çıkarılabilen sapları ile az yer kaplıyor, aynı anda farklı yemekler pişirmenize olanak sağlıyor. Lezzetli ve pratik soslar, çorbalar, püreler için Tefal Powelix Activflow Blender Setleri , Patentli Powelix bıçak teknolojisi ve yüksek performanslı motoruyla kısa sürede malzemelerinizi pürüzsüz bir şekilde karıştırıyor, aksesuarlarıyla her ihtiyaca çözüm sunuyor. Lezzetli yılbaşı sofraları hazırlamak için Tefal ürünleriye tefal.com.tr’den ve Tefal mağazalarından tanışabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Dişil enerjimiz yeterli mi? Östrojenimiz? Kavanoz kapaklarıyla aramız nasıl? Annelik makamına eriştik mi? Doğurabiliyor muyuz? Fit miyiz? Yaşımızı gösteriyor muyuz? Mihrap yerinde mi? Yaş almış ama yaşlanmamış mıyız? Yeterince kadın mıyız? Az mı kadınız? Artık yumurtlamasak da kadın sayılır mıyız? Menopoza girmişsek... Hâlâ kadın mıyız? 

Dünya, kadınların yakasını hiçbir yaşta bırakmıyor. Birkaç gün sonra tarihi defterlere 2025 olarak atacağız. 2025, dünyada 1.1 milyar kadının menopoz sürecini deneyimlemiş olacağı düşünülen yıl.

Ses olmak, ses çıkarmak ne demek, bu hafta nihayetlenen Pelicot davasından sonra iyice aklımıza kazındı ve nihayet menopoz kapalı kapılar ardında konuşulan bir konu olmaktan çıkıp popüler kültürün, sosyal medyanın ortasına bomba gibi düştü. İyi ki de öyle oldu. 

Tuhaf ama ne tuhaf değil ki? Yaşlanmanın korkulan bir şey olması bir noktada biter zannediyorsunuz, daha beter oluyor. Ama her şey, her yerde, aynı anda olduğundan bir tarafta kadınlar "Menopozdayım" diye bağırabiliyor. Bunların hiçbiri birbirinden bağımsız değil. Hepsi kadınlara yüklenen baskının sonucu. Kadına biçilen değerin doğurganlıktan ibaret olduğu baskın kültür, menopoza giren, artık doğuramayan kadını, bir kenara atmayı normal buldu bu zamana kadar. 

Michelle Obama’nın podcastinde dört yıl önce menopozu nasıl yaşadığını anlatması belki de ilk örneklerden biri. Sonra Oprah Winfrey'in geçen yıl düzenlediği “The Menopause Talk”(Menopoz Sohbetleri) paneli. Ardından gelen Drew Barrymore ve canlı yayında “Galiba perimenopozdaki ilk sıcak basmamı yaşıyorum” diye ceketinden kurtulmaya çalıştığı anlar... Naomi Watts’ın doktorunun kendisine menopoza yaklaştığını söylediğinde nasıl da paniklediğini anlatması. Halle Berry’nin mikrofonların önünde “Ben menopozdayım” diye çığlık atması. Gwyneth Paltrow, Naomi Campbell, Viola Davis'in kendi menopoz yolculuklarından açıkça bahsederek bu gizem, utanç ve tabuyu hafifletmeye çalışmaları... Her biri birer adım. 

  • Popüler kültürde de menopozdan bahsediliyor artık. Eskiden ekranda görmeye alışık olmadığımız menopoz, popüler diziler, filmler yoluyla aynı hayatta olması gerektiği gibi doğal bir konu olarak işleniyor. 

Fleabag dizisindeki Belinda’nın kadınlık, yaşlanma ve menopozla ilgili tiradı da unutulmazlar arasında: 

“Evet, tüm pelvik tabanınız parçalanıyor, kahrolası bir ateş basıyor ve kimse umursamıyor. Ama sonra özgürsünüz! Artık bir köle, parçaları olan bir makine değilsiniz! Sadece işleyen bir insansınız.” 

Benim şahsi favorim ise Grace and Frankie dizisinde iki arkadaşın menopoz sonrası seks konusunu dizinin geneline yayabilmeleriydi.

İdealimdeki mükemmel kadını dünyayla derdi bitmiş, minibüs caddesindeki mavi minibüsleri bile dize getirecek bir huysuzlukla camdan bağırabilen bir kadın olarak tarif edebilirim. Bunu Crazy Ex-Girlfriend dizisinin yaratıcılarından Aline Brosh McKenna, “Sık sık şöyle dua ediyorum: Tanrım, bana hiçbir şeyi umursamayan menopoz sonrası kadınların cesaretini ver” dediğinde anladım. 

Belki de bu dünyayla hemhal olma hâli, üzerine yüklenen baskıların en azından bir kısmından kurtulmakta yatıyordur. Peki menopoz, bunca yıldır fısıldanarak konuşulmaktan, bu gürültülü ve neredeyse neşeli kaosa nasıl geldi? Elbette şan, şöhret, cesaret ve biraz da parayla… 

Para bizde, şöhret bizde: Orta yaş üstü kadınların yükselişi

Bilin bakalım 2025-2026 ticaret ve pazarlama trendlerinde en çok para harcayan, en çok yatırım yapan grup kim? Peki bilin bakalım, şirketlerde en verimli, en çalışkan grup kimlerden oluşuyor? 

Menopoz çağındaki kadınlar, açık ara en hızlı büyüyen nüfus. Onlar ekonominin çarkını döndürenler. Ciro hedeflerini tutturmak için ulaşılması gereken hedef kitlelerin yıldızı. Üstelik menopozdan etkilenme olasılığı en yüksek kadınlar artık kadın işgücünün yüzde 20’sini temsil ediyorlar. En deneyimli yöneticiler onlar ve onları kaybetmek, şirketin kârlılığını azaltıyor.

Microsoft, Palantir Technologies ve Abercrombie & Fitch, ABD’de çalışanlarına menopoz yardımı sunan şirketlerden birkaçı. Hormon tedavisi ve danışmanlık erişimi gibi ek menopoz destekleri de sunuyorlar. Neden mi? Çünkü menopoz kaynaklı verimlilik kaybı ve tıbbi masraflar, ABD ekonomisine yılda 26,6 milyar dolara mâl oluyor.

Menopoz kendi ekonomisini de yaratıyor. Naomi Watts’ın menopoza girmiş kadınlara yönelik ürünler sattığı bir markası var. Gwyneth Paltrow’un Goop markası da geri kalmıyor. Türkiye’de Penti, menopoz sürecindeki kadınlara bir iç çamaşırı ve pijama koleksiyonu sunuyor. 

TikTok’ta, Instagram’da artık menopoz influencer’ları var. Amerika’da son zamanlarda menopoz konulu onlarca kitap yayımlandı. Türkiye’de henüz menopozun filmlerde, dizilerde işlendiğini ya da bir ünlünün bu konuda cesur bir çıkış yaptığını görmedik, ancak daha yolun başındayız. Pınar Özdemir Hotiç, menopoz ve perimenopoz konusunda içerik üretenlerden biri. Prof. Dr. Tamer Erel, Dr. Ebru Alper, Dr. Egemen Koyuncu, Dr. Selin Erel’in başlattığı Menopozda Parla adındaki girişim; diyetisyen Gülşen Altın'ın menopozda beslenme üzerine sosyal medya hesapları da onu takip ediyor. Gazeteci Melis Alphan, geçen ay açtığı Menopoz Seyir Defteri Instagram hesabıyla şimdiden 17 bin takipçiye ulaştı. 

Bu konudaki sessizlik ancak ünlülerin, influencer’ların, markaların gürültüsüyle boğulabilir; bu bir gerçek. Dahası da gelmeli. 

Menopoz beyni

Kadın sağlığının tıp tarafından nasıl da görmezden gelindiğini her kadın kendi tecrübesiyle anlıyor. Bu konudaki en büyük tabu ise hep menopoz oldu. Yaşlanma kelimesinden bile korkan bir kültürün, bunun üzerine regl, libido, yumurtalıklar gibi konular eklendiğinde verdiği tepki belki de şaşırtıcı değildi. Bölüm sonu canavarı gibi bir şeydi bu. 

Kadınlar olarak o kadar büyük bir bilgisizlik, o kadar büyük bir sessizlikle boğuşmak zorunda kaldık ki menopozun popülerleşmesi biz ve bizden sonraki her kadının deneyimini değiştirecek. Söz, konuşmak, duyulmak, sesini çıkarmak en değerli şey. Biri sizi görüyor. Sözünüz büyüyor. 

Menopozun zihin sağlığına etkileri ise yeni yeni konuşulmaya başlandı. The Menopause Brain kitabının yazarı Lisa Mosconi şöyle başlıyor söze: 

“30-60 yaş arası birçok kadın bir sabah uyanır ve kendine neler olduğunu sorgular. Kontrol edilemeyen terlemelerden beyin sisine ve kaygı atağına kadar ani ve tuhaf değişimlerle karşı karşıya kalabiliriz.” 

Sadece bunlar da değil. Dilinizin ucundaki kelimeyi bulmaya çalışırken ya da az önce söylediğiniz bir şeyi hatırlayamazken panik anları yaşanabiliyor. Duygular karmakarışık oluyor; sanki içinizi ağır bir karanlık kaplamış gibi... Belirgin bir sebep olmadan ağlamaya başlanabiliyor—bu, bir an sonra yerini sinirlilik ya da öfke dalgalarına bırakabiliyor. Çoğu zaman, orta yaşta birçok kadının yaşadığı bu olguların cevabı sadece menopoz; ne eksik ne fazla. Artık bunun bir adı da var: Menopoz Beyni.

Bazı yaygın menopoz semptomları şunlar:  Sıcak basması, terleme, bozuk uyku düzeni, ruh hâli dalgalanmaları, kaygı ya da depresyon hissi, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü, dikkat dağınıklığı, zihin bulanıklığı, yorgunluk, düşük libido. 

Siyah poşete girmiş kadınlar 

Menopoza dair tecrübelerini aktaran kadınların büyük bir çoğunluğu, perimenopoz döneminde oldukları anlaşılana kadar doktor doktor gezdiklerini anlatıyor. Bu yazıyı okuyan herkes dönüp annesine, teyzesine sorsa menopozla ilgili bildikleri şeyin “Annen, teyzen kaç yaşında menopoza girdiyse sen de o zaman girersin” cümlesinden öteye geçmeyeceğini görür. 

Kadın sağlığı hep ama hep tabulaştırılmış bir olgu. Ped almaktan utanılan zamanı tam olarak geçtiğimizden bile emin değilim. Siyah poşette pedle gezmemiş kadın bulmak halen zor. 

Doktorların da bu konudaki bilgisi sınırlı. Son yıllarda, tıp ve farmakoloji araştırmalarının, hatta otomobil güvenlik testlerinin erkek bedeni üzerinden yapıldığını, kadınların çoğunlukla erkek fizyolojisi üzerinden tanı aldıkları için yanlış teşhisle tedavi edildiklerini öğrendik. Menopoza da kadınların zaten "biraz deli" oldukları önkabulüyle yaklaşılması bu zamanda şaka gibi gelebilir, ama değil. 

Kadın düşmanlığının bayrak tutanlarından Sigmund Freud, “Kadınlar cinsel işlevlerini kaybettikten sonra karakterlerinde tuhaf bir değişim olması iyi bilinen bir gerçektir,” der ve menopozdaki kadınların nasıl “hırçın, rahatsız edici ve buyurgan” hâle geldiğinden yakınır. 1966’da yayımlanan Feminine Forever (Sonsuza Dek Kadınsı) adlı kitabında jinekolog Robert Wilson, “Acı ama gerçek, menopoz sonrası kadınlar hadım edilmiş sakatlardır” der. 

  • Menopoz dönemindeki kadınların özellikle zihinsel ve duygusal dünyasında olan bitenin bilimsel nedenleri de bu tür önyargılarla kenara atılır; üzerine araştırma yapılmaya değer bulunmaz.

Hiç yaşını göstermemek bir iltifat mı?

“Hiç yaşını göstermiyorsun” iltifatken yaklaşık 10 yaşındaydım. Annemin yaşının birkaç yıllığına 38’de sabitlendiğini hatırlıyorum. Ne kadar sürdüğünden emin değilim ama birden yaşından özgürleştiğini hissetmiştim. 

Benim yaşla meselem ise geçen seneydi. Geçti. Gizli eşiğim olan 38’i atladıktan sonrası zor olmadı. Birkaç gün önce de 40 yaşımı doldurdum. 40 yaşıma yaklaştığım günlerde, bedenim bana "Yaşlanıyorsun" diyordu. Doktorumla konuşurken, çoktan barıştığım "Herhalde menopoza giriyorum" fikri, karşımdaki profesyonel hekimin menopoz demekte ne kadar zorlandığını gördüğümde tepetaklak oldu. 

İşin acayip tarafı ise Halle Berry ile birebir aynı tecrübeyi yaşamış olmamız. Üstelik benim bunu Youtube’dan öğrenmem... "İçine düştüğüm buhranı Hollywood yıldızları sayesinde atlattım" deyince garip oluyor ama öyle… Bu yüzden inanın, konuşan her kadının güç verdiği bir kadın var. Hep olacak. 

Bir menopoz ritüeli: Asma ağlatma geleneği 

Öte yandan bu yalnızca Hollywood yıldızlarıyla sınırlı da değil. Karabük’te bir köyde menopoza giren kadınlar için “Asma ağlatma” ritüeli yapılıyor: 

“Asma yıllanmış, yaşlı olacak. Meyveden kesilmiş, yaprağa durmuş olacak. Huzurlu bir çatının altında olacak. Her evde sıkıntı, dert olur ama ev huzursuzluğu başkadır. Böyle bir çatının altındaki asmadan hayır gelmez.” 

Asma ağlatması perşembe günü yapılıyor, köydeki kadınlar asmanın yanına geliyor, bir kesik atılıyor. Asma ağlarken şu dua okunuyor: 

“Kız Asma, gelin Asma, kadınım Asma! Ben seni kesmezdim. Sen şimdi ağlarsan bizim gözümüzdeki yaşı sen alırsın. Sana ahrette hesap yoktur. Biz hem burda hem de ahirette sıkıntı var. Senin çilenin hepsi burda, bizden öncekileri gördün, bizden sonrakileri de görürsün. Asma, biz ağlamaya doyduk. Bundan sonra sen ağla. Sen gibi gün görelim, senin gibi kökleşelim, dallanıp, budaklanalım. Bismillah…” 


Menopoz Sözlüğü 

Menopoz 

Menopozu bir an olarak nitelemek mümkün. Bir kadının son adet döneminin üzerinden bir yıl geçtiği an. 

Premenopoz

Menopoz öncesindeki dönem. Regl döngüsü düzenli olduğu sürece premenopoz aşamasında sayılıyor. Menopoz geçiş dönemiyle birlikte sona eriyor.

Perimenopoz 

Regl düzensizleşmeye başladığında olan, yaklaşık 2-14 yıl sürebilen dönem. Önce regl döngüsü karışıyor, bunu başka pek çok semptom izliyor. Perimenopozda östrojen seviyeleri sürekli her yöne doğru dalgalanıyor. Bu da bu dönemi zorlaştırıyor. 

Postmenopoz 

Son regl dönemininin üzerinden bir yıl geçtiğinde, artık postmenopoz dönemi başlıyor.  

Sözlüğe kişisel bir ekleme: 

Yaşlanmak yerine yaş almak dendiğinde tüylerim diken diken oluyor. İnsanın hayatla meselesini en kolay zaman çözüyor.

Kusursuzluğu, kırışıksız bir cildi, lapa olmamış bir pilavı, en güzeli, en parlağı ararken kendimizi de bu yarışın içine sokmayalım. İnsan yaş almaz. İnsan yaşlanır. Menopozu konuşurken yaşlanmakta bir sorun olmadığını da kabul edersek çok sevineceğim.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📬 Oscar adayları, Coachella boykotu

97. Akademi Ödülleri’nin 10 kategorideki kısa listeleri yayımlandı, Robert “3D” Del Naja, Massive Attack’in Coachella’da sahne alma teklifini festivalin çevresel etkileri nedeniyle reddettiklerini açıkladı.

22 Ara 2024

Tefal ile birlikte

YAZARLAR

Sinem Dönmez

Gazeteci ve metin yazarı. 1984’te İstanbul’da doğdu. Yazı yazmaya Cumhuriyet Hafta Sonu ve Pazar eklerinde başladı. Marie Claire Türkiye, Radikal Hayat, Cumhuriyet Sokak, Hürriyet Kitap Sanat gibi mecralarda yazdı. Okumayı, düşünmeyi, kedileri ve büyük sofraların etrafında oturmayı seviyor.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta