
Önerilen filmlerin anında IMDb puanına bakıp, 7.0'ın altına burun kıvıranlara daima sinir oldum. Oysa altı-nokta-bir-şeylerde tatlı ve içten filmler, değerli keşifler, izleyene kişisel olarak dokunan hikâyeler vardır.
Fransız sinemasının kıyıda köşede kalmış yapımlarını izlemeyi seviyorum ama önümde iyi bir referans olmadıkça da açıp izlemeye cesaret edemiyorum. İşte filmle ilgili, tam bu bölümün adına ve konseptine uygun bir yorum duyduğumda, e film de Mubi'den bana baktığında izlemeye karar verdim Sous le ciel d'Alice / Skies of Lebanon'u. En etkilisiyse başrolde çok sevdiğim Alba Rohrwacher'in olması oldu tabii... Film, 1950'lerden 1970'lere uzanıp Lübnan'daki politik çalkantıları fona yerleştiriyor ve hiç sevmediği ülkesi İsviçre'den Lübnan'a göçmüş bir kadının aidiyet problemi, gitme ve kalma çatışması ve tüm bunların arasındaki gerçekleri görmezden gelmeyi tercih etme hâlini anlatıyor. Bir Michel Gondry filminden fırlamış gibi duran lirik ve sembolik anlarına göz devirmekle gülümsemek arasında kararsız kaldığım, politik fonu tasvir etmekte kullanılan geçiş sahneleri bir yana, ana karakterinin psikolojisini çok iyi hissettiren ve gitme/kalma çatışmasını yaşayanların empati kurmasını sağlayabilen ruh hâliyle beni çekti kendine. Sırf aşağıda paylaştığım iki kare ve filmin ortasındaki bir şarkı için bile izlemeye değer.
★★★½


Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Murakami'den Tolkien'e, New York'tan Beyrut'a dopdolu bir aydan geriye kalanlar, Oscar yarışında son durum, gitme/kalma ikilemine dair filmler ve daha fazlası...
06 Mar 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.
İLGİLİ OKUMALAR


