İran seçimlerine doğru


Işığınla fark yarat: Yeni TUCSON Otomotiv Distribütörleri Derneği 2021 ilk çeyrek sonuçlarına göre bu dönemde Türkiye'de en çok C segmenti otomobiller satıldı. Gövde tiplerine göre kıyaslamada ise SUV'ler, ikinci sırayı aldı. Bugün, Türkiye’de bu iki en çok tercih edileni bir araya getiren yeni bir C-SUV tanıtılıyor. Güney Kore merkezli otomotiv devi Hyundai'nin " Duygusal Sportiflik " (Sensous Sportiness) tasarım felsefesiyle tasarlanan ve Türkiye'de en çok tercih edilen C-SUV modellerinden biri olan Yeni Hyundai Tucson ; eski nesline göre daha sert çizgileri, daha geniş gövdesi ve dinamik oranlarıyla sınıfının lideri olma hedefiyle geliyor. Yeni Hyundai Tucson’da öne çıkanlar Daha geniş, daha konforlu : Yeni Hyundai Tucson'un selefine göre daha büyük ve geniş olan gövdesi, arkada oturan yolcular için 26 milimetre artan diz mesafesiyle ferahlığını hemen hissettiriyor. Bagaj hacmi 620 litre , koltuklar katlandığında ise 1.800 litreye kadar çıkabiliyor. 10,25 inçlik dokunmatik ekranla öne çıkan kokpit; kullanılan üstün teknolojiyle Yeni Hyundai Tucson'u bir bilgi ve eğlence merkezine dönüştürüyor. Doğadan ilham alan tasarım : İç mekânda üç farklı renk kombinasyonu sunan Yeni Hyundai Tucson'un orta konsoldan arka kapılara kadar uzanan gümüş çizgileri; şelalelerden ilham alınarak tasarlanan kokpitle bütünleşiyor. Dış mekânda ise keskin çizgiler ve akıcı hatlar; Hyundai teknolojisi Parametrik Gizli Far Sistemi, parlak siyah ön ızgara ve geniş hava girişli ön tamponla birleşerek Yeni Hyundai Tucson’un tasarım felsefesini tam anlamıyla ortaya koyuyor. Performans : Sınıfının en güçlü motorları arasında yer alan Yeni Tucson; 180 beygir güce sahip 1.6 litrelik turbo beslemeli benzinli ve 136 beygir güç üreten 1.6 turbo beslemeli dizel motor seçenekleriyle geliyor. Dileyenler Elite Plus donanım seviyesinde 4x4 çekiş destek sistemine de sahip olabiliyor. Ayrıca hem dizel hem de benzinli motorlar, 7 ileri DCT şanzıman ile satışa sunuluyor. Sürüş konforunu artırmak isteyenler de Elite ve Elite Plus donanım seviyesiyle gelen “shift by wire” yani elektronik vites panelini tercih edebiliyor. Göz alıcı dış görünüşüyle tüm gözlerin size dönmesini sağlayan, sınıfının en iyi güvenlik özellikleri ve gelişmiş sürüş destek sistemleri gibi akıllı teknolojileri bir arada sunan Yeni Tucson’u bu bağlantıdan keşfedebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İran’da halk, yeni bir Cumhurbaşkanı seçmek için 18 Haziran’da sandık başına gidecek. Anayasa Koruyucular Konseyi (AKK) geçtiğimiz salı önemli isimleri diskalifiye ederek çoğunlukla muhafazakâr isimlerden oluşan 7 kişilik aday listesini açıkladı. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in tercihlerini yansıttığı düşünülen aday listesi büyük tartışma yarattı. Zira AKK’nin kararının hali hazırda birçok sıkıntıyla boğuşan ülkede Hamaney kontrolünde bir hükümetin seçilmesini garanti ettiği düşünülüyor.
- Seçim takvimi: 28 Mayıs’ta başlayan seçim kampanyaları 17 Haziran’a kadar devam edecek. Seçimlerde herhangi bir adayın %50’lik seçim barajını geçememesi halinde en yüksek oyu alan iki aday 25 Haziran’da ikinci turda yarışacak.
- Adaylar: Üç kilit aday eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İslami Şûra Meclisi Başkanı Ali Laricani ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı İshak Cihangiri’nin adaylığı veto edildi. Mevcut aday listesi; Yargıtay Başkanı İbrahim Reisi, eski nükleer müzakereci Seyit Celili, Meclis Araştırma Merkezi Başkanı Alirıza Zekani, Meclis Başkan Yardımcısı Amir Hüseyin Haşemi, Muhsin Rizayi, Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti ve Horasan eyaleti eski Genel Valisi Muhsin Alizadeh olarak belirlendi.
- Tepkiler: Doğrudan Hamaney’in gözetimi altında çalışan AKK’nın açıkladığı aday listesi ülke genelinde büyük tepkiyle karşılandı. Kararın ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, listenin Reisi’nin seçimi kazanacak şekilde hazırlandığını savunarak, seçmenlerin sandıktan uzaklaşacağını ve ülkedeki meşruiyetin zedeleneceğini belirtti. Ruhani, Hamaney’den kararı gözden geçirmesini istedi. Eski Meclis üyesi Muhammet Kermani alaycı bir üslupla Hamaney’den seçimleri iptal etmesini ve Reisi’yi Cumhurbaşkanı olarak atayan bir kararname yayımlamasını önerdi. Böylelikle ülkeyi seçim yapma maliyetinden ve halkı sandık başına gitme yükünden kurtaracağını söyledi.
- Her ne kadar Ahmedinejad’ın adaylığının reddi beklenilen bir durum olsa da Laricani ve Cihangiri’nin veto edilmesi ülkede büyük şaşkınlık yarattı. Özellikle Laricani Reisi’nin en büyük rakibi olarak görülüyordu. Kararın ardından açıklama yapan Ahmedinejad şahsen oy kullanmayacağını söyleyerek halka seçimleri boykot etme çağrısında bulundu ve Devrim Muhafızları’nın kendisinden “sessiz kalmasını ve iş birliği yapmasını” istediğini söyledi. Laricani ve Cihangiri karara itiraz etmeyeceklerini belirtseler de Cihangiri yaptığı açıklamada diskalifiyeleri "halkın katılımı ve adil rekabet için ciddi bir tehdit” olarak nitelendirdi.
- Anketler: İranlılar senelerdir yaşanılan yoksulluk, işsizlik ve diğer tüm sıkıntılardan rejimi ve özellikle Hamaney’i sorumlu tutuyor. Bu sebeple nüfusun neredeyse %60’ı seçimde oy kullanmayacağını dile getirilirken AKK’nın kararından sonra yapılan son anket çalışmalarında oy kullanacakların sayısının %27’ye kadar gerilediği görülüyor.
- Reisi: Yapılan eleştirilerin ardından seçimlerin daha rekabetçi olabilmesi adına diskalifiye edilen bazı adayların tekrar kabul edilmesi için AKK’ya başvuruda bulunacağını belirten Reisi’nin seçimleri kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. Reisi'nin Hamaney’den aldığı destekle bir sonraki Velayet-i Fakih olacağı düşünülüyor. ABD ve diplomasi karşıtlığı ile bilinen Reisi’nin seçilmesi halinde katı bir dünya görüşünü hayata geçirerek İran’ı uluslararası toplumdan daha da soyutlaması bekleniyor. En son 2017’de Ruhani’ye karşı aday olan Reisi’nin ekonomi, siyaset ve özellikle dış politikadaki bilgisizliği alay konusu olmuştu.
- İran’ı neler bekliyor: Analistler, rekabetçi bir seçim ortamından kaçınılmasının aslında rejimin seçimlerden korktuğunu gösterdiğini ve seçimlerin kazanmalarını garantileyecek şekilde hazırlandığı yorumunu yapıyor. ABD’nin nükleer anlaşmazlık yüzünden devam eden yaptırımları ve Covid-19’un yarattığı ekonomik darboğaz sebebiyle son yıllarda İran’da ciddi halk ayaklanmaları yaşandı. Halkın değişecek hükümetten hiçbir beklentisi olmadığı için seçimlere düşük katılım olması halinde yaşanılacak bir meşruiyet krizi hükümeti daha da derin bir çıkmaza sürükleyebilir ve ayaklanmaların önüne geçilemeyebilir. Bu sebeple 18 Haziran’da gerçekleşecek olan seçimler İran’ın ve özellikle rejimin geleceğine dair birçok cevabı da beraberinde getiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta odağımıza diskalifiye edilen adaylar sebebiyle meşruiyeti tartışma konusu hâle gelen İran seçimlerini ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'na hapis talep eden iddianameyi alıyoruz.
03 Haz 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



