
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Cumhuriyetçi Başkan Donald Trump ile Demokrat aday Joe Biden, Başkanlık münazaralarının ikincisi ve sonuncusu için 22 Ekim Perşembe günü Tennessee eyaletinin Nashville şehrinde, Belmont Üniversitesi'nde bir araya geldi. Münazaranın moderatörlüğünü NBC News Beyaz Saray muhabiri Kristen Welker üstlendi. Pandemi önlemlerinin alındığı münazara salonunda, Trump’ın son Covid-19 testinin de negatif çıkmasının ardından sahneye konulması planlanan “cam koruma kabinleri”, her iki adayın da seçim ekibinin isteği ve ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Dr. Fauci’nin de onayı doğrultusunda kaldırıldı.

- Trump’ın koronavirüse yakalanmasının ardından ikinci münazaranın çevrim içi olarak yapılması planlanmıştı. Trump’ın kampanya ekibi bu öneriyi reddettiği için 15 Ekim tarihinde yapılması beklenen ikinci münazara iptal edildi. Böylece, Başkanlık Münazaraları 1996 seçimlerinden bu yana ilk kez 3 yerine 2 münazarayla sonlanmış oldu.
- Münazaradan akılda kalanlar: Başkanlık Münazaraları Komisyonu'nun ilk münazaradaki memnuniyetsizlikten yola çıkarak münazaranın amacına uygun olması için uyguladığı mikrofon kapatma önlemi oldukça dikkat çekti. Her ne kadar Trump’ın seçim ekibi bunu “oyunun ortasında kural değiştimek” olarak yorumlasa da karşılıklı sataşma ve söz kesmenin önüne geçildiği için daha sağlıklı bir tartışma olduğu görüşü hakim. Moderatör Kristen Welker, bazı çevreler tarafından münazaranın “kazananı” ilan edildi. Moderatörün adayların sürelerini aşmaması konusundaki dikkati, mikrofon kapatma önleminin de etkisiyle beğeni topladı. Bir önceki münazaranın moderatörü Chris Wallace kıskançlığını dile getirmekten çekinmedi.
- Münazaradan satır başlıkları: Trump bir önceki münazaraya göre daha sakin ve sabırlı bir izlenim çizerken Biden ise bir önceki münazarada olduğu gibi seçmene mesaj vermek istediği durumlarda kameraya döndü ve direkt olarak izleyicilere hitap etmeye çaba gösterdi.
- Münazaranın konuları bir önceki münazarada olduğu gibi ABD’de koronavirüs, ulusal güvenlik, ABD'deki aileler, ırk temelli sorunlar, iklim değişikliği ve adayların liderlik iddiaları şeklindeydi.
- Trump, ABD’nin ve Beyaz Saray yönetiminin koronavirüs tecrübesini nitelendirirken kullandığı “İnsanlar bununla yaşamayı öğreniyor” ifadesinin üzerine Biden’ın buna cevabı “İnsanlar bununla ölmeyi öğreniyor” şeklinde oldu.
- Trump, Biden’ın ve ailesinin Çin’den para aldığını iddia ederken Biden seçmene seslenerek “Burada onun veya benim ailem önemli değil, önemli olan senin ailen” dedi ve suçlamaları yalanlamakla yetindi. Buna ek olarak Biden, Trump’ı Çin’de ABD’de ödediği vergi miktarının 50 katını ödemekle suçladı.
- Sağlık hizmetlerine erişim konusunda Trump, rakibi Biden’ı Bernie Sanders, Alexandria Ocasio-Cortez gibi “sosyalist” görüşleri desteklemesiyle suçladı. Biden’ın buna cevabı ise “Bu adam kiminle yarıştığını bilmiyor, karşısındaki Joe Biden, diğer adayları yendiğim için buradayım” şeklinde oldu ve kendi politikalarının farklı olduğunu vurguladı.
- Biden, ABD’deki sistematik ırkçılığın son bulması gerektiği iddiasını yineledi. Trump ise izleyiciler de dâhil olmak üzere salondaki “en az ırkçı kişi” olduğunu ve bunun yanında köleliği sonlandıran ABD Başkanı olarak bilinen Abraham Lincoln’den bu yana “en siyah dostu başkan” olduğunu iddia etti.
- Biden, ABD’yi yeniden Paris İklim Anlaşması’na dahil etmek istediğini belirtti. Trump ise çevreyi çok sevdiğini, ABD’nin en temiz havaya ve suya sahip olduğunu söyledi ve Çin, Rusya ve Hindistan’ı “pis” ülke olmakla suçladı.
- The New York Times gazetesi, muhabirlerinden oluşturduğu bir ekiple münazarada kullanılan iddiaların doğruluğunu analiz etti. Trump’ın teyit raporu bir hayli kabarıktı ve çoğunlukla “yanlış” olarak belirlendi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayıda salıncak eyaletler ve Seçiciler Kurulu'nu anlatan, son münazarada yaşananları konu alan hikâyelerimizin yanı sıra son anket ve gelişmeleri bulacaksınız.
27 Eki 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



