Sosyal medya, seçimler ve demokrasi

Sosyal medya çağında demokrasi mümkün mü?
Sosyal medya, seçimler ve demokrasi

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

2016 ABD Seçimleri, yalan haberler, Rusya kaynaklı manipülasyonlar, Cambridge Analytica skandalı. Tüm bu tartışmaların gölgesinde ABD yeni bir seçimin eşiğinde. Peki 2016’dan bu yana ne değişti? 2020 seçimleri sahte haber ve dezenformasyon etkisinden uzak gerçekleşebilecek mi? Sosyal medya, demokratik seçimleri geri dönüş olmaksızın tarihin derinliklerine gömmüş olabilir mi?

  • Hatırlayalım: 2016 seçimleri öncesinde, Papa’nın seçimlerde Donald Trump’ı desteklediği, Hillary Clinton’ın IŞİD’e silah sattığı gibi sahte haberler Facebook’ta geniş kitlelere yayılmıştı. Makedonya'daki 13-17 yaş aralığındaki gençlerin Trump’ı destekleyen sahte haberlerin yayılması hâlinde para kazandıkları bir endüstri kurdukları ortaya çıkmış ve Rusya kaynaklı binlerce troll hesabın ABD seçimlerini manipüle etmek için yalan haber yaydığı, yankı odaları yaratarak seçmenleri kutuplaştırdığı açığa çıkarılmıştı. Haber sitesi BuzzFeed News’in büyük yankı uyandıran analizine göre, Facebook’taki sahte haberler, doğru haberlerden çok daha fazla okunmuş ve paylaşılmış; hatta Papa ve Clinton’a dair yukarıda bahsettiğim haberler en çok paylaşılan ilk iki içerik olmuştu.
     
  • 2016’dan bugüne: Bu süreç sosyal medya düzenlemesinin en çok tartışıldığı dönem oldu. ABD seçimlerindeki şaibelerin ardından 2018’de Cambridge Analytica skandalı patlak verdi. Facebook dahil olmak üzere pek çok sosyal medya şirketine karşı soruşturma açıldı, düzenlenme yapılması teklif edildi. Özellikle Facebook bu tartışmalardan büyük yara aldı, hisseleri düştü ve Facebook CEO'su Mark Zuckerberg defalarca Senato’da ifade vermek durumunda kaldı. Birleşik Krallık'ta yapılan soruşturmalar, Londra merkezli Cambridge Analytica isimli şirketin 50 milyon Facebook kullanıcısının verilerini hukuksuz şekilde kullanarak Brexit ve Trump propagandası yaptığını, seçimleri sabote ettiklerini ortaya koydu. Bu süreçte sosyal medya şirketlerinin yalnızca yalan haber yayma yoluyla değil, aynı zamanda kullanıcıların verdikleri verileri kendilerine karşı kullanma yoluyla da seçimleri etkilediği ortaya konmuş oldu.
     
  • Yankı odaları, kutuplaşma ve demokrasi: Facebook kullanıcıların beğenileri, gezindiği sayfalar, arkadaşları ve paylaşımları üzerinden politik görüşlerini tespit ediyor ve onlara özel bir sayfa akışı hazırlıyor. Herkesin ana sayfa akışı kendisine dair toplanan veriler doğrultusunda ona özel hazırlanan içeriklerle dolu. Haliyle ABD'deki bir kullanıcının sayfa akışında, onun verilerine göre iklim değişikliğinin uydurma olduğu ya da Hillary Clinton’un katil olduğu yönünde makaleler de çıkabilir; tam aksi yönde makaleler de. Günümüzde, internet ve sosyal medyanın insanların ana haber alma kaynağı olduğu düşünüldüğünde, kişiye özel yaratılan ana sayfa akışlarının yankı odaları yaratması ve kutuplaşma doğurması kaçınılmaz. Son yıllarda birçok toplumda kutuplaşmanın artması ve karşı görüşten grupların birbirine düşman olması da bunun bir sonucu. Son zamanlarda sizden farklı politik görüşlere sahip kişiler için hiç "Nasıl anlamıyorlar? Durum apaçık ortada." dediğiniz oldu mu? Aslında bu soruların cevabı oldukça açık. Sizle aynı görüşe sahip olmayan kişiler kendine has akışlarda aksi yönde haberleri okuyor. Ve onlar da kendilerine sizin için aynı soruları soruyor.
     
  • Microtargeting ve ırkçılık: Geçtiğimiz hafta Channel 4, Donald Trump’ın 2016 seçim kampanyası sırasında kullanılan ve 200 milyon ABD seçmeninin verisinin bulunduğu yüklü sayıda dosyaya özel olarak ulaştı ve bunları bir belgesel halinde yayınladı. Dosyalara göre, 200 milyon kişi yaşları, adresleri, ırk bilgileri, hatta kişilik tipleri gibi bilgileri kayıt altına alınarak kategorize edilmiş. Daha çarpıcı olarak 3,5 milyon siyah vatandaş "caydırılabilir" olarak kategorize edilerek seçimde oy kullanmaktan vazgeçirilebilecek grup olarak kaydedilmiş ve sosyal medya platformlarındaki politik reklamlarla bu yönde bir hedef belirlenmiş.
     
  • Donald Trump, seçim kampanyası için yalnızca Facebook reklamlarına 44 milyon dolar harcamış, siyah vatandaşların oylarının belirleyici olabileceği birçok kritik eyalette ise seçimleri kıl payı kazanmıştı. Hâl böyle olunca, Trump’ın kampanya ekibinin Facebook ve Cambridge Analytica aracılığıyla kullandığı bu microtargeting yöntemlerinin seçimlerin sonucunu belirlediğine dair şüpheler gün geçtikçe artıyor.
     
  • Soru: Politik kutuplaşmanın zirvede olduğu, seçmenlerin haberlerin doğruluğunu teyit edemediği ve hatta yabancı kaynaklı hesaplarca manipüle edilebildiği, dezavantajlı grupların hedef alındığı, seçimin zamanı ve oy verme yöntemi konusunda yanlış yönlendirilebildiği bir konjonktürde yapılan seçimler demokratik olabilir mi? Acaba, sosyal medyanın ana haber alma kaynağı olduğu bu dönemde demokrasi hâlen mümkün mü?
     
  • Öneriler: Netflix’in sosyal ağların toplum üzerindeki etkisini ele alan "Social Dilemma" ve Cambridge Analytica skandalını ele alan "The Great Hack" isimli belgesellerini; sosyal medya ve demokrasi ilişkisi üzerine detaylı okuma yapmak isteyenler için Zeynep Tüfekçi’nin "Twitter and Tear Gas" ve "How Technology Changes Us" isimli kitaplarını tavsiye ederim.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🌩️ Sarsıntılı iyileşme, Covid-19 pasaportu

9 Ekim Cuma sabahından herkese günaydın. Uluslararası uçuşları kolaylaştırmayı amaçlayan Covid-19 pasaport uygulaması test edilmeye hazır.

09 Eki 2020

🌩️ Sarsıntılı iyileşme, Covid-19 pasaportu

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta