Sosyal medyanın yeni unicorn’u


Gurmeler için paket servis: Fuudy
Market alışverişi, kahve, yemek, giyim, kozmetik; paket servis ve e-ticaret alışveriş anlayışımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Özellikle gıda alanında, teslimat sektörünün geleceğine ilişkin bazı öngörüler; siparişlerin gelecek dönemde…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Davetiyeyle üye olunabilen sesli sosyal medya uygulaması Clubhouse, mart ayında Covid-19 salgınının yayılmaya başladığı günlerde piyasaya sürüldüğünde çoğu insan için davetiye bulmak zordu. Bahar aylarını evlerinde geçiren kişiler, yavaş yavaş farklı sosyal medya mecralarında duymaya başladıkları Clubhouse’a kapalı kapılar arkasında gizli konuşmaların çevrildiği bir uygulama olarak bakıyordu. Oprah Winfrey, Drake ve Virgil Abloh gibi ünlü isimlerin Clubhouse’a dahil olması, uygulamanın sadece iOS işletim sisteminde kullanılması ve sınırlı lansmanı komplo teorileri ve şehir efsanelerini iyice körükledi. Bilinmeyene karşı duyulan merak, belki de şirketin en önemli büyüme stratejisiydi. Nitekim başarılı da oldu. 2 milyon kullanıcıya ulaşan uygulama bir yaşına yaklaşırken bugün sadece ABD’de değil, Türkiye dâhil Avrupa’nın hemen hemen her yerinde Clubhouse çılgınlığı yaşanıyor.
- Nedir? Uygulamaya üye olanlara şöyle bir mesaj geliyor: Clubhouse'u mümkün olan en kısa sürede tüm dünyanın kullanımına sunmak için çalışıyoruz. Aslında uygulamanın sadece seçilmiş kişilere açık olmasını amaçlamamıştık; ancak henüz genel sürümü göndermeye hazır değiliz. Bu mesajı yazanlar, şirketin kurucuları Rohan Seth ve Paul Davison. Hatta mesajın devamında Clubhouse’un sadece iki tane tam zamanlı çalışanı olduğunu ve onların da kendileri olduğunu söylüyorlar. Kurucuların bu mütevazı tutumunu şirketin büyüme hızıyla karşılaştırdığımızda ise ortaya büyük bir tezat çıkıyor. Bugüne kadar toplam 110 milyon dolarlık yatırım alan şirket, geçen hafta gerçekleştirdiği Seri B yatırım turu sonrasında değerlemesini 1 milyar dolara çıkararak “unicorn” statüsü kazandı. Teknoloji liderleri, ünlüler, politikacılar ve onlarla birlikte gelen medya ilgisiyle şaşkına dönen kurucular ise şimdiden “Bu platformdan nasıl para kazanabilir ve kazandırabiliriz?” sorusunun cevabını aramaya başladı.
- Odalar: Tamamen sese dayalı bir platform olan Clubhouse’u açtığınızda farklı farklı kişilerin konuştuğu binlerce “oda” karşınıza çıkıyor. Odaların hepsi açık; böylece farklı odalara dinleyici olarak girebiliyorsunuz. Konuşmak istediğinizde ise elinizi kaldırmanız ve konuşmacıların sizi davet etmesini beklemeniz gerekiyor. Uygulamadaki odaların her birinin derdi ayrı. “#Boğaziçiresist” odasında öğrenciler, mezunlar, akademisyenler, gazeteciler ve iş insanlarından oluşan beş bin kişi protestolardaki son duruma dair bilgi alışverişinde bulunuyor. “Profil fotoğrafınızı yorumluyoruz” odalarında birbirini hiç tanımayan kişiler profil fotoğrafınız üzerinden analiz yaparak vakit geçirme, yeni kişiler tanıma ve hatta romantik bir ilişkiye yelken açma peşinde. “Dijital medya daha ne kadar dijitalleşecek?" gibi odalarda ise gazeteciler ve yeni nesil medya temsilcileri hararetli tartışmalar yürütüyor.
- Gazetecilere karşı cephe: İlk günlerinde iş insanları ve ünlülerden oluşan seçkin bir grubun tekelinde olan Clubhouse’un gazetecilerle tanışması oldukça olaylı oldu. The New York Times yazarlarından Taylor Lorenz ve Clubhouse’un yatırımcılarından Andreessen Horowitz'in de dâhil olduğu risk sermayesi şirketleri etrafından dönen olaylar, uygulamanın ABD'deki gazetecileri dışladığına dair büyük tartışmalara yol açtı. Bir türlü davet alamayan birçok gazetecinin aksine uygulamanın kullanıcılarından biri olan Lorenz, şirket hakkında oldukça olumlu bir yazı yazdı; ancak yazıda yer alan “risk sermayedarlarının karantina döneminde birbirleriyle kaynaşmak için kullandıkları bir sosyal medya uygulaması” ifadesi o sıralar uygulamanın müdavimleri olan melek yatırımcıları rahatsız etti. Birkaç ay sonra, Balaji Srinivasan isimli bir melek yatırımcı Lorenz’in Twitter hesabında paylaştığı bir gönderiyi tiye aldı. Lorenz’in kendini savunarak tacize uğradığını söylemesi üzerine ise Clubhouse’da toplanan büyük şirket yöneticileri, Lorenz'in üzerinden gazetecilerin şirketler üzerindeki gücünü sorgulayan büyük bir tartışma başlattı. Konuşmada gazetecilere söz hakkı tanınmamış olması, ABD’de gazetecilerin Clubhouse’a karşı uzunca bir süre önyargılı olmasına neden oldu. Uygulama, ABD dışındaki ülkelerde ise "gazetecileri dışlayan” değil kucaklayan bir mecra olmayı başardı.
- Yeni bir mecra: Türkiye'de gazeteciler, platforma en hızlı adapte olanlar arasında yer alıyor. Henüz mesleğe yeni girmiş muhabirlerden tutun; 20 yıllık tecrübeli gazetecilere kadar birçok kişi, gazeteci kimlikleriyle platformda yer alıyor. Clubhouse'da odalar arasında gezinirken her an Cüneyt Özdemir, Fatih Portakal, Nevşin Mengü, Özgür Mumcu ve Ragıp Soylu gibi gazetecilerle karşılaşmanız, hatta aynı odada konuşmacı olarak bulunmanız mümkün. Gazetecilerin uygulamadaki aktiviteleri, üç ayrı kategoriye ayrılıyor: “Gündemde neler oluyor?” tarzı odalarda son gelişmeleri tartışanlar, Boğaziçi protestoları gibi toplumu derinden etkileyen mevzulara dair açılmış odalara girerek görüş bildirenler ve mesleğin durumu ve geleceği hakkında bir nevi sempozyumlar düzenleyenler. Amaçlar farklı; ancak hangi odaya girerseniz girin konu dönüp dolaşıp “Bu mecrayı bir medya platformu olarak nasıl değerlendirebiliriz?” sorusuna geliyor. Şimdilik kimse, bu sorunun cevabını bilmiyor. Ahmet Davutoğlu gibi politikacıların Clubhouse’da soruları cevaplaması ise platformun ana akım medyaya güçlü bir alternatif olacağına dair görüşleri besliyor.
- Yurttaş haberciliği: Clubhouse’un son zamanlarda antitröst davaları ve kısıtlamalar nedeniyle güvenilirliği oldukça zedelenen Twitter ve Facebook’u gölgede bırakarak “yurttaş haberciliği” alanında yeni bir dönem başlatması bekleniyor. Nitekim, son günlerde Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmasını protesto edenlerin Clubhouse’da “#BoğaziçiResist”, “#BoğaziçiSusmayacak”, “Öğle molası: Geceden sabaha Boğaziçi’nin düşündürdükleri” gibi birçok oda kurmaları ve bu odalar vasıtasıyla bilgi akışı sağlamaları da bu öngörüyü destekliyor. Türkiye’de henüz bir ayını dahi doldurmamış bir uygulama olan Clubhouse’da kurulan bu odalarda, bir odadaki maksimum kişi kısıtlaması olan beş bin sınırı aşılırken odaya girmek isteyenlerin birçoğu sırada beklemek zorunda kaldı, hatta yedek gruplar kuruldu. Herkese açık olan odaların moderatörlerinden bazılarının ifadeye çağrılması ise Clubhouse’un güvenilirliği ve gizlilik politikasına dair endişelerin artmasına neden oldu.
- Gizlilik: Bir anda yoğun bir ilgiyle karşılaşan Clubhouse’un kişisel verileri koruma politikası dâhil birçok konuda hazırlıksız olduğu söylenebilir. Örneğin; kayıt aşamasında, tüm üyelerden telefonlarında kayıtlı olan kişilerin bilgilerine erişim izni vermeleri isteniyor. Bu bilgilerin ne şekilde saklandığı veya kullanıldığına dair gerekli şeffaflık ise sağlanmıyor. Öte yandan, normal şartlarda canlı bir sohbeti kayda almak veya o sohbeti yeniden dinlemek mümkün değilken yasal bir ihlal bildirildiğinde şirket, tüm görüşmeleri geçici olarak kayıt altına alabiliyor. Cubhouse’un kurucuları sesli kayıtların sadece şikâyet durumunda değerlendirileceğinin ve hemen ardından silineceğinin garantisini veriyor; ancak istenmesi durumunda bu kayıtların devlet otoriteleriyle paylaşıp paylaşılmayacağı bilinmiyor. Uygulamanın mevcut haliyle Avrupa Genel Veri Koruma Yönetmeliği'ni birçok noktada ihlal etmesi ise yeni bir düzenleme yapılmasını gerekli kılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
4 Şubat Perşembe sabahından herkese günaydın. Boğaziçi protestoları sürüyor. İtalya'da yeni bir hükümet kurulacak.
04 Şub 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




