Sosyal medyayla dünyaya bağlı ve bağımlı

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Sosyal medya 10 yıl kadar önce yeni bir havalı kelime, yeni bir oyuncağın ismi gibiyken bugün herkesin saatlerini geçirdiği ve elektrik, su gibi bir ihtiyaç, hayatın doğal bir parçası haline gelmiş durumda. Yola çıkarken “bütün insanlığı birbirine bağlayacağız ve harika olacak” diye düşünülürken bugün durumun çok da harika olmayabileceğini görüyoruz. Hem bu fikrin kendisinden kaynaklı hem de uygulamaların öncelikli olarak kâr maksimizasyonu için hayata geçirdiği pratikler sebebiyle polarizasyon, bağımlılık, anksiyete, dikkat dağınıklığı gibi birçok olumsuz etkinin de sebebi sosyal medya uygulamalarıyla ilişkilendirilmekte. Peki bu ulvi misyonla yola çıkan uygulamalar ile ortamlar neden ve nasıl bu hale geldi?
💸: Sosyal medya sağlayıcılarının hepsi birer şirket ve öncelikli bir amaçları var, o da kâr maksimizasyonu. Bu şirketlerin gelir elde etme yöntemleri ise çoğunlukla reklamlar üzerinden gerçekleşiyor. Ne kadar reklam izlerseniz kullandığınız platforma o kadar para kazandırıyorsunuz. Dolayısıyla bu uygulamaların tasarımcıları, kullanıcıları olabildiğince sık ve uzun süre ekran karşısında tutacak şekilde tasarlıyorlar. Bunu gerçekleştirmek için bu şirketler gerçek anlamda sinir bilimi araştırmalarının ortaya koyduklarını kullanarak kullanıcıların zihinlerini kendilerine fayda sağlayacak şekilde kullanıyorlar.
🧠: Bu yolda ise tasarımcıların en büyük silahı haz hormonu diyebileceğimiz dopamin. İnsan beyni tarafından salgılanan bir kimyasal olan dopamin yemek, egzersiz, cinsellik, sosyal etkileşim gibi eylemler sonucu ortaya çıkıyor ve oluşturduğu ödül mekanizmasıyla bu eylemleri teşvik ediyor. Birçok hayvanın davranışı da dopamin mekanizmaları üzerinden şekillendirilebiliyor. Yani dopamin, canlıları evrimsel bağlamda faydalı olan eylemlere yönlendirerek bu eylemlerin tekrarlanması için motive ediyor.
☘️: Fakat dopamin farklı şekillerde de faal olabiliyor. Örneğin kumar, uyuşturucu gibi uyaranlar da sosyal etkileşimlere benzer ödül mekanizmalarını çalıştırıyor ve bu ödül mekanizmalarının öğrenilmesiyle bağımlılığa sebep oluyor. Burada ise anahtar kelime rastgelelik. Sürekli olarak bir uyaranla mutlu olmak bir süre sonra o uyarana karşı tepkisizlik yaratıyor. Her içtiğiniz sigara size aynı hazzı vermemeye başlarken sigaranın eksikliği büyük bir yoksunluk hissine sebep oluyor veya her oyunda kazanıyor olmanız sizi bir süre sonra sıkmaya başlarken kazançlarınız değişken olmaya başlarsa sürekli kazandığınızdaki gibi bir tepkisizlik ortaya çıkmıyor ve ödül mekanizmanız aktif kalıyor. İşte bu değişken ödüller de kumarın ve sosyal medyanın bağımlılık yapma sebebi. Eğer ödüle ulaşmak bir kumar makinesinin kolunu çekmek veya telefonu cebinden çıkarmak kadar kolay olursa bu bir alışkanlık ve bağımlılık haline geliyor. En ufak sıkılma anında eliniz telefonunuza gidiyorsa işte bu alışkanlık sebebiyle. Sosyal medya uygulamalarını tasarlayanlar da bu alışkanlığı oluşturmak için büyük çaba gösteriyorlar.
Bu yazı 29 Ekim 2020 tarihinde Quando'da yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Hafta sonu okumanız hazır: Bu hafta Türkiye ve dünyada yaşanan önemli gelişmeler ve tematik yayınlarımızdan seçtiğimiz hikâyeler
31 Eki 2020

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




