Sudan’da darbe


YANINDAYIZ Derneği’nden #kadınerkekeşittirnokta Konferansı Toplumsal cinsiyet eşitsizliği hayatın her alanında kendini gösteriyor. Toplumsal kabullerden köklenen eşitsizlik televizyon dizisi senaryolarından sosyal medyaya, eğitim öğretim hayatından ve burada öğretilen erkeklik rollerinden iş dünyasına farklı şekillerde görülüyor. Tekrar edilen davranışlar, yaklaşımlar ve uygulamalar eşitsizliği pekiştiriyor; cinsiyetler arası uçurumu büyütüyor. 2018 yılında toplumsal cinsiyet eşitliği savunusu yapmak üzere yola çıkan, hedef kitlesi erkeklerden oluşan ve erkeklerde toplumsal cinsiyet farkındalığını erkeklerden erkeklere köprü kurarak gerçekleştirmeyi amaçlayan Türkiye’deki ilk sivil toplum kuruluşu olan YANINDAYIZ Derneği, 3 Kasım’da gerçekleştireceği #kadınerkekeşittirnokta Konferansı’yla toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin başlıkları tartışmaya açıyor. YANINDAYIZ #kadınerkekeşittirnokta Konferansı Toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik sorunların yalnızca bir kadın meselesi olmadığına dikkat çekmeyi amaçlayan konferans; uluslararası arenada ve Türkiye’de bu alanda yapılan en iyi örnekleri konuşmak ve değişimin parçası olmak isteyenlerin iş birliği yapmasını sağlamak için platform yaratmayı hedefliyor. İş insanları, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, sanatçılar, siyasi liderler, girişimciler ve öğrenciler; ortak bir amaç için bir araya geliyor. 3 Kasım’da Mert Fırat ve Didem Balçın’ın sunumuyla gerçekleşecek etkinlikte beş oturum yer alıyor. Erkeklik Hâlleri oturumunda konuklar, Nurcan Akad’ın moderatörlüğünde oturumda ataerkilliğin erkekler üzerindeki etkisi ve bu etkinin ortadan kaldırılması için erkek bilincinin nasıl geliştirilmesi gerektiğini tartışacak. Senaryolarda Eril Dil Kullanımı oturumunda film eleştirmenleri, senaryolardaki cinsiyetçi dili eleştirerek filmlerde ve dizilerde toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl temsil edildiğini ve yeniden üretildiğini moderatör Gila Benmayor’un yönetiminde tartışacak. Evrim Kuran’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek Sosyal Medya ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği oturumunda konu, kadınların ve erkeklerin toplumdaki rollerine yönelik algı ve fikirleri büyük ölçüde etkileyen sosyal medyada toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yolundaki fırsatlar ve tehditler olacak. Sedef Kabaş’ın moderatörlüğünde gerçekleşecek Eğitim ve Öğretilen Erkeklik başlıklı oturumda eğitimde herkese eşit imkânların sunulmasının ve eğitimin eşitsizliğin temelinde yatan sosyal normlardan ve kalıp yargılardan arındırılmasının toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında taşıdığı önemden hareketle kapsayıcı ve eşitlikçi bir yapılanma için eğitim alanında yapılan çalışmalar konuşulacak. Birden fazla oturum hâlinde gerçekleşecek İş Dünyasında İyi Uygulamalar oturumlarında toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı şirketlerden örneklerle eşitliğin sağlanması için atılan ve atılması gereken adımlara ilişkin tartışmalar, Ahu Özyurt’un moderatörlüğünde gerçekleşecek. Konferans, YANINDAYIZ resmî YouTube kanalından , Dünya Gazetesi ve RGB YouTube kanalından takip edilebilecek.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Sudan’da ordu, askerî darbeyle ülke yönetimine el koydu. Hükümet yetkilileri gözaltına alındı. Egemenlik Konseyi Başkanı ve darbe lideri Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, iç savaş tehlikesi ve bazı siyasetçilerin şiddeti teşvik etmesi sebebiyle Konsey'in ve geçiş hükümetinin feshedildiğini, 25 Ekim itibarıyla ülkede olağanüstü hâl ilan edildiğini açıkladı.
Uluslararası uçuşlara kapatılan ülkenin birçok yerinde elektrik ve internet hatları kesildi, medya çalışanları gözaltına alındı. El-Burhan, devrilen Başbakan Abdullah Hamduk’un “güvenliği için kendisiyle beraber olduğunu ve yakında evine döneceğini” söyledi.
- Bir adım geriden: 89’da İslamcı bir darbeyle yönetime gelen Ömer el Beşir, 30 yıl boyunca ülkeyi şeriata dayanan dinî kurallarla ve demir yumrukla yönetmişti. 2005’te 20 yıl süren iç savaşın sonlanması adına barış anlaşması imzalanmış, 2011 yılında yapılan referandumda; etnik, dinî ve kültürel farklılıklar gösteren Güney Sudan, Sudan’dan ayrılmış ve ülke ikiye bölünmüştü. 2019'da ekmek fiyatlarının üçe katlanması sonrası halkın ekonomik gerekçelerle başlattığı büyük çaplı protesto gösterilerinde ordu, göstericileri polis ve istihbarat teşkilatına karşı korumuş, daha sonra da yönetime el koyup el Beşir’i tutuklamıştı. Ülkede kurulan geçici hükümet, eski Cumhurbaşkanı el Beşir’in 2003’te Darfur İç Savaşı’ndaki eylemleri dolayısıyla hakkında 2009’da Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından çıkarılan soykırım ve insanlığa karşı suçlar uyarınca yargılanma talebinin karşılanacağını ve devrik liderin mahkemeye teslim edileceğini açıklamıştı. El Beşir hakkında ayrıca 1989 yılında gerçekleştirdiği darbe gerekçesiyle de dava açılmıştı.
- Egemenlik Konseyi nedir: 2019’daki askerî müdahalenin ardından ülkeyi sivil yönetime taşımayı hedefliyle kurulan Konsey, devlet başkanlığı yetkilerini kendinde toplamıştı. Konsey, El Beşir karşıtı sivil ittifak Özgürlük ve Değişim Bildirgesi Güçleri koalisyonundan ve askerlerden oluşuyordu. Bir süredir sivil ve askerî kanat arasında anlaşmazlıklar olduğu biliniyordu.
- Eylüldeki darbe girişimi: Geçtiğimiz aylarda hükümetin IMF’ten borç alabilmek için aldığı bazı ekonomik önlemler tepkiye sebep olmuş, IMF’e ve hayat pahalılığına karşı protestolar düzenlenmişti. Eylül ayında Egemenlik Konseyi, El Beşir yanlısı askerlerin darbe girişiminde bulunduğunu ancak hükümet tarafından bu girişimin bastırıldığını açıklamıştı.
- Darbe yanlısı gösteriler: Başarısız darbe girişimin ardındansa ülkedeki gerilim artmış, darbe yanlısı binlerce kişi ekim ortasında “açlık hükümeti” adını verdikleri yönetime karşı protestolar düzenlemişti. Askerî liderler, geçiş hükümetindeki sivil ittifakta reform yapılmasını talep ediyordu. Sivil kanatsa bunun askerlerin yönetimi ele geçirme planı olduğunu öne sürüyordu. Dönemin sivil başbakanı Hamduk, durumu “iki yıllık geçiş hükümetinin en kötü ve tehlikeli krizi” olarak tanımlamış, sivil demokratik geçişin tamamlanmasından yana olduğunu ifade etmişti.
- Darbe karşıtı gösteriler: Sivil kanada düzenlenen askerî müdahalenin ardından hükümetin sivil kanadı, çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu halka sokağa inme çağrısı yaptı. Darbe karşıtı kalabalıkların görüntüleri internete düşerken Fransa merkezli haber ajansı AFP askerlerin halka ateş açtığını duyurdu. İnternetin engellenmesi sebebiyle teyitli bilgiye ulaşmak güçleşirken en az 7 kişinin öldüğü, 140 kişinin yaralandığı açıklandı.
Tepkiler
ABD, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği darbe sebebiyle “kaygılı” olduklarını duyurdu ve geçiş sürecinden taviz verilmemesi çağrısı yaptı. Türkiye “derin endişe duyulduğunu” açıkladı. Dünya Bankası da darbenin ardından ülkeye yönelik ekonomik yardımları askıya aldı.
Ne olacak?
Sudan'ın imzaladığı uluslararası anlaşmalara sadık olduğunu duyuran el-Burhan, Temmuz 2023'te seçim yapılacağını, ülkeyi seçime kadar bağımsız bir hükümetin yöneteceğini, demokrasiye geçiş sürecinin ordu tarafından yönetileceğini duyurdu.
- Sudan Baharı ne olacak? El Beşir’i deviren darbenin ardından geçici hükümetle ülkenin en büyük isyancı silahlı grubu Sudan Halk Kurtuluş Hareketi-Kuzey (SPLM-N) arasında laiklik bildirisi imzalanmıştı. Sonraki süreçteyse kadın sünnetinin ve Müslümanlar hariç alkol yasağının kaldırılması, kadınlara seyahat izni verilmesi gibi laiklik reformları yapılmıştı. Dünyada heyecan uyandıran ve “Sudan Baharı” adı verilen bu insan hakları kazanımlarının geleceği uluslararası kamuoyu tarafından endişeyle takip ediliyor.
- Öte yandan: Yeni Şafak yazarı Taha Kılınç, Sudan’da “askerlerin sistemin sahibi ve kendisi olduğunu” belirttiği yazısında, üst üste darbelerin sürpriz olarak görmediğini ifade etti. Kılınç, bu düzenin değişmesininse ancak kitlelerin talep ve ihtiyaçlarına, iç aktörlerin değişim isteğinde samimi olmasıyla mümkün olacağını, “demokrasi ithalinin” çoğu kez kaosa yol açmasının arkasındaki sebebin de bu olduğunu savundu. İran medyasında ise el-Buhran'ın daha önce İsrail'le yürüttüğü normalleşme politikaları hatırlatıldı ve İsrail'in ülkedeki etkinliğini artıracağı iddia edildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün Avrupa ordusu tartışmalarını ve Sudan'daki askerî darbeyi ele alıyoruz.
29 Eki 2021

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




