Süpürge, 25 yıldır havada 🧹

Uçan Süpürge Kadın Filmleri festivali koordinatörü Ceren Kurt sorularımı yanıtlıyor.
Süpürge, 25 yıldır havada 🧹

20'likte de yazdığım gibi Ankara semalarına uzun zamandır aradığım süpürgemi bulmaya gittim ve buldum! Bulmuşken benim gibi uçan süpürge kullanan Ceren'e merak ettiklerimi sordum. Ve Ceren'in süpürgesini park ettiği masasını fotoğrafladım. Adresin yedi numarada olması da dikkatimden kaçmadı, biliyorsunuz yedi rakamıyla gönülden bir bağım var.


1) 25.yıla girerken böyle bir festivalin içinde /ekibinde olmak nasıl bir duygu?Aldığınız destek ve film üreticileriyle kurduğunuz bağ size nasıl hissettiriyor?

26 yaşına yeni girmiş biri olarak, bu festivalin de benimle aynı süreyle hayatta olması beni hep çok heyecanlandırıyor. Her senenin teması, kadınların tarihini ve mücadelesini hatırlatan bir kavram hepimiz için. Bu yüzden çeyrek asrımızı kutladığımız bu senede, kadınların mirası temasının bize çok yakıştığını düşünüyoruz. Bir kadın sivil toplum kuruluşu olarak 25 senedir festival yapmak haklı bir gurur. Diğer festivallerin aksine bizim arkamızda büyük holdingler yok. Kadınlar bir şeyler yapmak istediğinde genelde destekle değil hep engellerle karşılaşıyor. Ancak buna rağmen umudumuzu ve inancımızı yitirmiyoruz. Her zorluğu aşarız diyoruz ve aşıyoruz. Bu enerjiyle çok farklı alanlardan insanlarla tanışıyor ve çalışıyoruz. Özel sektörden büyükelçiliklere, kamu kurum ve kuruluşlarından yerel yönetimlere kadar. Çok farklı alanlardan insanlara derdimizi anlatabiliyoruz ve kadınların emeğini görünür kılıyoruz. Sesimizi çoğaltmak ve kitlemizi zenginleştirmek bizi hep güçlendiriyor. 

2) Festival başlamak üzere ekip olarak nasıl hissediyorsunuz? Kaç kişilik bir ekipsiniz, ekip içi motivasyon kaynağınız nedir?

Uçan Süpürge ekibinin sayısına cevap vermek, kolay gibi gözükse de bizim için her zaman cevap vermesi en zor sorudur. Bir kadın sivil toplum örgütü olan Uçan Süpürge Vakfı'nın düzenlediği Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, profesyonel olarak küçük bir ekiple çalışıyor. Ancak bu işin içerisine gönüllülerimizi, dünyanın her yerinden destekçilerimizi kattığımız anda sayımız bir anda binleri geçiyor! 

En büyük motivasyon kaynağımız; kadınların ve kız çocuklarının güçlendiği, toplumsal cinsiyet eşitliğinin her alanda sağlandığı bir dünya düşlemek. Hayal ettiğimiz bu dünya içerisinde sanatın iyileştirici gücünün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bir film izleyen insanın hayatına neler dokunacağı, gönüllük ruhuyla bir festivalde yer almanın gençlerde ne hisler uyandırdığı, bambaşka alanlarda çalışan insanların bu festival için her sene bir araya gelip canla başla çalışması, motivasyon kaynağımızın ne denli güçlü olduğunu gözler önüne seriyor. 

3) Program başlıkları gerçekten harika! Benim vauv dediğim "olay yeri:aile" oldu. Festivalin tarihini de düşünürsek içerikleri proglama süreci nasıl ilerliyor? Yeni başlıklar ekleniyor mu?

Her sene bölüm isimlerimiz belirlenirken, dünyada olup biten olayların, kadınların sorunlarına dair ortaklaşmış başlıklar yer alıyor. Bu sebeple bölüm isimlerimiz değişiklik gösterebiliyor. Ancak değişmeyen bölümlerimiz de var. FIPRESCI Jürisinin ödül verdiği film bölümümüzün adı "Her Biri Ayrı Renk". "Pembesiz Mavisiz, "Olay Yeri: Aile" de değişmeyen bölüm isimlerimizden. #MeToo hareketi, kürtaj gibi küresel ve önemli olaylar yaşandığı takdirde, yönetmenler bu konuyu filmlerine de yansıtıyor. Yönetmenlerin filmlerinde yansıttıkları konular ne kadar ortaklaşırsa, yeni bir bölüm programlama süreci de o kadar hızlı oluyor. Birbirinden haberi olmayan ve dünyanın bambaşka köşelerinde yaşayan ve filmler çeken kadınların, çok benzer olayları benzer bir dille anlatmaları her sene bizi çok etkiliyor. Çünkü biliyoruz ki hiçbirimiz yalnız değiliz ve ataerkil toplumun yaşattığı sancıları hep birlikte çekiyoruz. Bu zorluklarla mücadele yollarını da hep birlikte arıyoruz.

                                        Uçan Süpürge Ofisinden bir kare



4) Festivalin Ankara'da olmasının sizce nasıl bir artı değeri var? 


Ankara'yla bütünleşmiş bir festival yapmak bizce çok değerli. Her zaman gri ve soğuk oluşuyla bilinen Ankara'ya, Mayıs ayıyla birlikte baharı ve kadınların coşkusunu getirdiğimize inanıyoruz. Festivalin uluslararası olmasının da Ankara'ya değer kattığını düşünüyoruz. Çankaya Belediyesi Başkanı Sayın Alper Taşdelen, katalog için bize hazırladığı yazıda Uçan Süpürge'ye dair gençken hatırladığı anılarından bahsetti. O kadar etkileyici bir yazı ki gerçekten. Sivil toplum örgütleri, festivaller ve yerel yönetimlerin bağ geliştirmesinin neden önemli olduğunu gösteren bir yazı. 

Uluslararası bir festival yapmak, büyükelçiliklerle de bağ kurmayı gerektiriyor. Bu sene festivalimize destek olan birçok büyükelçilik var. Ankara'da olmamız büyükelçiliklerle sıcak bir temas kurmamızı, kendimizi ve faaliyetlerimizi tanıtmamızı kolaylaştıran bir etken. 



Bu yılki teması Kadınların Mirası olarak belirlenen 25. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali, 26 Mayıs – 5 Haziran tarihleri arasında Büyülü Fener Kızılay Sineması ve Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenecek. Festival, kadın yönetmenlerin yeni filmlerinden oluşan seçkide Endonezya’dan Vietnam’a Arjantin’den Hindistan’a dünyanın dört bir yanından 60’ı aşkın filmi 10 gün boyunca Ankara izleyicisiyle buluşturacak.

Biletleri buradan alabilirsiniz. Benim daha önce başka seçkilerde izlediğim ve sizin kaçırmanızı istemediğim filmleri de buraya ekliyorum.

💫Cadı Üçlemesi 15+
🦽Eat Your Catfish
🏙Büyük İstanbul Depresyonu
🍻Siz Biraz Uzak Kaldınız
🦎Our Ark

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Üretim Kaydı Üretim Kaydı

BÜLTEN SAYISI

Ankara🌅, Uçan Süpürge🧹ve Nisan Dağ🌟

Ankara'dan sevgiler, Uçan Süpürge ekibine ofis ziyareti ve mikrofonun karşısında ise Nisan Dağ

24 May 2022

illüstrasyon:Pınar Öcel

YAZARLAR

Üretim Kaydı

Kültür ve sanat alanında üreten insanlarla buluşarak “üretim süreçlerini” kayıt altına alan ve bu buluşmalardan kendine kalanların da kaydını tutmayı dileyen yayın.

İLGİLİ OKUMALAR