

Doğadan ve insandan yana bir birliktelik: WWF Market Harcadığınız her parayla değerli bir organizasyonun yaşam sürecini uzatabildiğinizi; üstelik, bunun gezegen için çalışan, canlılığı ve renkliliği kucaklayan bir organizasyon olduğunu düşünün. Every purchase is an endorsement ilkesinden yola çıkan Reflect Studio ve WWF-Türkiye iş birliğinden doğan WWF Market markası, işte tam olarak bu yaklaşımla yaratıldı. Peki siz değişimin bir parçası olmaya ne dersiniz? WWF Market: Lisanslı WWF ürünlerinin satıldığı WWF Market’te Reflect Studio ürünlerin tasarımını, üretimini ve iletişimini üstleniyor. Sürdürülebilirlik ilkelerini esas alan ve B Corp sertifikasına sahip olan Reflect Studio, üretiminin her aşamasında çevre dostu, sertifikalı malzemeler kullanıyor, adil ticaret şartlarını gözetiyor. Neden önemli? Üretimin her aşamasında doğadan ve insandan yana olan Reflect Studio ve WWF-Türkiye ekibi, sorumlu üretim ve tüketimi teşvik etmek hedefiyle çalışarak WWF Market için 4 ana başlıktan oluşan bir sürdürülebilirlik denklemi ortaya koydu; Çevre dostu üretim: Reflect Studio, sürdürülebilirlik için en önemli etkenlerden birinin hammadde olduğuna inanarak kullanılan malzemelerin ve tekstil hammaddelerinin hangi şartlar altında elde edildiğini, işlendiğini, hangi kimyasal ve fiziksel işlemlere ihtiyaç duyduğunu ve ne kadar geri dönüştürülebilir olduğunu göz önünde bulundurarak üretim yapıyor. Adil üretim: Üretim ekosistemindeki her bireyin adil ve güvenli hayat standartlarından faydalanması gerektiğine inanan ekip, adil ticaret şartlarını gözeten sertifikalara sahip atölyelerle çalışıyor. Çevresel etki: Üretim sürecinde çevre dostu malzemeler tercih ederken karbon ve sera gazı salınımlarını, su ve enerji tüketimini azaltmak için de çaba gösteren Reflect Studio, esas işiyle ilgili faaliyetlerden doğan çevresel etkiyi nasıl yönettiği kadar ekip olarak gündelik etkilerini de değerlendiriyor. Reflect Studio’nun olarak her yıl yayınlanan “Sürdürülebilirlik Raporu”nun 2020 edisyonuna buradan ulaşabilirsiniz. Bir ürünün hikâyesi: Şeffaf tedarik zinciri Reflect Studio’nun iş yapma biçiminin temelinde yer alıyor. Her ürünün etiketinde bir QR kod bulunuyor. Bu QR kod taratıldığında ürünün tarladan paketlemeye kadar olan yolculuğu hakkında bilgi edinebiliyor. Bu yolculuğu buradan keşfedebilirsiniz. WWF Market’i daha yakından tanımak, hayat ve renk dolu ürünlerini keşfetmek üzere burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Birleşmiş Milletler bünyesi altında çalışmakta olan Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun 1987 yılı içerisinde yayınlamış olduğu "Ortak Geleceğimiz" isimli bir rapor yayınlamıştı. Ortak bir gelecek... Ne demek bu?
Sürdürülebilirlik, "İnsanlık; doğanın gelecek nesillerin gereksinimlerine yanıt verme yeteneğini tehlikeye atmadan, günlük ihtiyaçları temin ederek, kalkınmayı sürdürülebilir kılma yeteneğine sahiptir.” şeklinde tanımlanır.
Çağdaş filozof Rosi Braidotti ise sürdürülebilir bir etiğin gerekliliğinden söz eder. "Ben ile öteki arasında, insan olmayanları da kapsayan, genişletilmiş bir bağlantıyı önerir. Kişisel çıkarları, o kişinin yaşadığı çevrenin çıkarlarına bağlayarak genişletilmiş bir cemaatin refahından söz eder." Çevreye bir dışsallık muamelesi yapmamak anlamına gelir bu.
Gelecek neslin ihtiyaçlarını karşılama yetisine zarar vermeden günümüzdeki ihtiyaçları karşılayabilen bir gelecek tasarlamak zorundayız. Aksi takdirde kısa vadede refaha yol ayağı düşünülen şeylerin, uzun vadededeki sonuçları ile karşılabiliriz.

Dürüst olmak gerekirse ben bu konuda Londra'ki Design Museum'daki Waste Age adlı sergiye gidene kadar pesimittim. Animal rasyonele sürdürülebilir bir yaşam ve gelecek tasarlama kapasitesine de kesinlikle sahip. Geri dönüştürülmüş eşyalardan yapılan evler, dekoratif ürünler, ev eşyaları, elektronik cihazlar aklınıza gelebilecek her ihtiyaç bu yetenekli hayvan tarafından hayata geçirilebilir. Sadece bu radikal dönüşümün bir parçası olmak, ve dönüşüm için kitlesel olarak baskı da bulunmak gerekiyor.
Youtube'da yaptığım İnsanlığın Derdi Ne? Sürdürülebilir Bir Gelecek Tasarlamak başlıklı videoda insanın doğayla uyumlu bir şekilde yaşamasını hedefleyen ve başta iklim krizi olmak üzere bu amaç doğrultusunda mücadele eden konuklar ağırladım ve her birine bir soru yönelttim.
- Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, hemen harekete geçilmezse 2050 gibi oldukça yakın bir tarihte bizi ne gibi bir senaryonun beklediğini en iyimser (!) haliyle anlattı.
- İklim kriziyle mücadelede neslimizin hikayesini değiştirmek için yola çıkan ve toplumun her kesiminde dönüşüm başlatmayı amaçlayan Yuvam Dünya Derneğinin yönetim kurulu başkanı Kıvılcım Kocabıyık hızla sürüklenmekte olduğumuz durumun nedenlerine dair bir özet sunduktan sonra, Yuvam Dünya'nın eyleme geçme motivasyonu ve planından söz etti.
- Çevreci Geek adıyla sürdürülebilir bir yaşama dair farklı platformlarda yayınlar yapan Görkem Gömeç münferit olarak neler yapabiliriz sorusuna yanıt verdi.
- Her hafta iklim krizine dair büyük ve hayati soruları sormak adına yayınlar yapan Esmiyor Podcast, 2021 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nda siyasilerin büyüme kavramına odaklandığını, oysa anahtar kavramın küçülme olması gerektiğini anlattı ve sürdürülebilir bir geleceğin imkanını değerlendirdi.
Son olarak genç iklim aktivistleri Duru Barbak, Alara Civelek ve Melisa Akkuşhem müferit olarak bizden hem de siyasilerden taleplerini ilettiler.

Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş





