TCMB Enflasyon Sunumu ve Gerçeklerden Kaçmak

Konuşmasında azalan enerji ve emtia fiyatlarına vurgu yapan Kavcıoğlu ödemeler dengesinde önemli yer tutan enerji maliyetlerinin 2022 yılında 2021’e göre 43 milyar dolar civarında bir artış gösterdiğini, ancak 2023 yılında enerji fiyatlarının düşeceğini öngördüğünü söyledi.[1] Kavcıoğlu’nun sunumunun en ilginç yanı, bu sayede Türkiye’nin 2023 yılında cari fazla verebileceğini söylemesi idi.
Türkiye’nin uzun zamandır “Liralaşma Stratejisi” adı altında ihracatın artırılmasına yönelik bir para politikası geliştirdiği tüm ekonomi çevrelerince biliniyor. Kavcıoğlu da sunumunda bu stratejinin ne kadar başarılı olduğunu anlatmak için enerji fiyatları örneğini özellikle çok güçlü bir şekilde vurguladı. Merkez Bankasının uzun zamandır ana görevi olan fiyat istikrarı konusunu bir kenara bırakıp, hükümetin popülist hamlelerine temel oluşturacak politikalar geliştirdiğini gözlemliyoruz. Fakat enerji maliyetlerinin azalacağını söyleyerek cari fazla vereceğimizi iddia etmek kurumun rasyonaliteden gittikçe daha fazla uzaklaştığını gösteriyor.
Bu söylemin sorunlu birkaç yanı var. Öncelikle “Liralaşma” hamlesi ABD dolarının yapay yollarla bastırılması nedeniyle hali hazırda sekteye uğradı. Türkiye’deki enflasyon oranında değerlenmeyen hatta son birkaç aydır sabit tutulan Dolar nedeniyle Türkiye artık ihracatta kur avantajını kaybetti. Türkiye’nin önde gelen ihracatçı sektörleri neredeyse her gün Türk lirasının değerinin düşürülmesi için Erdoğan’ın ve ekibinin kapısını çalıyor. Bu durum nedeniyle Türkiye gittikçe büyüyen bir cari açıkla karşı karşıya. İthalat ihracattan daha fazla artıyor ve cari açık her geçen gün büyüyor.
Bu durum “Liralaşma” stratejisinin altını oyuyor. Liralaşma stratejisinin temelinde bu gerçekliğin tersine döndürülmesi vardı. Yani Türk lirası o kadar değersizleşecek, Türk malları o kadar ucuzlayacaktı ki Türk üreticiler yurtdışına daha çok mal ve hizmet satabilecekti. Fakat Türk Lirası aşırı değersizken bile cari açık artmaya devam etti. Şimdi ise enflasyondaki artış nedeniyle Türk mallarının fiyatları arttı. Durum böyleyken sadece enerji ithalatından kaynaklanan fiyat avantajının dolar-TL kuru bu şekildeyken bir faydası olacağını ummak oldukça irrasyonel bir durum.
Kavcıoğlu bunlara ek olarak enerji ile ilgili enteresan bir bilgi daha verdi: Yerli doğalgaz Mart’ta devreye girecek ve böylece enerji ithalatımız daha da azalacak. Açıkçası bu çok iyimser bir tahmin. Yerli doğalgazın hangi limandan nasıl dağıtılacağı bile henüz belli değil. Karadeniz kıyısına yapılan Filyos Limanı’nın bu işler için kullanılacağı söylense de altyapısının buna uygun olup olmadığı da henüz bilinmiyor.
Sunumdaki sorunlu yanlar tabii ki enerji meselesiyle sınırlı değil. Gıda enflasyonu tahminlerinin yaşanan kuraklık neticesinde yukarı yönlü revize edilmemesi ayrıca tartışılmayı hak ediyor. Fakat Kavcığlu burada da çok farklı bir tahmin yaparak Şubat’tan sonra yağmurların başlayacağından bahsetti. Bu konuda da oldukça emin konuştu.[2] Bu tahmini yaparken hangi meteoroloji uzmanından fikir alındığını öğrenmek sanırım hepimizin hakkı. Öte yandan emtia fiyatlarındaki düşüşten çok fazla bahsedildi. Fakat Çin’in “sıfır vaka” politikasından çıkıp, büyüme hedefini 2023 için yüzde 5,5 belirlemesinden bahsedilmedi. Bu durum dahi emtia fiyatlarında bir artışa sebep olacaktır.
Yapılan enflasyon sunumunda para politikasının çerçevesinin finansmana ucuz erişim olduğunun vurgulanması ise Merkez Bankasının kendi görev tanımı konusunda oldukça kafasının karışık olduğunun çok açık bir göstergesi. Ayrıca vergi afları, yüksek oranlı zamlar, açılan kredi muslukları, erken emeklilik planları gibi seçim ekonomisi faaliyetlerine karşı Merkez Bankasının hangi önlemleri alacağından hiç bahsedilmedi. Hatta seçim ekonomisinin enflasyon üzerinden pek etkisi olmayacağı dahi söylendi. Özetle; Merkez Bankası ana görevi olan fiyat istikrarını tamamen bir köşeye atmış ve iktidarın popülist politikalarına destek olma görevi üstlenmiş durumda. Ülkedeki kurumsal çöküşün ve demokratik gerilemenin en büyük örneği olarak karşımızda duruyor TCMB.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'nin hukuk devleti karnesi.
30 Oca 2023

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR


