Top 5: Manchester United vs Chelsea

Premier League'in iki büyüğü perşembe günü Old Trafford'da kozlarını paylaşacak.
Top 5: Manchester United vs Chelsea

Sir Alex Ferguson ve şampiyonluğu huy haline getirmiş takımının belli başlı dönemlerde tahtı tehdit eden rakipleri de eksik kalmazdı. 90'ların ortasında Blackburn, sonlarında Newcastle, 2000'lerin başında Arsenal kronolojik olarak sıralanabilir. Arsene Wenger'in tarihe geçen 2004 şampiyonluğunun ardından yapay şekilde ortaya çıkan Chelsea, ligdeki hiyerarşinin tamamını bozduğu için başta United olmak üzere tüm Premier League için özel bir rakip olarak yerini aldı. 2000'lerin sonunda Liverpool'un kadro kimyasının lig maratonundan ziyade turnuva sistemine daha uygun oluşu ve Arsenal'ın yaşadığı kimlik değişimi United ve Chelsea'yi, bugün City ve Liverpool'un şiddetinde olmasa da zirvede yalnızlaştırmıştı.

O dönemde farklı turnuvalarda çarpışan iki titan yalnızca takım ve taraftar ekseninde değil, Jose Mourinho faktöründen dolayı menajer bağlamında da büyük rekabet içindeydiler. 2003'ü milat belirlersek; Ferguson'ın emekliliğini açıkladı 2013'e kadar 3 şampiyonluk kazanan Chelsea'den daha fazla bu başarıya ulaşmış rakip yok. Bu da hanedanlığın en büyük rakibini istatistiklerle kanıtlıyor. 

Ferguson'ın ayrılığının ardından da hafızalarda yer eden maçlar oynansa da günümüzde, özellikle United'ın bulunduğu rekabetçi seviyeden uzak seviyede olmasından dolayı izleyicileri ekrana kilitleyen maçlar oynanmıyor. Perşembe günü oynanacak maç da iki takımın da ligde bir hedefinin kalmamasından ötürü muhtemelen son yılların en az rating alan maçı olacak. 

Bir zamanların en büyük eşleşmelerinden Man Utd - Chelsea'nin en unutulmaz 5 maçı huzurunuzda. 

Chelsea 5-0 Manchester United (Premier League, Ekim 1999)

Görsel: Premier League

Önceki sezonu üç kupayla tamamlayan Manchester United, Stamford Bridge'e 29 maçlık yenilmezlik serisiyle adım atmıştı ve günün sonunda böyle bir skoru hiç kimse beklemiyordu.

Peter Schmeichel'ın ayrıldığı sezonda birinci kaleci konusunda kafası karışık olan Ferguson'ın bu maçta elindeki tek opsiyon, kulübe katılalı 2 ay bile olmamış Massimo Taibi'ydi. Önceki hafta Southampton'dan üç gol yiyen Taibi, The Sun tarafından 'kör Venedikli' olarak adlandırılarak bu maça başlamıştı. Bu maçın ardından da kulüpte kalıcı olması tahmin edilebileceği gibi imkansızlaştı.

Henüz ilk dakika dolmadan Gus Poyet ile öne geçen Chelsea, ilk çeyrek saatlik dilimin sonunda Sutton ile farkı 2'ye çıkarttı. 21. dakikada Nicky Butt'ın Wise'a yaptığı hareketle oyun dışı kalmasının ardından güneşli bir Londra günü, Ferguson için tamamen kararmıştı.

İkinci yarıda da gollere devam eden Chelsea, rekabet tarihindeki kendi adına en çarpıcı skorlarından birini almayı başarıyordu. Bu skor, sezon sonu mutlu sona ulaşacak olan United'ın sürpriz olmayacak şekilde en farklı mağlubiyetiydi.


Manchester United 1-3 Chelsea (Premier League, Mayıs 2005)

Görsel: Scoopnest

Chelsea ve Premier League'in gördüğü en kendine özgü isimlerden biri olan Jose Mourinho'nun kendini 'Special One' olarak nitelendirdiği sezonda Chelsea, önceki yılı namağlup tamamlamış Arsenal'e karşı sezon genelinde kusursuza yakın bir performans ortaya koyarak şampiyonluğu ligin bitimine 4 hafta kala Bolton deplasmanında garantilemiş ve 50 yıllık şampiyonluk özlemine son vermişti. 

Şampiyon rütbesiyle Old Trafford'a konuk olan Maviler, rakibini bir alkış koridoru oluşturmaya mecbur bıraktığı maçta mağlup etmeyi de ihmal etmemiş ve o dönemin rekoru olan 95 puanla sezonu tamamlamıştı. 3-1 biten maçın içerisinde olup bitenler bir kenara dursun; ev sahibi ekibin taraftarları yıllar geçmesine rağmen bugünü, maç öncesindeki seremoniler ve takımlarının 'küçük duruma' düşmesiyle hatırlıyor.


Chelsea 1-0 Manchester United (FA Cup, Mayıs 2007)

Görsel: Sky Sports

Yakın zamanda tamamını tekrar izlediğim bu final, futbol kalitesi olarak bu listede yer edinmeyi hak etmiyor olabilir. Ancak bahse konu maç, yeni Wembley'in ilk FA Cup finali olmasından dolayı İngiltere futbol literatüründe önemli bir yere sahip: o gün stadyuma gidenler bu temposuz maçtan nefret etse bile.

Chelsea'nin peş peşe gelecek 3. şampiyonluğunu Cristiano Ronaldo isimli genç yıldızın dünyanın en iyi futbolcularından birine dönüşmesiyle engelleyen United tahtı geri almıştı. Chelsea'nin de bu maç öncesi tek hedef, ligin büyüğünün 'çift kupa' hayallerini suya düşürmekti. Plan başarılı oldu. 

Drogba'nın uzatma dakikalarında attığı golle yeni Wembley'in ilk şampiyonu olan Chelsea, Abramovich döneminin de ilk FA Cup zaferini kazanmış oldu. İşi daha da ilginçleştiren kısım ise; eski Wembley'in de son şampiyonu Chelsea'ydi! 


Manchester United 2-1 Chelsea (Prmier League, Mayıs 2011)

Görsel: Sky Sports

Rooney'nin kontrat problemlerinin gündemi işgal ettiği 2011 sezonunda 'yılın oyuncusu' Dimitar Berbatov ile yarışa tutunan Manchester United, tıpkı 2010'da olduğu gibi zirve için Ancelotti'nin Chelsea'si ile çekişiyordu. Chelsea'nin üç puan önünde son 3 haftaya giriş yapan United'ın rakibini Old Trafford'dan eli boş göndermesi, kalan haftalarda gelen bir beraberliğin bile yeterli olması anlamına geliyordu. 

İlk düdükten 36 saniye sonra Javier Hernández, United'ı öne geçirdiğinde ev sahibi mümkün olan en iyi başlangıcı yapmıştı. Kaptan Nemanja Vidic, Chelsea'nin gardını ilk yarıda düşürmek  için 25. dakikada ikinci golü attı ve Old Trafford sakinlerinin seslerini iyice yükseltti.

Chelsea ikinci yarıda Frank Lampard'la skoru bulsa da United'ın 3 puanını sarsacak 2. gol gelmedi ve kutlamalar erken başladı. 36. haftada Ewood Park'a konuk olan Ferguson ve öğrencilerinin aldığı 1-1'lik sonuç, 19. şampiyonluğu perçinledikleri anlamına geliyordu.


Manchester United (6) 1-1 (5) Chelsea, (Şampiyonlar Ligi, Mayıs 2008)

Görsel: Agenda FC

Bu fikstürde oynanan en büyük maça Moskova'nın ev sahipliği yaptığını söylemek yanlış olmaz. O dönemin en iyi iki takımı Manchester United ve Chelsea, Şampiyonlar Ligi kupası için sahadaydı. Bu maç, bir insanın sindirebileceğinden çok daha fazla drama içeriyordu.

Yağmurlu finale daha hızlı başlayan taraf United'dı ve çok geçmeden Ronaldo'nun estetik kafa vuruşuyla 1-0 öne geçtiler. Bu kafa, Ronaldo'nun o sezonki 42. golü anlamına geliyordu. Chelsea'nin cevabı ilk yarının sonlarında Frank Lampard'la gecikmeyecekti.

Oyunun geri kalanında iki takımın da birbirinin kilidini açamaması, takımların gerçekten ne kadar uyumlu ve birbirine hazırlıklı olduğunun bir kanıtıydı. Her iki takım için de sayısız şansa rağmen, en önemli olay, Didier Drogba'nın Nemanja Vidic'e tokat attığı için ihraç edildiği uzatmalarda meydana geldi.

Penaltılara geçildiğinde United adına maçın yıldızı Ronaldo'nun Cech'i geçememesi, Chelsea adına büyük bir piyango anlamına geliyordu. Tabii Chelsea taraftarı birkaç dakika sonra başına geleceklerden habersizdi. Kaptan John Terry kupayı getirecek penaltı için topun başına geçtiğinde Şampiyonlar Ligi tarihine geçecek bir an yaşandı ve Terry, ayağının kayması sonucu penaltıyı kaleye nişanlayamadı.

Psikolojik olarak rakibinin direncini kıran United, Anelka'nın 14. penaltıyı kaçırmasıyla birlikte 3. kez Avrupa'nın en büyüğü olurken Londra temsilcisinin bu mutluluk için birkaç sene daha beklemesi gerekecekti. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Dean Smith Röportajı, Unutulmazlar: MUN vs CHE

"Kimse bizden ayakta kalmamızı beklemiyor, bunu biliyoruz, özellikle yaptığımız başlangıçtan sonra. Bir yıkılmadığımızı göstermek zorundayız."

28 Nis 2022

Dean Smith Röportajı, Unutulmazlar: MUN vs CHE

YAZARLAR

Umut Öztürk

Premiercast.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR