Bir Yönetmenin Günlüğü: Top Gun Maverick

+Bonus: Dijital Esaret
Bir Yönetmenin Günlüğü: Top Gun Maverick

⚠️ Başlamadan belirteyim, incelemede filmle ilgili minimal spoilerlar yer alacaktır.

Film, pilot Pete “Maverick” Mitchell'ın (Tom Cruise) hava kuvvetlerine geri dönüşü sonrası yaşananlara odaklanıyor. Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetleri Teğmeni olan Maverick, donanmaya verdiği 30 yıllık başarılı hizmetin ardından, test pilotu olarak görev yapmaktadır. Kendisini bir anda Top Gun mezunlarından oluşan bir müfrezeyi özel bir görev için eğitirken bulur. Hem belirsiz bir gelecekle hem de geçmişindeki anılarıyla karşı karşıya olan Maverick, gitmek zorunda olduğu görev nedeniyle en büyük korkularıyla yüzleşmek zorunda kalır.

"Biraz öyküleme-senaryo. Başka bir şey değil..."

Ne İdüğü Belirsiz Yönetmenin Evi__________________ İç/Gün
18 Mayıs 2022. 

Top Gun: Maverick filmi için basın gösterimi adına bir e-posta gelmişti, öğlen saatleriydi. Yıllardır serinin ilk ve tek filminden haberi olmasına rağmen, izlemediği aklına geldi. Bu sırada mutfağa doğru yürümekteydi yönetmen...
Ardından filmler arasında bağlantı olup olmadığını kontrol etmek için kahvesiyle birlikte odasına geçti, bilgisayarını açtı ve google'a basit bir soru sordu. Cevap çok netti. Bu, bağlantılı bir devam filmiydi...

Kaynak: Looper

Bir devam filmi olduğunu öğrendiğinde, yapması gereken ilk şeyin birinci filmi izlemek olduğunu biliyordu. Tabii gündelik hayat, muhtelif olaylar, istenmeyen mecburi yaşanmışlıklar... Takvim yaprakları bir bir dökülüyor, hiç geçmez dediğiniz o yedi gün geçiyor ve tarih, 25 Mayıs Çarşamba gününün ilk dakikaları ile birlikte yeni yüzünü gösteriyordu. Saat 10.45'te yapılacak basın gösterimine saatler kalmış; yapması gereken çeviriler, bültenin yeni sayısı adına bekleyen son rötuşlar ve izlenmesi gereken bir film... Oturdu ekranın başına...

"Yapımları dönemine göre değerlendirmeyelim de savaş çıkarsınlar, di mi?"

...ve izledi 1986 yapımı Top Gun filmini. Beğenmedi bizim yönetmen. Klişe buldu. Filmi izlerken yüzünde, "Kes be kes! Kes! Kes!" diye haykırmak isteyen bir bakış vardı. Tom Cruise'a bağırıyor gibiydi içinden. Ama en nihayetinde 1986 yapımıydı film. Bu aklına geldiği anda, yer yer övmek bile geliyordu içinden bu yapımı. Teknik, taktik ve oyunculuk açısından, yapım tarihi ne olursa olsun eksiklerle doluydu; fakat belki de bu klişeyi başlatan yapımdı kendisi. Hangi klişeyi? Hani çok risk seven, uçarı-kaçarı bir asker, en sevdiği arkadaşını kaybederek dibi görür ve ardından yoktan gelip de günü kurtarır, üstüne bir yandan da aşık olduğu kadını kapar ya hani, işte o klişeyi. Ne kadar kahraman, bir o kadar da çilekeş klişesi. Yine de film bittiğinde olumsuzdu her şey.

"Biraz da inceleme. Başka şeyler de var ama..."

Kaynak: Looper

Sabah koyuldu yola gösterime gitmek için yönetmenimiz. Ulaştı İstinye Park Cinemaximum IMAX salonuna. İlk filmin de yarattığı negatif etki ile birlikte hiçbir beklentisi olmadan yaslandı koltuğuna, D 07...

Salondan çıkarken aklında şu düşünceler vardı.

"Bu bir formül filmi. Hikayenin gerçekleşme sırasıyla, basit replikleriyle, tahmin edilebilir sonuyla; fakat neyden bu kadar etkilendim? Beklemediğim yerden gelen sorunun etkileyiciliği ile eş değerdeydi Maverick'in etkileyiciliği. Bu tarz sıradan bir formül filminde bu denli yoğun duygunun oldukça başarılı bir şekilde işlenmiş olmasıydı beni doyuran. İlk filmle kurulan kusursuz bağlantıydı. Laf olsun diye yerleştirilmemiş ufak nüanslardı. Görsel anlamda tüm ögelerin birbirini tamamlaması ve kalburüstü bir sinematografinin oluşmasıydı. Hani hikaye her şeydi yönetmenim? Demek ki ilk akla gelen senaryo da doğru duygu geçişleri ve kaliteli teknik işçilik ile birleşince türünün nadide örneklerinden birini ortaya çıkarıyormuş, di mi? Buna bir de oyunculuk eklenince... Tamam, belki bir başyapıt değil. Belki filmin sonu biraz sarkıyor. Olmasaydı dediğimiz ekstradan bir 10-15 dakikaya sahip. Belki aklımızı başımızdan almadı; fakat ne bekliyorduk? Ne bulduk... Bu filmi en etkileyici kılan şey, Tom Cruise'un da söylediği gibi, sinemada izlemekti. Özellikle IMAX salonunda. Soran olursa unutmayayım. Sayfada da bültende de yazarım bunu.

Filmin basın gösterimine davet ettikleri için UIP'ye teşekkür ederim.


"Bonus: Dijital Esaret"

İstinye Park Cinemaximum Sinema Lobisi__________________ İç/Gün
25 Mayıs 2022.

Maverick filminden memnun ayrılan yönetmenimiz sinemanın lobisinde otururken sıradaki filmi beklemekteydi. Rasim Öztekin'in -mekanı cennet olsun- vefat etmeden evvel rol aldığı son film Dijital Esaret. Tabii filmin afişini gördükten sonra beklenti seviyesini oldukça düşürüyor bizim eleman. Velhasıl basın gösterimi saati geliyor ve giriyor filme. Ardından da çıkıyor tabii. Maalesef üzgün yönetmenimiz, düşünceli biraz.

Kaynak: BBC

"Senaryosu zayıf. Bütçesi, yapmak istediklerine nazaran çok düşük. Yönetmenlik adına -üzülerek söylüyorum- herhangi bir şey yok. Günümüz dünyasına bir hiciv örneği midir? Evet. Fakat kalite standartları düşük bir eleştiri kendisi. Belki 9-12 yaş aralığında çocuğu olan bir ebeveyn çocuğunu götürebilir; fakat bu kadar. Sinema adına bir şeyler beklemek, çok da doğru değil bu yapım özelinde."

Filmin basın gösterimine davet ettikleri için TME Films'e teşekkür ederim.

Yönetmenin günlüğünden bu haftalık bu kadar. Kim bilir bu günlüğün sayfaları bir daha ne zaman açılır? Sizi Mubi'de haftanın önerisi ile başbaşa bırakıyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Show BusinessShow Business

BÜLTEN SAYISI

💰🎥 Başarıya Giden Formül

"Top Gun: Maverick" ve "Dijital Esaret" Film İncelemesi, En Çok Talep Gören İçerik Platformu Disney+, Donald Trump'ın akış platformu, Cannes Film Festivali, öneriler ve daha fazlası...

01 Haz 2022

💰🎥 Başarıya Giden Formül

YAZARLAR

Oğuz Altınöz

Yazar - Show Business

Show Business

Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR